
Sabancı Center'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Zaimler, 1925'te temelleri atılan Sabancı'nın bir asrı geride bıraktığını, ikinci yüzyılına da güven, cesaret ve sorumlulukla adım attığını belirtti.
Gelecek dönemde 2029 yol haritası kapsamında Sabancı'nın "odaklanarak büyüyeceğini" aktaran Zaimler, topluluğun büyüme yolculuğunda "Türkiye önceliğinin" devam edeceğini vurguladı.
Zaimler, dünyadaki siyasi ve ekonomik konjonktürün mutlak bir belirsizliği beraberinde getirdiğine değinerek, şunları kaydetti:
"Belirsizlik dönemlerinde en kıymetli şey her zaman güvendir. Sabancı, Türkiye'de 100 yıldır güvenin adresi oldu. İkinci yüzyılımıza adım atarken en büyük önceliğimiz, işlerimizle, sosyal etki yatırımlarımızla bu güveni hissettirmeye devam etmek. Bir yandan bu güveni verirken, bir yandan da sermayemizi stratejik odak alanlarımıza tahsis ederek 'Geleceğin Sabancı'sını yaratmak istiyoruz. Bu kapsamda Sabancı'nın stratejik istikametini 'sürdürülebilirlik', 'dijital' ve 'ölçeklenebilir büyüme' odağında belirledik. İlk yüzyılımızı 'değer yaratma ve büyüme' dönemi olarak nitelerken, ikinci yüzyılımızda ise bu başarıyı ölçeklenebilir, sürdürülebilir ve dijital bir vizyonla pekiştirmeyi hedefliyoruz."
Sahip oldukları portföyü dinamik ve disiplinli bir anlayışla yönettiklerini vurgulayan Zaimler, topluluğun yol haritasını belirlerken dünyadaki dönüşümü Sabancı'nın "güçlü kaslarıyla" eşleştirdiklerini aktardı.
"Sabancı bir yatırım holdingi"
Yeni dönemde dünya ekonomisinin enerji dönüşümü, dijitalleşme, ileri malzeme teknolojileri gibi alanlar odağında şekilleneceğini ifade eden Zaimler, şöyle devam etti:
"Büyüme stratejimizi hazırlarken ilk olarak dünyanın nereye gittiğine, sonrasında da bu alanlarda Sabancı'nın ne kadar güçlü olduğuna bakıyoruz. Buradaki işlerimizi büyütüp büyütemeyeceğimizi, mevcut ve potansiyel getirileri analiz ediyoruz. Tüm bunları üst üste koyunca bazı işlerde büyüme, bazılarında dönüşüm, bazılarında ise en doğru çözümün devir olduğunu görüyoruz. Hep altını çizdiğimiz üzere, Sabancı bir yatırım holdingi. Bu kapsamda bizim görevimiz de elimizdeki şirketleri en iyi şekilde büyütme, dönüştürme ve gerekirse de doğru zamanda devretme disiplinini göstermek. Bu değerlendirmeyi de ölçeklenebilirlik, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve sermaye verimliliği gibi kriterlerle yapıyoruz."
Zaimler, Sabancı'nın ana faaliyet ve odak alanlarını oluşturan finansal hizmetler, enerji ve iklim teknolojileri, malzeme teknolojileri ve dijitalde gelenekselden yeni nesil teknolojilere geçişin 2 ile 5 kata varan değer çarpan etkisi yarattığını kaydetti.
Hedeflerinin uzun vadeli büyüme potansiyeli gösteren, Sabancı'nın değerini artıracağına inandıkları cazip yatırımlar portföylerini çok daha verimli ve dirençli bir hale getirmek olduğunun altını çizen Zaimler, söz konusu portföy yapısını da güçlü insan kaynaklarıyla sağlamlaştıracaklarını söyledi.
Zaimler, bir yandan "Geleceğin Sabancı"sını tasarlarken, bir yandan da bugünü başarıyla yönetmeye odaklandıklarını ve yatırımlarını her yıl artırdıklarını dile getirdi.
Belirsizliğin hakim olduğu, yurt içi ve yurt dışında yatırım iştahının azaldığı 2021-2024 döneminde toplam yatırımları 3 kat artırdıklarına işaret eden Zaimler, 2021 yılı yatırımları 607 milyon dolar seviyesindeyken, 2024'te bu rakamı 1,8 milyar dolara yükselttiklerini, 2025'in ilk 9 ayındaki yatırımların da yaklaşık 1,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydetti.
"Yatırımlarımızın yüzde 87'sini Türkiye için seferber ettik"
Zaimler, Sabancı'nın dünyanın 18 farklı ülkesinde ayak izi bulunduğunu ve her geçen yıl bu pazarlardaki etkinliğini artırdığını belirterek, şunları paylaştı:
"Bu pazarlarda güçlenmeyi sürdürürken, Türkiye'deki yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. 'Bu topraklardan kazandığını bu toprakların insanıyla paylaşmak' Sabancı'nın 100 yıldır değişmeyen ilkesi olmuştur. Bu kapsamda yatırım ve sermaye tahsisimizde, Türkiye her zaman önceliklidir. Önümüzdeki dönemde de bu durum değişmeyecek. Rakamlar da bunu ortaya koyuyor: Son 5 yılda hayata geçirdiğimiz 5,9 milyar dolarlık yatırımın neredeyse 5,1 milyar dolar kısmını Türkiye'de yaptık. Diğer bir ifadeyle yatırımlarımızın yüzde 87'sini Türkiye için seferber ettik. Bu, bizim Türkiye'ye verdiğimiz önemin, Türkiye'nin geleceğine duyduğumuz güvenin en güçlü göstergesi."
Türkiye'nin Sabancı için her zaman en büyük öncelik olmaya devam edeceğinin altını çizen Zaimler, şu değerlendirmelerde bulundu:
"10-20 yıl öncesinin kurallarıyla bugün yola devam etmek mümkün değil. Biz küresel şirketler, küresel işler yaratmak, bunları ölçeklemek istiyorsak, pazarın ve talebin olduğu yerde bulunmalıyız. Bizim yaptığımız da bu. Bunu yaptığımızda aslında kazanan sadece Sabancı olmuyor, aynı zamanda Türkiye ve ekonomisi oluyor. Sürdürülebilirlik ve dijital odağında şekillenen yeni ekonomilerde, Türkiye'yi söz sahibi olarak konumlandırmak, Türk sanayisine dünyada güçlü ve kalıcı bir rekabet avantajı sağlamak istiyorsak, yapmamız gereken ülkemizdeki küresel şirketlerin sayısını artırmak. Sadece ihracatla değil, yurt dışında kurduğumuz, satın aldığımız, büyüttüğümüz şirketlerle küresel ayak izimizi pekiştirmek."
Zaimler, portföylerindeki yatırımcılara ve tüm paydaşlarına daha fazla değer yaratmayı hedeflediklerini, ana odak alanlarıyla uyumlu, Sabancı portföyünü daha değerli kılacak her türlü organik ve inorganik yatırım fırsatını değerlendirebileceklerini ifade etti.
Coğrafyadan öte stratejiyle uyumun önemine değinen Zaimler, "Bunu da üç farklı şekilde yapabiliriz. Satın alma ya da birleşmeler yoluyla, ortaklıklar kurarak ya da küçük yatırımcı olarak bazı işlerin içerisinde yer alabiliriz. Burada özellikle yıkıcı inovasyon olarak değerlendirdiğimiz işler daha ön planda. Bunu özellikle ABD'de 2-3 yıldır yapıyoruz. Füzyon, derin delme, mıknatıs teknolojileri gibi alanlarda yatırımlarımız var. Bunlar enerji ve iklim teknolojilerinin geleceğini belirleyecek alanlar." diye konuştu.
"Belli dönemlerde her şirketimiz stratejik değerlendirmelerden geçer"
Kıvanç Zaimler, Sabancı'nın bazı iştiraklerine yönelik satış iddiaları ve olası portföy hareketleri hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
Çok değerli bir portföye sahip olduklarını, bu portföyü geleneksel holding modelinin ötesine geçen, icrada çevikliği öne çıkaran, yatırımcılarına sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiren, bugünün ve yarının dinamiklerine göre aktif bir anlayışla yönettiklerini anlatan Zaimler, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yaklaşım yalnızca mevcut varlıkları büyütmeyi değil, stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföye giriş ve çıkışları da kapsıyor. Belli dönemlerde, her şirketimiz stratejik bir değerlendirmeden geçer. Bu, bizim yönetim sistemimizin doğal bir parçası. Bu değerlendirmede, iştiraklerimizin sermaye verimliliğini, portföy getirisini ve sürdürülebilir büyümesini gözden geçiriyoruz. Buna göre kararımızı veriyoruz. Bir gün, herhangi bir iş kolunda, daha yüksek değer üretecek bir model ortaya çıkar, sermaye verimliliği daha iyi bir alana kaydırılabilir veya şirket için daha doğru bir stratejik alternatif oluşursa, elbette değerlendiririz. Geçmişte de yaptık. Bu, dinamik portföy yönetiminin gereğidir."
Sabancı'nın sadece işleriyle değil, organizasyon yapısıyla da ikinci yüzyılına hazır olduğunu dile getiren Zaimler, 1 Ocak 2026 itibarıyla hayata geçirdikleri değişikliklerle sektör bazlı yönetim yapısını portföy yaklaşımına dönüştürdüklerini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu değişikliklerle çevik icra ve ortak sorumluluk anlayışını hem holding hem de topluluk şirketlerinin yönetiminde güçlendirdik. Bu yapılanmayla temel amacımız, Türkiye'den yükselen fikir ve yetenekleri daha ölçeklenebilir bir yapıda konumlayarak uluslararası rekabet gücünü artırmak ve Sabancı'nın sürdürülebilir büyümesini hızlandırmak."































Yorum Yazın