Gerilimler, ABD'de benzin fiyatlarını yukarı çekti
EKONOMİOrta Doğu'da tırmanan gerilim, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini en üst seviyeye taşırken, petrol fiyatlarındaki yükseliş ABD'de benzin fiyatlarını artırdı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonları ve Tahran'ın bu duruma karşılık vermesi, dünya petrol sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği doğrudan etkiledi.
Bölgede tanker trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küresel petrol arzının yaklaşık beşte biri kesintiye uğrarken, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak gibi üreticilerin sevkiyatları aksadı.
Bazı rafineriler üretimi kısmen durdurdu veya stoklarını doldurmak zorunda kaldı. İran'ın misillemeleri sonucu komşu ülkelerdeki enerji altyapısının zarar görmesi arz daralmasını daha da derinleştirdi.
Çatışmanın patlak vermesinden bu yana 30 dolar civarında yükselen Brent petrolün varil fiyatı 114 doların üzerini gördü.
Gerilimin yakında sona erebileceği beklentileriyle petrol fiyatları düştü
ABD Başkanı Donald Trump, dün CBS News kanalına verdiği mülakatta savaşın yakında bitebileceğini ima ederek, "Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum. Donanmaları yok, iletişimleri yok, hava kuvvetleri yok." değerlendirmesini yaptı.
Trump, İran konusunda ilk başta öngörüde bulundukları hedeflere 4-5 haftalık süreden "çok daha erken" ulaştıklarını iddia etti.
Hürmüz Boğazı'na ilişkin de önemli mesajlar veren Trump, "Boğazın kontrolünü ele geçirmeyi düşündüğünü" belirtti. Dün 120 dolara yaklaşan Brent petrolün varil fiyatı, Trump'ın savaşın yakında bitebileceğini ima etmesi sonrasında 84 doların altına kadar geriledi.
Miami'de düzenlediği basın toplantısında da açıklamalarda bulunan Trump, İran'ın nükleer ve füze kapasitesi ile donanmasını "yok ettiklerini" savunarak, "savaşın çok yakında sona ereceğini" belirtti.
Trump, "Dünyaya enerji ve petrol akışını sürdürmeye odaklanıyoruz ve terörist bir rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına izin vermeyeceğim. İran bunu yapmaya kalkışırsa, çok daha sert bir şekilde karşılık görecek." diye konuştu.
Orta Doğu'da askeri hareketliliğin devam etmesi ve arz kesintilerinin sürmesi halinde Brent petrolün 150 dolar bandına kadar çıkabileceği senaryoları dile getiriliyordu.
ABD'de benzin fiyatları bir haftada belirgin şekilde arttı
Analistler, petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık artışın, ABD'de pompa fiyatlarını yaklaşık 2,5 sent etkilediğini belirtti.
Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de benzinin ortalama fiyatı geçen haftaya göre yüzde 16 artarak galon başına 3,48 dolara ulaştı.
Ülkede benzinin ortalama fiyatı bir hafta önce galon başına 2,99 dolar ve bir ay önce ise 2,90 dolar seviyesindeydi.
ABD genelinde akaryakıt maliyetleri eyaletlere göre farklılık gösterirken, en pahalı benzini California kullanıyor. California'da benzinin ortalama fiyatının galon başına 5,20 doları bulduğu görülüyor.
California'yı 4,63 dolarla Washington eyaleti ve 4,52 dolarla Hawaii takip ediyor. Nevada ve Oregon da ortalama benzin fiyatının galon başına 4 dolar sınırını geçtiği eyaletler arasında yer alıyor.
Arkansas, Missouri, Oklahoma ve Kansas'ta ise benzinin ortalama fiyatı galon başına 3 dolar sınırının hemen altında kalmayı sürdürüyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, binek araçlarda kullanılan benzinin yanı sıra lojistik sektörü için önemli olan dizele ve havacılık sektöründe kullanılan jet yakıtına da doğrudan yansıyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon açısından yakından izleniyor
Hürmüz Boğazı'nda tankerlerin bölgeden çıkış yapamaması, dünya genelinde ham petrol arzında daralmaya yol açarak fiyat baskısını artırıyor. Enerji maliyetlerindeki artış, makroekonomik dengeler açısından da yakından takip ediliyor.
ABD Merkez Bankasının (Fed) uzun süredir yüzde 2 hedefine çekmeye çalıştığı enflasyonun, enerji kalemindeki bu artışla birlikte yeniden yukarı yönlü bir baskı altına girebileceğinden endişe duyuluyor.
Akaryakıt fiyatları, ulaşım maliyetlerini artırdığı için gıda ve diğer temel tüketim ürünlerinin lojistik giderlerini de yukarı çekme potansiyeline sahip bulunuyor.
ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocakta yıllık yüzde 2,4 artarak yavaşlama sinyali verse de tarifelerin ardından yaşanabilecek uzun süreli bir enerji şoku ihtimali enflasyonun hedeflenen patikadan sapma riskini artırıyor.
Analistler, çatışma kısa sürede yatışırsa fiyatların birkaç hafta içinde gerileyebileceğini, ancak ABD'nin "koşulsuz teslimiyet" dışında anlaşma kabul etmemesi ve tanker koruma vaatlerine rağmen boğaz trafiğinin hala riskli olmasının piyasalarda belirsizlik unsuru olduğunu belirtiyor.
Yüksek petrol fiyatlarının enflasyona etkisi, fiyatların boyutuna ve süresine bağlı
American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin, yaptığı açıklamada, yüksek petrol fiyatlarının enflasyona etkisinin fiyatların ne düzeyde ve ne kadar süre yüksek kalacağına bağlı olacağını söyledi.
Genel olarak, petrol fiyatlarındaki şokların, 1970'lerde olduğu gibi para politikasıyla dengelenmedikçe, enflasyonda ve enflasyon beklentilerinde sürdürülebilir artışlara yol açmayacağına işaret eden Kamin, "Bu nedenle, İran savaşı sona erdiğinde ve petrol fiyatları düştüğünde, enflasyonun yeniden yüzde 2 hedefi doğrultusunda gerilemeye başlayacağını tahmin ediyorum. Bu tahmin, yeni bir gümrük vergisi dalgasının yaşanmayacağını da varsayıyor." diye konuştu.
Kamin, Fed açısından geçici olması beklenen bir petrol fiyatı şokuna yönelik standart reçetenin, "ne sıkılaştırma ne de gevşetme" yönünde bir adım atmak olduğunu vurguladı.
Fed'in son zamanlarda zaten baskı altında olduğuna işaret eden Kamin, "İstihdam artışı düşerken, enflasyon hedeflerin üzerinde seyrediyor. Bu nedenle, mevcut petrol şokunun Fed'in önümüzdeki birkaç toplantıda faiz oranlarını değiştirmeme eğilimini güçlendireceğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
"Çatışma ne kadar uzun sürerse fiyat baskısı o kadar hissedilecek"
Oxford Economics ekonomistleri Bernard Yaros ve Sara Godfrey tarafından hazırlanan analizde de ABD ekonomisinin dirençli kalacağı ancak petrol fiyatlarındaki artışın düşük ve yüksek gelirli tüketiciler arasındaki ayrışmayı daha da belirginleştireceği belirtildi.
Olayların benzin talebinin düşük olduğu bir dönemde yaşandığına işaret edilen analizde, ancak çatışma ne kadar uzun sürerse, hanehalklarının yüksek pompa fiyatlarının baskısını o kadar fazla hissedeceği aktarıldı.
Analizde, yüksek petrol fiyatlarının reel gelir şoku ve artan belirsizlik nedeniyle yatırım ve istihdamı yavaşlatma riski taşıdığına da işaret edildi.
İran çatışmasına rağmen temel öngörünün Fed’in yıl ortasına kadar faiz indirimlerine yeniden başlaması yönünde olduğu belirtilen analizde, Fed'in yüksek petrol fiyatlarından kaynaklanan enflasyon artışını tek seferlik bir durum olarak değerlendireceği, ancak şimdiye kadar sakin seyreden uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki herhangi bir harekete karşı tetikte olacağı ifade edildi.
İlginizi Çekebilir