
Geçen hafta ABD yönetiminin Venezuela'da düzenlediği askeri müdahale ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ülke dışına çıkarılmasının ardından, bölgedeki gelişmeler piyasalarda yakından izlendi.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump'ın savunma bütçesi hakkındaki açıklamaları da yatırımcılar tarafından takip edildi. Trump, ABD merkezli Truth Social sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, 2027 yılı savunma bütçesinin 1,5 trilyon dolar olması gerektiğini belirterek, bunun "hayalini kurdukları" ordu yapılanmasına imkan sağlayacağını ve "düşman kim olursa olsun" ABD'nin güvende olmasına katkı sunacağını ifade etti.
Trump ayrıca, stratejik konuma sahip ada ülkesi Grönland'da Rusya ve Çin varlığının arttığını savunarak, "Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland'a ihtiyacımız var." dedi. Trump, Danimarka ile Grönland konusunda anlaşmaya varmayı arzu ettiğini, bunun sağlanamaması halinde "zor yolu" kullanmaya da hazır olduklarını aktardı.
Makroekonomi tarafında ise ABD ve Çin'den gelen veriler, emtia piyasalarında fiyatlamaların seyrinde belirleyici olurken, yatırımcıların odağı bir yandan büyümeye ilişkin sinyallere, diğer yandan merkez bankalarının faiz politikalarını etkileyecek makroekonomik verilere çevrildi.
ABD'de aralık ayına ilişkin tarım dışı istihdam artışı 50 bin ile beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranı yüzde 4,4'e geriledi. Yıllık saatlik ücret artışı yaklaşık yüzde 3,8 seviyesinde izlenirken, ISM imalat endeksi 47,9 ile daralma bölgesinde kalmaya devam etti, hizmet endeksi ise 54,4'e yükselerek iç talebin dirençli seyrettiğine işaret etti. ABD'nin dış ticaret açığı ise geçen yıl ekim ayında 29,4 milyar dolara geriledi.
Çin tarafında ise imalat sektörü faaliyetini gösteren resmi PMI, 49,2’den 50,1’e yükselerek 8 aylık daralma serisini sona erdirdi ve sınırlı da olsa büyüme bölgesine geçti.
RatingDog imalat PMI da 50,1 ile büyüme bölgesine geçerken, RatingDog hizmet PMI 52 ile genişlemeyi sürdürdü. Aralık 2025'te tüketici enflasyonu yıllık yüzde 0,8'e yükselse de üretici fiyatları yüzde 1,9 düşüşle deflasyon eğilimini korudu.
Analistler, söz konusu verilerin ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ilişkin beklentileri canlı tutarak altın ve gümüşte aşağı yönlü riskleri sınırladığını, Çin kaynaklı talep beklentilerinin ise sanayi metalleri enerji tarafında fiyatları desteklediğini kaydetti.
Söz konusu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı yüzde 4,17 seviyesinden tamamlarken, dolar endeksi yüzde 0,7 yükselişle 99,1'e çıktı.
Değerli metallerde en çok paladyum kazandırdı
Değerli metaller, ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin Fed'in faiz indirimine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve jeopolitik endişelerle destek bulurken, paladyumun ons fiyatı yıllık bazda görülen rekor artışların ardından Bank of America'nın fiyat artışı öngörüleriyle haftalık bazda en çok yükselen değerli metal oldu.
Banka, paladyum için 2026 ortalama fiyat tahminini yükseltirken, küresel ticaret gerilimleriyle birlikte fiziksel arzın kısıtlı kalması ve Çin talebinin güçlü seyrinin paladyum fiyatlarında da destekleyici görünümü güçlendirdiğini kaydetti.
Bank of America, 2026 için ortalama platin fiyatı tahminini de yukarı yönlü revize ederken, revizyona gerekçe olarak ticaret anlaşmazlıklarının yol açtığı arz dengesizlikleri ile fiziksel piyasadaki yüksek talebi gösterdi. Banka, Çin'in artan ithalat talebinin de platin fiyatlarına destek sağlayacağını vurguladı.
Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde, ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 12,2, gümüşte yüzde 10,2, platinde yüzde 6 ve altında yüzde 4,1 değer kazandı.
Baz metaller pozitif seyretti
Bakır, yılı rekor seviyelerden açarken, baz metaller de tamamlanan haftayı pozitif bir seyirle tamamladı.
Analistler, söz konusu pozitif seyrin Çin'in metal talebine ilişkin iyimserlik ve yıl sonu stok yenilemelerinin etkisiyle desteklendiğini belirtti.
Yapay zeka ve elektrikli araç sektörlerinin bakır talebini artıracağı beklentilerinin yanı sıra ABD'de savunma harcamalarının artabileceğine yönelik fiyatlamaların da baz metalleri güçlendirdiğini belirten analistler, yeni yatırımlar ve teşviklere ilişkin haber akışının yatırımcıların odağında olduğunu kaydetti.
Öte yandan, Londra Metal Borsası'nda (LME) 3 ay vadeli bakır, arzın azalabileceği endişeleri ve Venezuela'daki gelişmelerin maden tedarik zincirine yönelik riskleri artırmasıyla rekor seviyeleri gördü.
Buna karşın makroekonomik tarafta Çin'de imalat göstergelerinin zayıf seyretmesi ile ABD'de tarifeler ve büyümeye ilişkin endişeler, sanayi metallerinde temkinli bir görünümün korunmasına yol açtı.
Bu gelişmelerle baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta fiyatlar libre bazında nikelde yüzde 5,6, alüminyumda yüzde 4,1, bakırda yüzde 3,5 ve kurşunda yüzde 2,1, çinkoda yüzde 0,8 değer kazandı.
Petrol arz endişesiyle pozitif seyretti
Brent petrolün varil fiyatı, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesinin piyasalara etkisinin sınırlı kalmasına karşın, arz endişelerinin artmasıyla haftayı yükselişle tamamladı.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve müttefiklerinden oluşan OPEC+ grubunun arz kısıtlamalarını sürdürmesi ve bazı üretici ülkelerde bakım çalışmaları nedeniyle üretim kayıpları yaşandığına yönelik haber akışı, fiyatlamaları yukarı yönlü destekledi.
Bununla birlikte, ABD'nin Venezuela'ya yönelik adımlarına ilişkin siyasi gelişmeler de piyasalarda yakından izleniyor.
Trump, Beyaz Saray'da petrol şirketlerinin yöneticileriyle görüşeceğini belirtirken, ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Venezuela'da hedeflenen değişim için ülkenin petrol satışlarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
Wright, Venezuela petrolünün satışının "süresiz" sürdürüleceğini, petrol akışına izin verilerek ABD'deki rafinerilere ve küresel pazarlara yönlendirileceğini ifade etti.
Analistler, müdahalenin Venezuela'nın petrol üretim kapasitesinde uzun vadede artış potansiyeli taşıdığını ancak ülkedeki siyasi istikrarsızlık ile yıllardır yatırım görmeyen ve yaşlanan altyapının toparlanmayı geciktirebileceğini dile getirdi.
Öte yandan, ABD'de ticari ham petrol stoklarının geçen hafta yaklaşık 3,8 milyon varil azaldığı, stratejik ham petrol stoklarının 200 bin varil arttığı ve benzin stoklarının 7,7 milyon varil yükseldiği bildirildi.
Analistler, verilerin arz tarafında sınırlı bir daralmaya işaret etmesine karşın, yüksek stok seviyeleri ve zayıflayan talep görünümünün küresel arzda ciddi bir kesinti yaşanacağına yönelik beklentileri sınırladığını kaydetti.
Doğal gaz tarafında ise sıcak hava beklentileri fiyatları aşağı yönlü baskılarken, ocak ayında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine ilişkin öngörüler ve zayıf talep tahminleri fiyatları baskıladı.
Öte yandan, JPMorgan, 2026'da LNG ihracatına bağlı talep artışının yılın ilerleyen dönemlerinde doğal gaz fiyatlarını destekleyebileceğini öngördü.
Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 3,3 artarken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 12,4 değer kaybetti.
Tarım emtia karışık seyretti
Tarım emtia piyasaları, Amerika'daki hava koşulları, Çin'in alımları ve Karadeniz kaynaklı arz risklerinin etkisiyle dalgalı bir seyir izlerken, haftayı kahve ve kakao hariç pozitif tamamladı.
Geçen yıl sonunda görülen düşüşlerin ardından Chicago Ticaret Borsası'nda buğday, mısır ve soya fasulyesi fiyatlarında yükseliş eğilimi öne çıkarken, açıklanan zayıf ABD ihracat verileri fiyatlardaki artışı törpüledi.
Soya fasulyesi fiyatları hava koşulları ve talep kaynaklı haber akışına duyarlı seyretti. Brezilya'da Orta-Batı bölgelerinde yağışların yetersiz kalacağı ve ocak ayında artan sıcaklık dalgasının, baklagil gelişimi açısından kritik dönemde verimi tehdit edeceği endişeleri haftanın ilk günlerinde soya fiyatlarına destek verdi.
Pirinç piyasasında ise küresel arz fazlası beklentileri fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdürdü. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, 2025-2026 döneminde dünya pirinç üretiminin yüzde 1,2 artışla 556,4 milyon tonla rekor düzeye ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu gelişmelerle, bu hafta Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 6,1, buğdayda yüzde 2,4, mısırda yüzde 1,8 ve soya fasulyesinde yüzde 1,6 değer kazandı.
ABD'de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 0,4 azalırken, şekerde yüzde 2 ve pamukta yüzde 0,7 arttı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 9,5 azalışla tamamladı.
































Yorum Yazın