© Ekonomim

Türkiye oyunda küresel güç olmaya koşuyor

Dünya genelinde oyun sektörü her geçen yıl büyümesini hızlandırırken, Türkiye de bu dev ekonomide dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor.

 

 

2025 yılında küresel oyun pazarının büyüklüğü 188,8 milyar dolara ulaşırken, sektörün 2030’a doğru 500 milyar dolarlık devasa bir hacme yaklaşması bekleniyor. Türkiye ise özellikle mobil oyun geliştirme alanında yakaladığı başarılarla Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya arasında stratejik bir üretim merkezi konumuna yükseliyor.

Avrupa'da en fazla oyun stüdyosuna ev sahipliği yapan şehirlerden biri olan İstanbul, yatırımcıları ve küresel yayıncıları Türkiye'ye çekiyor. Yazılım, yaratıcılık ve girişimciliğin buluştuğu oyun sektörü, Türkiye'nin teknoloji ihracatında stratejik bir güç haline geliyor. Gaming Istanbul (GIST) Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Devrim,Türkiye'nin son yıllarda ortaya koyduğu başarıların tesadüfi olmadığını belirterek, ülkenin küresel oyun ekosisteminde artık kalıcı bir oyuncu haline geldiğini vurguladı.

Türkiye'nin Teknoloji Üretme Kapasitesi Dünya Tarafından da Kabul Ediliyor

Bir zamanlar yalnızca tüketici konumunda olan Türkiye, bugün dünya çapında milyonlarca oyuncuya ulaşan oyunlar geliştiren ve ihraç eden bir merkez haline geldi. Özellikle mobil oyun alanında ortaya çıkan girişimler, kısa sürede küresel ölçekte ses getiren başarı hikayelerine dönüştü. İstanbul merkezli oyun stüdyolarının milyar dolarlık değerlemelerle uluslararası şirketler tarafından satın alınması, yalnızca ekonomik bir başarı olarak değil, Türkiye'nin teknoloji üretme kapasitesinin dünya tarafından kabul edildiğinin de güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Gaming Istanbul (GIST) Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Devrim, “Bugün Türkiye artık yalnızca oyun oynayan bir ülke değil, oyun geliştiren, ihraç eden ve dünya çapında rekabet eden bir teknoloji üreticisi konumunda. Son 10 yılda ortaya çıkan başarı hikâyeleri bunun en somut göstergesi oldu” dedi.

Peak, Dream, Rollic ve Loom: Bir Başarı Tesadüf Değil

Türkiye'nin küresel oyun sahnesinde adından söz ettirmesinin arkasında güçlü bir insan kaynağı, mühendislik altyapısı ve girişimcilik kültürü bulunuyor. Peak Games’in milyar dolarlık satış başarısı, Dream Games’in dünyanın en değerli mobil oyun şirketlerinden biri haline gelmesi, Rollic’in küresel başarısı ve son olarak Loom Games’in uluslararası yatırımcıların radarına girmesi, ülkede güçlü bir oyun geliştirme kültürünün oluştuğunu ortaya koyuyor. Bu başarıların, tekil örneklerin ötesine geçmiş durumda olduğunu vurgulayan Devrim, “Bugün Türkiye'de oluşan ekosistem artık kendi başarı hikâyelerini üretebilen olgunluğa ulaştı. Yeni girişimler, önceki başarıların bilgi birikimi ve deneyimiyle büyüyor. Bu da sürdürülebilir bir oyun ekonomisinin temelini oluşturuyor.” şeklinde konuştu.

Yeni Unicorn Hikayesi Dünyanın Dikkatini Çekti

Türkiye oyun sektörünün son dönemdeki en dikkat çekici gelişmelerinden biri de Loom Games oldu. TIME tarafından dünyanın en etkili şirketleri arasında gösterilen küresel mobil oyun devi Scopely’nin, İstanbul merkezli Loom Games’in çoğunluk hisselerini satın almak üzere anlaşmaya varması, uluslararası yatırımcıların Türk oyun girişimlerine olan ilgisini bir kez daha gözler önüne serdi. Loom Games tarafından geliştirilen Pixel Flow! oyunu, piyasaya sürülmesinin ardından kısa sürede 10 milyonun üzerinde oyuncuya ulaşırken, son bir yıl içerisinde ABD’de aylık gelir bazında en çok kazanan ilk 20 mobil oyun arasına giren tek casual oyun olarak dikkat çekti. Bu gelişmenin Türkiye'nin küresel oyun ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirdiğini belirten Devrim, “Bu tür satın almalar yalnızca finansal başarı anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Türkiye’de yetişen mühendislerin, tasarımcıların ve girişimcilerin dünya standartlarında işler üretebildiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

İstanbul Avrupa'nın Oyun Başkentlerinden Biri Oluyor

Yaklaşık 50 milyon oyuncuya sahip Türkiye, oyun kültürünün güçlü olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle İstanbul, oyun sektörünün merkezi konumuna yükselmiş durumda. Bugün İstanbul’un, Londra’dan sonra Avrupa’da en fazla oyun stüdyosuna ev sahipliği yapan şehirlerden biri olduğuna dikkat çeken Devrim,bu durumun uluslararası yatırımcılar açısından da önemli bir çekim merkezi oluşturduğunu söyleyerek, “Genç nüfusumuz, teknolojiye hızlı adaptasyon kabiliyetimiz ve global pazarı hedefleyen girişimcilik anlayışımız sayesinde Türkiye artık Avrupa, MENA ve Orta Asya arasında stratejik bir oyun üretim merkezi haline geldi” dedi.

2026'da 2 Milyar Doları Aşacak

Türkiye oyun sektörünün ekonomik büyüklüğü de her geçen yıl artıyor. Sektörün 2026 yılı itibarıyla 2 milyardoların üzerine çıkmasının beklendiğini belirten Devrim, bunun yalnızca kültürel bir başarı değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik değer anlamına geldiğini ifade ederek, “Oyun sektörü bugün ihracat yapan, yüksek katma değer üreten ve nitelikli istihdam sağlayan bir alan haline geldi. Türkiye'nin teknoloji ihracatında oyun sektörünün payı önümüzdeki yıllarda çok daha görünür hale gelecek.” şeklinde konuştu.

Oyun Sektörünün Geleceği Ekosistem Gücüyle Belirlenecek

Ancak sürdürülebilir büyümenin yalnızca başarılı stüdyolarla mümkün olmadığına dikkat çeken Devrim, ekosistemin tüm paydaşlarının aynı zeminde buluşmasının önemine vurgu yaparak, “Bir ülkenin oyun üssü haline gelmesi için geliştiricilerin, yatırımcıların, yayıncıların, markaların ve teknoloji şirketlerinin birlikte hareket edebileceği platformlara ihtiyaç vardır. Başarı ancak güçlü bir ekosistem inşa edildiğinde kalıcı hale gelir.”

GIST Türkiye'nin Oyun Vitrini Haline Geldi

Bu noktada 18-20 Eylül tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Gaming Istanbul’un üstlendiği rolün kritik olduğunu belirten Devrim, etkinliğin artık yalnızca bir oyun fuarı olmadığını, Türkiye oyun sektörünün dünyaya açılan kapısı haline geldiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı:

“Avrupa, MENA ve Avrasya bölgeleri arasında köprü görevi gören Gaming Istanbul; oyun stüdyolarını yatırımcılar, yayıncılar ve teknoloji şirketleriyle buluştururken, markalara da oyun dünyasıyla güçlü iş birlikleri geliştirme fırsatı sunuyor. Dünyanın en büyük sekiz oyun etkinliği arasında gösterilen Gaming Istanbul olarak hedefimiz 2030 yılına kadar dünyanın ilk beş oyun etkinliği arasına girmek.

“Oyun Bir Endüstri Olmanın Ötesinde Bir Kültüre Dönüşmeli”

Oyun sektörü artık yalnızca eğlence sektörünün bir parçası değil. Küresel ölçekte ekonomiyi, kültürü, teknolojiyi ve dijital pazarlamayı dönüştüren stratejik bir alan haline geldi. Bugün dünyada 3,6 milyar insanoyun oynuyor. Bu rakam birçok sektörün toplam kullanıcı sayısından daha büyük. Oyun artık yalnızca vakit geçirilen bir alan değil; kültürün, teknolojinin ve dijital ekonominin merkezinde yer alan bir ekosistem. Türkiye'nin önündeki en büyük fırsat da bu alanı yalnızca ekonomik değil, kültürel bir dönüşüm olarak değerlendirebilmek. Türkiye'nin sahip olduğu insan kaynağı, girişimcilik potansiyeli ve teknoloji üretim kapasitesiyle önümüzdeki dönemde dünyanın en önemli oyun merkezlerinden biri olmaya aday. Türkiye oyun sektöründe artık yükselen bir yıldız değil; küresel oyuncuların yakından takip ettiği güçlü bir merkez haline geliyor. Şimdi hedefimiz, bu başarıyı sürdürülebilir hale getirerek Türkiye'yi dünyanın lider oyun üretim merkezlerinden biri yapmak.”

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER