
Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: “İnsani Yardım Gazze’ye Kesintisiz Ulaşmalı”
Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “İnsani yardım yalnızca mevcut bir kaynak değil, ihtiyaç sahibine ulaşması gereken bir yaşam hattıdır. Gazze’de bugün temiz suya, yeterli beslenmeye, ilaca ve sağlık hizmetlerine erişimin sürekliliği doğrudan insan hayatını etkiliyor. İnsani yardım Gazze’ye kesintisiz ulaşmalı; bu yardımı ulaştıran insani yardım çalışanları ve gönüllüler de korunmalı” dedi.
Savaşlar, afetler, salgınlar ve kitlesel yerinden edilmeler, dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insanın temel ihtiyaçlara erişimini zorlaştırıyor. Her yıl 19 Ağustos’ta anılan Dünya İnsani Yardım Günü, krizlerden etkilenen insanların yaşamlarını ve onurlarını korumak için yürütülen insani yardım çalışmalarına, insani yardıma erişimin önemine ve bu yardımı ulaştıran çalışanların karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekiyor.

Filistin’de ve özellikle Gazze’de devam eden insani koşullar, yardımın yalnızca bölgeye girmesinin değil, ihtiyaç sahiplerine güvenli, düzenli ve kesintisiz biçimde ulaşmasının hayati önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Uluslararası kuruluşların güncel raporları; temiz su ve sanitasyon hizmetlerindeki yetersizliklerin, kalabalık yaşam koşullarının, gıda güvensizliğinin ve sağlık sistemindeki kapasite kaybının özellikle çocuklar, hastalar, yaşlılar ve yerinden edilmiş kişiler üzerindeki riskleri artırdığına işaret ediyor.
Gazze’de sağlık ve salgın hastalık riski artıyor

Gazze’de sağlık sisteminin uzun süredir ağır baskı altında olması, temel ilaç ve tıbbi malzemelere erişimde yaşanan güçlükler ile temiz su ve sanitasyon koşullarındaki bozulma, halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturmaya devam ediyor.
İnsani yardım kuruluşlarının verileri, akut solunum yolu enfeksiyonları, deri hastalıkları ve akut sulu ishalin Gazze’de yaygın görülen sağlık sorunları arasında bulunduğunu ortaya koyuyor. Temiz suya erişimdeki yetersizlik, atık ve kanalizasyon sorunları ile insanların kalabalık alanlarda yaşamlarını sürdürmek zorunda kalması, bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini artırıyor.

Son uluslararası değerlendirmelerde de Gazze’de güvenli ve düzenli suya erişimin önemli ölçüde sınırlı kaldığına dikkat çekiliyor. Özellikle çocukların güvenli içme suyuna ve temel sağlık hizmetlerine yeterince erişememesi, hijyen koşullarının yetersizliğiyle birleştiğinde ishal, deri hastalıkları ve diğer önlenebilir sağlık sorunlarının daha ağır sonuçlara yol açmasına neden olabiliyor.
Genel Başkan Yılmaz: “Yardım ihtiyaç sahibine ulaşmadıkça amacına ulaşmış sayılmaz”

Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Gazze’de yaşanan insani kriz, insani yardımın erişilebilir olmasının neden hayati olduğunu bütün açıklığıyla gösteriyor. Gıdanın, ilacın ya da temiz suyun var olması tek başına yeterli değildir. Asıl olan, bu hayati desteğin ihtiyaç sahibine zamanında, güvenli, kesintisiz ve insan onuruna yaraşır biçimde ulaşmasıdır.
Temiz suya erişemeyen bir çocuk için insani yardım, aynı zamanda hastalıklardan korunmak demektir. Yeterli beslenemeyen bir çocuk için sağlıklı gelişimini sürdürebilmek, tedavi bekleyen bir hasta için ise ilaca ve sağlık hizmetine zamanında ulaşabilmek demektir.
İnsani yardımın kesintiye uğramasının sonuçları yalnızca ulaştırılamayan yardım paketleriyle ölçülemez. Bunun insani karşılığı; daha fazla yetersiz beslenme, daha yüksek hastalık riski ve önlenebilir insani kayıplardır. Bu nedenle insani yardım Gazze’ye kesintisiz ulaşmalı.”
İnsani yardımı ulaştıranlar da korunmalı
Kriz bölgelerinde ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için görev yapan insani yardım çalışanları ve gönüllüler de ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bulunuyor.
Türk Kızılay’ın da parçası olduğu Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), #ProtectHumanity – İnsanlığı Koru çağrısıyla dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan insani yardım çalışanlarının ve gönüllülerin korunması gerektiğini vurguluyor.
Gazze başta olmak üzere çatışmaların yaşandığı bölgelerde sivillerin, sağlık çalışanlarının, insani yardım personelinin, sağlık tesislerinin ve ambulansların korunması; insani yardım faaliyetlerinin tarafsızlık, bağımsızlık ve ayrım gözetmeme ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilmesi açısından hayati önem taşıyor.

Türk Kızılay, Dünya İnsani Yardım Günü’nde “İnsani Yardım Ulaşılabilir Olmalı” çağrısıyla başta Gazze olmak üzere insani krizlerden etkilenen insanların gıda, temiz su, sağlık ve diğer temel hizmetlere güvenli ve kesintisiz biçimde erişiminin sağlanması; insani yardım çalışanları ve gönüllülerin de görevlerini güvenli koşullarda sürdürebilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor.
Kaynak: EKONOMİM
































Yorum Yazın