© Ekonomim

Türkiye peyzajda ihracatçı konuma yükseldi

Yaklaşık 30 yıldır sektörde faaliyet gösteren Ardıç Peyzaj Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Önkol, bin yılı aşkın geçmişe sahip anıt zeytinlerden uluslararası peyzaj projelerine uzanan mesleki yolculuğunu ve Türk peyzaj sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerini anlattı.

Bin Yıllık Zeytinlerden Uluslararası Projelere: Peyzajın Yaşayan Hafızası

Peyzaj sektörü, estetikten öte yaşam kalitesini yükselten, gayrimenkule değer katan ve ihracat potansiyeliyle dikkat çeken önemli bir yatırım alanına dönüşüyor.

Peyzajın yalnızca estetik bir unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Önkol, doğru planlanan yeşil alanların yaşam kalitesini yükseltirken konut ve ticari projelerin değerine de doğrudan katkı sağladığını söyledi.

 

Bin yıllık ağaçlar yaşayan birer tarih

 

Ardıç Peyzaj'ın koleksiyonunda yaklaşık 150 farklı bitki türü bulunuyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarını ise bin yılı aşkın geçmişe sahip anıt zeytin ağaçları oluşturuyor.

“Bir zeytin ağacının gölgesinde durduğunuzda aslında bin yıllık tarihle karşı karşıya kalıyorsunuz.”

Bu ağaçların yalnızca birer bitki olmadığını, geçmişten bugüne ulaşan yaşayan bir kültürel mirası temsil ettiğini vurgulayan Önkol, koleksiyonlarında ayrıca 200 ila 300 yıllık bonsai çamları, anıt çınarlar ve farklı yaş gruplarında çok sayıda özel bitkinin bulunduğunu ifade etti.

“Bazı ağaçlar bizim için paha biçilemez”

 

Anıt zeytin ağaçlarının değerleri; yaşlarına, gövde yapılarına, formlarına ve özelliklerine göre değişiyor. Fiyatlar yaklaşık 40 bin liradan başlayarak yüz binlerce liraya kadar çıkabiliyor.

Ancak koleksiyondaki bazı özel ağaçlara ticari bir değer biçmediklerini belirten Önkol, “Bizim gözümüzde paha biçilemez dediğimiz bitkiler var. Onların maddi karşılığını belirlemiyoruz.” dedi.

“30 yıldır aynı heyecanla çalışıyorum”

 

Peyzaj sektörüyle henüz 15 yaşındayken tanışan Abdullah Önkol, yaklaşık 30 yıldır mesleğini aynı heyecanla sürdürdüğünü belirterek doğayla çalışmanın kendisi için yalnızca bir meslek olmadığını söyledi.

“Bugün yeniden meslek seçme hakkım olsa yine peyzajı seçerim. Toprakla uğraşmak, bitki yetiştirmek insanı iyileştiriyor. Bu iş bana pozitif enerji veriyor ve hayata daha güçlü bağlanmamı sağlıyor.”

Sağlıklı peyzajın temeli doğru altyapı başarılı bir peyzaj uygulaması yalnızca doğru bitkilerin seçilmesi ve dikilmesiyle sınırlı değil. Projenin uzun ömürlü olabilmesi için çalışmaların sağlam bir teknik altyapı üzerine kurulması gerekiyor.

Bu kapsamda ilk aşamada drenaj sistemleri oluşturuluyor, ardından toprak numuneleri laboratuvar ortamında analiz ediliyor. Bitki seçimlerinde ise toprağın yapısı, güneş alma süresi, iklim koşulları ve rüzgâr gibi birçok teknik kriter birlikte değerlendiriliyor.

Yanlış altyapının en değerli bitkilerin dahi kaybedilmesine yol açabileceğine dikkat çekilirken, özellikle anıt zeytin gibi yüzlerce yıllık özel ağaçların yeni yaşam alanlarına uyum sağlamasında teknik uygulamaların kritik önem taşıdığı belirtiliyor.

Peyzaj konutlara yüzde 15-20 değer katıyor

 

Peyzaj artık villa, otel ve nitelikli konut projelerinde yalnızca tamamlayıcı bir unsur değil, yatırımın önemli parçalarından biri olarak görülüyor.

Doğru planlanmış, estetik ve fonksiyonel bir bahçenin gayrimenkulün değerini yüzde 15 ila 20 oranında artırabildiğini belirten Önkol, özellikle satış ve kiralama süreçlerinde ilk izlenimin önemli olduğunu söyledi.

Nitelikli bir peyzaj uygulamasının yapıya kimlik kazandırmasının yanı sıra kullanıcıya daha kaliteli ve konforlu bir yaşam alanı sunduğuna dikkat çekti.

“Peyzaj sadece lüks projelerin işi değil”

Peyzajın yalnızca yüksek bütçeli villa, rezidans veya otel projelerine yönelik olduğu algısının doğru olmadığını ifade eden Önkol, farklı bütçelere uygun uygulamaların mümkün olduğunu söyledi.

Müstakil evlerde çim alanlar, süs bitkileri ve doğru seçilmiş ağaçlarla yüksek maliyetlere ihtiyaç duyulmadan estetik yaşam alanları oluşturulabiliyor. Burada temel unsur, mevcut bütçenin doğru projelendirilmesi ve bölgenin koşullarına uygun bitkilerin tercih edilmesi.

“Her bahçede bir zeytin ağacı olmalı”

 

Uzun ömrü ve kültürel anlamıyla zeytin ağacının peyzaj açısından ayrı bir yere sahip olduğunu belirten Önkol, “Hiç ölmeyecekmiş gibi zeytin dik.” sözünü hatırlattı.

Yavaş büyüyen ancak yüzlerce, hatta binlerce yıl yaşayabilen zeytin ağacının gelecek nesiller düşünülerek dikilmesi gerektiğini ifade ederek, “Zeytin bir bahçeye kimlik kazandırır. Aynı zamanda barışı temsil eder ve birçok inançta kutsal kabul edilir.” dedi.

Bu yönüyle zeytin ağacı yalnızca peyzajın estetik bir parçası değil, gelecek kuşaklara bırakılabilecek yaşayan bir miras niteliği taşıyor.

Türkiye sınırlarını aşan projeler

Ardıç Peyzaj, Türkiye'nin farklı bölgelerinde gerçekleştirdiği çalışmaların yanı sıra uluslararası projelerde de yer alıyor. Gürcistan, Libya ve çeşitli Arap ülkelerinde gerçekleştirilen çalışmalar, Türk peyzaj sektörünün ulaştığı uluslararası kapasiteyi ortaya koyuyor.

Sektörün özellikle üretim kalitesi, bitki çeşitliliği ve uygulama tecrübesiyle dış pazarlarda daha fazla tercih edilmeye başladığına dikkat çekiliyor.

Türkiye peyzajda ihracatçı konuma yükseldi

Türk peyzaj sektörünün son yıllardaki en önemli değişimlerinden biri de üretim ve ihracat tarafında yaşandı. Geçmişte sektörde kullanılan bitkilerin yaklaşık yüzde 90'ı ithal edilirken, bugün Türkiye önemli bir üretim ve ihracat merkezi haline gelmiş durumda. Sektördeki üretimin yaklaşık yüzde 70 ila 80'inin ihracata yönlendirildiğini belirten Önkol, başta Türkmenistan ve Özbekistan olmak üzere Orta Asya ülkeleri, Arap coğrafyası ve Avrupa'ya bitki gönderildiğini söyledi.

Türkiye'nin üretim kapasitesinin her geçen yıl güçlendiğini ifade eden Önkol, önümüzdeki 10 yıllık süreçte ihracat rakamlarının çok daha yüksek seviyelere ulaşmasını ve Türk peyzaj sektörünün küresel pazardaki konumunu güçlendirmesini beklediklerini kaydetti.

“Rekabet değil, birlikte gelişim kültürü var”

Sektörün dikkat çeken özelliklerinden biri de firmalar arasındaki dayanışma. Şirketlerin birbirlerini yalnızca rakip olarak görmek yerine bilgi, tecrübe ve ürün paylaşımıyla sektörün gelişimine katkı sunduğunu belirten Önkol, bu yaklaşımı şöyle anlattı:

“Peyzaj sektöründe hiçbir firma diğerinin gerçek anlamda rakibi değildir. Asıl rekabet daha kaliteli, daha estetik ve daha başarılı projeler ortaya koyabilmektir.”

Bir firmanın üretmediği veya elinde bulunmayan bir bitkinin başka bir sektör temsilcisinden temin edilebildiğini, benzer dayanışmanın mesleki bilgi ve deneyim paylaşımında da görüldüğünü söyledi.

Ardıç Peyzaj Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Önkol, bu iş birliği kültürünün Türkiye'nin uluslararası pazardaki rekabet gücüne katkı sağladığını belirterek, peyzaj sektörünün önümüzdeki yıllarda üretim, ihracat ve nitelikli projelerle büyümesini sürdüreceğini ifade etti.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER