
Emtia piyasasında mayıs ayında, jeopolitik fiyatlamalar, ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin şahin beklentilerle yön arayışı görülürken, kakao üretiminin azalacağına yönelik endişelerle kakao fiyatlarında sert yükselişler görüldü.
ABD ile İran arasında şubat ayının son günü başlayan ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açan savaş, varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Bu süreçte taraflardan gerilimi azaltıcı yönde gelen ya da risklerin artmasına neden olan açıklamalar ise piyasalardaki oynaklığın artmasına yol açıyor.
Boğazın kapanması sonucu yükselen enerji fiyatları ise önde gelen merkez bankalarının faiz politikalarına yönelik tüm beklentilerin değişmesine neden oldu.
Savaştan önce bu yıl faiz indirmesi beklenen Fed'e ilişkin beklentiler savaşın başlamasıyla beraber tersine döndü. Fed'in politikasına yönelik değişen beklentiler ise emtia piyasasının yönü üzerinde belirleyici oldu.
Bu gelişmelerle, emtia piyasasında, jeopolitik fiyatlamalar, Fed'e ilişkin şahin beklentiler, arz endişeleri, üretim tahminleri ve iklimsel faktörlerle yön arayışı görülürken, kakao üretiminin azalacağına yönelik endişelerle kakao fiyatlarında sert yükselişler görüldü.
Değerli metallerde sadece gümüş pozitif ayrıştı
Değerli metallere bakıldığında fiyatlar mayıs ayında ons bazında altında yüzde 1,8, platinde yüzde 3,5, paladyumda yüzde 11,4 azalırken, gümüşte yüzde 2,1 arttı.
ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının geçen ay tekrar başlaması petrol fiyatlarını yükseltirken, bu durum ABD'de enflasyon endişelerinin artmasına yol açtı. Enflasyon endişelerinin artmasıyla faiz politikasına yönelik görünümün belirsizleşmesi ise altın başta olmak üzere kıymetli maden fiyatlarını baskıladı.
Altının onsu, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonist baskıları güçlendireceğine yönelik endişeler ve bu endişelerin Fed'e yönelik "şahin" beklentileri artırmasıyla üst üste üç ay değer kaybetti. Gümüş hem değerli hem de endüstriyel metal olma özelliklerinden faydalanmaya devam ediyor ve bakırdaki sert yükseliş, gümüşte de talep beklentilerini güçlendiriyor.
Hürmüz Boğazı kaynaklı riskler, gümüşte zaten daralan küresel arz görünümünün daha da belirsiz olmasına neden oldu.
Baz metallerde sahne bakır ve alüminyumun oldu
Tezgah üstü piyasada geçen ay fiyatlar, libre bazında bakırda yüzde 6,7, alüminyumda yüzde 5,8, çinkoda yüzde 4,6, kurşunda yüzde 3,4 artarken, nikelde yüzde 2,2 azaldı.
Orta Doğu'daki gerginliklerin küresel ekonomik aktivite üzerinde risk oluşturmasıyla ABD/İsrail-İran savaşı başladıktan sonra bakır fiyatlarında geri çekilmeler görülmesine karşın bu ürünün tedarikine ilişkin sıkıntıların ve talebin devam etmesi fiyatların tekrar toparlanmasını sağladı.
ABD/İsrail-İran savaşının başlaması sonrasında petrol tedarikine ilişkin bozulmaların yenilenebilir enerjiye ilgiyi artırması da bakır fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Özellikle Asya ve Avrupa ülkelerinin fosil yakıtlara ulaşımının sınırlı hale gelmesiyle bu ülkeler, yenilenebilir enerji tarafına tekrar yoğunlaştı.
Petrol arzının belirli bir coğrafyada yoğunlaşması, bölgesel gerilimlerin küresel enerji fiyatları üzerinden hızla yayılmasına neden olurken enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet enflasyonunun kolayca tetiklenmesine yol açıyor.
Öte yandan, enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizlikler, sadece kısa vadeli fiyatlamaları değil, orta-uzun vadede tedarik zincirinde çeşitlendirme, enerji dönüşümü ve stratejik rezerv politikalarının önemini de artırıyor.
Son zamanlarda Hürmüz Boğazı kaynaklı sıkıntılardan dolayı kükürt tedarikinin olumsuz etkilenmesi bakır fiyatlarındaki yükselişte önemli rol oynadı. Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır üretim hatları, cevher ayrıştırma için gereken sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı.
Tedarik zincirindeki sorunların artmasıyla alüminyum, baz metaller sektöründe yükselişe öncülük etti. Fiyatlar, Orta Doğu'dan gelen tedarikte devam eden aksaklıklardan destek buldu.
Çin'de nikel stoklarının yükselmesi ise nikel fiyatlarını baskıladı. Kazakistan'daki Kazzinc çinko tesisindeki patlama ve Peru'daki Cajamarquill çinko tesisinde yaşanan yangın çinkoda arz endişelerine neden oldu.
Enerji grubuna bakıldığında Brent petrolün varil fiyatı yüzde 17 gerilerken, Hollanda merkezli TTF'de işlem gören doğal gaz kontratları yatay seyretti.
Enerji grubundaki fiyat hareketlerinde geçen ay ABD ve İran'ın barış anlaşması imzalayacağına yönelik haber akışı etkili oldu.
Tarım grubunda satış baskısı öne çıktı
Chicago Ticaret Borsasında kile başına fiyatlar geçen ay buğdayda yüzde 4,1, mısırda yüzde 5,9, soya fasulyesinde yüzde 0,7 azaldı.
Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, kahvede yüzde 7, şekerde yüzde 3,8, pamukta yüzde 3,2 geriledi. Kakaonun ton başına fiyatı ise yüzde 9,9 arttı.
ABD'de yağışların artmasıyla azalan kuraklık endişeleri buğday ve mısır fiyatlarının gerilemesine neden oldu.
Brezilya'da soya üretiminin artacağına yönelik tahminler soya fasulyesi fiyatlarında gerilemeye yol açtı.
Brezilya'da kahve hasadının rekor seviyelere ulaşacağına yönelik beklentiler ve Brezilya realinin dolar karşısında gerilemesi kahve fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Petrol fiyatlarındaki gerileme şeker fiyatlarında da düşüşü tetikledi. Şeker kamışı, etanol üretimi için kullanılan ham maddelerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki değişim, üreticilerin şeker veya etanol üretimini tercih etmesine neden oluyor.
Hindistan'da pamuk ekim alanlarının artabileceğine yönelik öngörüler fiyatları aşağı yönlü etkiledi.
Kakaoda rekolte endişeleri arttı
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede "Kakao fiyatlarındaki artışın son dönemde özellikle El Nino etkisiyle gerçekleştiğini söyleyebiliriz." dedi.
Bu sene içerisinde yaz mevsiminde özellikle El Nino gerçekleşme ihtimalinin yüzde 90'ın üzerine çıktığını belirten Ergezen, bu sebepten dolayı kakao fiyatlarında da yukarı yönlü bir artış görüldüğünü ifade etti.
Ergezen, dünya kakao üretiminin yüzde 60'tan fazlasının Batı Afrika'da gerçekleştiğini, burada özellikle Fildişi Sahili ve Gana'nın öne çıktığını bildirdi.
Bu ülkelerde El Nino etkisinin özellikle hava sıcaklığındaki değişimle birlikte kakao rekoltesini düşüreceğine dair endişeler olduğunu söyleyen Ergezen, söz konusu hava olayının daha önceki yıllarda da görüldüğünü ve o zaman da kakaoda yukarı yönlü fiyatlamalar olduğunu kaydetti.
Ergezen, benzer bir beklenti olduğunu belirterek, "Özellikle bu bölgede hava sıcaklıklarındaki değişimi bir miktar daha kurak bir hava olacağı beklentisi burada rekolte endişelerini artırdı. O yüzden de kakao fiyatlarında yukarı yönlü seyir görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Özellikle navlun fiyatlarındaki ve taşımacılık maliyetlerindeki artışın tarım ürünlerinde yukarı yönlü etkiler yaptığına dikkati çeken Ergezen, kakao tarafında da bu etkinin görüldüğünü belirtti.
































Yorum Yazın