
Skjevrak, Norveç'te petrol ve gaz üretiminin, karbon fiyatlandırması, deniz üstü rüzgar santralleri ve karbon yakalama uygulamalarıyla birlikte yürütüldüğünü ifade etti.
Skjevrak, Norveç'in petrol ve gaz üretiminin, Avrupa'nın enerji güvenliği için büyük önem taşıdığını belirterek, "Norveç, Avrupa'nın en büyük petrol ve gaz üreticisi ve bu alanda net ihracat yapan tek büyük ülke konumunda. Avrupa ve dünya, önümüzdeki uzun yıllar boyunca petrol ve gaza ihtiyaç duymaya devam edecek. Bu nedenle Norveç'in, istikrarlı ve güvenilir bir enerji tedarikçisi olarak kıta sahanlığındaki faaliyetlerini sürdürmesi büyük önem taşıyor." diye konuştu.
Norveç hükümetinin şirketler için istikrarlı ve öngörülebilir kurallar sağlamayı ve arama faaliyetlerinin güçlü şekilde devam etmesini hedeflediğini vurgulayan Skjevrak, böylece Avrupa'ya kesintisiz enerji sağlanmasının amaçlandığının altını çizdi.
Skjevrak, çevre ve iklim konularının da Norveç'in petrol politikasının temel bir parçası olduğuna dikkati çekerek, "Norveç, küresel enerji ve iklim dönüşümünü aktif şekilde destekliyor. Ülkenin iklim politikası, hem Norveç içinde hem de dünya genelinde emisyonların azaltılmasını hedefliyor. Petrol ve gaz şirketlerinin, aramadan üretime ve sahaların kapatılmasına kadar tüm aşamalarda çevreyi dikkate almasını sağlamak için çeşitli önlemler uygulanıyor. Norveç kıta sahanlığında sera gazı emisyonlarını azaltmanın en önemli araçları, Avrupa Emisyon Ticaret Sistemi'ne katılım ve karbon vergisi uygulaması." değerlendirmesinde bulundu.
Norveç kıta sahanlığındaki petrol ve gaz üretiminin, 2030'lu yıllarda kademeli olarak azalacağını belirten Skjevrak, bunun nedeninin mevcut sahalardaki doğal üretim düşüşünün, yeni bulunan kaynaklarla tamamen telafi edilememesi olduğunu ifade etti.
Skjevrak, arama faaliyetleri ve yeni yatırımlar olmazsa üretimin çok daha hızlı düşebileceğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Norveç'te petrol politikası, görevlerin net şekilde ayrılmasına dayanıyor. Arama, üretim ve işletme faaliyetlerini yürütmek lisans sahibi şirketlerin sorumluluğunda. Devlet ise arama alanlarını açmak ve şirketlerin faaliyet göstereceği kuralları belirlemekle yükümlü. Hükümet, şirketler için istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sunan sorumlu petrol politikasını sürdürmeyi planlıyor. Bu yaklaşım, uzun vadede karlı üretim için en sağlam zemini oluşturuyor. Şirketler, karlı olduğu sürece Norveç'te arama yapmaya ve yatırım yapmaya devam ediyor. Norveç kıta sahanlığını yatırımcılar için cazip kılan unsurlar arasında hala önemli miktarda kaynak bulunması, gelişmiş altyapı sayesinde küçük keşiflerin bile ekonomik olarak geliştirilebilmesi, düşük işletme maliyetleri, her yıl düzenli lisans turları ve istikrarlı yasal çerçeve yer alıyor."
Açık deniz rüzgar enerjisine yatırım sürüyor
Norveç hükümetinin açık deniz rüzgar enerjisinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini vurgulayan Skjevrak, "Şu ana kadar 2 bin 500 megavatlık açık deniz rüzgar projesi için alan tahsisi yapıldı. Hükümet, açık deniz rüzgarının geleceğine ilişkin yeni yol haritasını bu yıl açıklamayı planlıyor." dedi.
Skjevrak, emisyonların azaltılması amacıyla Norveç'te yenilenebilir elektriğe ihtiyacın artacağını dile getirerek, "Açık deniz rüzgarı, ülkenin yenilenebilir enerji üretimini önemli ölçüde artırabilir. Dünyadaki açık deniz rüzgar potansiyelinin yaklaşık yüzde 80’i yalnızca yüzer türbin teknolojileriyle değerlendirilebiliyor. Bu nedenle deniz üstü rüzgar santralleri, küresel enerji dönüşümünde kilit rol oynuyor. Norveç, bu teknolojinin geliştirilmesine aktif destek veriyor." ifadelerini kullandı.
Karbon yakalama ve depolamanın da önemli bir araç olarak görüldüğüne değinen Skjevrak, sınır ötesi karbon yakalama ve depolama projeleri ile uluslararası işbirliğinin maliyetlerin düşürülmesi ve altyapının kurulması açısından büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Skjevrak, Norveç'in uzun vadede AB'ye güvenilir ve istikrarlı enerji tedarik etmeyi sürdürmeyi hedeflediğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Norveç, AB üyesi olmamasına rağmen Avrupa Ekonomik Alanı Anlaşması sayesinde AB iç pazarıyla yakın bağlara sahip. Enerji alanındaki bu işbirliği, mevcut jeopolitik koşullarda daha da önem kazanmış durumda. Açık deniz rüzgarı, düşük ya da sıfır emisyonlu hidrojen ve karbon yakalama ve depolama, Avrupa’nın enerji dönüşümünde kilit alanlar olarak öne çıkıyor. Norveç, açık deniz rüzgarı ve hidrojen konularında Kuzey Denizleri Enerji İşbirliği gibi platformlarda aktif rol alıyor. Ayrıca Kuzey Denizi Havzası'ndaki çalışmalara da katılım sağlıyor."
































Yorum Yazın