© Ekonomim

Türkiye ekonomisi, dikkat çekici performans sergiledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025'te küresel ticaret, diplomasi, güvenlikte ezberlerin bozulduğu dönemde Türkiye ekonomisi, dikkat çekici performans sergilemiştir." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2025 yılında küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisinin dikkat çekici bir performans sergilediğini bildirdi.

Erdoğan, JW Marriott Hotel'de Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'ne katıldı.

Burada konuşan Erdoğan, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörünün, Türkiye'nin adını dünyanın dört bir ucunda projeleriyle duyurmaya, parlatmaya ve yüceltmeye devam ettiğini belirtti.

Türk müteahhitlerinin aynı zamanda güçlü mühendislik birikimini, iş yapma kültürünü ve güvenilirliği de dünyanın farklı ülkelerine taşıdığını ifade eden Erdoğan, Türk inşaat şirketlerinin son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başardığını söyledi.

Erdoğan, firmaların iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışının şirketleri küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirdiğini vurguladı.

Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetlerinin, aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün herkesi gururlandıran bir seviyeye ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, şimdiye kadar yüzde 90'ı kendi iktidarları döneminde olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş alındığını kaydetti.

Erdoğan, yakalanan bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen kararlı şekilde sürdürdüklerini belirtti. 

"Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir"

Sektörün önemli uluslararası dergilerinden ENR tarafından hazırlanan dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinin, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescil ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Listede yer alan firma sayıları itibarıyla dünyada ikinci olduk. Önceki yıl listede 43 firmamız varken, bu yıl aynı listede 45 firmayla temsil edildik. Bir başka çarpıcı rakam şudur, ilk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, gelirler sıralamasında ise 9. sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir, 20,8 milyar doları buldu. Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösteriyor. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koyuyor. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3 bin 127 adet proje üstlenmiştir. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı."

Erdoğan, ENR dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 2025 yılı listesinde bu sene de 8 Türk şirketin yer aldığını söyledi. Şirket sayısı itibarıyla Türkiye'nin geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleştiğine dikkati çeken Erdoğan, 2017 yılında listeye yalnızca 4 firma girebiliyorken aradan geçen 8 yılda bu sayıyı iki katına çıkardıklarını kaydetti.

Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmaları ve sektörünü de canı gönülden tebrik eden Erdoğan, daha nice başarılar beklediğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz." dedi.

"Yatırım odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz"

Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği bu başarıların mevcut ekonomik konjonktürde çok daha anlamlı hale geldiğine işaret eden Erdoğan, son 4-5 yıldır dünya ekonomisinin gerçekten sancılı süreçlerden geçtiğinin altını çizdi.

Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan koronavirüs salgınının artçı sarsıntılarının henüz dinmediğini hatırlatan Erdoğan, "Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları eklendi. Çevremize şöyle bir baktığımızda, kuzeyden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim, küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur.

Enflasyon yüzde 30,89'la son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz."

Ekonomideki bu olumlu görünümün doğal olarak ticaret performansına da yansıdığını vurgulayan Erdoğan, "Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye, üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır." dedi.

2024'te 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefini, 117,2 milyar dolarla geride bıraktıklarını aktaran Erdoğan, 2025'te 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefine yıllıklandırılmış olarak, daha eylül ayında ulaştıklarını bildirdi.

Hizmetler ihracatının 2025 yılı hedefini aşarak, 122,5 milyar doları bulacağına inandığını dile getiren Erdoğan, "Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum. Her birinize müteşekkirim. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum." diye konuştu.

Erdoğan, 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedeflerini 390 milyar dolar olarak paylaştıklarını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün Bakanlığımızın tahminlerine göre, mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla bu hedefi aştığını memnuniyetle ifade etmek isterim. Bu başarıda emeği geçen tüm paydaşlarımıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm firmalarımıza bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bütün bunları hep birlikte başardık. El birliği içerisinde Türkiye'yi işte bu seviyelere getirdik. İnşallah çok daha iyi, çok daha güzel yerlerde olacağız."

"Türkiye'nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe ve en önemlisi reformları birer birer hayata geçirdikçe Türkiye'nin, kendine benzer ekonomilerden kalıcı biçimde, pozitif yönde ayrışacağını belirterek, bu sayede büyümenin, birilerinin iddialarının aksine sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacağını, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısaca 86 milyonun refahına doğrudan yansıyacağını dile getirdi.

Bu verileri, öylesine rakamlar olarak görmenin, başta burada bulunanlara ve ihracatçılara karşı büyük bir haksızlık olacağını ifade eden Erdoğan, "Gerek ihracatta gerek yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde yakaladığımız bu ivmenin gerisinde 23 yıllık büyük bir emek var, gayret var, paradigma değiştirici hamlelerimiz var." diye konuştu.

Sadece ekonomide değil, siyasi alanda, uluslararası ilişkiler alanında ve daha benzer birçok alanda ciddi ilerlemeler kaydettiklerini vurgulayan Erdoğan, Türkiye içinde istikrar ve güveni sağlamlaştırırken, dışarıda 360 derecelik geniş bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için uzun yolculuklara çıkıp, kıtalar aştıklarını, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere iş dünyasıyla adeta çıkarma yaptıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakarlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye'nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın altını çizerek ifade ediyorum, samimiyetle ifade ediyorum, Gazze'de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye'de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu, vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz.

Özellikle Suriye, istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek. Ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek. İnşallah Suriye'nin tamamında, bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. 1 milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye'nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça, bölgemizde artık çok farklı rüzgarlar esecek. Bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz."

"600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli geri döndü"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye'de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldığını, ekonomik yaptırımların kalktığını, eski rejim döneminde çöken devlet sisteminin tekrar toparlandığını söyledi.

Suriye ekonomisinin, uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattığını aktaran Erdoğan, "600 bini ülkemizden olmak üzere, milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara'nın yayımladığı son kararnameyle Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garantiye alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz." dedi.

Bu topyekun kalkınma seferberliğinin, uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine geçmesiyle birlikte daha da hızlanacağına inandığını dile getiren Erdoğan, Suriye halkının refahı için harcanması gereken kaynakların artık yer altında tünel yapmaya değil, yer üstünde okul, hastane, fırın, fabrika, yol yapmaya harcanacağına dikkati çekti.

"Devlet içinde devlet olmaz"

Erdoğan, Suriye'nin zenginliklerinin, terör tahkimatı yerine eğitim için, sağlık için, halkın refah seviyesini artıracak faydalı projeler için kullanılacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor. Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arab'ı ile Türkmen'i ile, Kürd'ü ile Nusayri'si ile kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar, artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış, bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp, çocukların arkasına saklanıp, onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır.

Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin, hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum, bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin, istismarcılara prim vermeyin, fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir."

"Suriye için en doğru yol bellidir"

Erdoğan, Türkiye'nin sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız ve seyirci kalmayacağını vurgulayarak, "Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk. Bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini, Suriye hükümetiyle yakın işbirliği içinde karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, AFAD ve Türk Kızılayın yanı sıra insani yardım kuruluşlarının da Suriye'nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzattığını ve yardım ulaştırdığını belirtti.

Suriye hükümetinin, en başta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara olmak üzere bu konuda çok büyük bir hassasiyet sergilediğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yani kimsenin zarar görmemesi, kimsenin mağdur olmaması, daha fazla kan akmadan meselenin çözülmesi için son derece sağduyulu bir yol izleniyor. Türkiye olarak bunu son derece kıymetli buluyoruz. Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak, bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabb'im yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu düşüncelerle ödül alan veya almayan burada olan veya olmayan tüm müteahhitlerimizi bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum. Türkiye Müteahhitler Birliğine, Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerine bu güzel buluşma için tekrar teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla."

Notlar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Eren, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra ödül alan firmalara ve temsilcilerine ödüllerini verdi. Tören, aile fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.

Törene, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci ve Ankara Valisi Vasip Şahin katıldı.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER