
Rotalar Körfez'den Avrupa'ya Kaydı
Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin mikro ihracat paket sayısı 10 yılda 3,3 milyondan 51,6 milyona yükseldi. TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, “Gerçek büyüme, bu örneklerin istisna olmaktan çıkıp çoğalması” diyerek daha fazla KOBİ’nin küresel pazarlara açılmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin mikro ihracatında son 10 yılda dikkat çekici bir büyüme yaşandı. Ticaret Bakanlığı’nın “Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi Kapsamında İhracat Rotaları 2025” raporuna göre, 2015’te yaklaşık 3,3 milyon olan mikro ihracat paket sayısı 2025’te 51,6 milyona yükseldi. Böylece mikro ihracatın paket hacmi 10 yılda yaklaşık 15 kat artarken, bu kapsamdaki toplam ihracat kıymeti de 257 milyon dolardan 2,3 milyar dolara ulaştı. Dikkat çekici olan, bu büyümenin küresel ölçekte korumacı ticaret politikalarının güçlendiği bir dönemde gerçekleşmesi, yükselen ticaret engellerine rağmen Türk üreticinin dijital kanallar üzerinden dünya pazarına erişimini artırması.
Rotalar Körfez'den Avrupa ve Balkanlar'a kayıyor
Rapor, mikro ihracatın yalnızca hacmini değil coğrafyasını da değiştirdiğini gösteriyor. Amerika Birleşik Devletleri liderliğini korurken (paket trafiği 3,8 milyondan 4,1 milyona çıktı), asıl ivme yakın coğrafyada: Romanya'ya gönderilen paket sayısı bir yılda yaklaşık üçe katlanarak 14,7 milyona ulaştı, bu pazara ihracat değeri %117 artışla 233,8 milyon dolara yükseldi. Bir yıl önce ilk 20 listesinde yer almayan Yunanistan, Bulgaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 2025'te listeye girdi. Buna karşılık Körfez hattında daralma görüldü. Bu tablo, mikro ihracat rotalarının lojistik maliyet avantajı ekseninde yakın pazarlara doğru yeniden konumlandığını ortaya koyuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, altyapı ve destek mekanizmalarında önemli mesafe alındığını, önceliğin artık daha fazla işletmeyi bu ekosisteme dahil etmek olması gerektiğini söyleyerek, "Küresel ticarette korumacılık duvarları yükselirken mikro ihracatın on yılda yaklaşık 15 kat büyümesi tesadüf değil. Basitleştirilmiş gümrük uygulamaları, tek bir üreticinin bile dünyaya satış yapmasını mümkün kıldı. Bazen Aydın'da üretilen yerel bir ürünün Norveç'teki bir müşteriye ulaşması, e-ihracatın ne anlama geldiğini uzun tanımlardan daha iyi anlatıyor. Bizim için gerçek büyüme, bu örneklerin istisna olmaktan çıkıp çoğalmasıdır." dedi.
Katma Değer, Kendi Markasıyla Doğrudan Satışta
Rapordaki en stratejik bulgulardan biri satış kanalı kırılımında. Mikro ihracat paketlerinin yaklaşık %78'i dijital pazaryerleri üzerinden gönderiliyor; ancak toplam ihracat değerinin yaklaşık %60'ı, paketlerin yalnızca %22'sini oluşturan e-ticaret siteleri ve sosyal ağlar üzerinden yapılan doğrudan satışlardan geliyor. Doğrudan gönderilerde paket başına birim değer, pazaryeri kanalının yaklaşık 5,3 katı. Akdal, bu verinin KOBİ'ler için net bir yön gösterdiğini vurgulayarak,
"Pazaryerleri hacmi taşıyor ve ilk adımı kolaylaştırıyor; bu çok değerli. Ama veriler gösteriyor ki asıl katma değer, işletmenin kendi markasıyla, doğrudan kanalıyla dünyaya satış yapmasında. Bir KOBİ için hedef sadece daha çok paket göndermek değil, gönderdiği her paketin değerini yükseltmek olmalı. Ürün açıklamasını yerelleştiren, doğru para birimiyle fiyatlayan, güvenilir ödeme ve iade sunan işletme bu değeri yakalıyor." ifadelerini kullandı.
Üründe Moda Ağırlığından Katma Değerli Kalemlere Geçiş
Ürün kırılımında da bir olgunlaşma görülüyor. Kadın dokuma giyim grubu yaklaşık 7,1 milyon paketle hacim lideri olmayı sürdürürken, spor ayakkabı ve terlik grubu paket sayısını %130'un üzerinde artırarak 3,4 milyonaulaştı. Aynı dönemde çelik mutfak eşyası ve elektrikli ev aletleri gibi hacimli kalemlerin yerini; ortopedik ve işitme cihazları, gıda takviyeleri ve çoraplar gibi lojistik açıdan avantajlı, daha yüksek katma değerli ürünler aldı.
273,4 Milyar Dolarlık İhracat Rekorunun Tabana Yayılması Gündemde
TİM verilerine göre Türkiye 2025'te mal ihracatını %4,5 artırarak 273,4 milyar dolara taşıdı ve tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Ancak bu rekora büyük ölçüde otomotiv, kimya ve elektronik gibi dev sektörler katkı verdi. Akdal, e-ihracatın bu başarıyı tabana yayacak tamamlayıcı rolüne dikkat çekerek,
"Türkiye güçlü bir üretim kültürüne ve geniş bir ürün çeşitliliğine sahip. Denizli'de üretilen bir ev tekstili, Gaziantep'te hazırlanan yöresel bir gıda ya da Bursa'daki küçük bir atölyenin tasarımı dünyada karşılık bulabilir. Kritik olan, bu potansiyeli birkaç büyük marka üzerinden değil, geniş bir işletme tabanı üzerinden değerlendirebilmek. Bir KOBİ için yurt dışına verilen ilk sipariş yalnızca yeni bir satış değil; ürününün başka bir pazarda karşılık bulduğunun kanıtıdır ve kendi markasıyla büyüme cesareti verir. Daha fazla KOBİ'nin bu yolculuğa katılması, hem işletmelerimizin ölçeğini büyütecek hem de Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracaktır." diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: EKONOMİM
































Yorum Yazın