
Akın Çeliktaş
TKDK Başkanı Antalyalı, soğuk hava depolarının ulusal ölçekte gıda israfını ve kayıplarını önlediğini, gıda arz güvenliğine de katkı sağladığını belirterek, "Bunlar sayesinde ihracat potansiyelimiz artıyor, vatandaşlarımızın daha kaliteli ve gıda güvenliğine uygun ürünleri tüketmelerini sağlamış oluyoruz." dedi.
TKDK'nin IPARD programlarıyla desteklediği soğuk hava depoları, tarımsal ürünlerin hasat sonrası raf ömrünü uzatarak, üreticilerin ürünlerini daha uzun süre muhafaza etmelerine olanak veriyor.
Söz konusu depolar, ürünlerin tazeliğini, besin değerini ve görünümünü korurken gıda güvenliğine, istihdama, israfın azalmasına ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlıyor.
Antalyalı, TKDK olarak 44 ilde yaklaşık 4,1 milyon metreküp kapasiteli 633 soğuk hava deposunu desteklediklerini söyledi.
Bunların içinde maliyetleri biraz daha yüksek olan atmosfer basınçlı depoları desteklediklerini vurgulayan Antalyalı, "Mersin'de 113 soğuk hava deposu desteklemiş durumdayız. Isparta'da 73, Manisa'da 53, Bursa'da 49, Malatya'da 43, Karaman'da 38, Konya'da 29, Ankara'da 28 ve Afyon'da 25 olmak üzere çok sayıda soğuk hava depomuz var." diye konuştu.

Fotoğraf : Akın Çeliktaş/AA
"Şu ana kadar 9,8 milyar liralık hibe ödedik"
Soğuk hava depolarının hasat sonrası kayıpların ortadan kalkmasını sağlayarak raf ömrünü uzattığını vurgulayan Antalyalı, söz konusu depolarda yaklaşık bir aylık raf ömrü bulunan ürünün 12 aya kadar ilk günkü tazeliğinde saklanabildiğini anlattı.
Antalyalı, soğuk hava depolarıyla sadece bir kişiyi desteklemediklerine, 200 kilometrelik çevrede tüm çiftçileri desteklemiş olduklarına işaret ederek, "Tüm çiftçi kardeşlerimiz ürünlerini eder değerde satabilecekleri bir pazarlama kanalı bulmuş oluyorlar. Gıda enflasyonuna oldukça ciddi katkısı var. Çünkü ürünlerin tüketiciye sağlıklı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Burada işleme-paketleme tesisleri de var, ürünler işlenerek Avrupa ülkelerine satılabiliyor." ifadelerini kullandı.
Soğuk hava depolarına sağlanan hibe ve yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Antalyalı, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar 9,8 milyar liralık hibe ödedik. Yaklaşık 25 milyar liralık bir yatırım oldu ancak bu yatırımlarımız devam ediyor. Sürekli yeni yatırımlar yapıyoruz. Şu anda yaklaşık yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişen oranlarda hibe veriyoruz. Desteklerimiz, vergilerden muaf olarak 10 bin metreküpe kadar. Üretici örgütlerine birlikte üretimi daha fazla teşvik ediyoruz. Bunların çatılarına yenilenebilir enerji yatırımlarını, GES yatırımlarını destekliyoruz ki bunlar yüzde 40'a kadar enerji maliyetini karşılayabiliyorlar. Bu yatırımları da desteklemeye devam edeceğiz."
"Bölge ekonomisine katkısı çok fazla"
Antalyalı, atmosfer basınçlı soğuk hava depolarının tarım sektörünün en stratejik yatırımlarından biri olduğuna dikkati çekerek, artık kaliteli üretim yapmanın yanında üretilen ürünü doğru şartlarda muhafaza ederek değerini koruyabilmenin de önemli olduğunu dile getirdi.
Atmosfer basınçlı soğuk hava depolarında oksijen, karbondioksit ve nem oranlarının kontrol altına alınarak meyve ve sebzelerin doğal yaşam süreçlerinin yavaşlatıldığına işaret eden Antalyalı, bu teknolojiyle ürünlerin ilk günkü tazeliğinin yanında aromasını, rengini ve besin değerini büyük ölçüde koruyabildiğini söyledi.
Antalyalı, böylece üreticilerin ve ihracatçıların yüksek gelir elde etmesinin sağlandığını, özellikle bölge ekonomisine katkısının yüksek olduğunu bildirdi.
Söz konusu yatırımlarla sadece depolama hizmeti sunmadıklarını, birçok alanda yeni iş imkanları oluşturduklarını ve tarımsal üretimin de planlı yürütülmesine katkı sağladıklarını vurgulayan Antalyalı, bu kapsamda kırsalda ekonomik hareketlilik yaşandığının altını çizdi.
Antalyalı, yatırımların ihracat açısından da çok anlamlı olduğunu söyleyerek, "Uluslararası pazarlarda belli kalite ve standartta ürünler talep ediliyor. Soğuk hava depolarımızda ürünler işleniyor, paketleniyor ve satılıyor, bu anlamda çok kıymetli." şeklinde konuştu.
Elma, kiraz, şeftali, armut ve yapraklı sebzeler başta olmak üzere meyve ve sebzelerin depolanması için tesislerin kullanıldığı bilgisini veren Antalyalı, bu kapsamda üreticilerin ürünlerini hasat anında düşük fiyata satmak zorunda kalmadıklarını anlattı.
"Daha üst limitte kredi imkanı sağlayacağız"
Antalyalı, bunların çabuk bozulan ürünler olduğunu ama depolarda muhafaza edilebildiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Ürünlerin tazeliği, besin değeri, görünümü korunmuş oluyor. Gıda arz güvenliğini ve sürekliliğini de sağlıyor. Hasat sonrası yüzde 30'lara varan kayıpları ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla tüketici açısından bunlar çok önemli. Ulusal ölçekte gıda israfını ve kayıplarını ortadan kaldırıyor. Sel ve dolu gibi afetlerde birtakım ürünler zaman zaman üretilemiyor ama soğuk hava deposunda varsa tüketicinin talebi karşılanmış oluyor. Avrupa Birliği standartlarında üretim olduğu için uyum ve rekabet gücünün artışına katkı sağlıyor. Bunlar sayesinde ihracat potansiyelimiz artıyor, vatandaşlarımızın daha kaliteli ve gıda güvenliğine uygun ürünleri tüketmelerini sağlamış oluyoruz."
Gelecek dönemde tarımsal işleme ve pazarlama sektörüne yönelik hibe desteklerinin devam edeceğini dile getiren Antalyalı, yeni destekler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.
Antalyalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı yeni proje kapsamında Dünya Bankası ile çalışacakları bilgisini vererek, "Vatandaşlarımıza daha üst limitte kredi imkanı sağlayacağız. Finansal çözümler üretmeye çalışıyoruz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi için devletimizin tüm imkanlarıyla vatandaşının yanında olduğunu ifade etmek isterim." dedi.
Kaynak: ANADOLU AJANSI































Yorum Yazın