
Çalışanların Trust Index™ anketinde yer alan 60'tan fazla ifadeye verdiği yanıtlar doğrultusunda hazırlanan rapor; güven, hakkaniyet, psikolojik sağlık, anlam ve yapay zekâya hazır kurum kültürünün genç çalışan deneyimini şekillendiren temel unsurlar olduğunu gösteriyor.

Günümüz iş dünyasında genç çalışanların beklentileri değişirken, organizasyonların rekabet avantajını belirleyen unsurlar da yeniden şekilleniyor. Güven, adalet, psikolojik sağlık, gelişim fırsatları ve ortak amaç duygusu, genç yeteneklerin bir organizasyonla kurduğu ilişkinin temelini oluşturuyor. Great Place To Work® Türkiye'nin yayınladığı Best Workplaces for Young Talents™ 2026 Araştırma Raporu, kurumların geleceğin iş gücünü çekmek ve elde tutmak için hangi alanlara odaklanması gerektiğine dair önemli içgörüler sunuyor.
Güven, genç çalışan deneyiminde fark yaratıyor
Araştırma sonuçları, genç çalışan deneyiminde asıl farkın uygulamalarda değil, güven kültüründe oluştuğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre güven, genç çalışanlar için tek başına bir çalışan deneyimi unsuru değil; adalet algısını, gelişim fırsatlarını, liderlikle kurulan ilişkiyi ve aidiyet duygusunu besleyen ortak zemin niteliği taşıyor. Bu nedenle genç yetenekler organizasyonları yalnızca sundukları imkânlarla değil, bu imkânların ne kadar güven veren ve tutarlı bir kurum kültürü içinde sunulduğuyla değerlendiriyor.
Nitekim Best Workplaces for Young Talents™ 2026 listesinde yer alan şirketlerde Trust Index™ skoru %83 seviyesine ulaşırken, standart şirketlerde bu oran %59'da kalıyor. 24 puanlık fark, güven kültürünün genç çalışan deneyimini şekillendiren temel unsur olmanın ötesinde, organizasyonların rekabet gücünü belirleyen ölçülebilir bir avantaj yarattığını gösteriyor.
Anlam, katkıyı ve performansı güçlendiriyor
Genç çalışanlar için iş, yalnızca yerine getirilmesi gereken görevlerden ibaret değil. Yaptıkları işin müşterilere, topluma ve organizasyonun başarısına nasıl katkı sağladığını görebilmek, işlerine duydukları bağlılığı ve motivasyonu doğrudan etkiliyor. Araştırma, genç yeteneklerin organizasyonlarıyla kurduğu ilişkinin yalnızca kariyer fırsatları ya da gelişim olanakları üzerinden şekillenmediğini; ortak bir amaç etrafında buluşabilmenin çalışan deneyiminin en güçlü belirleyicilerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Çalışanlar yaptıkları işte anlam bulduklarında yalnızca sorumluluklarını yerine getirmekle kalmıyor, organizasyonun başarısını sahipleniyor, gönüllü katkı sunuyor ve değişimin bir parçası olmayı daha güçlü şekilde benimsiyor. Bu da anlam duygusunun yalnızca çalışan bağlılığını değil, inovasyonu ve sürdürülebilir performansı da besleyen stratejik bir unsur haline geldiğini gösteriyor.
Aynı iş yeri, farklı çalışan deneyimleri
Araştırma, kadın ve erkek çalışanların genel çalışan deneyimi skorları birbirine yakın olsa da, bazı başlıklarda deneyimin belirgin şekilde farklılaştığını ortaya koyuyor. Özellikle psikolojik sağlık ve esenlik alanında kadın çalışanların değerlendirmeleri erkek çalışanlara kıyasla daha düşük seviyede kalıyor. "Duygusal ve psikolojik olarak sağlıklı bir iş ortamımız var" ifadesine kadın çalışanların verdiği olumlu yanıt oranı %69 olurken, erkek çalışanlarda bu oran %77'ye yükseliyor.
Bulgular, kapsayıcı bir çalışan deneyimi oluşturmanın yalnızca eşit uygulamalar sunmakla değil; farklı çalışan gruplarının ihtiyaçlarını gözeten bir iş yeri kültürü inşa etmekten geçtiğini ortaya koyuyor.
Great Place To Work® Türkiye CEO'su Eyüp Toprak, Young Talents™ 2026 Araştırma Raporu'na ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Genç yetenek konusu bugün artık yalnızca İnsan Kaynakları'nın gündemi değil; organizasyonların gelecekteki performansını ve rekabet gücünü belirleyen stratejik bir konu haline geldi. Araştırmamız, genç çalışanların organizasyonları artık yalnızca ücret ya da kariyer fırsatlarıyla değerlendirmediğini; güven, adalet, gelişim fırsatları, psikolojik sağlık ve anlamlı bir çalışma deneyiminin kararlarında belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle liderliğe duyulan güven ve çalışanlara yenilik üretme alanı tanınması, genç çalışan deneyimini şekillendiren en güçlü unsurlar arasında yer alıyor. Geleceğin başarılı organizasyonları da yalnızca teknolojiye yatırım yapanlar değil; güven kültürünü güçlendiren, adil sistemler kuran ve çalışanlarının gelişimini destekleyen kurumlar olacak. Çünkü genç yetenekler bugün organizasyonlardan daha fazla imkân değil, daha fazla güven bekliyor."
Kaynak: EKONOMİM
































Yorum Yazın