“En Zor Zamanda Ortaya Çıkan Liderlik”
ANALİZGazeteci-Yazar Fatih Alper Gültepe, Kahramanmaraş’ın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde ortaya konulan liderlik anlayışını, kriz dönemlerinde sergilenen iradeyi ve şehrin geleceğine yön veren adımları kaleme aldı.
Kahramanmaraş, yakın tarihinin en ağır sınavlarından birini yaşadı. Asrın felaketi olarak anılan 6 Şubat depremleri, sadece binaları değil; hayatları, düzenleri ve alışkanlıkları da yerle bir etti. Böyle bir dönemde yöneticilik yapmak, sadece bir makamı temsil etmek değil; aynı zamanda bir şehrin yükünü omuzlamak anlamına gelir.
Mustafa Buluntu
İşte tam da bu noktada Mustafa Buluntu, kolay bir dönemde değil; aksine en zor zamanda sorumluluğu devralan isimlerden biri oldu. Tıpkı Fırat Görgel, Hanifi Toptaş ve Mehmet Beşen gibi, krizle yoğrulmuş bir süreçte görev başına geldi.
Depremin hemen ardından birçok kurum fiziki olarak yokluk içinde kalırken, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın da benzer bir tabloyla karşı karşıya kaldığını biliyoruz. Hatta öyle ki, Başkan Buluntu’nun oturacak bir makamı dahi kalmamıştı. Ancak mesele koltuk değil, iradeydi. O irade ise geri adım atmadı.
Fırat Görgel
Bu şehir ticaretle ayakta duran, üretimle nefes alan bir şehir. Böylesi bir yapının en zor zamanında geri çekilmek değil, ileri çıkmak gerekir. Mustafa Buluntu’nun bu süreçte sergilediği duruş tam da buydu. Sadece elini taşın altına koymakla kalmadı; gerektiğinde bedenini kayanın önüne siper eden bir anlayışla hareket etti.
Elbette Kahramanmaraş, zorluklara yabancı bir şehir değil. Tarih boyunca birçok badire atlatmış, her defasında küllerinden doğmayı başarmıştır. Bugün yaşanan ekonomik, sosyal ve ticari sıkıntılar da elbet aşılacaktır. Ancak burada kritik olan bir başka gerçek daha var: Birbirine çelme takmayan, başarıya engel olmayan bir toplumsal duruş.
Hanifi Toptaş
Çünkü ne yazık ki bu coğrafyada, aynı sofrayı paylaşıp aynı kahveyi içtiğiniz insanların, yarın sizi aşağı çekmeye çalıştığına da şahit olabiliyoruz. “Kahvenin kırk yıl hatırı vardır” deriz ama bazıları için bu hatır, kırk gün bile sürmeyebiliyor. İşte tam da bu yüzden, emek verenin önünü açmak; üretim yapanı desteklemek bu şehrin en büyük ihtiyacıdır.
Mustafa Buluntu’nun görev süresi boyunca ortaya koyduğu projeler ve girişimler, sadece günü kurtarmaya değil; geleceği inşa etmeye yönelik adımlar olarak öne çıkıyor. Deprem sonrası toparlanma sürecinde, ticaretin yeniden ayağa kalkması için atılan her adımın arkasında ciddi bir emek ve kararlılık var.
Bu noktada, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın sadece klasik ticaret anlayışıyla değil; vizyoner hamlelerle de öne çıktığını görmek gerekiyor. Özellikle uzay ve havacılık alanında atılan adımlar, şehrin ekonomik dönüşümünün fitilini ateşleyen stratejik bir açılım olarak dikkat çekiyor. Bu girişim, Kahramanmaraş’ın üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturma hedefinin somut bir yansıması niteliğinde.
Mehmet Beşen
Önümüzde bir oda seçimi süreci bulunuyor. Elbette bu demokratik bir yarış ve adayların çıkması son derece doğal. Ancak şu gerçeği de göz ardı etmemek gerekir: Böylesine ağır bir felaketin ortasında dimdik duran bir yönetimin, istikrar açısından yeniden göreve gelmesi; projelerin devamlılığı ve şehrin geleceği adına önemli bir avantaj sağlayacaktır.
Öte yandan, bu sürecin görünmeyen kahramanlarını da unutmamak gerekir. Özellikle basın ve iletişim tarafında, zor şartlar altında görevini sürdüren Emre Akkış gibi isimler, yapılan çalışmaların kamuoyuna doğru ve etkin bir şekilde aktarılmasında kritik rol üstleniyor. Kriz zamanlarında iletişim, en az icraat kadar değerlidir.
Emre Akkış
Sonuç olarak; Kahramanmaraş sadece yöneticilerin değil, tüm paydaşların ortak emeğiyle yeniden ayağa kalkıyor. Bu şehirde taş üstüne taş koyan, gecesini gündüzüne katan, sorumluluktan kaçmayan herkesi takdir etmek gerekir.
Çünkü bu şehir, zorluklara rağmen üretmeye devam edenlerin omuzlarında yükselecek. Ve unutulmamalıdır ki; gerçek liderlik, en zor zamanda ortaya çıkar.
İlginizi Çekebilir