
Tüketici güven endeksi, ağustosta 90,8 iken eylülde yüzde 1,3 yükselerek 91,9 oldu.
Bu değerle endeks, Temmuz 2018'den sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks, söz konusu ayda 92,9 seviyesinde gerçekleşmişti.
Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi, eylülde aylık yüzde 0,1 azalışla 75,4'ten 75,3'e geriledi.
Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi, ağustosta 93,1 iken yüzde 0,6 artışla eylülde 93,7 olarak belirlendi.
Geçen ay 89,4 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, bu ay yüzde 0,5 yükselişle 89,8 olarak hesaplandı.
Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi de geçen ay 105,1 iken bu ay yüzde 3,6 artışla 108,8 olarak gerçekleşti.
"Gıda enflasyonu ve tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusu"
Ekonomist Bora Tamer Yılmaz, endeksteki artış eğilimine ilişkin, "Tüketici güven endeksi Temmuz 2018'den bu yana en yüksek değerine ulaştı. 2023 yılındaki kısa vadeli sıçramanın aksine kalıcı bir yükseliş eğilimi izlenebilir. Bu yıl tarım hasadı çok iyi geçti, yüksek rekolte elde edildi. Bitkisel üretimle birlikte hayvansal üretim de güçlü seyrediyor. Tüm bunlar tüketicilerin mutfak harcamalarına olumlu yansıyor. Gıda enflasyonu ile tüketici güveni arasında sıkı bir eşgüdüm söz konusu." dedi.
Ayrıca, uygulanan kur politikasının da tüketim malları fiyatlarının istikrarlı seyretmesini sağladığını vurgulayan Yılmaz, "Tüketici güven endeksinin önümüzdeki süreçte 100 eşiğini aşarak gerçek anlamda ekonomik koşulların iyileştiğini görebilmemiz için hem gıda enflasyonundaki düşüşün sürmesi hem de kur politikasının muhafaza edilerek mal fiyatlarındaki istikrarın sürdürülmesi gerekiyor." diye konuştu.
Yılmaz, dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin arttığına işaret ederek, şunları söyledi:
"Bireylerin kazançlarından sarf malzemeye düşen pay azalıyor. Bu da vatandaşlara tasarruf yapmak ya da dayanıklı mal almak için alan açmışa benziyor. İlaveten geleceğe dönük faiz hadlerinde düşüş beklentisi de uygun finansman koşulları sağlayacağı umudunu artırıyor. Yıl sonunda yüzde 30'a yakın enflasyon neticesinde ücretlerde de uygun artış beklentisi hesaba katıldığında bugün olmasa bile önümüzdeki dönemde bireylere dayanıklı mal alımları için imkan sunacağa benziyor."
"Endeks son 6 aydır kesintisiz yükseliş eğiliminde"
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çetinkaya da tüketici güveninde 2026'nın başından bu yana dikkati çekici normalleşme gördüklerini belirterek, endekste marttan bu yana 6 aydır kesintisiz yükseliş eğilimi olduğunu bildirdi.
Gelecek dönem verilerine dikkati çeken Çetinkaya, "Tüketicinin bugünkü maddi durum algısından çok geleceğe ilişkin beklentilerinin iyileştiğini görüyoruz. Eylülde mevcut maddi durum endeksi hafif gerilerken dayanıklı tüketim harcaması eğiliminin yüzde 3,6 yükselmesi bunun en açık göstergesi." ifadelerini kullandı.
Çetinkaya, dayanıklı tüketim mallarına ilişkin endekse değinerek, bu göstergedeki iyileşmenin iki farklı mekanizmayı aynı anda yansıtabileceğini dile getirdi. Birincisinin tüketicinin geleceğe ilişkin gelir ve ekonomik koşullara yönelik güveninin artmasından kaynaklanabileceğine işaret eden Çetinkaya, ikincisinin ise gelecekte beklenen fiyat artışlarından korunmak amacıyla talebin bugüne çekilmesinden olabileceğini dile getirdi.
Çetinkaya, gelecek dönemde tüketici güvenini yukarı yönlü gördüğünü belirterek, "Hızının aynı kalmasını beklemiyorum. 91,9'dan 100'e giden yol, 80'lerden 90'lara gelişten daha zor olacaktır." dedi.
"Enflasyonla ilgili olumlu hava tüketicilerin güven endeksine de yansıdı"
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, tüketici güven endeksinin 91,9'a yükselmesinin gelecekle ilgili beklentilerin yavaş yavaş pozitife döndüğünün işareti olduğunu söyledi.
Şener, "Türkiye, cari açık, büyüme, enflasyon gibi makro verilerini düzeltiyor. Dezenflasyon sürecinin beklenenden yavaş olmasına rağmen iyi gittiğinin göstergesi. Enflasyonla ilgili olumlu hava tüketicilerin güven endeksine de yansımış durumda." diye konuştu.
Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tüketici güveninin yavaş yavaş iyimser tarafa doğru geçtiğini vurgulayan Şener, şunları kaydetti:
"Gelecek 12 aylık döneme ilişkin dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesinin yükselmesi piyasadaki beklentilerin iyileşmesi anlamına geliyor. Çünkü, zorunlu ihtiyaç görünmediği için dayanıklı tüketim mallarının alınması erteleniyor. Piyasalar açısından kesinlikle beklentilerin pozitife dönüyor olması gelecek döneme ilişkin umutların artması demek, gelecek döneme ilişkin bu beklentinin iyileşmesi enflasyon ve üretim üzerine yansıması demek. Konjonktürel ve jeopolitik riske rağmen tüketici güveninin hala pozitif tarafta kalması ekonominin geleceği açısından önemli."
Kaynak: ANADOLU AJANSI
































Yorum Yazın