İMSAD'dan 1-7 Mart Deprem Haftası açıklaması
EKONOMİTürkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, depreme dayanıklı yapıların sadece bir yapı standardı değil, aynı zamanda güvenli bir geleceğin temel taşı olduğunu belirtti.
Türkiye İMSAD'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Küçükoğlu, toplumda deprem korkusu yerine, deprem riskini yönetme bilincinin yerleşmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de her gün onlarca, her yıl on binlerce deprem olduğunu ifade eden Küçükoğlu şunları kaydetti:
"Deprem, artık dönemsel bir başlık olarak görülmüyor; bu coğrafyada yaşamanın doğal bir parçası olarak kabul ediliyor. Bu nedenle depremi afet yönetiminin ötesinde, şehircilik, ekonomi, sosyal hayat ve kültürün ortak meselesi olarak ele alıyoruz. Depreme dayanıklı Türkiye, yalnızca sağlam binalarla kurulmaz. Aynı zamanda bilinçli bireylerle, güvenilir sistemlerle ve doğru yönlendirmelerle kurulur. Türkiye depremi biliyor, korkuyor; ancak yeterince hazırlanmıyor. Sorunumuz; bilginin, kaygının ve deneyimin davranışa dönüşmemesi. Yani toplum olarak depremi konuşuyoruz, hissediyoruz, korkuyoruz, zaman içinde korkumuzu yeniyoruz ancak topyekûn bir hazırlık kültürünü aynı kararlılıkla hayatımıza yerleştiremiyoruz."
1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında depreme dayanıklı yapıların sadece bir yapı standardı değil, aynı zamanda güvenli bir geleceğin temel taşı olduğunu belirten Küçükoğlu, Türkiye genelinde 7 bölgeden 1067 kişiyle Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırması gerçekleştirdiklerini vurguladı.
"Toplumun yüzde 45,5'i kendisini depreme hazır hissetmiyor"
Küçükoğlu, "Araştırmamız gösteriyor ki toplumun yüzde 45,5’i kendisini depreme hazır hissetmiyor. Yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor ve toplumun yarısından fazlası acil toplanma alanının yerini bile bilmiyor." açıklamasında bulundu.
Bu tablonun, riskin farkında olunsa bile hazırlık konusunda önemli eksiklerin olduğunu ortaya koyduğunu dile getiren Küçükoğlu, şehirleri ve yaşam alanları deprem etkilerine karşı dirençli kılmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.
Depremle ilgili farkındalık ve bilinçli adımlar atmayı gerektirdiğini dile getiren Küçükoğlu, "Halkımızın deprem güvenliği konusunda kalıcı bir bilinç geliştirmesi için kapsamlı ve sürekli bir seferberlik şarttır. Türkiye İMSAD olarak, tüm paydaşlarla iş birliği içinde üzerimize düşen rolü üstlenmeye hazırız." ifadelerini kullandı.
Küçükoğlu, şehirlerin sadece sağlam binalarla güvenli hale gelmeyeceğini belirterek, depreme dayanıklı şehirler inşa etmenin çok boyutlu bir yaklaşımı gerektirdiğini vurguladı.
Şehirleri depreme dayanıklı hale getirirken sadece yapıları güçlendirmenin yetmediğini altyapı, enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal yaşamı da birlikte ele almak zorunda olduklarını ifade eden Küçükoğlu, "Araştırmamıza göre toplumun yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından çok riskli görmesine rağmen, yüzde 74,5’i bugüne kadar binası için herhangi bir risk tespiti dahi yaptırmamış." ifadelerini kullandı.
Türkiye’de 2025 yılında 53 bin 262 deprem kaydedilmesi, Türkiye'nin deprem gerçeğiyle olan yakın bağını bir kez daha gösteriyor. Bu durum, afet bilincinin sürekli canlı tutulmasını ve önleyici tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesini zorunlu kılıyor. Türkiye İMSAD'ın Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci araştırması da bu tabloyu destekliyor. Araştırmaya göre, toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı taşıyor.
İlginizi Çekebilir