<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Ekonomim, Ekonomi Haberleri, Borsa, Döviz, Altın Bilgileri</title>
        <link>https://www.ekonomim.net/</link>
        <description>Ekonomim, Dünyadan ve Türkiye&#039;den ekonomi haberleri, sektörel gelişmeler, ekonomik durumlar ve son dakika gündem haberleri ekonomim.net</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Küresel merkez bankaları peş peşe faiz kararlarını açıklayacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-merkez-bankalari-pes-pese-faiz-kararlarini-aciklayacak-11379</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-merkez-bankalari-pes-pese-faiz-kararlarini-aciklayacak-11379</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gerilimler küresel enflasyon ve büyüme görünümünü olumsuz etkilerken küresel merkez bankalarının bu hafta alacağı para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji fiyatları üzerinden enflasyonist baskıları artırabileceğine yönelik endişeler ile ABD yönetiminin uygulamaya aldığı tarifelerin fiyat artışlarını hızlandırabileceğine ilişkin soru işaretleri, küresel merkez bankalarının bu hafta vereceği mesajların önemini artırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'da yeniden yükselen gerilim nedeniyle geçen hafta petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması, küresel enflasyon görünümüne ilişkin riskleri artırarak merkez bankalarının para politikalarında hareket alanını daralttı. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği değerlendirilirken para otoritelerinin fiyat istikrarını önceleyen söylemlerini koruması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özellikle enflasyon görünümü, enerji fiyatlarının para politikasına etkisi ve faiz patikasına ilişkin verilecek sinyallerin küresel varlık fiyatları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu çerçevede yatırımcıların odağı, bu hafta açıklanacak ABD Merkez Bankasının (Fed), Japonya Merkez Bankasının (BoJ) ve İngiltere Merkez Bankasının (BoE) para politikası kararlarına çevrildi. Karar metinleri ile merkez bankası yetkililerinin yapacağı açıklamaların, yılın geri kalanına ilişkin faiz patikasına yönelik beklentileri şekillendirmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fed'in mesajları küresel piyasaların yönü açısından kritik olacak</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel finans mimarisinde belirleyici konumda bulunan Fed'in çarşamba günü alacağı para politikası kararı, piyasaların en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in politika faizini bu toplantıda yüzde 66 ihtimalle sabit bırakacağı öngörülürken bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentiler gücünü koruyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümüne yönelik riskleri artırması da bu beklentileri destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kararın ardından Fed Başkanı Kevin Warsh'un yapacağı sözlü yönlendirmeler ise piyasalar açısından büyük önem taşıyor. Yatırımcılar, Warsh'un yönlendirmelerinde bankanın eylül, ekim ve aralık toplantılarındaki olası adımlarına ilişkin ipuçları arayacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Warsh, Fed Başkanı olarak kameraların karşısına geçtiği ilk toplantısında önemli açıklamalarda bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Warsh, ileriye dönük yönlendirme yapmaktan kaçınırken basın toplantısında birçok kez "fiyat istikrarı" ifadesini kullanmıştı. Ayrıca Warsh, "Fiyat istikrarı hedefimizi gerçekleştirme kapasitesine ve kararlılığına sahibiz, tam olarak yapacağımız şey de budur." değerlendirmesinde bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'da ECB'nin ardından gözler BoE'de</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmeler, Avrupa tarafında para politikalarının şekillenmesini etkiledi. Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB), 3 temel politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda sabit bıraktı. Karar sonrasında ECB Başkanı Christine Lagarde, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle yaşanan enerji şokunun enflasyona ilişkin tam etkilerinin henüz ortaya çıkmadığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Lagarde, belirli bir faiz patikasına önceden bağlı olmadıklarını dile getirerek, "Faiz kararlarımız gelecek ekonomik ve finansal veriler ışığında enflasyon görünümüne ve bu görünüm etrafındaki risklere, temel enflasyon dinamiklerine ve para politikasının ekonomiye aktarım gücüne ilişkin değerlendirmelerimize dayanacak." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ECB'nin geçen hafta aldığı faiz kararının ardından gözler, perşembe günü para politikası kararını açıklayacak BoE'ye çevrildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Para piyasalarındaki fiyatlamalarda BoE'nin bu toplantıda politika faizini sabit bırakmasına kesin gözüyle bakılırken piyasa beklentileri yıl sonuna kadar bankanın bir faiz artırımına gideceğine işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan İngiltere'de yeni Başbakan Andy Burnham göreve başladı. Burnham, ülke ekonomisini devletin rolünü güçlendirecek yeni bir modelle büyütme hedefini gözetiyor. Yeni Başbakan, ekonomik karar alma gücünün bölgelere yayılması, ülkenin yeniden sanayileştirilmesi ve kamu politikalarının yerli üretimi destekleyecek şekilde kullanılmasını amaçlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya'da gözler BoJ'un kararında</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki gelişmelerin dolaylı etkileri Asya ekonomilerinde de hissedilirken Japonya'da enflasyonist baskıların sürmesi ülkede faiz patikasına yönelik beklentilerin şahin kanatta kalmasına neden oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Japonya'da yıllık enflasyon haziranda yüzde 1,7'ye yükselerek son 6 ayın en yüksek seviyesini gördü. Ülkede hızlanan çekirdek enflasyon da enerji maliyetlerinin ekonominin geneline yansımaya devam ettiğini gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziran toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 1'e yükselterek 31 yılın en yüksek seviyesine çıkaran BoJ'un cuma günkü toplantısında temkinli duruş sergilemesi bekleniyor. Para piyasalarında, BoJ'un yıl sonuna kadar bir kez faiz artışı yapabileceği fiyatlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan dolar, yen karşısında 40 yılın en yüksek seviyelerinde seyrederken yendeki bu değer kaybı Japon ekonomi yönetiminin karar almasını zorlaştırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen hafta 164'e yaklaşarak 40 yılın en yüksek seviyelerinde işlem görmeye devam eden dolar/yen paritesi, Japon ekonomi yönetiminin kura müdahale etme ihtimalini masada tutuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle küresel merkez bankalarının bu hafta atacağı adımlar piyasalarda dikkatle izlenecek. Analistler, karar metinleri ve merkez bankası başkanlarının açıklamalarında kullanılacak tonlamanın piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını belirtiyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-merkez-bankalari-pes-pese-faiz-kararlarini-aciklayacak-1785230974.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sigorta sektörünün 2 trilyon lira prim ile kapanması öngörülüyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/sigorta-sektorunun-2-trilyon-lira-prim-ile-kapanmasi-ongoruluyor-11377</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/sigorta-sektorunun-2-trilyon-lira-prim-ile-kapanmasi-ongoruluyor-11377</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, bu yılı 2 trilyon liraya yaklaşan bir prim üretimi hacmiyle kapatmayı öngördüklerini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TSB verilerine göre, sigorta sektörü, 2026 yılının ilk yarısında 743 milyar 851,9 milyon lira prim üretti. Geçen yılın aynı döneminde 576 milyar 846,5 milyon lira olan üretim nominal olarak yüzde 29 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemdeki toplam prim üretiminin yüzde 84,6'sını hayat dışı, yüzde 15,4'ünü ise hayat grubu oluşturdu. Hayat grubu yüzde 46,2, hayat dışı ise yüzde 26,2 büyüdü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AA muhabirine sigorta sektörünün yılın ilk 6 aylık performansıyla gelecek dönem hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TSB Başkanı Yaşar, bu yıl haziran ayı itibarıyla sigorta sektörünün yaklaşık 744 milyar liralık prim üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, bunun 629 milyar lirasının hayat dışı sigortalardan, geri kalan kısmının ise hayat sigortalarından elde edildiğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, sigorta şirketlerinin bazı branşlardaki rekabetine değinerek, "Aslında Türk sigorta sektörünün risklerin arttığı bu dönemde sigortalılarımıza ya da sigortalı adaylarımıza sigortalı olmak için iyi bir fırsat tanıdığı bir dönemin içerisindeyiz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trafik ve kasko sigortalarında diğer branşlara göre reel büyümenin daha düşük kaldığını ifade eden Yaşar, "Bunda tabii hem şu andaki enflasyonist ortamın etkisi hem de kredilerdeki daralmanın etkisi var. Dolayısıyla yeni araç alım satımında görece dönemsel olarak bir daralma var. Bunlar bu branşlardaki daralmaya sebep oluyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Vatandaşlarımızın sağlık sigortasına olan ilgisi artıyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, sigorta farkındalığının en çok arttığı branşların başında sağlık sigortalarının geldiğini dile getirerek, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Özellikle tamamlayıcı sağlık alanında vatandaşlarımızın talepleri, ihtiyaçları, sağlık sigortalarının giderek daha çok büyüyen bir branş olmasını ortaya koyuyor. Vatandaşlarımız, sağlık sigortaları alanında sisteme ne kadar erken girerlerse ve sistemde ne kadar kalıcı olurlarsa sürdürülebilirliği o kadar sağlayabileceklerini öğrenmiş oldular, farkındalıkları artmış oldu. Görece kampanya poliçeleri diyebileceğimiz birtakım poliçelerin geçtiğimiz dönemlerde piyasaya sunulmuş olması ve onun devamlılığının gelmesi adetsel olarak birtakım küçülmeleri bize gösterse de bunun aslında nitelikli sağlık poliçeleri açısından, hem özel sağlık sigortaları hem tamamlayıcı sağlık sigortaları açısından değerlendirdiğimizde, artan bir trend içerisinde olduğunu görüyoruz. Vatandaşlarımızın sağlık sigortasına olan ilgisi artıyor. Çünkü bir yandan nüfusumuz yaş alıyor. Dolayısıyla bizim daha çok sağlık sigortalarına ihtiyacımızı artırıyor ki önümüzdeki dönemde aynı zamanda yaşlı bakım sigortalarına olan ihtiyacımız da artıracak. Bunlar da bizim büyüme alanlarımızın içerisinde olan branşlar."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türk sigorta sektörü 3,5 trilyon liralık bir fon büyüklüğüne sahip"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TSB Başkanı Yaşar, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) devlet katkısının düşürüldüğünü anımsatarak, "Bireysel emeklilik sigortalarında yılbaşında devlet katkısında 10 puanlık azalma söz konusu oldu. Yüzde 30'dan yüzde 20'ye düştü. Fakat burada bizim beklediğimiz gibi özellikle bireysel emeklilik sigortalarını satan sigorta şirketlerimizin, özel emeklilik sigorta şirketlerimizin performanslarıyla yeni satışlarla burada bir poliçe kaybına yani toplam hacim kaybına rastlamadık. Bu sevindirici." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BES'te katılımcı sayısı ve sözleşme sayısının arttığına dikkati çeken Yaşar, "BES'te 2,5 trilyon lira civarında bir fonumuz var. Otomatik Katılım Sistemi'nde her ne kadar henüz 100 milyar liralık bir fon olsa da katılımcı sayısında artışlar yaşıyoruz ve bu alandaki özellikle önümüzdeki dönemde Tamamlayıcı Emeklilik Sistemine giden yoldaki çalışmalarımızı da bir yandan sürdürüyoruz." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Finansal piyasaların derinleşmesi ve dayanıklılığın artması, manipülasyonların azalması açısından bireysel emeklilik fonlarının ve sigorta fonlarının çok büyük önemi olduğunu aktaran Yaşar, sigorta fonlarının uzun dönemli, uzun kaynaklı fonlar olduğunu ve bu fonların büyüyor olmasının sadece sigorta sektörü açısından değil ekonomik açıdan da önemli olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, BES fonlarının 2,5 trilyon lira ve sigorta şirketlerinin diğer fonlarının yaklaşık 1 trilyon lira olduğunu dile getirerek, "Türk sigorta sektörü, sigorta şirketlerimizin diğer fonlarıyla birlikte toplam 3,5 trilyon liralık bir fon büyüklüğüne sahip. Bu haliyle bile Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı durumunda." açıklamasını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Topyekün sigortacılığı büyütmek adına da çalışmalar var"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, hayat ve hayat dışı alanında katılım sigortacılığının konvansiyonel sigortacılığa göre daha hızlı büyüdüğüne işaret ederek, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin büyüme oranlarının daha yüksek olduğunu gördüklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BES tarafında da vatandaşların oransal olarak yüzde 30'lardan daha yüksek bir miktarda katılım fonlarını tercih ettiklerini bildiren Yaşar, "Bu rakamlar katılım sigortacılığı açısından umut verici. Bu alanda Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) birtakım yeni geliştirmeler ve düzenlemeler içinde. Sektörle istişare ettiği alanlar var. Özellikle katılım sigortalarına erişimi, ulaşımı hızlandırmak, kolaylaştırmak ve vatandaşlarımızın bu alandaki farkındalığını artırarak, tercihlerini çoğaltarak topyekün sigortacılığı büyütmek adına da çalışmalar var." değerlendirmelerinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Sigorta yoluyla önce dirençli şehirlere ulaşmamız lazım"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, SEDDK'nin, trafik sigortalarındaki değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların asgari seviyeye indirilmesi ve tazminat süreçlerinin etkin, adil ve hızlı şekilde yönetilmesi amacıyla hazırlanan eylem planı kapsamındaki yapısal reformlarını hatırlatarak, yapılan düzenlemelerin sektör için hızlı ve önemli çözümler olduğundan bahsetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ufak trafik kazası olduğunda bile hemen kendilerini telefonla arayan ya da kaza yerine gelerek kendisinden vekaletname almaya çalışan birtakım yapılarla karşı karşıya olunduğunu aktaran Yaşar, "Bunların uzun yıllardır organize bir şekilde hareket ettikleri artık gayet aşikar bir şekilde ortada. Dolayısıyla bu yapılarla mücadele açısından hem Kişisel Verileri Koruma Kurulumuzun aldığı ilke kararı hem de SEDDK'nin bu konuda yaptığı yeni düzenlemeler artık bu örgütlerle mücadeleyi ve hukuki yollarla, savcılık aşamalarıyla bunlarla mücadelenin önünü açmış durumda." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, geçen hafta sonunda duyurulan Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) hattı uygulamasının da 1 Eylül'de kullanılmaya başlayacağını anımsattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, Türkiye'nin bulunduğu jeopolitik konum ve dünyadaki iklim değişikliğine de değinerek, koruma açıklarının hızla kapatılması gerektiğini, zorunlu deprem sigortasında yüzde 58'ler civarında bir sigortalılık oranı olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremleri anımsatan Yaşar, "Antakya'da gördük, depremden birkaç hafta sonra hızla yükselen sigortalılık oranları tekrar 2 ay geçmeden sönümlenmeye başladı ve aşağıya düştü. Yani vatandaşlarımız maalesef bu gerçeği görmezden geliyor. Sigortalılık oranını artırmamız lazım. Hepimizin refahı, ülkemizin refahı ve sürdürülebilirlik açısından, en medeni enstrüman olan sigorta yoluyla önce dirençli şehirlere ulaşmamız lazım. Kentsel dönüşüme ihtiyacımız var. Kentsel dönüşümün gerçekleşebilmesi için de bina tamamlama sigortasına ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, sadece deprem sigortasının değil aynı zamanda Türkiye'de yaşanabilecek doğal afetler için de koruma açığını kapatacak Zorunlu Afet Sigortasına (ZAS) yönelik çalışmaları da tamamladıklarını vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ahmet Yaşar, "Bir an önce ZAS'ın yasalaşmasını ve ülkemizin koruma açıklarının kapanmasına önemli bir işlev sağlamasını ve COP31'e giderken de bu işin hayata geçmiş olmasını istiyoruz ve bekliyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"2030 yılı hedeflerinde 50 milyar dolarlık bir prim hacmine ulaşma hedefimiz var"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TSB Başkanı Yaşar, primsel olarak reel büyümeyi gerçekleştiremeseler de ön göstergelerin adetsel büyümelerin başladığını gösterdiğine dikkati çekerek, bu büyümenin devam edeceğini beklediklerini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">2025'te 1,2 trilyon liralık prim üretimi gerçekleştirdiklerini, 31 milyar dolarlık bir üretim hacmine ulaştıklarını hatırlatarak, "Bu yılı 1,7 trilyon lira, 1,8 trilyon lira yani 2 trilyon liraya yaklaşan bir prim üretimi hacmiyle kapatacağımızı düşünüyoruz. Birliğimizin ortaya koyduğu 2030 yılı hedeflerinde 50 milyar dolarlık bir prim hacmine ulaşma hedefimiz var. Dolayısıyla dolar bazında da bu sene büyümeyi gerçekleştireceğimize inanıyorum. 2025 yılını yüzde 2,68 penetrasyon oranıyla kapatmıştık. Bu yıl asıl hedefimiz olan yüzde 5'lere biraz daha yaklaşacağımıza inanıyorum." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"6 milyon sigortalımızın ilk defa sigortayla tanıştığını görüyoruz"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşar, SEDDK ile bir yandan yeni sigorta ürünleri, türleri, alanları oluştururken bir yandan da düzenlemelerdeki mevzuattaki eksikliklerinin giderilmesi konusunda yakın çalışma içinde olduklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Artık bütünleşik sigorta adını verdikleri "gömülü sigortacılık" diye bilinen sigorta alanlarında birtakım geliştirmeler olacağını ifade eden Yaşar, "Bugüne kadar mevzuatın el verdiği alanlarda 6 milyon sigortalımızın ilk defa sigortayla tanıştığını ve elektronik cihaz sigortalarında, cep telefonu sigortalarında, beyaz eşya sigortalarında 'gömülü sigortacılık' uygulamalarıyla sigorta sistemiyle tanıştığını görüyoruz. Bu uygulamaların daha da derinleşmesini ve birçok hizmet ve malın bu manada sigortalanabilir olmasını sağlamaya çalışacağız." ifadelerini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/sigorta-sektorunun-2-trilyon-lira-prim-ile-kapanmasi-ongoruluyor-1785230719.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gözler ABD&#039;deki &quot;CLARITY Act&quot; sürecinde</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/gozler-abddeki-clarity-act-surecinde-11374</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/gozler-abddeki-clarity-act-surecinde-11374</guid>
                <description><![CDATA[Kripto para piyasası jeopolitik gerilimlerin azaldığı ve ABD Merkez Bankasının (Fed) endişe edildiği kadar "şahin" olmayacağına dair iyimserlikle yılın ikinci yarısına hızlı başlarken, gözler ABD'deki "CLARITY Act" yasa tasarısına çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kripto para piyasası yılın ikinci yarısına hızlı başlarken gözler ABD'deki "CLARITY Act" sürecinde</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kripto para piyasası jeopolitik gerilimlerin azaldığı ve ABD Merkez Bankasının (Fed) endişe edildiği kadar "şahin" olmayacağına dair iyimserlikle yılın ikinci yarısına hızlı başlarken, gözler ABD'deki "CLARITY Act" yasa tasarısına çevrildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kripto para piyasası, bu yıl genel olarak satış baskısı altında kalmasına karşın yılın ikinci yarısına hızlı başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de enflasyonun yavaşlamasıyla Fed'in faiz artırımlarını öteleyeceğine dair öngörülerin güçlenmesi yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesini sağlarken bu durumun likidite koşullarını da olumlu etkilemesi bekleniyor. Bu gelişme, kripto para piyasasına talebin artmasında etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD ile İran arasındaki gerilimin hafiflemesi de yatırımcıların riskli varlıklara yönelmesini destekledi. Bu durum da kripto para piyasasını destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tarafların saldırıları durdurmasıyla petrol fiyatları 90 dolar seviyesinin altına gerilerken bu gelişmeler Fed'in sıkı para politikası uygulayacağına dair endişeleri hafifletti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu arada, küresel enerji arzına yönelik tehdide rağmen kripto para yatırımcılarının büyük jeopolitik şoklar sırasında sıkça gerçekleşen panik satışlarından kaçındığı görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Jeopolitik risklerin yoğunlaştığı bir dönemde kripto para piyasasında yükselişlerin olması, yatırımcıların son gerginlikleri henüz dijital varlıkları terk etmek için bir neden olarak görmediklerini gösteriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Diğer taraftan, ABD Senatosu Bankacılık Komitesi'nin sektöre yasal netlik kazandırmayı hedefleyen ve "CLARITY Act" olarak bilinen yasa tasarısına bağlı yeni etik kuralların ABD Başkanı Donald Trump tarafından onaylandığına dair haber akışı kripto para piyasasındaki iyimserliği destekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle kripto para piyasasında tüm kripto paraların toplam değerini ifade eden Total Market, haziran ayı sonuna göre 135,8 milyar dolar artarak 2 trilyon 172,4 milyar dolara çıkarken, bitcoin yüzde 8,2 artışla 63 bin 462 dolara, ethereum yüzde 19,8 yükselişle 1.888 dolara, ripple de yüzde 1,9 artarak 1,05 dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Total Market, yılın ilk yarısında 900 milyar doların üzerinde azalmıştı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Total Market, bu yılın ilk yarısında 919 milyar 860 milyon dolar azalarak 2 trilyon 36 milyar 610 milyon dolara gerilemişti. Yılın ilk yarısında ABD/İsrail-İran Savaşı ile tırmanan jeopolitik gerilim, artan enflasyonist baskılar, merkez bankalarının sıkı para politikalarına adım atması, dolara olan talebin artması ve tahvil faizlerindeki yükseliş yatırımcıların riskli varlıklardan çıkmasına neden oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dijital varlıklarda uzmanlaşmış bir finansal hizmet sağlayıcısı ve varlık yöneticisi şirketi olan CoinShares Araştırma'nın Başkanı James Butterfill, "Kripto para piyasasında son zamanlarda görülen pozitif seyir Fed'in para politikası beklentileriyle yakından bağlantılı." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de açıklanan TÜFE ve ÜFE verilerinin beklentilerin altında gelmesiyle enflasyon öngörülerinin gerilediğini belirten Butterfill, bitcoinin fiilen uzun vadeyi kapsayan bir varlık olduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Butterfill, "Bu nedenle, faiz oranlarının yükseleceğine dair beklentilerin azalması altın için olduğu gibi bitcoinin fiyatı için de destekleyici bir etki yaratma eğiliminde." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Kripto varlık piyasalarının bugün en fazla ihtiyaç duyduğu unsur, açık ve öngörülebilir bir düzenleyici çerçeve"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CoinTR Üst Yöneticisi Ali Eşelioğlu da CLARITY Act sürecinin yalnızca ABD'nin kripto varlıklara yönelik düzenleme gündemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CLARITY Act'ın dijital varlık piyasalarının hangi hukuki çerçevede gelişeceğine ilişkin küresel ölçekte önemli referans oluşturabilecek bir süreç olduğunu ifade eden Eşelioğlu, bu açıdan bakıldığında ABD Senatosu'nda güncellenen taslak metnin yayımlanmasının düzenleme çalışmalarının somut şekilde ilerlemeye devam ettiğini göstermesi bakımından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Taslağın farklı komitelerin çalışmalarını ortak bir metinde birleştirmesi ve müzakere sürecinde öne çıkan bazı başlıklara ilişkin revizyonlar içermesinin tarafların uzlaşı arayışını sürdürdüğüne işaret ettiğini dile getiren Eşelioğlu, bundan sonraki süreçte tüm dikkatlerin ABD Senatosu'na çevrilmiş durumda olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Eşelioğlu, ABD Kongresi'nin ağustos ayında tatile girecek olmasının CLARITY Act açısından kritik bir zaman penceresi oluşturduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tasarının 7 Ağustos öncesinde Senato'dan geçememesi halinde düzenleme sürecinin kasım ayındaki ara seçim takviminin de etkisiyle ileri bir tarihe ötelenmesi ihtimalinin bulunduğunu belirten Eşelioğlu, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Bu nedenle önümüzdeki günler, yalnızca tasarının geleceği açısından değil, ABD'nin dijital varlıklara yönelik düzenleyici yaklaşımının hangi takvimde şekilleneceği bakımından da yakından takip edilecek. Kripto varlık piyasalarının bugün en fazla ihtiyaç duyduğu unsur, açık ve öngörülebilir bir düzenleyici çerçeve. Hukuki belirsizliklerin azalması, yatırımcı güvenini artırırken kurumsal sermayenin sektöre girişini kolaylaştırma ve inovasyonun önünü açmanın da temel koşullarından biri. CLARITY Act'in önemi yalnızca yeni kurallar getirmesinden değil, dijital varlık piyasalarına uzun vadeli bir hukuki zemin oluşturma hedefinden kaynaklanıyor. ABD'nin atacağı adımların yalnızca kendi piyasasını değil, regülasyon hazırlığında olan birçok ülkenin yaklaşımını da etkileyeceğine inanıyorum."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/gozler-abddeki-clarity-act-surecinde-1785230217.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel ticari sigorta fiyatları düştü</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-dustu-11366</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-dustu-11366</guid>
                <description><![CDATA[Müşterilerinin sektörlerine özgü risklerini etkin biçimde yönetmelerine yönelik yaratıcı çözümler sunan Marsh’ın yayımladığı “Küresel Sigorta Piyasa Endeksi”ne göre, küresel ticari sigorta fiyatları 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 6 düşüş göstererek üst üste sekizinci çeyrekte de geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk danışmanı Marsh, ‘Küresel Sigorta Piyasası Endeksi’nin 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, küresel sigorta fiyatları 2026’nın ilk çeyreğindeki %5'lik düşüşün ardından, 2026'nın ikinci çeyreğinde ortalama %6 düştü. Sabit kıymet sigorta fiyatları %12 azalırken, sorumluluk sigorta fiyatları büyük ölçüde ABD'deki piyasa dinamikleri nedeniyle %2 arttı. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">2026'nın ikinci çeyreği, tüm branşlarda kapasite fazlası ve yoğun rekabet nedeni ile art arda fiyat düşüşü yaşanan sekizinci dönem oldu. Rapora göre; yüksek karlılık, sermaye fazlası, düşük reasürans maliyetleri ve yüksek yatırım getirileri, rekabeti artırıyor. </span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784967367_Yesim_Aksut.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">2026 yılının ikinci çeyreğinde sigorta fiyatları tüm bölgelerde yıllık bazda geriledi. En yüksek düşüş %16 ile Hindistan, Orta Doğu ve Afrika (IMEA) bölgesinde gerçekleşirken, Pasifik ile Latin Amerika ve Karayipler (LAC) bölgelerinde fiyatlar sırasıyla %13 ve %9 azaldı. İngiltere'de fiyatlar %8, Kanada'da %7, Avrupa'da %6 ve Asya'da %5 geriledi. ABD'de ise 2026 yılının ilk çeyreğinde %1 olan düşüş, ikinci çeyrekte %2'ye yükseldi. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">Raporda öne çıkan diğer bulgular ise şöyle; </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:circle">
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">Sabit kıymet sigorta fiyatları, 2026 yılının ilk çeyreği ve 2025 yılının dördüncü çeyreğinde kaydedilen %9'luk düşüşlerin ardından, 2026 yılının ikinci çeyreğinde %12 oranında geriledi. Beş bölgede çift haneli fiyat düşüşleri görüldü: IMEA (%19), Pasifik (%15), Latin Amerika ve Karayipler (LAC) (%14), ABD (%13) ve İngiltere (%11). Avrupa'da (%9), Kanada'da (%8) ve Asya'da (%5) da fiyatlar düşüşünü sürdürdü.</span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:48px">&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:circle">
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">Sorumluluk sigortası fiyatları, 2026 yılının ikinci çeyreğinde küresel ölçekte %2 artarak, ilk çeyrekte kaydedilen %3'lük artışın altında kaldı. Aynı dönemde ABD hariç tüm bölgelerde fiyat düşüşleri gözlemlenirken, ABD'de sorumluluk sigortası fiyatları %7 arttı (ilk çeyrekte %9). ABD bağlantılı risklerde underwriting süreçleri daha sıkı değerlendirilirken, fiyatlandırma üzerindeki baskı da devam etti. Piyasada kapasite bulunmasına rağmen, risk kalitesi ve program yapısına bağlı olarak daha seçici bir yaklaşım benimsendi.</span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:48px">&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:circle">
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">Finansal sigortalar ve mesleki sorumluluk sigortası fiyatları, önceki çeyrekte kaydedilen %5'lik düşüşün ardından 2026 yılının ikinci çeyreğinde %3 geriledi. Uzun süredir devam eden fiyat indirimlerinin ardından piyasa koşulları daha dengeli bir görünüm kazanırken, underwriting süreçlerinde daha seçici bir yaklaşım benimsendi. ABD hariç tüm bölgelerde fiyatlar düşerken, ABD'de fiyatlar önceki çeyrekteki %2'lik düşüşün ardından %1 arttı.</span></span></span></li>
</ul>

<p style="margin-left:48px">&nbsp;</p>

<ul style="list-style-type:circle">
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020">Siber sigorta fiyatları, 2026 yılının ilk çeyreğinde kaydedilen %5'lik düşüşün ardından ikinci çeyrekte %4 geriledi. Böylece fiyatlarda üst üste 12'nci çeyrektir düşüş kaydedildi. En yüksek fiyat düşüşü %14 ile IMEA bölgesinde gerçekleşirken, diğer bölgelerdeki indirimler LAC'de %10 ile ABD'de %2 arasında değişti. </span></span></span></li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#202020"><strong>Rapor sonuçlarını değerlendiren Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, “Birçok pazarda sigortacılar, fiyat rekabetinin yanı sıra daha geniş poliçe şartları ve kapsamı ile daha düşük muafiyetler sunarak farklılaşmaya çalışıyor. Ekonomik belirsizlik birçok alıcının prim maliyetlerini azaltmaya odaklanmasına neden olurken, pek çok kuruluş captive şirketler de dâhil olmak üzere alternatif risk yönetimi stratejilerine yatırım yapmayı sürdürüyor. Kuzey Yarımküre'de şiddetli bir fırtına sezonu yaşanmadığı sürece mevcut piyasa koşullarının devam etmesini bekliyoruz. Bu ortam, müşterilerimize teminat kapsamlarını genişletmeleri ve program yapıları ile risk stratejilerini gözden geçirmeleri için önemli bir fırsat sunabilir. Böylece gelecekte yaşanabilecek piyasa dalgalanmalarına karşı daha güçlü ve hazırlıklı bir konuma gelebilirler” dedi. </strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-ticari-sigorta-fiyatlari-dustu-1785155747.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel piyasalar, pozitif başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-piyasalar-pozitif-basladi-11360</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-piyasalar-pozitif-basladi-11360</guid>
                <description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD ve İran'ın karşılıklı saldırılara ara vermesiyle haftanın ilk işlem gününde pozitif seyrediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel piyasalar geçen hafta, Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, ABD'deki tarife gündemi ve yapay zeka temasının devam edip etmeyeceğine yönelik değerlendirmelerle karışık seyretmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni haftada ise jeopolitik gerilimlerin hafiflemesi küresel piyasalarda pozitif bir havanın oluşmasını sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Axios haber sitesine isim vermeden konuşan iki kaynak, ABD Başkanı Donald Trump'ın, cuma günü İran'a yönelik daha fazla saldırı planına onay vermediğini iddia etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İran Ordusu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya da dün yaptığı açıklamada ABD saldırılarının son iki gecedir durduğunu, buna bağlı olarak misillemelerinin de durduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Önde gelen merkez bankalarının toplantılarıyla, şirket bilançolarının öne çıkacağı yoğun bir haftada taraflardan gelen olumlu haberlerle petrol fiyatları geriledi. Bu durumun enflasyonist endişeleri azaltması ve tahvil faizlerinde görülen düşüş piyasalardaki risk iştahını destekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Diğer taraftan Yemen'deki İran destekli Husilerin (Ensarullah Hareketi), hafta sonu Suudi Arabistan'ın Yenbu ve Cazan bölgelerinde yer alan milli petrol şirketi Aramco'ya ait tesisleri füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması gerilimin artacağına dair endişeleri artırmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ticaret politikalarına ilişkin gelişmeler de takip edilirken, Trump, Avrupa Birliği'nin (AB) Amerikan teknoloji şirketlerine uyguladığı para cezalarını eleştirerek, birliğe karşı 301. Bölüm kapsamında soruşturma başlatılacağını ve tarife uygulanabileceğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'nin "büyük Amerikan şirketlerini hedef aldığını" savunan Trump, Apple, Meta ve Amazon gibi şirketlere uygulanan cezaların ardından Google'ın da 1 milyar dolarlık yeni bir cezaya çarptırıldığını anımsattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trump, Google'a verilen son cezayla birlikte, şirketin AB kaynaklı toplam cezasının 18 milyar doların üzerine çıktığına işaret ederek, söz konusu uygulamaları "yasa dışı ve son derece ayrımcı" olarak nitelendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerin yanı sıra makroekonomik veriler de yakından takip ediliyor. ABD'de imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) temmuzda beklentilerin altında kalırken hizmet sektörü güçlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İmalat sanayi PMI, temmuzda 53,8 ile 4 ayın en düşük seviyesine gerilerken, hizmet sektörü PMI 53,6 ile 8 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Bu hafta ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı piyasaların odağında yer alacak. Fed'in bu toplantıda faizlerde bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor. Toplantıda haziran toplantısında sadeleşen karar metninde yer alan ekonomik görünüme yönelik değerlendirmelerde belirgin bir değişiklik olup olmadığı takip edilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İleriye dönük yönlendirme yapmaktan uzak duran Fed Başkanı Kevin Warsh’un Fed görev grupları çalışmaları ve para politikası duruşuna yönelik aktaracağı bilgiler de takip edilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'da gerilimin azalmasıyla ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 4 baz puan azalışla yüzde 4,64'te, dolar endeksi yüzde 0,3 düşüşle 101,1 seviyesinde seyrederken, eylül vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,8 azalışla 92,2 dolara geriledi. Altının onsu ise yüzde 0,9 artışla 4 bin 90 dolardan işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">New York borsası karışık seyretti</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">New York borsası, büyük teknoloji şirketlerinin bilançolarının yapay zeka yatırımlarına yönelik artan sermaye harcamalarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıması ve Orta Doğu'daki gerilimin yarattığı belirsizliklerle cuma günü karışık seyretti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'li çip üreticisi Intel'in geliri, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 25 arttı. Şirket, bu yılın üçüncü çeyreğindeki gelir beklentisinin 15,8 milyar ile 16,8 milyar dolar aralığında olduğunu bildirdi. İkinci çeyrek finansal sonuçlarının beklentileri aşmasına rağmen Intel'in hisseleri yüzde 7,9 değer kaybetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, Alphabet, Tesla, IBM ve Intel'in geçen hafta açıkladığı bilançoların ardından bu hafta hafta Microsoft, Meta, Amazon ve Apple'ın finansal sonuçlarının izleneceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle Dow Jones endeksi, yüzde 0,46, S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,05 değer kazanırken, Nasdaq endeksi yüzde 0,64 değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratlar, güne pozitif başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa borsaları pozitif seyretti</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa borsalarında şirketlerin açıkladığı bilançoların büyük bir kısmının beklentileri aşmasıyla cuma günü pozitif bir hava hakimdi. Bölgede cuma günü teknoloji ve bankacılık şirketlerindeki iyimserlik öne çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya borsasında işlem gören SAP'nin bilançosunun beklentilerden iyi gelmesiyle şirketin hisseleri yüzde 9,3 arttı. Petrol fiyatlarının 100 doların altına düşmesi de Avrupa piyasalarında iyimserliği artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Avrupa'da açıklanan Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin iyi gelmesi de bölgede risk iştahını artıran başka bir unsur olarak öne çıktı. Avro Bölgesi'nde bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) dört ay sonra ilk kez artış göstererek 51,9 puana yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgede, hizmet sektörü PMI hazirandaki 49,4 puan seviyesinden temmuzda 51,6 puana yükselirken, imalat PMI da 52 puan oldu. İmalat sanayi PMI haziranda 51,4 puan seviyesindeydi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya'da imalat sanayi PMI 52,2 puanla son dört ayın en yüksek seviyesini gördü. Ülkede, bileşik PMI temmuzda 51,2'ye yükselerek dört ay sonra ilk kez büyüme eşiği olan 50 değerinin üzerine çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İngiltere'de de bileşik PMI temmuzda 52,1 puanla 3 ayın en yüksek seviyesini görürken, hizmet sektörü PMI ise hazirandaki 48,8 seviyesinden temmuzda 51,8 puana ulaştı. Ülkede, haziran ayına ilişkin imalat PMI 52,5'ten 52,8'e yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı bu hafta Avrupa piyasalarının en önemli gündemi olacak. Bankanın yüzde 3,75 düzeyinde olan politika faizini sabit bırakması beklenirken, önceki toplantıda 25 baz puan artış yönünde oy kullanan iki üyenin kararlarında bir değişiklik olup olmadığı takip edilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,95, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,91, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,88 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,36 değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya borsaları pozitif seyrediyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu gelişmelerle Asya borsalarında da pozitif bir seyir izleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çinli çip üreticisi CXMT’nin hisseleri Şanghay borsasındaki ilk işlem gününde yüzde 500'ün üzerinde değer kazandı. Öte yandan Çin'de haziran ayına ilişkin sanayi karları yıllık bazda yüzde 15,1 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güney Koreli internet ve bulut hizmeti devi Naver'in hisseleri de Nvidia'nın şirkete 1 milyar dolarlık yatırım yapacağına dair haberlerle yüzde 10 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya da bu hafta Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararı takip edilecek. BoJ'un bu toplantıda yüzde 1 olan politika faizinde bir değişiklik yapması beklenmiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Para piyasasındaki fiyatlamalarda BoJ'un politika faizini yıl sonuna kadar yüzde 1,25'e kadar çıkarması yönünde ancak toplantıda verilecek mesajlara bağlı olarak bu beklentinin değişebileceği tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3 Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,2, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,8 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Moody's, Türkiye'ye ilişkin periyodik incelemesini tamamladığını bildirdi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,95 değer kaybederek 13.943,87 puandan tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,05 geriledi. Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,1 artışla 47,3330'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 47,3560'tan işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Türkiye'nin kredi notuyla ilgili bir karar almazken ülkeye ilişkin periyodik incelemesini tamamladığını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Almanya'da Ifo iş dünyası güven endeksi ABD'de dayanıklı mal siparişleri ve Dallas Fed imalat sanayi endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.800 ve 13.700 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-piyasalar-pozitif-basladi-1785145654.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;dan ekonomiye 1,5 milyar liralık katkı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/vandan-ekonomiye-15-milyar-liralik-katki-11358</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/vandan-ekonomiye-15-milyar-liralik-katki-11358</guid>
                <description><![CDATA[Van'da güneş ve rüzgar enerjisi santralleri, hidroelektrik tesisleri ile atıklardan üretilen 534 bin 604,81 megavatsaat elektrikle geçen yıl ekonomiye yaklaşık 1,5 milyar lira katkı sağlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h1><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yenilenebilir enerji yatırımlarının sürekli arttığı Van, yüksek güneşlenme süresi, güçlü rüzgar potansiyeli, zengin su kaynakları ve atıkları enerjiye dönüştüren çevreci tesisiyle Türkiye'nin temiz enerji üretiminde öne çıkan illeri arasında yer alıyor.</span></span></h1>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Adını Urartular döneminde "güneş şehri" anlamına gelen Tuşba'dan alan kentte en büyük üretim, yılın büyük bölümünde güneşli gün sayısının fazla olması sayesinde güneş enerjisi santrallerinden elde edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/2899da08c1dc7f1af5a976b7524077f0.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Van'ın birçok noktasına kurulan farklı büyüklükteki santrallerde yılda 264 bin 410,90 megavatsaat elektrik enerjisi üretildi, bunun ekonomiye katkısı 698 milyon 561 bin 64 lira oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gevaş ilçesinde yaklaşık 3 bin rakımda kurulan rüzgar enerjisi santralinde de 2025'te 198 bin 878 megavatsaat elektrik üretimi gerçekleştirilerek ekonomiye 614 milyon lira katkı sağlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/b41304671d1b8c68d56991d8cb686149.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Van'daki hidroelektrik tesislerinde yıl boyunca 46 bin 116,95 megavatsaat elektrik üretildi. Bu alandaki üretimin ekonomiye katkısı 119 milyon 840 bin 770 lira olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/8cd0cfc9df010059e7da1f4a2205d5d0.jpg" style="height:675px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kentteki enerji üretiminde çevreci uygulamalar da öne çıktı. Van Büyükşehir Belediyesi Entegre Katı Atık Tesisi'nde işlenen atıklardan ekonomik değeri 67 milyon 231 bin 66 lira olan 25 bin 198,96 megavatsaat elektrik enerjisi üretimi yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/0b77cbd8e7f03e0fcce5e3e29118f422.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<h2><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Doğal kaynakları enerjiye dönüştürme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz"</span></span></h2>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, AA muhabirine, Türkiye'de enerji arz güvenliğini en üst düzeyde tutulmasının hedeflendiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Türkmenoğlu, bu çalışmaların sonuçlarından birinin de Van'da görüldüğünü vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/d15bce4d4e7473d9d13ac080f817c575.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kentte su kaynaklarından, rüzgar ve güneş ile çöpten enerji üretildiğini belirten Türkmenoğlu, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Van'da toplamda 534 bin 604,81 megavatsaat elektrik üretiyoruz. Ülke ekonomisine yılda yaklaşık 1,5 milyar lira destek sağlıyoruz. Ülkenin kaynakları yerinde ve verimli kullanıldığı takdirde birçok sorunumuzu da kendiliğinden çözmüş olacağız. Onun için enerji, hepimizin önemsediği ve dünyada yaşam alanlarımız üzerinde en büyük etkiye sahip sektörlerden biridir. Su kaynaklarımızın hoyratça akıp gitmesine izin vermeyeceğiz. Barajlarımızla bu kaynağı enerjiye dönüştürüyoruz. Batı tarafında ise kuzey rüzgarlarımızı RES'ler aracılığıyla değerlendiriyoruz. Biyolojik arıtma tesisimizin yanı sıra çöpten elektrik enerjisi üreten bir tesisimiz de bulunuyor. Bu da bizim için önemli bir kazanım. Doğal kaynakları elektrik enerjisine dönüştürme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Enerji arz güvenliğimizi daha da güçlendirecek her alanda üretimi artırmanın hesabını yapıyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/48821af1ff67f3fc234ad3058f500f95.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<h2><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Van'dan Iğdır'a, İran'a ve Nahçıvan'a enerji vereceğiz"</span></span></h2>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneşli gün sayısının fazla olduğu iller arasında yer alan Van'da güneş enerjisi santrallerinin sayısının her geçen gün arttığına da dikkati çeken Türkmenoğlu, "GES'lere yoğun bir ilgi var. Lisans alan vatandaşlarımızın yatırımlarına altyapı oluşturarak lisanslarını etkin bir şekilde değerlendirmelerine destek olmaya çalışıyoruz. Üretilen elektrik enerjisinin bir şekilde tüketiciye ulaştırılması gerekiyor. Van'da şu an enerji ulaştıramadığımız hiçbir yer yok. Hatta enerji fazlamız da bulunuyor. TEİAŞ'ın kurduğu 3 trafo merkezinin yanı sıra 2 yeni trafo merkezinin daha kurulmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Bu merkezleri neden kuruyoruz? Bu yatırımlar tamamlandığında Van'dan Iğdır'a, İran'a ve Nahçıvan'a elektrik vereceğiz. Van'ın enerji merkezi olacağını boşuna demiyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/27/17591c5cb078eaa88202b9b7cef0d6df.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/vandan-ekonomiye-15-milyar-liralik-katki-1785145228.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karbondioksit emisyonlarında bu yıl artış bekleniyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/karbondioksit-emisyonlarinda-bu-yil-artis-bekleniyor-11357</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/karbondioksit-emisyonlarinda-bu-yil-artis-bekleniyor-11357</guid>
                <description><![CDATA[Dünyada elektrik üretiminden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının bu yıl yüzde 1'in üzerinde artışla rekor seviyeye ulaşacağı tahmin ediliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yıl Ortası Elektrik Sektörü Güncellemesi'nden yaptığı derlemeye göre, bu yılın ilk yarısında Orta Doğu'da yaşanan kriz, arz kesintilerine ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesine yol açarak dünyanın birçok bölgesinde doğal gazdan kömüre geçişi tetikledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hava koşulları da son aylarda kömür ve petrol yakıtlı elektrik üretimini destekledi. Böylece elektrik üretiminden kaynaklanan küresel karbondioksit emisyonlarının bu yıl yüzde 1'in üzerinde artması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, mevcut ekonomik ve piyasa eğilimlerine göre, elektrik üretimi kaynaklı karbondioksit emisyonlarının 2027'de yatay seyredeceği tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Emisyon artışında rekor beklentisi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rapora göre, geçen yıl dünyanın birçok bölgesinde elektrik üretiminden kaynaklanan emisyonlar azaldı. Geçen yıl Çin ve Hindistan, düşük emisyonlu kaynaklardan elektrik üretimindeki artış ve elektrik talebindeki ılımlı büyümenin fosil yakıtlı elektrik üretimini sınırlamasıyla son beş yılda ilk kez emisyonlarını azalttı. Toplam küresel emisyonlar geçen yıl neredeyse sabit kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu yıl ise emisyonların özellikle gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin büyük bölümünde artacağı öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin, Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta ve Güney Amerika, Afrika ile Avrasya'daki emisyon artışlarının, Avrupa ve ABD'deki önemli düşüşlerle yalnızca kısmen dengelenmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bunun sonucunda, elektrik üretiminden kaynaklanan küresel emisyonların bu yıl yeni rekor seviyeye ulaşacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu yıl mutlak emisyon artışı açısından en büyük yükselişin, yüksek elektrik talebi ve beklenenden düşük rüzgar enerjisi üretiminin fosil yakıtlara yönelimi artırması sonucu yaklaşık yüzde 2 ile Çin'de görülmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneydoğu Asya'da ise 2026-2027 döneminde yıllık ortalama yüzde 6 emisyon artışı olacağı öngörülüyor. Bölgede güçlü elektrik talebinin büyük ölçüde fosil yakıtlı elektrik üretimiyle karşılanması bu artışın temel nedeni olarak gösteriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hindistan'da ise geçen yıl yüzde 3,5 gerileyen elektrik üretimi kaynaklı emisyonların, kömür santrallerinden üretimin artmaya devam etmesiyle bu yıl yaklaşık yüzde 3, 2027'de ise yüzde 1,5 artması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de ise elektrik üretiminden kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının bu yıl yüzde 3 azalacağı ve 2027'de büyük ölçüde sabit kalacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği'nin (AB) ise mutlak emisyon düşüşü açısından en büyük gerilemeyi yaşayacağı öngörülüyor. Buna göre, AB'de elektrik üretiminden kaynaklanan emisyonların 2026'da yüzde 5, 2027'de ise yüzde 16 azalması bekleniyor. Böylece 2027'deki toplam elektrik üretimi kaynaklı emisyonlar, 2017 seviyesinin yarısından daha düşük olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Karbon yoğunluğunda düşüş bekleniyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Toplam emisyonlar artmasına rağmen düşük emisyonlu kaynakların elektrik üretimindeki payının yükselmesiyle küresel elektrik üretiminin karbon yoğunluğunun yıllık ortalama yüzde 3 azalması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, karbon yoğunluğunun 2025'te kilovatsaat başına 435 gram karbondioksit seviyesinden 2027'de kilovatsaat başına 410 gram seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu alandaki en güçlü iyileşmenin AB'de gerçekleşmesi bekleniyor. AB'de karbon yoğunluğunun yıllık ortalama yaklaşık yüzde 12 azalarak 2025'te kilovatsaat başına 175 gram seviyesinden 2027'de kilovatsaat başına 135 gram seviyesine düşeceği öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin'de elektrik üretiminin karbon yoğunluğunun yıllık ortalama yüzde 4 azalarak 2025'te kilovatsaat başına 535 gram seviyesinden 2027'de kilovatsaat başına 495 gram seviyesine gerilemesi beklenirken Hindistan'da da benzer hızda bir düşüş öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de ise geçen yıl yatay seyreden karbon yoğunluğunun, 2025-2027 döneminde yıllık ortalama yüzde 4'ün üzerinde azalacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/karbondioksit-emisyonlarinda-bu-yil-artis-bekleniyor-1785144927.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kentsel dönüşümdeki artış inşaat sektörüne yaradı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kentsel-donusumdeki-artis-insaat-sektorune-yaradi-11356</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kentsel-donusumdeki-artis-insaat-sektorune-yaradi-11356</guid>
                <description><![CDATA[Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok kentinde hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmalarıyla birlikte inşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı da mayısta 1 milyon 933 bini aşarak tüm zamanların en yüksek mayıs ayı seviyesine çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgilere göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı mayısta yıllık bazda yüzde 0,5 artarak 15 milyon 970 bin 105 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ücretli çalışan sayısı sanayi sektöründe yüzde 3,2 azalırken, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,3 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı ise yüzde 1,2 artışla 1 milyon 933 bin 256'ya ulaşarak mayıs ayları itibarıyla en yüksek seviyesini gördü. Sektördeki çalışan sayısı geçen yılın mayıs ayına göre 22 bin 576 artmış oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayıs ayına ait açıklanan rakamlara göre çalışanların 1 milyon 266 bin 543'ünün bina inşaatında, 248 bin 252'sinin bina dışı yapıların inşaatında, 418 bin 461'inin özel inşaat faaliyetlerinde yer aldığı görüldü. Alt gruplardaki artış oranı sırasıyla yüzde 1, yüzde 4 ve yüzde 0,1 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektör temsilcileri, inşaat sektöründe çalışan sayısında görülen rekorda kentsel dönüşüm faaliyetlerinin büyük etkisinin olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Temmuz itibarıyla İstanbul'un 39 ilçesinde kentsel dönüşüm süreci devam eden bağımsız bölüm sayısı 276 bini aşarken, uzmanlar bu tabloyu "kentsel dönüşümün güçlü bir ivmeyle sürdüğünün göstergesi" olarak değerlendirmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Toparlanma istihdam tarafında da sürüyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, inşaat sektöründe ücretli çalışan sayısının tüm zamanların en yüksek mayıs ayı seviyesine ulaşmasının sektörün canlılığını koruduğuna işaret ettiğini belirterek, "Bu veri, inşaat sektöründeki toparlanmanın yalnızca üretim tarafında değil, istihdam tarafında da sürdüğünü gösteriyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstihdam artışının alt kırılımlarda farklı hızlarda gerçekleşmesine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Hepşen, "Bina dışı yapı inşaatındaki yüzde 4'lük artış, altyapı ve kamu yatırımlarının etkisini yansıtırken, bina inşaatındaki yüzde 1'lik yükseliş daha sınırlı bir ivmeye işaret ediyor. Özel inşaat faaliyetlerindeki yüzde 0,1'lik artış ise sektörün bazı alanlarındaki temkinli bir görünümün devam ettiğini gösteriyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hepşen, son yıllarda başta kentsel dönüşüm projeleri olmak üzere konut satış rakamlarındaki yüksek ivmenin ve deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetlerinin istihdamı destekleyen başlıca unsurlar arasında yer aldığını kaydederek, "Buna karşılık finansman koşullarının halen sıkı olması ve yeni konut üretiminin istenilen hızda artamaması, istihdam artışının daha güçlü gerçekleşmesini sınırlayan faktörler olarak öne çıkıyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Yeni projeler ve kentsel dönüşüm istihdam artışında etkili"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli de inşaat sektöründe üretimin geçmiş yıllara göre hızlandığını belirterek, hem yeni projelerin hem de kentsel dönüşümün istihdam artışında etkisi olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nisan ayından sonra mayıs ve diğer yaz aylarının inşaat üretimi için yoğun çalışılan dönem olduğunu dile getiren Keçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"En dinamik sektörüz, hiç durmadan çalışıyoruz. Şu anda mevsim olarak da en hızlı çalıştığımız dönem. Ruhsat izni verilen daire sayısındaki artış zaten inşaat faaliyetlerinin hızlanacağına işaret ediyordu. İstihdam verileri de bunu gösterdi. Kentsel dönüşümün yanı sıra üretimin artmasının ana nedenlerinden birisi de öngörülebilirliğin artması. Hem döviz hem de maliyet artışlarına ilişkin daha öngörülebilir bir dönemdeyiz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kentsel-donusumdeki-artis-insaat-sektorune-yaradi-1785144495.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fed bu yıl faizleri sabit tutabilir</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/fed-bu-yil-faizleri-sabit-tutabilir-11355</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/fed-bu-yil-faizleri-sabit-tutabilir-11355</guid>
                <description><![CDATA[ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin sıkı para politikası endişelerine karşın ekonomistlerin bankanın yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğine yönelik iyimser öngörüleri devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şubat ayından bu yana ABD/İsrail-İran Savaşı'na ilişkin jeopolitik gerilimler, Fed'in güvercin para politikası uygulayacağına yönelik tahminleri tersine çevirmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji tedarikine ilişkin sıkıntılara karşın açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonist baskıların endişe edildiği kadar etkili olmadığını ortaya koyması, Fed'in sıkı para politikası uygulayacağına dair ihtimalleri zayıflatmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ancak çatışmaların tekrar yoğunlaşması ve petrol fiyatlarının 100 dolar seviyelerini görmesi, bankanın faiz artırabileceğine dair endişelerin yeniden yükselmesine neden oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uzmanlar, enflasyonist etkilerin hala sınırlı olduğunu ve gümrük tarifelerinin de zaten fiyatlara yansımış olduğunu belirterek, Fed'in yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğini öngörüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fed'in temmuz ayı toplantısında politika faizini sabit bırakacağını öngördüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanan gerginlik ve petrol fiyatlarında yaşanan keskin artışın Fed üzerindeki baskıyı artırdığını aktaran Quaedvlieg, "Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son tutanakları, yetkililerin genel olarak iki olası senaryo öngördüğünü gösteriyor. Bu senaryolardan bir tanesi, enflasyonun kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının sabit kalmasına olanak sağlaması, diğer senaryo ise enerji fiyatları ve yapay zeka kaynaklı talep baskılarının etkisiyle enflasyonun daha inatçı bir seyir izlemesi ve bu durumun belli ölçüde ilave para politikası sıkılaşmasını gerektirmesi." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Quaedvlieg, Fed'in son dönemde yaptığı açıklamaların büyük ölçüde üyelerin ekonomiye ilişkin bu senaryolardan hangisini benimsediklerini yansıttığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Son dönemde gelen geçmişe dönük verilerin "kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının sabit kalması" senaryosunu desteklediğini söyleyen Quaedvlieg, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açan İran'daki gelişmelerin ise "enerji fiyatları ve yapay zeka kaynaklı talep baskılarının etkisiyle enflasyonun daha inatçı bir seyir izlemesi ve bu durumun belli ölçüde ilave para politikası sıkılaştırmasını gerektirmesi" senaryosunun olasılığını artırdığını vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni tarifelerin etkileri de takip ediliyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji şokuna ek olarak yeni bir tarife döneminin de yürürlüğe girmek üzere olduğuna dikkati çeken Quaedvlieg, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Bu gümrük tarifeleri 301. Bölüm kapsamında uygulanmaktadır ve bizim görüşümüze göre, bu tarifeler yani Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilen Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'na (IEEPA) ilişkin tarifeler ve süreleri dolmak üzere olan 122. Bölüm tarifelerine kıyasla çok daha sağlam hukuki temellere dayanmaktadır. Ticaret ağırlıklı bazda, genel gümrük vergisi yükü, 122. Bölüm paketi ile karşılaştırıldığında genel olarak değişmemiştir. Sonuç olarak, enflasyonda kayda değer yeni bir artış beklemiyoruz. Yeni paketteki bazı ayrıntılar, belirli ticaret ortaklarından gelen belirli mallar üzerinde fiyat baskısı yaratabilse de paket genel olarak mevcut gümrük vergisi rejimine büyük ölçüde benzemektedir. Tarifeye ilişkin fiyat etkileri zaten fiyatlara yansımış durumda, bu da ek bir enflasyonist etki olasılığını sınırlıyor. Temel senaryomuz, politika faizinin yılın geri kalanında sabit kalacağı yönünde ancak eylül ayını faiz artırımının hala gerçekçi bir olasılık olarak görüldüğü bir toplantı olarak değerlendiriyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Quaedvlieg, faiz oranlarının sabit kalabilmesi için İran çevresindeki gerilimlerin aylar değil haftalar içinde önemli ölçüde azalması gerekeceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley de enflasyonun yavaşlamasının Fed'i şahin politikalardan uzak tuttuğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziran ayında Fed'in şahin bir tutum sergilemesinin ardından enflasyonun yavaşlaması ve istihdam verilerinin zayıf gelmesinin piyasaların Fed'in olası faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azalttığını dile getiren Knightley, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Fed, sonunda faiz artışı yapıp yapmayacağı konusunda tam olarak ikiye bölünmüş durumda. Bankada dokuz üye faiz artışı olacağını düşünürken, dokuz üye ise faizlerin sabit kalacağını öngörmektedir. İstihdam artışının ılımlı seyri ve enflasyon baskılarının hafiflemesi göz önüne alındığında, biz de politikayı sabit tutacağını öngören dokuz üyenin görüşüne katılıyoruz. Bu nedenle, Fed'in önümüzdeki yaza kadar politika faiz oranlarının sabit kalacağını öngörmeye devam ediyoruz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/fed-bu-yil-faizleri-sabit-tutabilir-1785144255.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Barajlardaki doluluk hidroelektrik üretimini artırdı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/barajlardaki-doluluk-hidroelektrik-uretimini-artirdi-11353</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/barajlardaki-doluluk-hidroelektrik-uretimini-artirdi-11353</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de yılın ilk yarısında barajların doluluk oranları ve hidroelektrik enerji üretimi, geçen yıla göre büyük artışla enerji arzında kritik bir seviyeye ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ANKARA</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin Su Raporlarından derlediği verilere göre, 19 Temmuz itibarıyla barajlardaki doluluk oranı yüzde 71,3 seviyesine yükseldi. Bu oran, 2024'te yüzde 61,4, geçen yıl ise yüzde 51,7 olarak kaydedilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye genelindeki tüm barajların toplam aktif su miktarı, temmuz verilerine göre 72,53 milyar metreküp olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı döneminde 30,24 milyar metreküp olan bu miktar, barajlara giren suyun geçen yıla oranla yüzde 139,9 arttığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Su kaynaklarındaki bu bolluk, elektrik üretimine de doğrudan yansıdı. Yılın ilk 6 ayında gerçekleşen hidroelektrik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yılın ilk yarısında 33,9 milyar kilovatsaat olan hidroelektrik üretimi, bu yılın aynı döneminde 57 milyar kilovatsaat seviyesine ulaştı. Bu verilerle birlikte, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminde hidroelektrik santrallerin (HES) payı yüzde 32'yi aştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana havzalarda bahar bereketi yaşanıyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Raporda, ana havza barajlarına gelen su miktarının aylık dağılımı incelendiğinde, özellikle bahar aylarındaki artış dikkati çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-Temmuz döneminde barajlı santrallere gelen toplam su miktarı 72,53 milyar metreküpü bulurken, bu rakam geçen yıl 30,24 milyar metreküp seviyesindeydi. Mayıs, 19,3 milyar metreküplük su girişiyle bu yılın en bereketli ayı olurken şubat, nisan ve haziran aylarında da geçen yıla göre iki ila üç kat daha fazla su girişi sağlandığı görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Raporda yer alan verilere göre, temmuz ayının ilk 19 gününde ana havza barajlarına gelen toplam su miktarı 3 milyar 436 milyon 829 bin metreküp olarak gerçekleşti. Günlük verilere bakıldığında, en yüksek su girişi 1 Temmuz'da 217,4 milyon metreküp, en düşük su girişi ise 16 Temmuz'da 147,2 milyon metreküp oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu su bolluğundan yararlanan ana havza barajları arasında Keban, Deriner, Altınkaya, Hirfanlı, Boyabat, Oymapınar ve Alpaslan-1 gibi kritik öneme sahip tesisler yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ayrıca Adıgüzel, Alkumru, Almus, Batman, Demirköprü, Dicle, Ermenek, Garzan, Hasan Uğurlu, Karacaören, Kemer, Kılıçkaya, Kralkızı, Kuzgun, Kandil, Özlüce, Sarıyar, Tercan, Torul, Uzunçayır, Yamula ve Yedigöze barajları da su verimliliği artan başlıca santrallar arasında listeleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu yıl barajlara gelen su miktarı, yalnızca kurak geçen bir önceki yılı değil, 55,93 milyar metreküplük uzun yıllar ortalamasını da geride bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk 7 ayında barajlara gelen su, planlanan 37,18 milyar metreküplük program hedeflerinin yüzde 195,1'ine ulaşarak beklentileri adeta ikiye katladı. Bu durum, uzun yıllar ortalamasının da yüzde 29,7 üzerine çıkarak enerji yönetiminde tarihi bir başarıya imza attı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/barajlardaki-doluluk-hidroelektrik-uretimini-artirdi-1785143933.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güven endeksi hizmet sektörlerinde artarken, perakendede azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/guven-endeksi-hizmet-sektorlerinde-artarken-perakendede-azaldi-11352</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/guven-endeksi-hizmet-sektorlerinde-artarken-perakendede-azaldi-11352</guid>
                <description><![CDATA[Güven endeksi, temmuzda geçen aya kıyasla hizmet sektöründe yüzde 1,4, inşaat sektöründe yüzde 0,6 artarken perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6 azalış gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ANKARA</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi temmuzda aylık bazda hizmet sektöründe yüzde 1,4 artarak 112, perakende ticaret sektöründe yüzde 1,6 azalarak 111 ve inşaat sektöründe yüzde 0,6 artışla 83,5 değerini aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hizmet sektöründe temmuzda geçen aya kıyasla, son üç aylık dönemde iş durumu yüzde 0,5, gelecek üç aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi yüzde 3,7 artarken son üç aylık dönemde hizmetlere olan talep yüzde 0,2 azalış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Perakende ticaret sektöründe son üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar yüzde 0,5, mevcut mal stok seviyesi yüzde 0,1, gelecek üç aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi yüzde 3,8 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İnşaat sektöründe alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi yüzde 3,9 arttı, gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi yüzde 2,3 azaldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/guven-endeksi-hizmet-sektorlerinde-artarken-perakendede-azaldi-1785143712.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKSAT, Katar ortaklığıyla Orta Doğu&#039;ya açıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turksat-katar-ortakligiyla-orta-doguya-acildi-11350</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turksat-katar-ortakligiyla-orta-doguya-acildi-11350</guid>
                <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Proje ile hem filomuzu büyütüyor hem de ülkemizin uzaydaki etkinliğini ve küresel uydu pazarındaki rekabet gücünü artırıyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Katar ile geliştirilen stratejik ortaklık sayesinde, TÜRKSAT filosuna yüksek veri kapasiteli yeni nesil Türksat-Biruni uydusunun kazandırılacağını, yeni uyduyla Türkiye'nin uzaydaki haberleşme kapasitesinin ve küresel hizmet ağının güçleneceğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bakan Uraloğlu, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, Türksat-Biruni uydusunun Türkiye'nin uydu haberleşme altyapısında yeni bir dönemin kapısını aralayacağını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Adını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği Türksat-Biruni'nin, 50 derece Doğu yörüngesinde görev yapacağını aktaran Uraloğlu, "Katar ile kurduğumuz stratejik ortaklık sayesinde, Türksat filomuza yüksek veri kapasiteli yeni nesil bir uydu kazandırıyoruz. Bu proje ile hem filomuzu büyütüyor hem de ülkemizin uzaydaki etkinliğini ve küresel uydu pazarındaki rekabet gücünü de artırıyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uraloğlu, yüksek veri kapasiteli Ka-Bant teknolojisine sahip yeni uydunun, Türksat'ın hizmet kapasitesini önemli ölçüde artıracağına dikkati çekerek, Katar finansmanıyla hayata geçirilecek proje sayesinde, filoya yeni nesil bir uydu kazandırıldığını kaydetti. Es'hailSat ile kurdukları ortaklık kapsamında, iki şirketin uydu varlıkları, yer altyapıları, dağıtım ağları ve müşteri portföylerinin birlikte değerlendirileceğine işaret eden Uraloğlu, altyapı yatırımlarının paylaşılmasıyla kaynakları daha verimli kullanacaklarını ve Türksat-Biruni'nin ticari potansiyelini ilk günden itibaren en üst seviyeye çıkaracaklarını bildirdi. Türksat'ın kullanımına sunulacak 50 gigabayta kadar ilave kapasitesine değinen Uraloğlu, böylece ülke uydu haberleşme altyapısını daha da güçlendireceklerini vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Frekans ve yörünge hakları korunmaya devam edecek"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Projenin Türkiye'nin stratejik haklarını koruyarak yürütüldüğünün altını çizen Uraloğlu, 50 derece Doğu yörüngesindeki frekans ve yörünge haklarının, korunmaya devam edeceğini aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uraloğlu, proje kapsamında herhangi bir hak devri söz konusu olmayacağına işaret ederek, "Es'hailSat tarafından üretilecek olan uydu, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde Türksat adına kayıtlı olacak. Böylece, hem mevcut haklarımızı güvence altına alacak hem de filomuza yeni nesil bir uydu kazandıracağız. Türksat-Biruni, geniş bir coğrafyada hizmet verecek. Katar ile kurduğumuz ortaklık sayesinde Orta Doğu, Kuzey Afrika, Avrupa, Orta Asya ve Sahra Altı Afrika'da çok daha güçlü bir hizmet ağı oluşturacağız. TÜRKSAT'ın teknik altyapısını Es'hailSat'ın bölgesel gücüyle birleştirerek küresel ölçekte yeni fırsatlar elde edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni uydunun, birçok kritik alanda önemli katkılar sağlayacağına dikkati çeken Uraloğlu, yüksek kapasiteli geniş bant internet hizmetlerinin yanı sıra, havacılık ve denizcilik mobilite hizmetleri, kamu kurumlarımızın haberleşme ihtiyaçları ve kurumsal veri iletişimi alanlarında da daha güçlü çözümler sunacaklarını belirtti. Artan bağlantı ihtiyacına çok daha yüksek kapasiteyle cevap vereceklerine değinen Uraloğlu, Türksat-Biruni'nin Türkiye'nin uzay vizyonuna önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Projenin Türkiye ile Katar arasındaki stratejik işbirliğini, uzay ve uydu teknolojileri alanında daha ileri seviyeye taşıyacağına işaret eden Uraloğlu, Türksat-Biruni ile ülkenin uydu haberleşmesindeki etkinliğini artırırken, küresel uydu pazarındaki konumu daha da güçlendireceklerini kaydetti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turksat-katar-ortakligiyla-orta-doguya-acildi-1785143243.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli yatırımcıların pay senedi büyüdü</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/yerli-yatirimcilarin-pay-senedi-buyudu-11347</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/yerli-yatirimcilarin-pay-senedi-buyudu-11347</guid>
                <description><![CDATA[Yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları yılın ilk yarısında yüzde 32,2 artarak yaklaşık 6,3 trilyon liraya ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) 2026 yılı Haziran ayına ilişkin Finansal Piyasa Özet Verileri'ni açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TSPB'nin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kaynaklarından derleyerek hazırladığı verilere göre, yurt içi yerleşik (yerli yatırımcı) yatırımcıların toplam finansal varlıkları, 2026 yılının ilk altı ayında yüzde 12,4 artarak yaklaşık 49 trilyon 684 milyar liraya ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Veriler, 2025 yılı sonunda 4 trilyon 762 milyar lira olan yerli yatırımcıların pay senedi varlıklarının altı ayda yüzde 32,2 büyüyerek 2026 Haziran ayı sonunda 6 trilyon 295 milyar liraya çıktığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşa rağmen bu yılın ilk yarısında yüzde 17,76 olarak gerçekleşen 6 aylık enflasyon dikkate alındığında yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları enflasyonun oldukça üzerinde reel bir büyüme kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Veriler, yerli yatırımcıların pay senedi varlıklarının 2025 Haziran-2026 Haziran dönemini kapsayan bir yılda yüzde 61,9 artarak, yüzde 32,11 olarak gerçekleşen yıllık enflasyonun üzerinde reel bir büyüme sağladığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">2026 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla 6 trilyon 295 milyar lira olan yerli yatırımcıların pay senedi varlıklarının 1 trilyon 792 milyar lirası kurumsal yatırımcılara, 1 trilyon 664 milyar lirası tüzel kişilere, 2 trilyon 839 milyar lirası ise bireysel yatırımcılara ait.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kurumsal yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 60,4 arttı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MKK verileri, bu yılın ilk 6 ayında kurumsal yatırımcıların pay senedi varlıklarının yüzde 60,4 gibi yüksek bir oranda arttığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde bireysel yerli yatırımcıların pay senedi varlıkları yüzde 25,6, yerli tüzel kişilerin pay senedi varlıkları ise yüzde 20,2 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TSPB tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılı sonunda 44,2 trilyon lira olan yerli yatırımcıların finansal varlıkları, altı ayda yüzde 12,4 büyüyerek, 2026 yılı Haziran ayı sonunda yaklaşık 49,7 trilyon liraya yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yerli yatırımcıların finansal varlıkları 2025 Haziran - 2026 Haziran dönemini kapsayan bir yılda ise yüzde 36,3 arttı. 2026 yılının ilk yarısında yerli yatırımcıların finansal varlıklarında en yüksek büyüme yüzde 38,1 oranıyla kira sertifikası, varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) ve varlığa teminatlı menkul kıymet (VTMK) varlıklarında yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu yılın ilk yarısında yerli yatırımcıların özel eurobond varlıkları yüzde 6,2 artarak 1 trilyon 959 milyar liraya, kamu eurobond varlıkları ise yüzde 1 artarak 2 trilyon 378 milyar liraya çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği tarafından açıklanan 2025 yılı Haziran ayı Finansal Piyasa Özet Verileri, yerli yatırımcıların finansal varlıklarında olduğu gibi yabancı yatırımcıların finansal varlıklarının düşük oranda arttığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Verilere göre, 2025 yılı sonunda 5 trilyon 53 milyar lira olan yurt dışı yerleşiklerin (yabancı yatırımcı) finansal varlıkları, bu yılın ilk yarısında yüzde 9,3 artarak haziran sonunda 5 trilyon 523 milyar liraya yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yabancı yatırımcıların finansal varlıkları 2025 Haziran-2026 Haziran dönemini kapsayan bir yılda yüzde 36,3 arttı. Yabancı yatırımcıların toplam varlıkları içerisinde yılın ilk yarısında en hızlı büyüme yüzde 264,4 oranıyla özel sektör borçlanma araçlarındaki varlıklarda yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Veriler, yabancı yatırımcıların özel sektör borçlanma araçlarındaki varlıklarının 2026 Haziran sonunda 96,6 milyar liraya çıktığını ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yabancı yatırımcıların döviz tevdiat hesaplarındaki varlıkları altı ayda yüzde 8,3 artarak 1 trilyon 43 milyar liraya, TL mevduatındaki varlıkları ise aynı dönemde yüzde 11,1 artarak 520,8 milyar liraya ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TSPB Özet verilerine göre, 2025 yılı sonunda yaklaşık 2 trilyon 710 milyar lira olan yabancı yatırımcıların pay senedi varlıkları, altı ayda yüzde 10,7 artarak bu yıl haziran ayı sonu itibarıyla yaklaşık 3 trilyon liraya yükseldi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/yerli-yatirimcilarin-pay-senedi-buyudu-1784891570.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hanehalkı Beklenti Anketi&#039;ni yayımladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/hanehalki-beklenti-anketini-yayimladi-11346</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/hanehalki-beklenti-anketini-yayimladi-11346</guid>
                <description><![CDATA[Hane halkının temmuz ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi, geçen aya göre 1,19 puan azalarak yüzde 44,94'e geriledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 3 bin 251 hane halkı tarafından yanıtlanan temmuz ayına ilişkin "Hanehalkı Beklenti Anketi" verilerini yayımladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, hane halkının temmuz ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi geçen aya göre 1,19 puan azalarak yüzde 44,94'e geriledi. Hane halkının, son bir yıl içinde fiyatlarının en çok arttığını değerlendirdiği ve gelecek 12 ay için fiyatlarının en çok artmasını beklediği ürün/hizmet grupları "gıda" ile "yakıt ve enerji" oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında değerlendiren katılımcıların payı bir önceki aya göre 0,4 puan artarak yüzde 39,7 olarak gerçekleşti.&nbsp;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek 12 ay sonunda konut fiyatlarındaki artış beklentisi bir önceki aya göre 1,33 puan azalarak yüzde 32,49'a düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ankete göre, 12 ay sonrası dolar kuru beklentisi bir önceki aya göre 0,31 lira artarak 52,98 lira oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Katılımcıların yatırım tercihleri değerlendirildiğinde, ilk sırada yer alan "altın alırım" diyen katılımcıların oranı, bir önceki aya göre 4 puan azalarak yüzde 40,3'e indi. İkinci sırada yer alan "ev/dükkan/arsa vb. alırım" diyen katılımcıların oranı bir önceki aya göre 1,4 puan artarak yüzde 38,5'e yükseldi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/hanehalki-beklenti-anketini-yayimladi-1784891282.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rosatom: Akkuyu NGS’de devreye alma çalışmalarına aylar kaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/rosatom-akkuyu-ngsde-devreye-alma-calismalarina-aylar-kaldi-11344</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/rosatom-akkuyu-ngsde-devreye-alma-calismalarina-aylar-kaldi-11344</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) devreye alma çalışmalarının başlamasına sayılı aylar kaldığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rosatom’dan yapılan açıklamada Likhachev, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile gerçekleştirdiği görüşmeyi değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Akkuyu NGS’de inşaat ile devreye alma çalışmalarının başarıyla sürdüğünü aktaran Likhachev, “Devreye alma çalışmalarının başlamasına sayılı aylar kaldı. Müşteri tarafının temsilcileriyle birlikte tüm üretim süreçlerini hızlandırmak için azami çabayı gösteriyoruz.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Likhachev, projenin yabancı finans kuruluşlarının tutumu, Avrupalı tedarikçilerin engellemeleri ve bazı Batılı kamu kurumlarının doğrudan müdahaleleri nedeniyle baskı altında bulunduğunu vurgulayarak, bu durumun maliyetler ve takvim üzerinde etkili olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Projedeki risklerin telafi edilmesi ve ekonomik verimliliğin artırılmasının önem taşıdığına işaret eden Likhachev, Türk tarafının da Akkuyu NGS dahil nükleer enerji sektörünü desteklemeye yönelik çeşitli yasal düzenlemeleri hayata geçirdiğini belirtti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/rosatom-akkuyu-ngsde-devreye-alma-calismalarina-aylar-kaldi-1784891029.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LNG arz şoku elektrik fiyatlarınI derinleştirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/lng-arz-soku-elektrik-fiyatlarini-derinlestirdi-11342</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/lng-arz-soku-elektrik-fiyatlarini-derinlestirdi-11342</guid>
                <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı üzerinden LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) sevkiyatında yaşanan aksamaların tetiklediği arz şoku, LNG fiyatlarına duyarlı ve doğal gaz santrallerinin fiyat belirleyici olduğu piyasalarda elektrik fiyatlarını artırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yıl Ortası Elektrik Sektörü Güncellemesi raporundan derlenen verilere göre, yurt içi doğal gaz fiyatlarının LNG fiyatlarından daha fazla etkilendiği ve doğal gaz santrallerinin toptan elektrik fiyatlarını belirlediği bazı Avrupa ve Asya piyasalarında elektrik fiyatları yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna karşılık güçlü yenilenebilir üretim, artan batarya kapasitesi, ithal LNG'nin elektrik üretimindeki sınırlı rolü ve düşük maliyetli yerli doğal gaz, küresel LNG fiyatlarındaki artışın elektrik piyasalarına yansımasını bazı ülkelerde sınırladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'de ortalama toptan elektrik fiyatı 2026'nın ilk yarısında yıllık bazda yüzde 15 yükseldi. Elektrik fiyatları Japonya'da ikinci çeyrekte yüzde 30'dan fazla artarken, Avustralya ve Hindistan'da yılın ilk yarısında sırasıyla yüzde 30 ve yüzde 7 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">LNG bağımlılığı ve doğal gaz santrallerinin rolü belirleyici oldu</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rapora göre, 2 Mart-16 Temmuz döneminde Asya spot LNG fiyatları kriz öncesi seviyelere göre ortalama yüzde 65, Avrupa’nın gösterge doğal gaz fiyatı TTF ise yüzde 50’den fazla yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IEA, LNG fiyatlarındaki artışın elektrik piyasalarına yansımasında iki temel unsurun öne çıktığını bildirdi. Bunları, ülkelerdeki doğal gaz fiyatlarının LNG fiyatlarından ne ölçüde etkilendiği ve doğal gaz santrallerinin toptan elektrik fiyatlarını belirlediği saatlerin payı oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Japonya'da LNG fiyatları martta kriz öncesi seviyenin termal megavatsaat başına yaklaşık 40 dolar üzerine çıktı. Bu artış, üçüncü çeyreğe yönelik elektrik vadeli fiyatlarının megavatsaat başına yaklaşık 75 dolar yükselmesine yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'da doğal gaz fiyatlarındaki termal megavatsaat başına yaklaşık 30 dolarlık artış, elektrik vadeli fiyatlarında İtalya'da yaklaşık 60, Birleşik Krallık'ta 40 ve Almanya'da 30 dolarlık yükselişe yansıdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'de yılın ilk yarısındaki ortalama toptan elektrik fiyatı megavatsaat başına yaklaşık 105 dolar oldu. Fiyatlar İtalya'da yüzde 18, Almanya'da yüzde 17 yükselirken, güçlü rüzgar ve güneş üretimi ile yüksek hidroelektrik rezervuar seviyelerinin etkili olduğu İspanya'da yüzde 16 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yenilenebilir üretim ve batarya kapasitesi fiyat baskısını sınırladı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avustralya Ulusal Elektrik Piyasası'nda ortalama toptan elektrik fiyatı yılın ilk yarısında yüzde 30 düşerek megavatsaat başına 49 dolara geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni batarya kapasitesi, gündüz saatlerinden akşam saatlerine kaydırılan elektrik miktarının 2026'nın ilk çeyreğinde üç katına çıkmasına katkı sağladı. Bu gelişme, yüksek talep saatlerinde pahalı doğal gaz ve kömür santrallerinin kullanımını azaltarak fiyat sıçramalarını sınırladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hindistan'da ithal LNG'nin elektrik üretimindeki rolünün sınırlı olması nedeniyle Orta Doğu'daki savaşın spot elektrik fiyatları üzerinde belirgin bir etkisi görülmedi. Ülkede ortalama toptan elektrik fiyatı ilk yarıda yüzde 7 düşerek megavatsaat başına 48 dolar oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de ise küresel LNG fiyatlarına kıyasla daha düşük maliyetli yerli doğal gaz, fiyat şokunun elektrik piyasasına geçişini sınırladı. Ülkede ilk yarıdaki toptan elektrik fiyatları, büyük ölçüde ocaktaki aşırı soğukların etkisiyle yüzde 10 yükselerek megavatsaat başına 52 dolara çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Enerji Enformasyon İdaresi tahminine göre, ülkedeki ortalama toptan elektrik fiyatının yılın ikinci yarısında yüzde 8 düşerek megavatsaat başına yaklaşık 48 dolara gerilemesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IEA'ya göre, Kuzey Amerika'daki yeni LNG sıvılaştırma projeleri, diğer ihracatçıların üretimlerini artırması ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payının büyümesi, mevcut krizin elektrik fiyatlarına etkisinin 2022'deki enerji krizine kıyasla daha sınırlı kalmasına katkı sağladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/lng-arz-soku-elektrik-fiyatlarini-derinlestirdi-1784890712.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TMO 8,3 milyon ton hububat alımıyla rekor kırdı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/tmo-83-milyon-ton-hububat-alimiyla-rekor-kirdi-11337</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/tmo-83-milyon-ton-hububat-alimiyla-rekor-kirdi-11337</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 21 Mayıs'tan bu yana 176 bin üreticiden 8,3 milyon tonla rekor hububat alımı yapıldığını belirterek, "Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı," ifadesini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2026 üretim sezonunda çiftçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması ve piyasada istikrarın korunması amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisince (TMO) yürütülen hububat alım sürecine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayısta hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak üzere Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpayı 21 Mayıs'tan itibaren taahhütname karşılığı almaya başladıklarını belirten Yumaklı, 2 Haziran'da ise piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla alım fiyatlarını açıkladıklarını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yumaklı, 21 Mayıs'tan itibaren günlük ortalama 200 bin ton olan alım miktarının hasadın yoğunlaşmasıyla 370 bin tona ulaştığına dikkati çekerek, "TMO, 21 Mayıs'tan bu yana 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton rekor hububat alımı gerçekleştirdi. Kışın bir ayda sattığımız hububat miktarını bugün bir günde alıyoruz. 2023'te bugün itibarıyla 3,4 milyon ton hububat alınmışken bugün bu rakam 8 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Yani 2 katından fazla ürün demektir." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Depo doluluk oranları yüzde 65-70 seviyesinde</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ülke genelinde 650 civarında alım noktasında faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Yumaklı, coğrafi bölgeler ve iller bazında en fazla alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini, il bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada bulunduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bakan Yumaklı, üreticilerin mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra kurum iş yerlerinde bulunan silo, depo, hangar ve uygun açık yığın sahalarında alım yaptıklarını, lisanslı ve kapalı depoların dolduğu noktalarda uygun açık yığın sahaları kiralayarak ürünleri güvence altına aldıklarını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hasadın yoğun olduğu bu dönemde depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 civarında bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depolarının dolması nedeniyle alımı durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, son ürün gelene kadar alımların süreceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"272 bin üreticiye 450 bin randevu verdik"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yumaklı, üreticilerin ürünlerini düzenli ve hızlı teslim edebilmesi için kurdukları randevu sisteminin işlediğini, fiyatların açıklandığı tarihten sezon bitimine kadar 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin randevu verdiklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bugüne kadar üretici bazlı randevu gerçekleşme oranının yüzde 87 olduğu bilgisini veren Yumaklı, açılan toplam randevu kapasitesinin 17,8 milyon ton, randevu kapasitesi doluluk oranının ise yüzde 72 olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yumaklı, çiftçilerin ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21'inci günden itibaren hesaplarına aktarıldığını belirterek, "Ürün bedelleri 21'inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılmaktadır. Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Planlı ve sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim itibarıyla başlayacağını belirten Yumaklı, satış fiyatlarının 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 lira, 2. grup arpa için ise ton başına 14 bin lira olarak belirlendiğini bildirdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/tmo-83-milyon-ton-hububat-alimiyla-rekor-kirdi-1784889235.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Novatek&#039;in net karı yüzde 3,1 azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/novatekin-net-kari-yuzde-31-azaldi-11334</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/novatekin-net-kari-yuzde-31-azaldi-11334</guid>
                <description><![CDATA[Rusya'nın en büyük bağımsız doğal gaz üreticisi Novatek, 2026'nın ilk yarısında net karının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 azalarak 218,7 milyar rubleye (yaklaşık 2,8 milyar dolar) gerilediğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Novatek'ten yapılan açıklamada, şirketin yılın ilk yarısındaki mali performansına ilişkin bilgilere yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, şirketin gelirleri yüzde 3,9 artarak 836,3 milyar rubleye yükselirken, ortak girişimlerdeki pay dahil faiz, amortisman ve vergi öncesi düzeltilmiş karı yüzde 8,8 azalarak 430,4 milyar rubleye geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında şirketin net karı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,1 azalarak 218,7 milyar rubleye düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Novatek, Rus enerji pazarında özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) üretimiyle öne çıkarken, Avrupa Birliği'nin şirkete ait Yamal LNG projesinden ithalatı bu yılın ilk yarısında 9,9 milyon tonla rekor seviyeye ulaşmıştı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/novatekin-net-kari-yuzde-31-azaldi-1784888323.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Brent petrolün varil fiyatı 100 doları aştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/brent-petrolun-varil-fiyati-100-dolari-asti-11331</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/brent-petrolun-varil-fiyati-100-dolari-asti-11331</guid>
                <description><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında petrol sevkiyatına yönelik riskler ile Orta Doğu'da enerji altyapısını hedef alabilecek saldırı endişelerinin etkisiyle 100 doların üzerine çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Brent petrolün dün 94,07 dolardan tamamlayan vadeli varil fiyatı, bugün saat 16.16 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 6,5 artarak 100,17 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili de 91,54 dolardan alıcı buldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece Brent petrolün vadeli varil fiyatı 27 Mayıs'tan bu yana en yüksek seviyesini gördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fiyatlardaki yükselişte, ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatını aksatabileceği endişesi ile Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının ardından Babülmendep Boğazı'nda artan güvenlik riskleri etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, 20 Temmuz'da, Suudi Arabistan'a karşı "deniz ablukası" uygulamaya başladıklarını duyurmuş, dün gece ise geçiş yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle Kızıldeniz'de Suudi Arabistan'a ait iki petrol tankerini insansız hava araçları ve füzelerle hedef aldıklarını açıklamıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump da bugün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Orta Doğu'da Husilerin yeniden saldırıya geçmesi halinde ABD'nin bu durumdan İran'ı sorumlu tutacağını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu saldırılar, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında taşımacılık risklerini artırırken küresel petrol arzının güvenliğine ilişkin kaygıları da derinleştiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD, İran'a yönelik saldırılarını sürdürürken, İran da Körfez'deki ABD üslerine yönelik misillemelerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trump'ın İran'ın enerji altyapısını hedef alan açıklamalarına, Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Mecid Musevi, bölgedeki ABD müttefiklerinin enerji altyapısını hedef alabilecekleri yönünde karşılık verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tarafların karşılıklı tehditleri, bölgedeki enerji altyapısına ilişkin güvenlik endişelerini artırıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 01:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/brent-petrolun-varil-fiyati-100-dolari-asti-1784846237.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar TCMB&#039;nin faiz kararını değerlendirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/uzmanlar-tcmbnin-faiz-kararini-degerlendirdi-11330</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/uzmanlar-tcmbnin-faiz-kararini-degerlendirdi-11330</guid>
                <description><![CDATA[Uzmanlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), yılın geri kalanında fonlama maliyetlerini düşürerek kademeli bir normalleşmeye gidebileceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5’te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, "Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırlı bir miktar gerilemiştir. Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir." ifadesine yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Duyuruda, jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarının yeniden yükselme eğilimine girdiği belirtilerek, yakın döneme ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği kaydedildi.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haluk Bürümcekçi, yaptığı değerlendirmede, "Yılın kalan döneminde, TCMB’nin daha olumlu senaryolarda bile çok sınırlı bir politika faizi indirim alanı olduğunu, küresel koşullarda iyileşme olması durumunda ise ilk adımını geçici sıkılaşmayı sona erdirecek şeklinde atacağını düşünüyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Politika faizi değişmezken, gecelik borçlanma ve borç verme arasındaki makasın 450 baz puan olarak korunmuş olduğunu vurgulayan Bürümcekçi, küresel piyasalardaki belirsizlik ve döviz talebinin seyrine bağlı olarak mevcut görünümün haftalık repo ihaleleri açılmayarak fonlamanın gecelik borç verme kanalından sağlanarak bir süre daha korunmasının beklenebileceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Para Politikası Kurulunun temmuz ayında ana eğilimde yükseliş beklentisini ifade ederek ve enerji fiyatlarında artışların devam edecek olası yansımalarına vurgu yaparak gelecek dönem enflasyon görünümü açısından ihtiyatlı bir değerlendirmede bulundu." ifadelerini kullanan Bürümcekçi, Kurulun makroihtiyati çerçeve ve likiditeye yönelik mesajlarının değişmediğini ve bu alanlarda temkinli duruşun korunmaya devam edileceğini düşündürdüğünü dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"TCMB, kısa vadeli enflasyon görünümüne ilişkin daha ihtiyatlı bir tona işaret etti"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, karar metninde bir hafta vadeli repo ihalelerinin yeniden başlatılacağına ilişkin doğrudan bir yönlendirmeye yer verilmediğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gözgör, karar metninin genel olarak temkinli şahin bir çerçeveyi koruduğunu değerlendirdiklerini ifade ederek, "Kurul, enflasyonun ana eğiliminin haziran ayında sınırlı ölçüde gerilediğini belirtirken, öncü göstergelerin temmuz ayında geçici bir yükselişe işaret ettiğini vurguladı. 11 Haziran kararında enflasyon eğilimindeki iyileşme daha ön plandayken, bu ay geçici de olsa yeniden yükseliş beklentisinin metne eklenmesi ve enerji fiyatlarının tekrar artış eğilimine girdiğinin belirtilmesi, kısa vadeli enflasyon görünümüne ilişkin daha ihtiyatlı bir tona işaret ettiği kanaatindeyiz." değerlendirmesini yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İktisadi faaliyet tarafında ise önceki karar metnine kıyasla daha güvercin tonda bir değerlendirmenin öne çıktığını aktaran Gözgör, haziran ayında iç talepteki zayıf seyrin sürdüğü belirtilirken, temmuz metninde bu zayıflığın 'belirginleştiği' ifadesinin kullanılmasının, parasal sıkılaşmanın talep koşulları üzerindeki etkisinin güçlendiğine işaret ettiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gözgör, buna karşın, jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetleri, iktisadi faaliyet ve beklentiler üzerinden enflasyona etkilerinin birlikte ele alınması, TCMB’nin büyümedeki yavaşlamaya rağmen kısa vadede gevşeme alanını sınırlı gördüğünü gösterdiği kanaatinde olduklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özetle, iç talepteki zayıflamanın belirginleşmesinin karar metninin güvercin tarafını oluşturduğunu söyleyen Gözgör, temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde geçici yükseliş beklentisi, enerji fiyatlarındaki artış ve yukarı yönlü risklere yapılan vurgunun şahin dengeleyici unsurlar olarak öne çıktığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gözgör, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Bu nedenle kararın piyasa fiyatlamaları üzerindeki etkisinin dengeli kalmasını bekliyoruz. Repo ihalelerine dönüş veya faiz indirim sürecine ilişkin açık bir yönlendirme verilmemesi kısa vadede güçlü bir güvercin fiyatlamayı sınırlasa da, enflasyon görünümündeki iyileşmeye bağlı olarak kademeli bir normalleşme ihtimalinin korunduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede TCMB’nin normalleşme sürecine öncelikle bir hafta vadeli repo ihalelerini yeniden başlatarak adım atabileceğini değerlendiriyoruz. Enflasyon verilerinde bir iyileşme görülmesi halinde repo ihalelerinin ağustos ayında devreye alınmasıyla ortalama fonlama maliyetinin kademeli olarak gerilemesini, ardından son çeyrekte ölçülü faiz indirimleriyle politika faizinin yılı yüzde 34 seviyesinde tamamlamasını bekliyoruz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 01:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/uzmanlar-tcmbnin-faiz-kararini-degerlendirdi-1784846058.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB&#039;de otomobil satışları arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/abde-otomobil-satislari-artti-11329</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/abde-otomobil-satislari-artti-11329</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) pazarında yeni otomobil satışları, haziranda yıllık bazda yüzde 13,6 yükselişle 1 milyon 147 bin 962'ye çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), AB ülkelerinin haziran ayına ilişkin yeni otomobil tescil verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, AB ülkelerinde yeni otomobil satışları haziranda, 2025'in aynı ayına göre yüzde 13,6 artışla 1 milyon 147 bin 962 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziran ayında, birlik üyesi ülkelerde satılan yeni otomobillerin yüzde 35,2'si hibrit, yüzde 23,6'sı elektrikli, 21,3'ü benzinli, yüzde 10,1'i fişli (Plug-In) hibrit, yüzde 6,7'si dizel ve yüzde 3,1'i de diğer yakıt türlerinde oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elektrikli otomobil satışları, haziranda yıllık bazda yüzde 60,7 artarak 270 bin 557'ye ulaştı. Tam elektrikli, hibrit ve fişli hibrit modellerin toplam satışlardaki payı yüzde 68,9'a ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni otomobil satışları, haziranda geçen yılın aynı dönemine göre Almanya'da yüzde 5,8, İspanya'da 6,2, İtalya'da 9,5 ve Fransa'da yüzde 1,8 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-haziran döneminde ise toplam satışlar, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,7 artışla 5 milyon 896 bin 683'e çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Otomotiv üreticilerine göre haziran ayında AB'de en fazla yeni otomobil satışını 291 bin 366 araçla Volkswagen Grubu gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Peugeot, Fiat, Citroen ve Opel gibi markaları bünyesinde barındıran Stellantis Grubu, 170 bin 452 satışla ikinci sırada yer aldı. Renault Grubu ise 135 bin 536'lık yeni otomobil satışıyla üçüncü oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 01:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/abde-otomobil-satislari-artti-1784845857.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnşaatta sınırlı toparlanma</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/insaatta-sinirli-toparlanma-11327</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/insaatta-sinirli-toparlanma-11327</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Haziran Ayı Raporu’nu açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Haziran ayı verileri, mayıs ayına kıyasla sektörün genel görünümünde sınırlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Yıllık bazda Faaliyet Endeksi'nin en güçlü performansı sergilemesine karşın Güven ve Beklenti Endekslerindeki gerileme temkinli görünümün sürdüğünü gösterdi.</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Hazır Beton Endeksi 2026 Haziran Ayı Raporu’na göre, haziran ayı verileri mayıs ayına kıyasla sektörün genel görünümünde sınırlı bir toparlanmaya işaret etmektedir. Beklenti Endeksi’nde görülen iyileşmeye Faaliyet Endeksi'ndeki yükseliş de eşlik ederken, Hazır Beton Endeksi bu gelişmelere paralel olarak daha olumlu bir görünüm sergilemiştir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/grafik_1_085617125.jpg" style="height:537px; width:772px" /></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Güven Endeksi, mayıs ayındaki zayıf görünümün ardından haziran ayında da sınırlı bir gerileme göstermiştir. Endeksin 100,00 eşik değerinin altında kalmaya devam etmesi, sektörde güven algısının henüz kalıcı biçimde güçlenmediğini ortaya koymaktadır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Faaliyet Endeksi, mayıs ayında resmî tatillerin etkisiyle yaşanan yavaşlamanın ardından haziran ayında belirgin bir toparlanma kaydederek 100,1 seviyesine yükselmiş ve yeniden eşik değerin üzerine çıkmıştır. Bu gelişme, sektörde faaliyet hacminin yeniden büyüme bölgesine geçtiğine işaret etmektedir. Bununla birlikte, endeksin eşik değerin hemen üzerinde bulunması toparlanmanın henüz sınırlı olduğunu ve önümüzdeki aylarda kalıcılığının izlenmesi gerektiğini göstermektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Beklenti Endeksi ise haziran ayında mayıs ayına göre yükselerek alt endeksler arasında konumunu korumuştur. Bu gelişme, sektör temsilcilerinin önümüzdeki dönem ilişkin beklentilerinde temkinli duruşunun devam ettiğine işaret etmektedir. </span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Hazır Beton Endeksi de haziran ayında mayıs ayına göre iyileşme göstermiştir. Buna rağmen endeksin 100,00 eşik değerinin altında seyretmesi, sektörde genel görünümün henüz tam anlamıyla güçlenmediğini, faaliyet tarafındaki toparlanmanın güven ve genel endeks göstergelerine hâlen sınırlı ölçüde yansıdığını göstermektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/grafik_2_085617142.jpg" style="height:212px; width:768px" /></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, haziran ayında endekslerin birbirinden ayrışan bir görünüm sergilediği görülmektedir. Faaliyet Endeksi, yıllık bazda %0,8 oranında artış göstererek en güçlü performansı sergilemiş ve sektördeki fiili faaliyetlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla iyileştiğine işaret etmiştir. Hazır Beton Endeksi de %0,1 oranındaki sınırlı artışla pozitif bölgede yer almıştır. Buna karşılık, Güven Endeksi %0,3, Beklenti Endeksi ise %0,1 oranında gerileyerek sektör temsilcilerinin ekonomik görünüme ilişkin temkinli yaklaşımını koruduğunu göstermektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">2026 yılının ikinci çeyreği sonunda haziran ayı verileri, sektörün yıllık bazda ılımlı bir toparlanma eğilimi sergilediğini ortaya koymaktadır. Faaliyet Endeksi’nin pozitif bölgeye geçmesi, sahadaki reel hareketliliğin geçen yılın aynı dönemine kıyasla arttığına işaret etmektedir. Buna karşılık, Güven ve Beklenti Endekslerindeki sınırlı gerileme, firmaların önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerinde ihtiyatlı tutumlarını sürdürdüğünü göstermektedir. Bu görünüm, sektörde fiili faaliyetlerin iyileşmeye başladığını, ancak bu iyileşmenin güven ve beklentilere henüz tam olarak yansımadığına işaret etmektedir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Haziran ayında yıllık bazda faaliyetlerde toparlanma gözlenmesine rağmen, güven ve beklenti göstergelerindeki sınırlı gerileme sektörün temkinli görünümünü koruduğunu ortaya koydu.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/THBB_Baskani_Yavuz_Isik-_new_1_085617716.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2026 temmuz ayı itibarıyla Türk inşaat sektörü, dezenflasyon sürecinin sağladığı görece iyileşmeye rağmen tedbirli bir yaklaşım sergilemektedir. Enflasyondaki yıllık gerileme ve para politikasında yılın ilerleyen dönemlerine ilişkin faiz indirimi beklentileri sektör açısından olumlu bir zemin oluştururken, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde devam eden sıkı koşullar özel sektör yatırımlarını ve konut talebini sınırlamaya devam etmektedir. Buna karşılık, deprem bölgesinde kısmen devam eden yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm projeleri ve kamu altyapı yatırımları inşaat faaliyetlerini destekleyen temel unsurlar olmayı sürdürmektedir. Bu çerçevede sektör, bir yandan maliyet baskılarının hafiflemesi ve enflasyondaki düşüşten olumlu etkilenirken, diğer yandan finansman koşullarındaki sıkılık nedeniyle dengeli ve kademeli bir toparlanma süreci yaşamaktadır. Önümüzdeki dönemde inşaat sektöründeki büyümenin kalıcılığı, enflasyondaki düşüşün sürmesine, kredi koşullarının normalleşmesine ve para politikasındaki olası gevşeme adımlarına bağlı olacaktır.” dedi.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 19:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/insaatta-sinirli-toparlanma-1784825913.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanayide Enerji Verimliliği Kapıda Başlıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/sanayide-enerji-verimliligi-kapida-basliyor-11326</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/sanayide-enerji-verimliligi-kapida-basliyor-11326</guid>
                <description><![CDATA[Yükselen elektrik maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Özellikle sevkiyat kapılarından kaynaklanan ısı kayıpları, işletmelerin enerji tüketimini ve üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığındaki <strong>1 derecelik </strong><strong>düşüşün enerji giderlerini </strong><strong>%20 </strong><strong>artırdığına</strong> dikkat çeken <strong>Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Osman Ünlü</strong></strong>, lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliğinin sevkiyat kapılarında başladığını belirtti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-07-23%2019_31_39.png" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Dünya genelinde yükselen enerji maliyetleri, sanayi tesislerinde enerji verimliliğini stratejik bir öncelik haline getiriyor. İşletmeler bir yandan enerji giderlerini düşürmeye çalışırken, diğer yandan üretim sürekliliğini ve rekabet güçlerini koruyacak çözümlere yöneliyor. Bu süreçte, çoğu zaman göz ardı edilen sevkiyat kapıları ise önemli enerji kayıplarının yaşandığı alanların başında geliyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Yapılan araştırmalara göre, endüstriyel tesislerde ortam sıcaklığının yalnızca <strong>1 derece</strong> düşmesi, enerji giderlerini <strong>%20</strong>oranında artırıyor. Bu durum özellikle sevkiyat kapılarının yoğun kullanıldığı alanlarda daha belirgin hale geliyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir ısı transferine neden olurken, ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına yol açıyor. Sonuç olarak hem enerji tüketimi hem de işletme maliyetleri artıyor.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Çukurova Isı, Silversun SACH ve SACV serisi hava perdeleriyle sevkiyat kapılarında oluşan ısı kayıplarını en aza indiriyor. Geleneksel PVC şerit perdelere göre daha yüksek enerji verimliliği sağlayan Silversun hava perdeleri, yalnızca enerji kayıplarını azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda hijyen standartlarının korunmasına, operasyonel hızın artırılmasına ve üretim süreçlerinin daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor.&nbsp; </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">"</span></strong><strong><span style="color:black">Enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor"</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Çukurova Isı Yönetim Kurulu Üyesi</strong> <strong>Osman Ünlü</strong>, şunları söyledi: </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><em><span style="color:black">“Lojistik merkezleri, üretim tesisleri ve sıcaklık kontrollü depolarda enerji verimliliği sevkiyat kapılarında başlıyor. Çünkü enerji kayıplarının önemli bir bölümü sevkiyat kapılarında yaşanıyor. Kapıların sık açılıp kapanması, iç ve dış ortam arasında sürekli bir hava akışı oluşturarak ısıtma ve soğutma sistemlerinin daha fazla çalışmasına neden oluyor. Bu durum işletmelerin enerji tüketimini ve işletme maliyetlerini doğrudan artırıyor. Enerji verimliliğini artırmak isteyen işletmelerin, sevkiyat kapılarında yaşanan bu kayıpları da göz önünde bulundurması gerekiyor." </span></em><span style="color:black">dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/hava_perdesi_104953309.png" style="height:724px; width:800px" /></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Silversun SACH ve SACV serisi hava perdelerinin çalışma prensibine ilişkin de bilgi veren <strong>Osman Ünlü,</strong> "<em>Hava perdeleri, sevkiyat kapılarının üzerinde veya yanında oluşturduğu yüksek hızlı hava bariyeri sayesinde iç ve dış ortamı fiziksel temas olmadan birbirinden ayırıyor. Böylece kapılar açık olsa bile iç ortam sıcaklığı korunuyor, ısıtma ve soğutma sistemlerinin üzerindeki yük azalıyor ve enerji tüketimi düşüyor. Aynı zamanda sıcaklık dalgalanmalarının ürün kalitesi üzerindeki olumsuz etkileri de en aza indiriliyor."</em> ifadelerini kullandı.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/hava_perdesi_uygulama_104953181.png" style="height:800px; width:800px" /></span></span></span></span></p>

<h2><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#4f81bd"><strong><span style="color:black">Operasyonel verimliliği artırıyor</span></strong></span></span></span></h2>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">PVC şerit perdelerin ısı kayıplarına karşı belirli ölçüde koruma sağladığını ancak görüşü kısıtlayabildiğini, hijyen sorunlarına yol açabildiğini ve düzenli bakım gerektirdiğini belirten <strong>Osman Ünlü,</strong> özellikle forklift trafiğinin yoğun olduğu tesislerde, bu sistemlerin operasyonel akışı yavaşlatabildiğine dikkat çekti: </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><em><span style="color:black">“Silversun hava perdeleri, forklift ve personel geçişlerini kesintisiz hale getirerek operasyonel süreçlerin hızlanmasına katkı sağlıyor. Kapı açma-kapama ihtiyacını ortadan kaldırırken tesis içi lojistik akışını da iyileştiriyor. Ayrıca sürekli çalışan kapı sistemlerinde oluşan aşınmayı azaltarak bakım ve duruş maliyetlerinin düşürülmesine destek oluyor. Böylece işletmeler hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de operasyonel verimliliklerini artırabiliyor." </span></em><span style="color:black">dedi.</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/sanayide-enerji-verimliligi-kapida-basliyor-1784824488.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merkez Bankası rezervleri 160,5 milyar dolar oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/merkez-bankasi-rezervleri-1605-milyar-dolar-oldu-11325</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/merkez-bankasi-rezervleri-1605-milyar-dolar-oldu-11325</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 17 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 2 milyar 812 milyon dolar azalarak 160 milyar 490 milyon dolar oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 17 Temmuz itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 1 milyar 697 milyon dolar azalarak 65 milyar 427 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 10 Temmuz'da 67 milyar 124 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde altın rezervleri de 1 milyar 116 milyon dolar düşüşle 96 milyar 179 milyon dolardan 95 milyar 63 milyon dolara geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 17 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre 2 milyar 812 milyon dolar azalarak 163 milyar 302 milyon dolardan 160 milyar 490 milyon dolara indi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):</span></span></p>

<table>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Tarih</td>
			<td>Altın Rezervleri</td>
			<td>Brüt Döviz Rezervleri</td>
			<td>Toplam Rezervler</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>26.01.2024</td>
			<td>48.007</td>
			<td>89.154</td>
			<td>137.161</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>23.02.2024</td>
			<td>49.271</td>
			<td>82.479</td>
			<td>131.750</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>29.03.2024</td>
			<td>54.378</td>
			<td>68.748</td>
			<td>123.126</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>26.04.2024</td>
			<td>59.113</td>
			<td>64.967</td>
			<td>124.080</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>31.05.2024</td>
			<td>59.740</td>
			<td>83.909</td>
			<td>143.648</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>28.06.2024</td>
			<td>58.077</td>
			<td>84.833</td>
			<td>142.910</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>19.07.2024</td>
			<td>59.214</td>
			<td>94.695</td>
			<td>153.910</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>29.08.2024</td>
			<td>60.043</td>
			<td>89.329</td>
			<td>149.373</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>27.09.2024</td>
			<td>63.566</td>
			<td>93.824</td>
			<td>157.390</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>25.10.2024</td>
			<td>65.894</td>
			<td>93.504</td>
			<td>159.398</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1.11.2024</td>
			<td>66.614</td>
			<td>93.005</td>
			<td>159.619</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>13.12.2024</td>
			<td>65.307</td>
			<td>98.175</td>
			<td>163.482</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>24.01.2025</td>
			<td>68.232</td>
			<td>99.328</td>
			<td>167.560</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>14.02.2025</td>
			<td>72.475</td>
			<td>100.677</td>
			<td>173.152</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>21.03.2025</td>
			<td>74.785</td>
			<td>88.328</td>
			<td>163.114</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>04.04.2025</td>
			<td>76.422</td>
			<td>77.838</td>
			<td>154.261</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>30.05.2025</td>
			<td>83.164</td>
			<td>70.026</td>
			<td>153.190</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>13.06.2025</td>
			<td>86.543</td>
			<td>72.744</td>
			<td>159.289</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>25.07.2025</td>
			<td>85.223</td>
			<td>86.625</td>
			<td>171.848</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>29.08.2025</td>
			<td>87.326</td>
			<td>91.031</td>
			<td>178.357</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>05.09.2025</td>
			<td>90.931</td>
			<td>89.176</td>
			<td>180.107</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>17.10.2025</td>
			<td>111.169</td>
			<td>87.273</td>
			<td>198.442</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>14.11.2025</td>
			<td>107.389</td>
			<td>80.043</td>
			<td>187.432</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>26.12.2025</td>
			<td>116.894</td>
			<td>76.978</td>
			<td>193.872</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>30.01.2026</td>
			<td>133.753</td>
			<td>84.405</td>
			<td>218.158</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>13.02.2026</td>
			<td>132.199</td>
			<td>79.586</td>
			<td>211.784</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>27.03.2026</td>
			<td>100.049</td>
			<td>55.290</td>
			<td>155.339</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>17.04.2026</td>
			<td>112.647</td>
			<td>61.821</td>
			<td>174.467</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>26.05.2026</td>
			<td>105.992</td>
			<td>53.234</td>
			<td>159.226</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>12.06.2026</td>
			<td>98.957</td>
			<td>53.124</td>
			<td>152.081</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>19.06.2026</td>
			<td>97.685</td>
			<td>59.511</td>
			<td>157.196</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>26.06.2026</td>
			<td>94.954</td>
			<td>54.251</td>
			<td>149.205</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>03.07.2026</td>
			<td>97.742</td>
			<td>61.952</td>
			<td>159.694</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>10.07.2026</td>
			<td>96.179</td>
			<td>67.124</td>
			<td>163.302</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>17.07.2026</td>
			<td>95.063</td>
			<td>65.427</td>
			<td>160.490</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/merkez-bankasi-rezervleri-1605-milyar-dolar-oldu-1784811755.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37&#039;de sabit bıraktı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-sabit-birakti-11324</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-sabit-birakti-11324</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TCMB'den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, TCMB Başkanı Fatih Karahan başkanlığında toplanan Kurul'un, politika faizinin yüzde 37'de sabit kalmasına karar verdiği bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranının da yüzde 35,5’te sabit tutulduğu bildirilen duyuruda, "Enflasyonun ana eğilimi, haziran ayında sınırlı bir miktar gerilemiştir. Öncü veriler ana eğilimin temmuz ayında geçici olarak yükseleceğini ima etmektedir." ifadesine yer verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Duyuruda, jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarının yeniden yükselme eğilimine girdiği belirtilerek, yakın döneme ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklenti kanalı üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiği bildirilen duyuruda, şu değerlendirmelere yer verildi:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Duyuruda, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceği bildirilen duyuruda, "Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır." denildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Duyuruda, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nin beş iş günü içinde yayımlanacağı kaydedildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/merkez-bankasi-politika-faizini-yuzde-37de-sabit-birakti-1784811292.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AB Komisyonu&#039;ndan Google&#039;a 890 milyon avro ceza</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/ab-komisyonundan-googlea-890-milyon-avro-ceza-11323</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/ab-komisyonundan-googlea-890-milyon-avro-ceza-11323</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Google'ın Dijital Piyasalar Yasası'nı iki farklı alanda ihlal ettiğini belirlemesinin ardından şirkete toplam 890 milyon avro para cezası verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB Komisyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Google Arama'da kendi hizmetlerini kayırması ve Google Play'de işletmelerin tüketicileri alternatif ve çoğu zaman daha ucuz satın alma kanallarına yönlendirmesini engellemesi nedeniyle Dijital Piyasalar Yasası'nı ihlal etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu kapsamda Komisyon, Google'a ilk ihlal nedeniyle 460 milyon avro ve ikinci ihlal nedeniyle 430 milyon avro olmak üzere toplam 890 milyon avro para cezası verdi. AB Komisyonu, verilen para cezalarının ihlallerin "ciddiyeti ve süresi" dikkate alınarak belirlendiğini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Komisyon ayrıca Google'ın söz konusu ihlalleri sona erdirmesini istedi. Buna göre Google'ın Arama sonuçlarında üçüncü taraf hizmetlere kendi hizmetleriyle eşit, adil ve ayrımcı olmayan şekilde davranması ve Google Play üzerinden uygulama dağıtan geliştiricilerin kullanıcılarla mağaza içi ve dışında serbestçe iletişim kurmasına ve sözleşme yapmasına teknik ve hukuki olarak izin vermesi gerekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Google'ın Komisyon kararlarına 60 gün içinde uyması gerekiyor. Aksi halde şirket, küresel yıllık cirosunun yüzde 5'ine kadar günlük para cezası riskiyle karşı karşıya kalabilir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/ab-komisyonundan-googlea-890-milyon-avro-ceza-1784811036.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ukrayna’nın Karadeniz limanlarında gemi trafiği durdu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/ukraynanin-karadeniz-limanlarinda-gemi-trafigi-durdu-11322</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/ukraynanin-karadeniz-limanlarinda-gemi-trafigi-durdu-11322</guid>
                <description><![CDATA[Ukrayna'nın Karadeniz’deki Odessa, Çernomorsk ve Yujnıy limanlarındaki ticari gemi trafiği, Rusya’nın bölgede son dönemde artan saldırılarının ardından durdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gemi takip bilgileri sağlayan MarineTraffic verilerine göre, Ukrayna'nın Karadeniz’deki üç ana limanında 23 Temmuz itibarıyla ticari gemi bulunmuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ukrayna Tarım Politikası ve Gıda Bakanı Taras Vısotskiy de taşımacılık şirketlerinin ülkenin Karadeniz limanlarıyla çalışmayı 22 Temmuz'dan itibaren geçici olarak durdurduğunu bildirirken, kararın güvenlik nedeniyle alındığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Danimarkalı deniz taşımacılığı şirketi Maersk de mevcut koşullar nedeniyle Çernomorsk üzerinden Ukrayna'ya sağladığı bağlantı hizmetini geçici olarak askıya aldığını açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şirket, Çernomorsk'ta boşaltılması planlanan ithalat yüklerinin Romanya'nın Köstence Limanı'na yönlendirileceğini, mevcut ihracat rezervasyonlarının ise ücretsiz iptal edilebileceğini veya yükleme limanının Köstence şeklinde değiştirilebileceğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada ise Odessa ve Çernomorsk'a düzenlenen son saldırılarda, Ukrayna ordusuna askeri malzeme ve yakıt taşınmasında kullanıldığını öne sürdüğü liman altyapısının, depoların ve gemilerin hedef alındığına işaret edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ukrayna, saldırıların ticari deniz taşımacılığını ve tarım ürünleri ihracatını hedef aldığını savunurken, Rusya askeri amaçlarla kullanılan tesislere saldırdığını ileri sürüyor. Odessa, Çernomorsk ve Yujnıy limanları, Ukrayna'nın başta tahıl olmak üzere tarım ürünlerini dünya pazarlarına ulaştırdığı başlıca ihracat merkezleri arasında yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ukrayna da son dönemde Rusya’nın Karadeniz ve Azak Denizi'nde lojistik faaliyetlerinde kullanıldığını belirttiği gemiler ve liman altyapısına yönelik saldırılarını artırmıştı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/ukraynanin-karadeniz-limanlarinda-gemi-trafigi-durdu-1784809943.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli turistlerin harcamaları açıklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/yerli-turistlerin-harcamalari-aciklandi-11320</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/yerli-turistlerin-harcamalari-aciklandi-11320</guid>
                <description><![CDATA[Yerli turistler, yılın ilk çeyreğinde yurt içinde aile ziyaretleri için 50,2 milyar lira, tatil için ise 33 milyar lira harcama gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "hane halkı yurt içi turizm" verilerinden derlediği bilgiye göre yerli turistler yılın ilk çeyreğinde ülke içinde 102,3 milyar lira seyahat harcaması yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yılın aynı çeyreğine göre harcamalarda yaklaşık yüzde 34'lük artış gerçekleşirken yerli turistler aynı dönemde toplamda 73,6 milyon kez gece konakladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Turistlerin yurt içinde yaptığı bu seyahatler amaçlarına göre incelendiğinde ise aile ziyareti öne çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yerli turistler, "yakınları ziyaret" başlıklı kategoride yaptıkları seyahatlerde 50 milyar 249 milyon 966 lira harcadı. Geçen yılın aynı döneminde ise bu gerekçeyle 38 milyar 718 milyon 200 bin lira harcanmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yakınları ziyaretten sonra en çok harcamanın yapıldığı kategori 33 milyar 31 milyon 536 bin lira ile "gezi, eğlence, tatil" olarak kayıtlara geçti. Söz konusu kategoride 2025'in ilk çeyreğinde 22 milyar 906 milyon 736 bin lira harcama gerçekleşmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece bu yılın ilk çeyreğindeki 102,3 milyar liralık toplam harcamanın, 83,3 milyar lirası aile ziyareti ve tatil için yapılmış oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yakınları ziyaret için 54,6 milyon geceleme</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu dönemde "yakınları ziyaret" için 9 milyon 652 bin seyahat ve bu seyahatlerde 54 milyon 651 bin geceleme gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yerli turistler, "gezi, eğlence, tatil" için ise aynı dönemde 3 milyon 155 bin seyahat yaparken 10 milyon 250 bin kez geceledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hane halkının bu yılın ilk çeyreğine ilişkin yurt içi turizm harcamalarından söz konusu kategorilere yönelik veriler şöyle:</span></span></p>

<table>
	<tbody>
		<tr>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>Yakınları Ziyaret</td>
			<td>Gezi, eğlence, tatil</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Seyahat Sayısı (Bin)</td>
			<td>9.652</td>
			<td>3.155</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Geceleme Sayısı (Bin)</td>
			<td>54.651</td>
			<td>10.250</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Harcama Tutarı (Bin)</td>
			<td>50.249.966</td>
			<td>33.031.536</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/yerli-turistlerin-harcamalari-aciklandi-1784800795.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rekabet ihlallerine 6 ayda 17 milyar lira ceza</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/rekabet-ihlallerine-6-ayda-17-milyar-lira-ceza-11316</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/rekabet-ihlallerine-6-ayda-17-milyar-lira-ceza-11316</guid>
                <description><![CDATA[Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, bu yılın ilk yarısında 209 teşebbüs hakkında yaklaşık 17 milyar lira tutarında idari para cezası uyguladıklarını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, bu yılın ilk yarısında 209 teşebbüs hakkında yaklaşık 17 milyar lira tutarında idari para cezası uyguladıklarını belirterek, "Bizim açımızdan bu dönemin en önemli çıktısı, rekabeti bozucu davranışlara müdahale ederken piyasalarda kalıcı ve sürdürülebilir rekabet koşullarını güçlendirecek mekanizmaları hayata geçirmiş olmamızdır." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, yürüttükleri faaliyetlere ilişkin&nbsp;değerlendirmede bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Önceliklerinin, piyasalarda etkin ve sürdürülebilir rekabet koşullarının tesis edilmesine katkı sağlamak olduğunu ifade eden Küle, bu doğrultuda kurum faaliyetlerini, sonuçlandırdıkları soruşturmalar veya idari para cezaları üzerinden değerlendirmediklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, rekabet otoritelerinin asli görevinin, piyasaların rekabetçi yapısını güçlendirmek, pazara giriş engellerini azaltmak ve ekonomik etkinliği artıracak mekanizmaların sağlıklı şekilde işlemesine katkı sunmak olduğunu anlatarak, uyguladıkları yaptırımların, bu amaca ulaşmak için araçlardan yalnızca biri olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Soruşturmalar kapsamında aldıkları kararlara ilişkin bilgi veren Küle, "Bu yılın ilk yarısında 209 teşebbüs hakkında yaklaşık 17 milyar lira tutarında idari para cezası uygulanması kararlaştırıldı. Ancak bizim açımızdan bu dönemin en önemli çıktısı, rekabeti bozucu davranışlara müdahale ederken piyasalarda kalıcı ve sürdürülebilir rekabet koşullarını güçlendirecek mekanizmaları hayata geçirmiş olmamızdır." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, geleneksel sektörlerdeki soruşturmaların yanı sıra dijital platformlar, ödeme sistemleri, iş gücü piyasaları ve teknoloji odaklı pazarlarda önemli kararlar aldıklarını belirterek, dijitalleşme, veri ekonomisi ve yapay zeka gibi alanlarda yaşanan gelişmeleri yakından takip ederek analiz yöntemlerini ve uygulama kapasitesini sürekli geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kurumun yalnızca ihlallere müdahale eden bir otorite olmadığına işaret eden Küle, rekabetçi piyasaların gelişimini destekleyen, yatırım ortamının güçlenmesine katkı sağlayan ve tüketici refahını merkeze alan önemli bir politika kurumu olduklarını kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Tarla bitkileri tohumları soruşturmasını kararlılıkla sürdürüyoruz"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, yılın ilk yarısında farklı sektörlerdeki soruşturmalarla rekabet hukukunun güncel ihtiyaçlarına cevap veren önemli adımlar attıklarına işaret ederek, "Tarımdan dijital piyasalara, tüketim mallarından ödeme sistemlerine kadar birçok alanda aldığımız kararlarla, hem rekabetçi piyasa yapısının güçlendirilmesini hem de tüketicilerin daha etkin işleyen piyasalardan faydalanmasını hedefledik." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tarım sektörünün, doğrudan gıda arzını, üretim maliyetlerini ve tüketici refahını etkileyen stratejik bir alan olduğuna dikkati çeken Küle, "Tarımsal üretimin temel girdisi olan tohum sektöründe rekabetçi yapının korunması yalnızca ilgili pazar bakımından değil, gıda arzının sürdürülebilirliği ve üretimde verimliliğin artırılması açısından da büyük önem taşıyor. Bu kapsamda hibrit sebze ve meyve tohumları pazarında, rekabete duyarlı bilgileri rakipleriyle paylaşan teşebbüsleri tespit etmek suretiyle toplamda 189 milyon lira idari yaptırımları uyguladık. Rekabetçi düzenin tesisi için önlemlerimizi aldık. Tarla bitkileri tohumları pazarında yürüttüğümüz soruşturmayı da kararlılıkla sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Tüketicilere rekabetçi hizmetler sunulmasına katkı sağlayacak"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, teknoloji ve dijital platformlar gibi konulara ilişkin dosyaların ocak-haziran döneminde öncelikli çalışma alanları arasında yer aldığını ifade ederek, bu kapsamda Google Play Store, Mastercard ve Visa soruşturmalarındaki kararların, hem yenilikçiliği teşvik edeceğini hem de tüketicilere daha rekabetçi hizmetler sunulmasına katkı sağlayacağını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kast ajansları ile menajerlik alanında sonuçlandırdıkları soruşturmayla, sektörde rekabetçi yapıyı güçlendirecek önemli yapısal yükümlülükler tesis ettiklerini belirten Küle, bu çerçevede yürüttükleri soruşturmalara ilişkin bilgi verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, devam eden soruşturmaların, rekabet hukukunun güncel ve gelişen gündemini yansıttığını aktararak, "Halihazırda yürüttüğümüz 47 soruşturma kapsamında dijital platformlardan eğitim hizmetlerine, iş gücü piyasalarından tarım ve gıda sektörüne kadar ekonominin birçok farklı alanındaki rekabetçi endişeleri kapsamlı şekilde değerlendiriyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Süt soruşturmalarında son aşamaya yaklaştık"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bazı soruşturmalar kapsamında rekabetçi endişelerin soruşturma süreci devam ederken telafisi güç sonuçlar doğurmasını önlemek amacıyla geçici tedbir kararları aldıklarını bildiren Küle, endüstriyel dondurma ve yumuşak şeker sektörlerindeki soruşturmalarda satış noktalarında rakip ürünlere alan tahsis edilmesine yönelik geçici tedbirler uyguladıklarını anımsattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, tarım ve gıda sektöründe yürüttükleri süt soruşturmalarında sürecin son aşamasına gelindiğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Çiğ süt piyasasına ilişkin rekabetçi endişeler ile kamuoyunda 'süt karşılığı yem' olarak bilinen uygulamaya yönelik incelemelerimizi büyük ölçüde tamamladık. Bu dosyaların da önümüzdeki dönemde sonuçlandırılmasını öngörüyoruz. Bu çalışmaların ortak noktası, rekabeti yalnızca ihlaller ortaya çıktıktan sonra müdahale edilen bir alan olarak değil, üretimi, yatırımı, yenilikçiliği ve tüketici refahını destekleyen temel bir ekonomi politikası aracı olarak görmemizdir. Önümüzdeki dönemde de hem geleneksel sektörlerde hem de dijital ekonomide etkin ve öngörülebilir bir rekabet düzeninin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Öncelik tüketici refahı"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İzin verdikleri her birleşme ve devralma işleminin, yatırım ortamının desteklenmesi ile rekabetçi piyasa yapısının korunması arasında hassas bir denge gözetilerek değerlendirildiğine dikkati çeken Küle, bu anlayış doğrultusunda yılın ilk yarısında Getir'in belirli faaliyetlerinin Uber tarafından devralınması işlemine, Uber'in Türkiye'ye 500 milyon dolar yatırım taahhüdünü içeren kapsamlı paket çerçevesinde izin verdiklerini anımsattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küle, yılın ikinci yarısında hem geleneksel sektörlerde hem de dijital ekonomide rekabetin etkin şekilde korunmasına yönelik çalışmaları aynı kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, hakim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin dosyaların, gelecek dönemde uygulama gündemlerinde daha fazla yer tutacağını öngördüklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Veri, ağ etkileri, algoritmalar ve yapay zeka destekli iş modellerinin, pazar gücünün oluşumunu ve kullanılma biçimini önemli ölçüde değiştirdiğine işaret eden Küle, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Bu nedenle rekabet hukukunun da değişen piyasa koşullarına uyum sağlayacak şekilde sürekli gelişmesi gerekiyor. Bunun yanında yapay zeka temelli ekonomik analiz modellerini uygulama süreçlerimize daha etkin şekilde entegre ederek, başta ihale piyasaları olmak üzere rekabet riski taşıyan sektörlerde proaktif denetim anlayışımızı daha da güçlendireceğiz. Amacımız, rekabet ihlallerine yalnızca sonradan müdahale eden değil, riskleri önceden tespit ederek önleyici politika ve uygulamaları hayata geçiren bir rekabet otoritesi olmaktır. Hedefimiz, rekabetçi piyasa yapısının güçlenmesine katkı sağlayan, yatırım ve yenilikçiliği destekleyen, tüketici refahını önceleyen bir rekabet düzeninin geliştirilmesine öncülük etmek. Önümüzdeki dönemde hukukun bize tanıdığı yetkileri etkin, öngörülebilir ve kararlı şekilde kullanarak değişen ekonomik koşullara uyum sağlayan, güçlü kurumsal kapasitesiyle politika üreten ve piyasalarda etkin rekabetin korunmasına katkı sunan bir otorite olmaya devam edeceğiz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/rekabet-ihlallerine-6-ayda-17-milyar-lira-ceza-1784800214.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Buğday fiyatları 2 yılın en yüksek seviyesini gördü</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/bugday-fiyatlari-2-yilin-en-yuksek-seviyesini-gordu-11315</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/bugday-fiyatlari-2-yilin-en-yuksek-seviyesini-gordu-11315</guid>
                <description><![CDATA[Buğdayın kile başına fiyatı uluslararası piyasalarda bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek 2 yılın en yüksek seviyesini gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Jeopolitik riskler ve ABD'deki hava durumu kaynaklı endişelerden dolayı tahıl piyasalarında yükselişler görülürken, fiyat hareketlerinde buğday en dikkati çeken ürünler arasında yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin tırmanması tarım ürünlerinin arzına ilişkin endişeleri artırırken, tedarik ve üretimin aksayacağına yönelik tahminler buğday piyasasındaki fiyat hareketlerinde belirleyici oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları ile Ukrayna liman altyapısına yönelik saldırılar Karadeniz tahıl akışını tehdit ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya'da 2026/2027 sezonu buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verimin düşmesi ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor ve bu ülkelerin ihracatındaki herhangi bir aksama, emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatları ve gıda enflasyonuna ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklığın etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar yaşanmasından dolayı gübre maliyetlerinde görülen artış da buğday fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">El Nino hava olayının Avustralya'ya etkisi de buğday fiyatlarını etkiliyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, Fransa'da sıcak hava dalgasından dolayı yumuşak buğday rekoltesinin düşebileceği öngörülüyor. El Nino hava olayı da dünyanın önemli buğday üreticilerinden Avustralya'da daha az yağışlı, daha kurak bir iklime yol açtığından buğday rekoltesiyle ilgili endişeler ortaya çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğdayın kile başına fiyatı bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ardından 7,03 dolar seviyesinde dengelendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buğday fiyatları, Mayıs 2024 döneminde 7,20 dolara kadar yükselmişti. Buğdayın kilesi 2025 sonuna göre de yüzde 38'in üzerinde arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesi kısıtlandı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avustralya merkezli Commonwealth Bank'ın Sürdürülebilirlik ve Tarım Ekonomisti Dennis Voznesenski, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz'deki ihracat kapasitesindeki aksamalar küresel buğday fiyatlarını yükseltti." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesinin kısıtlandığını belirten Voznesenski, Ukrayna'nın Karadeniz'deki başlıca limanlarının da zarar gördüğünü ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya-Ukrayna Savaşı'nın üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılmasına ilişkin risklerin de eklendiğini ve bunun gübre tedarikine ilişkin endişelerle sonuçlandığını dile getiren Voznesenski, bunun yanında gelecekte küresel ölçekte buğdayın protein içeriği, verimi ve ekim alanlarının azalması noktasında görülebilecek etkilerin de öne çıktığını söyledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/bugday-fiyatlari-2-yilin-en-yuksek-seviyesini-gordu-1784800097.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merkez bankalarının küresel altın rezervlerinin artması bekleniyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/merkez-bankalarinin-kuresel-altin-rezervlerinin-artmasi-bekleniyor-11314</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/merkez-bankalarinin-kuresel-altin-rezervlerinin-artmasi-bekleniyor-11314</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) yayımladığı "2026 Merkez Bankaları Altın Rezervleri Araştırması"na göre, rezerv yöneticilerinin yüzde 89'u, gelecek 12 ay içinde küresel merkez bankalarının altın rezervlerinin artış eğilimini sürdüreceğini öngörüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkez bankalarının altına yönelik güçlü talebinin sürmesi beklenirken ankete katılan rezerv yöneticilerinin yüzde 45'i kendi kurumlarının da gelecek 12 ayda altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtti. Bu oran, araştırma tarihindeki en yüksek seviye olarak kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Altının merkez bankalarının rezerv yönetimindeki stratejik önemi giderek artıyor. Katılımcıların yüzde 93'ü halihazırda altın rezervi bulundurduklarını belirtti. Bu oran geçen yıl yüzde 81 olarak ölçülmüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, ABD dolarının küresel rezervlerdeki gelecekteki ağırlığına ilişkin beklentiler zayıfladı. Katılımcıların yüzde 74'ü, doların küresel rezervler içindeki payının 5 yıl sonra bugünkü seviyenin altında olacağını tahmin ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkez bankalarının altın tutma gerekçeleri arasında "kriz dönemlerindeki güçlü performansı" ilk sırada yer aldı. Katılımcıların yüzde 90'ı bu özelliği öne çıkarırken "uzun vadeli değer saklama aracı" olması yüzde 84, "portföy çeşitlendirmesi sağlaması" yüzde 82 ile diğer başlıca nedenler arasında sıralandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankaları, altının jeopolitik risklere karşı koruma sağlamasını önemli bir unsur olarak değerlendiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Araştırmada ayrıca merkez bankalarının altın rezervlerini sakladıkları lokasyonlarda çeşitliliğe yöneldiği görüldü. Son 12 ayda katılımcıların yüzde 9'u yurt içindeki altın depolama kapasitesini artırdığını, yüzde 10'u ise yurt dışındaki saklama lokasyonlarını çeşitlendirdiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek dönemde de benzer eğilimin sürmesi beklenirken en fazla tercih edilen yurt dışı saklama merkezi yüzde 57 ile İngiltere Merkez Bankası oldu. Yurt içi depolama seçeneği yüzde 49 ile ikinci sırada yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ekonomik ve jeopolitik riskler altını öne çıkarıyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dünya Altın Konseyi Asya Pasifik (Çin hariç) Bölge Başkanı ve Küresel Merkez Bankaları Başkanı Shaokai Fan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, araştırmanın merkez bankalarının rezerv yönetimi kararlarında "faiz oranları, jeopolitik istikrarsızlık ve enflasyon endişelerinin" belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fan, rezerv yöneticilerinin altın tahsislerini artırma gerekçeleri arasında, "altının jeopolitik risklere karşı koruma sağlaması ve rezervlerin daha geniş kapsamlı çeşitlendirilmesine katkıda bulunmasının" giderek daha fazla öne çıktığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kriz dönemlerinde altının güçlü performans göstermesi, uzun vadeli değer saklama aracı olarak öne çıkmasının, enflasyona karşı koruma sağlamasının ve portföy çeşitlendirmesindeki etkinliğinin, altın rezervi bulundurmanın temel nedenleri arasında değerlendirilmeyi sürdürdüğünü anlatan Fan, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Katılımcıların yüzde 84'ü, 5 yıl sonra altının küresel rezervler içindeki payının bugünkünden daha yüksek olacağını düşünüyor. Buna karşılık, yüzde 74'ü aynı dönemde ABD dolarının küresel rezervlerdeki payının azalacağını öngörüyor. Bu bulguların hem döngüsel hem de yapısal gelişmeleri yansıttığını düşünüyoruz. Jeopolitik gerilimler, ekonomik belirsizlik ve ticaret çatışmalarına ilişkin endişeler, rezerv yöneticilerinin kararlarını bugün açıkça etkiliyor. Ancak araştırma, rezerv portföylerinde daha fazla çeşitlendirmeye yönelik uzun vadeli bir eğilime de işaret ediyor."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Merkez bankaları son 4 yılda ortalama bin tonun üzerinde altın satın aldı"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Shaokai Fan, doların küresel rezervlerdeki payının azalacağı beklentilerine dikkati çekerek, bunun altının doların yerini alacağı anlamına gelmediğini, rezerv yöneticilerinin amaçlarının rezerv varlıklarını daha geniş bir yelpazede çeşitlendirmek olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Altının "yüksek likiditeye sahip olması, güvenilir bir değer saklama aracı olarak görülmesi ve temerrüt riski taşımayan bir varlık olması" sayesinde bu süreçten fayda sağlamaya devam ettiğini kaydeden Fan, şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Merkez bankaları son 4 yılda toplu olarak yılda ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldı. Bu miktar, önceki 10 yılın ortalama alım hızının oldukça üzerinde bulunuyor. Araştırma sonuçları, giderek daha oynak ve öngörülemez hale gelen küresel ortamda altının stratejik bir rezerv varlığı olarak üstlendiği rol sayesinde, resmi sektörün altın talebinin önümüzdeki dönemde de güçlü kalmaya devam edeceğine işaret ediyor."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/merkez-bankalarinin-kuresel-altin-rezervlerinin-artmasi-bekleniyor-1784799975.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nijerya-Fas ve Trans Sahra projeleri yeniden şekillendiriyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/nijerya-fas-ve-trans-sahra-projeleri-yeniden-sekillendiriyor-11313</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/nijerya-fas-ve-trans-sahra-projeleri-yeniden-sekillendiriyor-11313</guid>
                <description><![CDATA[Afrika'nın zengin doğal gaz rezervlerini Avrupa pazarına ulaştırmayı hedefleyen iki dev boru hattı projesi, kıtanın enerji jeopolitiğinde yeni bir rekabet alanı oluşturuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından enerji arz güvenliğini yeniden şekillendirmeye çalışan Avrupa ülkeleri, Rus gazına bağımlılığı azaltmak ve tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla Afrika'ya yönelirken, kıtanın zengin doğal gaz rezervleri stratejik önem kazandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Savaş öncesinde doğal gaz ihtiyacının yüzde 40'ını Rusya'dan karşılayan Avrupa Birliği'nin (AB) bu ülkeden gaz ithalatındaki payının yüzde 20'nin altına gerilemesi, alternatif enerji kaynaklarına yönelik arayışları hızlandırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu süreçte Nijerya'nın doğal gazını Avrupa pazarına ulaştırmayı hedefleyen Nijerya-Fas Doğal Gaz Boru Hattı ile Trans Sahra Doğal Gaz Boru Hattı projeleri, Avrupa'nın uzun vadeli enerji arz güvenliği açısından öne çıkan girişimler arasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Her iki proje de Nijerya'nın Afrika'nın en büyük kanıtlanmış doğal gaz rezervlerini uluslararası pazarlara ulaştırmayı hedeflese de güzergahları, siyasi ortaklıkları, finansman yapıları ve stratejik öncelikleri bakımından önemli farklılıklar taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Atlantik kıyısını takip eden Nijerya-Fas hattı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">2016 yılında Fas Kralı 6. Muhammed ile dönemin Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari'nin girişimiyle gündeme gelen Nijerya-Fas Doğal Gaz Boru Hattı, Batı Afrika kıyısı boyunca uzanarak Benin, Togo, Gana, Fildişi Sahili, Liberya, Sierra Leone, Gine, Gine-Bissau, Gambiya, Senegal ve Moritanya üzerinden Fas'a ulaşmayı öngörüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">5 bin 600 ila 6 bin 900 kilometre uzunluğunda olması planlanan hattın yıllık 30 milyar metreküp doğal gaz taşıma kapasitesine sahip olması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gazın Fas üzerinden mevcut altyapı kullanılarak İspanya ve Avrupa doğal gaz şebekesine bağlanması planlanıyor. Projenin toplam maliyetinin ise 25 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Proje yalnızca Avrupa'ya ihracatı değil, güzergah üzerindeki 13 Batı Afrika ülkesine doğal gaz ulaştırarak elektrik üretimi, gübre, çimento, metalürji ve sanayi yatırımlarını desteklemeyi amaçlıyor. Bu yönüyle bölgesel kalkınma ve ekonomik entegrasyon projesi olarak öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ECOWAS'tan projeye siyasi destek</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Nijerya-Fas Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'ne ilişkin anlaşmayı onaylayarak projeye bölgesel düzeyde siyasi destek verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sierra Leone'nin başkenti Freetown'da 19 Temmuz'da düzenlenen ECOWAS Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde imzalanan anlaşmayla, projenin Batı Afrika'nın doğal gaz kaynaklarını bölgesel pazarlara bağlaması, enerji piyasalarının entegrasyonunu güçlendirmesi ve Batı Afrika, Sahel, Fas ile Avrupa arasında yeni bir kalkınma koridoru oluşturması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Projenin bir sonraki aşamasında Kazablanka merkezli bir proje şirketi ile Abuja'da bir yönetim otoritesinin kurulması, ardından yatırımcıların projeye dahil edilerek nihai yatırım kararının alınması planlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ECOWAS'ın desteği, güzergah üzerindeki Batı Afrika ülkelerinin projeye yönelik siyasi sahiplenmesini güçlendirirken, hattın yalnızca Nijerya ile Fas arasındaki bir enerji projesi değil, bölgesel ekonomik entegrasyon ve enerji güvenliği girişimi olarak konumunu pekiştiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trans Sahra hattı daha kısa ancak güvenlik riskleri yüksek</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nijerya, Nijer ve Cezayir'in 20 yılı aşkın süredir gündeminde bulunan Trans Sahra Doğal Gaz Boru Hattı ise Nijerya'nın güneyindeki gaz sahalarını Nijer üzerinden Cezayir'deki Hassi R'Mel gaz merkezine bağlayarak buradan İspanya ve İtalya'ya ulaştırmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">4 bin 300 ile 4 bin 600 kilometre uzunluğunda planlanan proje, mesafe bakımından Fas güzergahına göre daha kısa. Hattın yıllık 20 ila 30 milyar metreküp doğal gaz taşıması öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cezayir'in mevcut ihracat altyapısına bağlanabilmesi, projenin en önemli teknik avantajlarından biri olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte proje uzun yıllardır finansman, güvenlik ve piyasa koşulları nedeniyle hayata geçirilemedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Son dönemde Cezayir, Nijerya ve Nijer arasında fizibilite çalışmaları ile uygulama sürecini hızlandırmaya yönelik yeni anlaşmalar imzalanırken, Cezayir tarafında hattın yeni bölümünün inşasına da başlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uzmanlar, hattın özellikle Nijer ve Nijerya'nın bazı bölgelerindeki güvenlik sorunları nedeniyle yatırımcı açısından daha yüksek risk taşıdığına işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı hedef, farklı stratejiler</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İki proje de Avrupa'nın Rus gazına alternatif kaynak arayışının hız kazandığı dönemde önem kazanırken, stratejik hedefleri bakımından ayrışıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nijerya-Fas hattı, Batı Afrika ülkelerini enerji altyapısıyla birbirine bağlamayı ve bölgesel sanayileşmeyi desteklemeyi hedefleyen çok taraflı bir kalkınma projesi niteliği taşıyor. Fas açısından proje, ülkeyi Afrika ile Avrupa arasında enerji ve lojistik merkezi haline getirme stratejisinin önemli bir ayağını oluşturuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trans Sahra hattı ise daha çok Nijerya gazını mevcut Cezayir altyapısı üzerinden Avrupa'ya en kısa güzergahla ulaştırmayı amaçlıyor. Bu nedenle daha klasik bir ihracat koridoru olarak değerlendiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgesel rekabetin de simgesi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji uzmanlarına göre iki proje, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik rekabetin de yansıması niteliğinde.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fas, Atlantik eksenli yeni bir enerji koridoru oluşturmayı hedeflerken, Cezayir Avrupa'nın başlıca doğal gaz tedarikçilerinden biri olarak mevcut konumunu korumaya çalışıyor. Nijerya ise her iki projeyi de destekleyerek ihracat seçeneklerini çeşitlendirmeyi ve herhangi bir transit ülkeye bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Finansman belirleyici olacak</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nijerya-Fas hattında Birleşik Arap Emirlikleri, İslam Kalkınma Bankası ve OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu hazırlık çalışmalarına destek verirken, Çinli şirketlerin mühendislik ve ekipman tedarikinde rol üstlenebileceği değerlendiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa ise potansiyel tüketici konumunda bulunmasına rağmen uzun vadeli yatırım konusunda temkinli davranıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trans Sahra projesinde ise 3 ülke arasındaki siyasi iradenin güçlenmesine rağmen milyarlarca dolarlık yatırımın nasıl finanse edileceği ve Avrupa'nın uzun vadeli doğal gaz talebinin hangi seviyede kalacağı belirsizliğini koruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji piyasası uzmanları, Avrupa'nın fosil yakıt tüketimini azaltmaya yönelik politikalarının her iki projenin ticari fizibilitesini doğrudan etkileyeceğini belirtirken, Batı Afrika'da hızla artan enerji talebinin projelerin ekonomik sürdürülebilirliğinde Avrupa kadar belirleyici olabileceğine dikkati çekiyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/nijerya-fas-ve-trans-sahra-projeleri-yeniden-sekillendiriyor-1784799806.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yenilenebilir enerji yatırımlarının cazibesi artıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/yenilenebilir-enerji-yatirimlarinin-cazibesi-artiyor-11312</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/yenilenebilir-enerji-yatirimlarinin-cazibesi-artiyor-11312</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimin küresel enerji arzı ve deniz taşımacılığında yeni aksama ve maliyet artışı endişeleriyle yükselen petrol fiyatları, yenilenebilir enerji yatırımlarının cazibesini artırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası referans kabul edilen Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, saldırılardan önceki son işlem günü olan 27 Şubat'ta 72,48 dolardan kapanırken ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri hamleleri ve yeni askeri seçeneklerin gündeme gelmesiyle 30 Nisan'da 126,41 dolara çıkarak savaşın başından beri en yüksek seviyesini test etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dün 96,46 dolardan kapanan Brent petrolün varil fiyatı, bugün saat 10.52 itibarıyla 98,09 dolardan işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini zayıflatmayı amaçlayan saldırıları sürerken İran da ABD üslerine yönelik misillemelerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın Hürmüz'deki gemilere saldırması durumunda "Tahran'dakiler dahil olmak üzere bir köprü veya enerji santralini bombalayacaklarını" açıklaması da petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Son çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatını aksatabileceğine ilişkin endişeler sürerken Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının ardından Babülmendep Boğazı'ndaki güvenlik riskinin artması da fiyatları destekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hürmüz'ün ardından Babülmendep Boğazı'nda da güvenlik risklerinin yükselmesi, küresel enerji arzı ve deniz taşımacılığında yeni aksama ve maliyet artışı endişelerini güçlendiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yükselen petrol fiyatlarının tek başına enerji yatırımlarındaki kararları belirlemediği, para politikaları, kamu destekleri ve karbon nötr hedeflerinin de yatırım kararlarında etkili olduğu ifade ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna rağmen enerji güvenliği ve iklim hedeflerinin öne çıktığı mevcut ortamda yüksek fosil yakıt fiyatlarının, orta ve uzun vadede yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyen önemli bir itici güç olmaya devam edeceği belirtiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Jeopolitik krizler fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin güvenilirliğini sorgulatıyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, yaptığı değerlendirmede, petrol fiyatlarındaki yükselişin, yenilenebilir enerji projelerinin ekonomik cazibesini artırarak yatırımları desteklediğini ancak enflasyon ve faiz oranlarındaki artış nedeniyle finansman maliyetlerinin de yukarı çıktığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna rağmen yüksek petrol fiyatlarının kısa vadede maliyet baskısı oluştursa da uzun vadede enerji dönüşümünü hızlandıran önemli unsurlardan biri olduğuna dikkati çeken Erkan, "Yüksek petrol fiyatları, yenilenebilir enerji yatırımlarının finansmanında hem fırsatlar hem de riskler yaratıyor. Fosil yakıt maliyetlerinin yükselmesi, güneş ve rüzgar gibi yakıt maliyeti bulunmayan enerji kaynaklarını daha rekabetçi hale getirirken yatırımcıların bu alanlara ilgisini artırıyor. Buna karşın, artan enerji fiyatlarının enflasyonu tetiklemesi ve faiz oranlarını yukarı taşıması, sermaye yoğun yenilenebilir enerji projelerinin finansmanını zorlaştırıyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Erkan, petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji güvenliği kaygılarını artırarak ülkeleri yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapmaya yönlendirdiğini anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji arzında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen hükümetlerin, teşvik mekanizmalarını güçlendirirken uluslararası finans kuruluşlarının da temiz enerji projelerine yönelik kaynaklarını artırmaya devam ettiğine işaret eden Erkan, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Öte yandan, yüksek petrol fiyatları yalnızca finansman maliyetlerini değil, yatırım giderlerini de etkiliyor. Lojistik ve ekipman maliyet artışları güneş ve rüzgar santrallerinin kurulum maliyetlerini yükseltebiliyor. Bu durum, proje geliştiricilerinin hem daha pahalı ekipman hem de daha yüksek kredi maliyetleriyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Yüksek petrol fiyatları tek başına yatırım kararlarını belirlemese de para politikaları, kamu destekleri ve karbon nötr hedefleri belirleyici oluyor. Buna rağmen jeopolitik krizler fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin güvenilirliğini sorgulatıyor."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/yenilenebilir-enerji-yatirimlarinin-cazibesi-artiyor-1784799642.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel elektrik talebindeki artışın hızlanması bekleniyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-elektrik-talebindeki-artisin-hizlanmasi-bekleniyor-11310</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-elektrik-talebindeki-artisin-hizlanmasi-bekleniyor-11310</guid>
                <description><![CDATA[Dünyada elektrikli araçlar, soğutma sistemleri ve veri merkezlerindeki kullanımın güçlenmesiyle elektrik talebindeki artışın bu yıl hız kazanacağı öngörülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Yıl Ortası Elektrik Sektörü Güncellemesi raporuna göre, dünyada elektrik talebi artışının 2025'teki yüzde 3 seviyesinden bu yıl yüzde 3,6'ya ve 2027'de yüzde 3,8'e çıkacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu talep artışında sanayi, elektrikli araçlar, soğutma sistemleri ve veri merkezlerinde büyüyen elektrik tüketimi güçlü rol oynuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, Orta Doğu'daki savaş nedeniyle yaşanan enerji krizi birçok bölgede elektrik maliyetlerini artırırken bu durum elektrik piyasalarının dayanıklılığını test ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dünyanın en büyük ekonomilerinin elektrik tüketiminde bu yıl güçlü artış bekleniyor. Çin'in elektrik talebinin 2025'teki yüzde 3,2 seviyesinden bu yıl yüzde 5,5'e çıkacağı öngörülüyor. Hindistan'da ise geçen yıl yüzde 1,6 büyüyen elektrik talebinin bu yıl yüzde 7 artacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD ve Avrupa Birliği'nde ise elektrik talebinin yüzde 2 seviyesinde artacağı hesaplanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yakıt maliyetlerindeki keskin artış ve tedarikteki aksamaların özellikle fiyata duyarlı ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına bağımlı Asya ülkelerinde elektrik üretimini baskıladığı değerlendiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IEA, beklenenden daha güçlü bir El Nino olayı yaşanması durumunda soğutma ihtiyacı nedeniyle elektrik talebinin daha hızlı artabileceği uyarısında da bulunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yenilenebilir enerji en büyük üretim kaynağı olma yolunda</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel elektrik üretiminde ise yenilenebilir enerjinin bu yıl en büyük üretim kaynağı olacağı ve böylece kömürü geride bırakacağı tahmin ediliyor. Yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminin yıllık bazda yüzde 8 büyümesi beklenirken küresel elektrik üretimindeki payının 2025'teki yüzde 33'ten 2027'de yüzde 37'ye kadar yükselmesi öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneş enerjisi, küresel elektrik üretimi büyümesinde lider konumunu sürdürüyor. Güneşten elektrik üretiminin bu yıl yaklaşık 600 teravatsaatle 2025'teki rekor büyümesini sürdüreceği tahmin ediliyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-elektrik-talebindeki-artisin-hizlanmasi-bekleniyor-1784799321.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Piyasalarda gözler TCMB ve ECB&#039;nin faiz kararlarında</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/piyasalarda-gozler-tcmb-ve-ecbnin-faiz-kararlarinda-11309</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/piyasalarda-gozler-tcmb-ve-ecbnin-faiz-kararlarinda-11309</guid>
                <description><![CDATA[Küresel piyasalarda, teknoloji ve yapay zeka odaklı büyüme temasına yönelik olumlu bakış açısının sürmesi risk iştahını desteklerken, gözler yurt içinde TCMB'nin yurt dışında ise ECB'nın alacağı para politikası kararlarına çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel piyasalarda, teknoloji ve yapay zeka odaklı büyüme temasına yönelik olumlu bakış açısının sürmesi risk iştahını desteklerken, gözler yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankasının (ECB) alacağı para politikası kararlarına çevrildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin yarattığı endişelerin fiyatlamalar üzerindeki etkileri sürerken, ABD'de büyük teknoloji şirketlerinin açıkladığı bilançolardan alınan yapay zeka harcamalarının devam edeceği mesajı yatırımcıların risk alma eğilimini canlı tuttu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'li teknoloji şirketlerinin piyasa kapanışının ardından açıkladığı ikinci çeyrek bilançoları, yapay zeka yatırımlarının devam edeceğine işaret etti. Alphabet güçlü gelir ve kar artışıyla öne çıkarken, IBM ise sınırlı gelir artışına rağmen yapay zeka ve otomasyon yatırımlarını artıracağını açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Tesla'nın ikinci çeyrek geliri yıllık bazda artmasına karşın net karı gerileyerek, şirketin karlılığı üzerindeki baskının sürdüğünü ortaya koydu. Söz konusu gelişmelerin yapay zeka ve teknolojiye yönelik iyimserlikleri beslemesiyle Asya tarafında yarı iletken sektörü öncülüğünde yükselişler göze çarptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Jeopolitik tarafta Orta Doğu'da askeri hareketliliğin sıcaklığını koruması risk iştahını sınırlayan bir unsur olarak ön planda yer alıyor. Bölgede ABD ile İran kuvvetlerinin hamleleriyle jeopolitik risklerin Hürmüz Boğazı'nın yanı sıra diğer önemli ticaret güzergahlarına da yayılabileceği endişeleri varlığını koruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir gemiye füze, roket, insansız hava aracı veya başka bir silahla ateş açması halinde ABD'nin Tahran'da veya yakınındaki bir köprü ya da elektrik santralini bombalayacağını ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmalara işaret ederek, "Hürmüz Boğazı'na ihtiyacımız yok ama gereğini yapmak zorundayız. İran'ın nükleer silahlara sahip olmasına izin veremeyiz." yorumunu yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle enerji tarafında arz endişeleri sürerken, Brent petrolün varil fiyatı 92,4 dolara çıkarak 11 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, yeniden artma eğilimi gösteren petrol fiyatlarının enflasyonist baskıları tetikleyebileceği endişelerini gündeme taşıdığını belirterek, bu durumun ABD Merkez Bankasına (Fed) yönelik faiz artışı beklentilerini genişlettiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed'in eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,75-4,00'e çıkarma ihtimali yüzde 98'ye yükseldi. Bankaya ilişkin tahminlerde aralık toplantısında da ilave faiz artışı yapılma ihtimali yüzde 68 ile fiyatlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tahvil faizlerinde belirgin yükseliş</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerin ışığında dün faiz oranlarına duyarlı ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,32'ye çıkarak 14 Şubat 2025'ten beri en yüksek seviyeyi test ederken, yeni günde yüzde 4,31'de dengelendi. Dün ABD 10 yıllık tahvil faizi de 3 baz puan artışla yüzde 4,66 seviyesine yükselmesinin ardından yeni günde son 2 ayın zirvesi olan yüzde 4,67'de bulunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dolar endeksi 101 seviyelerindeki duruşunu korurken, hafta başından bu yana küresel ticaret gerilimlerinin etkisiyle yükseliş eğiliminde olan altının ons fiyatı, Fed'e yönelik faiz artışı beklentileri ve yükselen tahvil faizlerinin etkisiyle yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 121 dolarda alıcı buluyor. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 1,5 yükselişle 92 dolarda seyrediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kurumsal tarafta bilanço detaylarına bakıldığında Alphabet'in yılın ikinci çeyreğindeki geliri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24 artarak 119,8 milyar dolara yükseldi. Şirketin net karı da aynı dönemde yüzde 298 artışla 112,1 milyar dolara ulaştı. Alphabet, geçen yılın ikinci çeyreğinde 28,2 milyar dolar net kar elde etmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IBM de 2026 yılının nisan-haziran dönemine ilişkin bilançosunu açıkladı. Buna göre, şirketin yılın ikinci çeyreğinde elde ettiği gelir, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 artarak 17,2 milyar dolara ulaştı. Şirketin net karı ise ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 azalarak 2,17 milyar dolara geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IBM'in Üst Yöneticisi Arvind Krishna, şirketin gelir artışını ve karlılığını hızlandırmak, yapay zeka ile otomasyon yoluyla şirket genelinde verimliliği artırmak ve inovasyonu hızla ticarileştirmeye yönelik yatırımları yoğunlaştırmak için adımlar attıklarını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Diğer yandan ABD'li elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın net karı, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5 azalışla 1,11 milyar dolara geriledi. Şirketin toplam geliri ikinci çeyrekte yıllık bazda yüzde 26 artarak 28,2 milyar dolara ulaştı. Tesla, 2025'in aynı döneminde 22,5 milyar dolar gelir elde etmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bahsedilen şirketlerin açıkladığı finansal sonuçların ardından Alphabet'in hisseleri şirketin sermaye harcamalarını artıracağı açıklamalarıyla piyasa sonrası işlemlerde yaklaşık yüzde 3 geriledi. Söz konusu gelişmelerle S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,14, Nasdaq endeksi yüzde 0,57 düşerken Dow Jones endeksi yatay seyretti. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'da ECB'nin faiz kararı bekleniyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa borsaları dün alıcılı bir seyir izlerken, ECB'nin bugün açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağına yerleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ECB'nin bugün alacağı kararların yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde'ın enflasyon görünümü, enerji fiyatları ve jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmelerinin Avrupa piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, para piyasalarındaki fiyatlamaların ECB'nin bugünkü toplantısında faiz oranlarını sabit bırakacağına işaret ettiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatlarını yeniden artıracağına ilişkin endişeler de piyasaların odağında yer alan unsurlar arasında bulunurken teknoloji hisselerindeki toparlanmanın yayılması bölgede risk iştahını artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgede bugün açıklanan verilere göre, İngiltere'de yıllık enflasyon haziranda yüzde 2,6 ile yüzde 2,7 olan beklentilerin altında gerçekleşti. Enflasyon, Mart 2025'ten beri görülen en düşük seviyede ölçüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Avrupa Birliği (AB) üyeleri, Ukrayna'nın 2026 ve 2027 yıllarındaki acil savunma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik 90 milyar avroluk kredi programına İngiltere'nin katılmasına onay verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,24, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,89, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,97, Almanya'da DAX 40 endeksi de yüzde 0,58 değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne negatif seyirle başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya borsaları Çin hariç pozitif seyrediyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya tarafında Çin hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, yapay zekada yatırım ve harcamaların artabileceğine yönelik beklentilerin sürmesi bölge piyasalarında yarı iletken sektörünü destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yapay zeka altyapı harcamalarının güçlü kalacağı beklentisiyle bölgede çip hisseleri yükseldi. Japonya’da Rohm Ltd hisseleri yüzde 3, Renesas Electronics hisseleri yüzde 1,5 ve Güney Kore'de SK Hynix hisseleri yüzde 5,2 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Çinli yapay zeka şirketi Moonshot AI'ın Anthropic’in Fable modelinden teknoloji aktarımı yaptığı iddialarıyla ülke borsalarında satıcılı seyir öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 3,7 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TCMB faiz kararını açıklayacak</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,18 değer kazanarak 14.138,85 puandan tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,08 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yurt içinde gözler TCMB'nin açıklayacağı faiz kararına çevrildi. AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, temmuz ayında merkez bankasının politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dolar/TL dünü 47,2130'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 47,2310'dan işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, bugün yurt içinde tüketici güven endeksi ile TCMB'nin faiz kararı ve haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışına ise Avro Bölgesi'nde ECB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.400 puanın direnç, 14.000 ve 13.900 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/piyasalarda-gozler-tcmb-ve-ecbnin-faiz-kararlarinda-1784799156.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk savunma sanayisinin NATO ile teması kolaylaşacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turk-savunma-sanayisinin-nato-ile-temasi-kolaylasacak-11306</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turk-savunma-sanayisinin-nato-ile-temasi-kolaylasacak-11306</guid>
                <description><![CDATA[Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde duyurulan "Front Door" mekanizmasıyla, savunma sanayisi firmalarının NATO’yla olan temas süreçlerinin kolaylaştırılması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ortak fonlama bütçesinin 2026'da 5,3 milyar avroya ulaşması öngörülen NATO'nun tedarik ekosisteminde yer almak isteyen Türk şirketleri için idari ve hukuki süreçleri anlatan "NATO Tedarik Süreci Rehberi", Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından yayımlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">NATO'nun mal ve hizmet alım kriterlerinden idari gerekliliklere kadar Türk firmalarının izlemesi gereken stratejik adımlar detaylı bir şekilde ortaya konuluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">NATO, komuta ve kontrol ekipmanları, siber güvenlik, yazılım ve inşaat işleri gibi ihtiyaçlarını "ortak fon" üzerinden karşılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uçak ve gemi gibi büyük platformlar ise ortak fonla doğrudan satın alınmıyor, üye ülkelerce tedarik edilerek NATO kullanımına sunuluyor. Yeni dönemde ortak fon bütçesinin siber güvenlik, ağ yenileme, hava ve füze savunma sistemleri, kripto ve uydu iletişimi gibi kritik alanlara odaklanacağı belirtiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Zirvede ilan edilen "Front Door" mekanizması, büyük savunma firmalarından teknoloji girişimlerine kadar her ölçekteki işletmenin NATO kurumlarıyla doğrudan, hızlı ve verimli bağ kurmasını amaçlıyor. Bu adımla, NATO'nun doğu kanadındaki askeri tahkimatları ve Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü'nü (VJTF) destekleyecek lojistik tedarik ağının genişletilmesi öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tedarik makamları ve ihaleler</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tedarik süreçlerinde, komuta kontrol ve istihbarat kabiliyetleri alanında NATO Haberleşme ve Bilgi Ajansı (NCIA), sivil işler ve lojistikte ise NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">1 milyon 600 bin avronun altındaki alımlarda "Teknik Olarak Uygun En Düşük Fiyat" kuralı uygulanırken, karmaşık projelerde "En İyi Değer" metodolojisi kullanılıyor. İnovasyon Fonu ve Kuzey Atlantik Savunma İnovasyon Hızlandırıcısı Programı (DIANA) da yeni nesil teknoloji alımlarını şekillendiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İhalelerde başarı için 7 kritik adım</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rehberde Türk firmalarının ihalelerde başarı sağlaması için yedi temel adım sıralanıyor. Bu kapsamda şirketlerin, geçerli bir NATO Tesis Güvenlik Belgesi ile Milli Savunma Bakanlığına (MSB) kayıt yaptırması, fırsatları yakından izlemesi ve ihalelere katılım için her projeye özgü "Uygunluk Beyanı" talep etmesi gerekiyor. Tekliflerin, yapay zeka içerikleri doğrudan kullanılmadan, asgari askeri gereksinimi tam karşılayacak şekilde ve katı zaman çizelgelerine uygun olarak sunulması büyük önem taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İhalelere katılım için MSB denetimleriyle verilen ve 5 yıl geçerli olan Tesis Güvenlik Belgesi'nin alınması şart koşuluyor. Projelerde görev alacak personel için de Kişi Güvenlik Belgesi talep ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">NATO Karargahı'na yapılacak ziyaretler için ise planlanan tarihten en az 15 gün önce Dışişleri Bakanlığına başvurulması gerekiyor. İttifak'ın yatırım projelerindeki yaşam döngüsü ise ihtiyacın belirlenmesi, teknik onaylar, ihale, sözleşme, üretim, teslimat ve nihai mali kabul denetimlerinden oluşuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turk-savunma-sanayisinin-nato-ile-temasi-kolaylasacak-1784732714.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Firmaların net döviz açığı mayısta azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/firmalarin-net-doviz-acigi-mayista-azaldi-11305</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/firmalarin-net-doviz-acigi-mayista-azaldi-11305</guid>
                <description><![CDATA[Finansal kesim dışındaki firmaların net döviz açığı, mayıs ayında 204 milyar 415 milyon dolar oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, mayısta önceki aya kıyasla finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlıkları 3 milyar 175 milyon dolar, yükümlülükleri 1 milyar 319 milyon dolar arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmeler sonucunda söz konusu firmaların net döviz pozisyonu açığı 1 milyar 857 milyon dolar azalarak 204 milyar 415 milyon dolara indi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Varlık dağılımı incelendiğinde bir önceki aya göre türev varlıklar, yurt içi bankalardaki mevduat ve yurt dışına doğrudan sermaye yatırımları sırasıyla 1 milyar 568 milyon dolar, 1 milyar 19 milyon dolar ve 736 milyon dolar arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Menkul kıymetler ve ihracat alacakları sırasıyla 128 milyon dolar ve 19 milyon dolar azaldı. Bunlara bağlı olarak varlıklar 3 milyar 175 milyon dolar artış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yükümlülük dağılımında ise bir önceki aya göre yurt dışından sağlanan nakdi krediler, yurt içinden sağlanan nakdi krediler ve türev yükümlülükler sırasıyla 1 milyar 124 milyon dolar, 698 milyon dolar ve 145 milyon dolar artarken ithalat borçları 649 milyon dolar azaldı. Bunlara bağlı olarak yükümlülüklerde 1 milyar 319 milyon dolar artış görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yükümlülüklerin vade yapısına bakıldığında Mayıs 2026 döneminde yurt içinden sağlanan kısa ve uzun vadeli krediler, Nisan 2026 dönemine göre sırasıyla 123 milyon dolar ve 576 milyon dolar arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yurt dışından sağlanan kredilerde ise kısa vadeli krediler 440 milyon dolar azalırken uzun vadeli krediler 916 milyon dolar artış kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kısa vadeli varlıklar 150 milyar 983 milyon dolar iken kısa vadeli yükümlülükler 141 milyar 72 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kısa Vadeli Net Döviz Pozisyonu Fazlası ise 9 milyar 911 milyon dolar olarak gerçekleşerek bir önceki aya göre 2 milyar 693 milyon dolar arttı. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı yüzde 36 düzeyinde gerçekleşti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/firmalarin-net-doviz-acigi-mayista-azaldi-1784732578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Goldman Sachs, doğal gaz fiyatı tahminini yükseltti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/goldman-sachs-dogal-gaz-fiyati-tahminini-yukseltti-11303</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/goldman-sachs-dogal-gaz-fiyati-tahminini-yukseltti-11303</guid>
                <description><![CDATA[Goldman Sachs, Orta Doğu'da süren gerilimlerin Basra Körfezi'nden LNG ihracatının beklenenden daha yavaş toparlanmasına yol açacağı öngörüsüyle Avrupa doğal gaz fiyatlarına ilişkin kısa vadeli tahminini yukarı yönlü revize etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası medyada yer alan haberlere göre, Goldman Sachs, Basra Körfezi'nden LNG ihracatının normalleşme tarihine yönelik beklentisini de temmuz ayından ekim ayına erteledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Revizyonda, dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte biri ile küresel LNG ihracatının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların Orta Doğu'daki gerilim nedeniyle beklenenden daha uzun süre aksayacağı varsayımı etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Goldman Sachs, yaz sezonunun geri kalanında küresel LNG arzında yıllıklandırılmış bazda 16 milyon tonluk (yaklaşık yüzde 4) bir azalma yaşanacağını öngördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Banka, bunun sonucunda Kuzeybatı Avrupa'daki doğal gaz depolarının doluluk oranının, kış sezonunun başlangıcı olan ekim ayı sonunda yüzde 67 seviyesinde kalacağını tahmin etti. Goldman Sachs daha önce aynı dönem için yüzde 74 doluluk oranı öngörmüştü. Mevsim normallerinde sıcaklıkların gerçekleşmesi halinde ise depolardaki doluluk oranının kış sezonunun bitimi olan mart sonunda, yüzde 28 seviyesine gerilemesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu görünüm doğrultusunda Goldman Sachs, Hollanda merkezli TTF doğal gaz fiyatına ilişkin 2026'nın üçüncü çeyreği ve dördüncü çeyreği tahminlerini sırasıyla megavatsaat başına 41 avrodan 60 avroya ve 40 avrodan 53 avroya yükseltti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Banka, 2027 için TTF fiyat tahminini de megavatsaat başına 30 avrodan 31 avroya çıkardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Goldman Sachs, Orta Doğu enerji ihracatının ancak 2027 boyunca kademeli olarak normalleşmesi senaryosunda Avrupa'da TTF fiyatlarının Asya talebini yeterince azaltabilmesi için megavatsaat başına 100 avronun üzerine çıkması gerekebileceğini öngördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna karşılık, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyatların beklenenden hızlı toparlanması halinde fiyatların megavatsaat başına yaklaşık 40 avro seviyesine gerileyebileceği değerlendirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Goldman Sachs, Hürmüz Boğazı'nın deniz taşımacılığına tamamen açık kalacağı varsayımıyla, 2028 ve 2029'a ilişkin düşük fiyat beklentisini korudu. Banka, TTF fiyatının 2028'de megavatsaat başına 19 avro, 2029'da ise 16 avro olacağını tahmin etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Değerlendirmede ayrıca, ABD'de devreye alınacak yeni LNG ihracat projeleri ile Asya'da kömür ve yenilenebilir enerji üretimindeki olası artışların orta ve uzun vadede doğal gaz fiyatları üzerinde ilave aşağı yönlü baskı oluşturabileceği belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören ağustos vadeli kontratlarda doğal gazın megavatsaat fiyatı dün 59,66 avrodan kapandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Doğal gazın megavatsaat fiyatı bugün saat 13.21 itibarıyla düne göre yüzde 3,6 artışla 61,83 avroya yükseldi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/goldman-sachs-dogal-gaz-fiyati-tahminini-yukseltti-1784732290.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa&#039;nın rekabetçiliğinde Türkiye&#039;nin kritik rolü</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/avrupanin-rekabetciliginde-turkiyenin-kritik-rolu-11301</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/avrupanin-rekabetciliginde-turkiyenin-kritik-rolu-11301</guid>
                <description><![CDATA[OİB, OSD ve TAYSAD, Avrupa Birliği'nin "Made in EU" yaklaşımında Türkiye'nin stratejik ortak olarak değerlendirilmesi ve otomotiv sektöründe Türkiye'den Avrupa Birliği'ne ihraç edilen ürünler ile taşıt araçlarının Avrupa Birliği menşeli kabul edilmesi yönündeki ortak çağrısını Brüksel'e taşıdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><em>Avrupa Birliği kurumlarıyla gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye'nin üretim gücü ve gelişmiş tedarik sanayisinin Avrupa'nın rekabetçiliğine sağladığı katkının altı çizildi. Avrupalı otomotiv üreticilerinin Türkiye'de son 20 yılda 20 milyar euronun üzerinde yatırım yaptığına da dikkat çekilerek, Türkiye'nin Avrupa otomotiv değer zincirinin vazgeçilmez halkalarından biri olduğu vurgulandı. </em></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784698325_1__Bakanl__k_toplu.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Avrupa Birliği'nin otomotiv sanayisinin geleceğini şekillendirecek Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı (Industrial Accelerator Act – IAA) ve "Made in EU" yaklaşımında Türkiye'nin stratejik ortak olarak konumlandırılması, Türk otomotiv sanayisinin ana gündemini oluşturuyor. Bu kapsamda Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) temsilcileri, Brüksel'de Avrupa Birliği kurumlarıyla kapsamlı temaslarda bulundu. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Üç gün boyunca 12 farklı kurumla gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisinin üretim, yatırım ve tedarik zincirindeki stratejik rolü rakamlarla ortaya kondu. Programın son gününde ise <strong>T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat</strong> ve <strong>Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu</strong>'nun katılımıyla AB üyesi ülkelerin Brüksel'deki büyükelçileriyle bir araya gelinerek AB ve Türkiye otomotiv sanayilerinin ortak rekabet gücüne ilişkin değerlendirmeleri paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784698326_2__Clepa.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Türkiye, Avrupa otomotiv değer zincirinin ayrılmaz bir parçası</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Brüksel’de gerçekleştirilen görüşmelerde, Avrupalı otomotiv üreticilerinin Türkiye’de son 20 yılda 20 milyar euronun üzerinde yatırım yaptığına dikkat çekildi. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve gelişmiş tedarik ağıyla Avrupa otomotiv sanayisine yüzde 4 ila 9 arasında maliyet avantajı sağladığı ifade edildi. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2020 yılındaki 125 milyar euro seviyesinden 2025 yılında 206 milyar euroya ulaşması da iki taraf arasındaki sanayi entegrasyonunun derinliğini ortaya koyuyor. Temaslarda, Türkiye’nin Gümrük Birliği ortağı ve güvenilir sanayi partneri olarak “Made in EU” yaklaşımı içinde değerlendirilmesinin Avrupa’nın rekabet gücüne, sanayi dayanıklılığına ve tedarik zinciri güvenliğine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Türkiye, Avrupa otomotiv ekosisteminin bir parçası &nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Türk otomotiv sektörü ile Avrupa otomotiv sektörlerinin ayrılmaz bir bütün olduğuna dikkat çeken<strong> OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı</strong>,<strong> </strong>şunları söyledi: </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784698328_4__ACEA.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">“Brüksel'de üç gün boyunca Avrupa Birliği kurumları, sektör temsilcileri ve karar alıcılarla gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ortak mesajımız çok netti: Türkiye, Avrupa otomotiv ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği temelinde gelişen entegre üretim yapısı, yalnızca Türkiye'nin değil Avrupa otomotiv sanayisinin de rekabet gücünü desteklemektedir. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">IAA kapsamında oluşturulacak yeni düzenlemelerin bu güçlü entegrasyonu koruyacak şekilde kurgulanması gerektiğini tüm paydaşlarımıza verilerle aktardık. Avrupa ülkelerinde sanayide zayıflama, işten çıkarmalar, Türkiye’nin Çin’in arka bahçesi olacağı ve Avrupa otomotiv endüstrisine risk oluşturacağı yönündeki endişelere açıklık getirerek, Türkiye’siz bir Avrupa’nın rekabetçi olamayacağını kendilerine rakamlarla net bir şekilde açıkladık. Önemli bir yol aldığımızı düşünüyoruz, sürecin sektörümüz açısından olumlu sonuçlanması için çalışmalarımızı ilgili tüm paydaşlarla yakın iş birliği içinde sürdürmeye devam edeceğiz."</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Güçlü entegrasyonun korunması hem Türkiye hem de Avrupa için stratejik bir gerekliliktir</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>&nbsp;</strong>Brüksel’de yürütülen görüşmelerin ardından değerlendirmelerde bulunan <strong>OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu</strong>, “Türkiye otomotiv sanayisi; güçlü üretim altyapısı, kuvvetli tedarik sanayisi, nitelikli insan kaynağı ve yeni nesil mobilite yatırımlarıyla Avrupa otomotiv değer zincirinin stratejik bir parçasıdır. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Elektrifikasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarının hız kazandığı bu dönemde, IAA kapsamında yürütülen çalışmaların mevcut sanayi entegrasyonunu gözeten, yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye, Avrupa otomotiv ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu güçlü entegrasyonun korunması, yalnızca Türkiye için değil, Avrupa sanayisinin küresel rekabet gücü ve dirençli değer zincirlerinin geleceği açısından da stratejik bir gerekliliktir. IAA’nın nihai haline gelmesinde önümüzdeki birkaç ay son derece kritik önem taşıyor. Bu süreçte kamu, çatı kuruluşlar, STK’lar ve özel sektörün AB’deki muhatapları ile temaslarını hız kesmeden sürdürmesini son derece önemli görüyoruz.” ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Türkiye’nin dahil edildiği bir “Made in EU”, Avrupa’yı güçlendirir</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Türkiye’nin 30 yılı aşkın süredir Avrupa otomotiv sanayisinin güçlü ve güvenilir üretim ortağı olduğunu vurgulayan <strong>Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci</strong>, şu açıklamalarda bulundu: “Bugün Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki toplam ticaret hacmi 206 milyar euro seviyesine ulaştı ve bunun önemli bölümünü otomotiv oluşturuyor. Bu noktada, Türkiye ve Avrupa otomotiv sanayileri aynı üretim ve tedarik ekosisteminin ayrılmaz parçaları konumunda. Türkiye'de AB ile otomotiv ticaretinde aktif faaliyet gösteren 1.500'ün üzerinde Avrupa sermayeli şirket de bu güçlü entegrasyonun en somut göstergeleri arasında yer alıyor. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Türkiye'nin birlik menşei kapsamında değerlendirilmesi; Avrupa'nın sanayi dayanıklılığını, tedarik güvenliğini ve küresel rekabetçiliğini güçlendirecektir. Türkiye'yi dışarıda bırakan bir yaklaşım ise yıllar içinde kurulan entegre üretim yapısında belirsizlik yaratır ve Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü olumsuz etkiler. Elektrikli araç dönüşümünde de Türkiye, üretim kapasitesi ve pazar potansiyeliyle Avrupa için önemli bir büyüme ortağıdır. Ortak hedefimiz, Avrupa’nın rekabet gücünü artıran, tedarik zincirlerini güçlendiren ve iki taraf için de kazan-kazan sağlayan kapsayıcı bir ‘Made in EU’ yaklaşımının hayata geçirilmesidir.”</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/avrupanin-rekabetciliginde-turkiyenin-kritik-rolu-1784725967.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnşaatta işçilik maliyetleri arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/insaatta-iscilik-maliyetleri-artti-11298</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/insaatta-iscilik-maliyetleri-artti-11298</guid>
                <description><![CDATA[TÜİK, Mayıs ayı İnşaat Maliyet Endeksi’ni açıkladı. Verilere göre inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde 29,84, malzeme maliyetlerindeki artış yüzde 28,62, işçilik maliyetlerindeki artış ise yüzde 32 olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">İşçilik maliyetlerinin, malzeme maliyetlerinden daha hızlı yükselmesinin boya tercihlerindeki kriterleri değiştirdiğini belirten Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu, “Tüketiciler ve profesyonel uygulayıcılar artık yalnızca ürünün fiyatına değil; kapatıcılığına, metrajına, uygulama süresine ve toplam işçilik maliyetine de bakmalı.” dedi.</span></strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Türkiye İstatistik Kurumu’nun Mayıs 2026 verilerine göre inşaat maliyet endeksi yıllık yüzde <strong>29,84,</strong> aylık ise yüzde <strong>1,87 </strong>arttı. Yıllık bazda malzeme maliyetlerindeki artış yüzde 28,62 olurken, işçilik maliyetlerindeki artış yüzde <strong>32’</strong>ye ulaştı. Bina inşaatında da benzer bir tablo ortaya çıktı. Bina inşaatı maliyetleri yıllık yüzde <strong>28,86</strong> artarken, bu alandaki malzeme maliyetleri yüzde <strong>26,93,</strong> işçilik maliyetleri ise yüzde <strong>31,34</strong> yükseldi. İşçilik maliyetlerinin malzeme maliyetlerinden daha hızlı artması, boya ve tadilat uygulamalarında yalnızca ürünün raf fiyatını değil, uygulamanın toplam maliyetini de öne çıkarıyor. </span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-07-22%2014_32_34.png" style="height:800px; width:613px" /></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Ucuz ürün tercihi toplam maliyeti artırabilir</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Boya seçiminin yalnızca ürünün satış fiyatı üzerinden yapılmaması gerektiğini belirten <strong>Bianca Boya Kurucu Ortağı Veysel Feyzoğlu</strong>, düşük kapatıcılık veya sınırlı metraj nedeniyle daha fazla ürün ve işçilik gerektiren uygulamaların başlangıçta ekonomik görünmesine rağmen toplam maliyeti yükseltebileceğine dikkat çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Feyzoğlu,</strong> “İnşaat sektöründe işçilik maliyetlerinin yıllık yüzde <strong>32</strong> arttığı bir dönemde, uygulamanın ne kadar zamanda ve kaç katla tamamlandığı her zamankinden daha önemli hale geliyor. Boyanın kapatıcılığı, sunduğu metraj, yüzeye uygulanma kolaylığı ve ustanın işi tamamlama süresi birlikte değerlendirilmeli. İlk satın alma fiyatı düşük olan bir ürün, daha fazla boya ve daha uzun işçilik süresi gerektirdiğinde tüketici için daha maliyetli bir sonuca dönüşebilir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Boya seçiminde verimlilik daha önemli hale geliyor</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Doğru ürünün hem profesyonel ustalar hem de bireysel kullanıcılar açısından zaman ve maliyet avantajı sağladığını ifade eden <strong>Feyzoğlu</strong>, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">“Boya sektöründe rekabet artık yalnızca ürün fiyatı üzerinden şekillenmiyor, ürünün uygulayıcıya ve kullanıcıya sunduğu toplam verimlilik daha önemli hale geliyor. Yüksek kapatıcılık, geniş metraj, kolay uygulama ve doğru yüzey hazırlığı bir araya geldiğinde hem kullanılan boya miktarı hem de işçilik süresi kontrol altında tutulabiliyor. Özellikle tadilat dönemlerinde tüketicilerin ürünün kutu fiyatından önce toplam uygulama maliyetini hesaplaması gerekiyor.” &nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/insaatta-iscilik-maliyetleri-artti-1784720037.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Emekli aylığı düzenlemesi TBMM&#039;de</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/emekli-ayligi-duzenlemesi-tbmmde-11294</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/emekli-ayligi-duzenlemesi-tbmmde-11294</guid>
                <description><![CDATA[En düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">En düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Teklifin tümü üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, teklifte tam 22 kanun ve 2 kanun hükmünde kararnamenin aynı torbaya doldurulduğunu savundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdağ, teklifin komisyonda görüşülüp Meclis'e geldikten sonra 4 madde daha eklendiğini ifade ederek, teklifin etki analizi, kamuya maliyet hesabı ve milletvekillerinin inceleme süresi olmadığını iddia etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Teklifte en düşük emekli aylığına 3 bin 552 lira zam verildiğini aktaran Özdağ, "Bu zamma karşı emeklilerimiz yatıp kalkıp size dua edecekler, öyle mi? 23 bin lira maaş kira parasına bile yetmiyor ki vatandaş gıdasına, ilacına, gazına, elektriğine, suyuna harcasın. Emeklilik sistemini kökten bozdunuz. Kök aylık sistemini değiştire değiştire içinden çıkılmaz hale getirdiniz. Prim gününe, çalışma süresine ve ödenen prime dayalı adaletli bir aylık bağlama sistemi yok." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, teklifle en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya çıkarıldığını, bu rakamın açlık sınırının yaklaşık 12 bin 500 lira altında bulunduğunu belirterek, çalışan ile emekliler arasındaki makasın çok açıldığını ve bunun kabul edilebilir olmadığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Teklifteki PTT ile ilgili maddelere ilişkin Usta, "Burada yapılması gereken şey mevcut idari hizmet sözleşmesi olanların güvence kaybına uğramaması lazım. 399'dan idari hizmet sözleşmesine geçecek olanlarda da yine memuriyet güvencesinin sağlanması lazım." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Erhan Usta, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Desteklediğimiz maddeler olmakla birlikte çünkü onlar zaten suya sabuna dokunan maddeler değil ama kritik maddeler ülkenin çok zararına olan, özellikle enerjiyle ilgili maddelerde çok ciddi sıkıntı var, o yüzden İYİ Parti Grubu olarak bu kanun teklifine hayır oyu vereceğimizi ifade ediyorum."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, teklifin birçok kamu hizmet alanını ve ekonomik sektörleri ilgilendiren ve bu yönüyle geniş kesimleri etkileyen bir niteliğe sahip olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Teklifin bir yandan kamu menfaatlerini bir yandan da vatandaşların beklentilerini dikkate alan, sektörlerin desteklenmesini hedefleyen düzenlemelerden oluştuğunu belirten Aksu, teklif ile büyüme, ihracat ve istihdamın dinamosu imalat sanayinde 2026 yılı başında uygulamaya konulan istihdam desteğinin süresinin 2028 yılı sonuna kadar uzatıldığını, aynı düzenlemenin turizm sektöründe de uygulanmasına imkan sağlandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faruk Aksu, "Kanun teklifiyle Sosyal Güvenlik Kurumu nakit açığının karşılanmasına yönelik aynı mahiyetteki devlet katkısı ve açık finansman kalemleri teke indirilerek bütçe kalemlerinin izlenebilirliğinin ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması öngörülmektedir." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, iktidarın emeklileri açlığa mahkum etmeye devam ettiğini belirterek, mevcut sefalet koşullarının devam edeceğini gösteren bir teklifle karşı karşıya kaldıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Oluç, emekli maaşları arasında adaletsizlik bulunduğunu savunarak, "Her yılı karşılaştırdığımızda uzun yıllar yüksek prim ödeyen emekliler ile düşük prim ödeyenler arasındaki fark giderek azalıyor. Adaletsizlik de prim sistemi açısından baktığımızda ortaya çıkıyor, adalet duygusu zedeleniyor aslında." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçinemeyen yüz binlerce 60 yaş üstü yurttaşın iş bulmak için yeniden İŞKUR'a başvurduğunu dile getiren Oluç, "TÜRK-İŞ'in en son araştırmasında açlık sınırı 35 bini aşmış, yoksulluk sınırı 120 bine dayanmış ama 5 milyon emekliden beklediğimiz ne? 20 bin lira gibi, açlık sınırının ancak yarısına gelen bir aylıkla yaşamını sürdürmeye zorlanmaları, şimdi onu da 20 binden 23 bine çıkarmak.." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, torba yasa uygulamasını eleştirdi. Kanun teklifinin içinde çok sayıda kanuna ilişkin düzenlemeler yer aldığını kaydeden Ocaklı, "Bunun içinde bulunan bir sürü konu ihtisas komisyonlarında görüşülmeliydi ama ne yazık ki bunlar olamadı." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">En düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya çıkarılmasının yetersizliğini vurgulayan Ocaklı, bu rakamla Türkiye'nin herhangi bir şehrinde kiralık ev bulunamayacağını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyelerinden sokak aydınlatma giderlerine ilişkin veriler aldığını belirten Ocaklı, şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Ankara Büyükşehir Belediyesinin aydınlatma gideri aylık ortalama 19 milyon 309 bin liraymış, yaptığınız düzenlemeyle 58 milyon lira para ödeyecek. Bu, Ankara halkının 38 milyonluk hizmetini çalıyorsunuz demektir. İstanbul'a baktığımızda geçen yılın rakamlarıyla 117 milyondan 350 milyon liraya çıkacak. Ankara'nın 6 katı. Bu nedir belediyenin sosyal hizmetlerini engellemek için belediyelere verilmiş yükten başka bir şey değildir. Teklifin bizim açımızdan kabul edilmesi mümkün değil."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şahsı adına söz alan teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, toplam 34 maddeden oluşan teklifin detayları hakkında bilgi verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aksu, 2025'te Siber Güvenlik Başkanlığı kurulduğunu anımsatarak, "Hazırladığımız teklif ile asli görevi piyasa düzenleyiciliği olan BTK bünyesindeki güvenlik boyutu olan ve operasyonel nitelikteki görev, yetki ve bunlara ilişkin teknik altyapıyı, mevcut işleyişiyle Siber Güvenlik Başkanlığına devrediyoruz. Mükerrer yatırımların önüne geçmek için BTK bünyesindeki veri merkezlerini ve teknik altyapıları Başkanlığa devrederek, ülkemizi 30 milyar liralık teknik altyapı kurulumundan kurtarıyor, ciddi bir tasarruf sağlıyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aksu, teklifle PTT'nin personel yapısına dair önemli bir düzenleme getirdiklerini belirterek, PTT personelinin yetki ve ücret dengesizliklerini ortadan kaldıracaklarını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dünyanın içinden geçtiği zorlu ekonomik koşullar ve yakın coğrafyadaki çatışma ortamının makroekonomik dengeleri etkilemesine karşın vatandaşların yanında durmakta kararlı olduklarını kaydeden Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Emeklilerimizi ve hak sahiplerini ilgilendiren düzenlemeyle mevcut 20 bin lira olan en düşük emekli aylığı tutarı 2026 yılının ilk 6 ayı için TÜİK tarafından açıklanan yüzde 17,76'lık enflasyon oranı dikkate alınarak 23 bin 552 liraya yükseltilmektedir. 2002 yılında sadece 66 TL yani yaklaşık 40 dolar olan en düşük emekli aylığı bu düzenlemeyle güncel kurla yaklaşık 500 dolara karşılık gelmektedir. Buna göre, en düşük emekli maaşında 2002'den bu yana enflasyondan arındırılmış şekliyle reel olarak 5,5 kat, dolar bazında ise 12,5 kat artış yapılmış olmaktadır. Yeterli olmamakla beraber küresel ekonomik zorluklara rağmen devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek emeklimizi enflasyona ezdirmeme çabamızı sürdürmekteyiz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Teklifin tümü üzerine görüşmelerin tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Adan, birleşimi bugün saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/emekli-ayligi-duzenlemesi-tbmmde-1784717796.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ECB, risklerin gölgesinde faiz kararını açıklayacak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/ecb-risklerin-golgesinde-faiz-kararini-aciklayacak-11290</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/ecb-risklerin-golgesinde-faiz-kararini-aciklayacak-11290</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Merkez Bankası (ECB), yarın açıklayacağı para politikası kararında, Orta Doğu'da yeniden tırmanan jeopolitik gerilimlerin enflasyon görünümünü bozmasının etkisiyle temkinli duruşunu korumaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD/İsrail-İran Savaşı'nın küresel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri sürerken, merkez bankaları politika adımlarını bu risklerin gölgesinde atıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgede yeniden alevlenen çatışmaların ardından petrol fiyatlarında görülen yükseliş, Avro Bölgesi'nde enerji maliyetlerinin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Enerji maliyetlerindeki yükselişin ulaştırma, üretim ve hizmet sektörleri üzerinden genel fiyatlara yayılma riski, ECB'nin enflasyonla mücadelede zafer ilan etmesini zorlaştırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki çatışmaların enerji fiyatları üzerinden yeniden enflasyonist baskı oluşturması, ECB'nin ilave gevşeme konusunda daha ihtiyatlı hareket edebileceği beklentilerini güçlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Piyasalarda ağırlıklı beklenti, bankanın bu toplantıda politika faizlerini değiştirmeyerek mevcut seviyelerde bırakacağı yönünde şekilleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ancak bankanın bir sonraki toplantıda faiz oranlarında artışa gitmesine kesin gözüyle bakılırken karar metninde "veri odaklı" ve "toplantı bazlı" yaklaşımını koruyacağı görüşü öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ECB'nin perşembe günü vereceği kararın yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde'ın enflasyon görünümü, enerji fiyatları ve jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmeleri, Avrupa piyasalarının kısa vadeli yönü açısından belirleyici olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özellikle bankanın savaş kaynaklı maliyet baskılarını geçici mi yoksa kalıcı mı gördüğüne ilişkin mesajları, gelecek toplantılara yönelik faiz beklentilerinin yönlenmesinde kritik rol oynayacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki duruma ilişkin yeni belirsizlik yılın ikinci yarısı için faiz artırımı beklentilerini yeniden canlandırdı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, ABD-İran ateşkesinin bozulmasının ECB'ye ilişkin daha ılımlı bir senaryonun gerçekleşme olasılığını azalttığını ancak enerji fiyatlarının ECB'nin temel senaryosuyla genel olarak tutarlı seviyelere geri döndüğünü belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki duruma ilişkin yeni belirsizliğin yılın ikinci yarısı için faiz artırımı beklentilerini yeniden canlandırdığını ifade eden Geffen, "Christine Lagarde, bu durumun enflasyon risklerini yeniden yukarı yönlü etkileyebileceğini belirtebilir ancak bunun acil bir politika müdahalesini gerektirdiğini düşünmüyoruz. Bir faiz artışı daha öngörüyoruz ancak eylül ayının bu artış için daha olası bir zaman olduğunu düşünüyoruz." yorumunu yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geffen, İran savaşının yeniden tırmanmasının yukarı yönlü enflasyon risklerine yeni bir ivme kazandırdığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu durumun temmuz toplantısında bankanın "şahin" üyelerinden bazılarına bir faiz artırımı daha yapılması için cesaret verebileceğini söyleyen Geffen, çoğu politika yapıcının tekrar faiz artırımı yapmak için acele etmeyeceği öngörüsünde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geffen, enerji fiyatlarındaki artışın yanı sıra ABD ve İran arasında Mutabakat Zaptı'nın çöküşünün de yeniden alevlenen çatışmanın süresi ve kapsamı konusunda yeni bir belirsizlik oluşturduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu belirsizliğin tüketici güveni yoluyla hem enflasyon hem de büyüme üzerinde sabit olmayan etkilere yol açabileceğini kaydeden Geffen, "Daha şahin bir tutum sergileyen bazı politika yapıcılar, Orta Doğu’daki gerginliğin artmasının bir faiz artışı daha gerektirdiğini savunabilir. Ancak şu anda bu görüşün geniş bir destek bulma ihtimalinin düşük olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"2027'nin ikinci ve üçüncü çeyreklerinde faiz indirimi gelebilir"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABN AMRO Hollanda ve Avro Bölgesi Kıdemli Ekonomisti Jan-Paul van de Kerke, "Haziran toplantısında faiz artırımının ardından, ECB'nin eylül ayında faiz oranlarını tekrar artırarak mevduat faizini yüzde 2,50'ye çıkarmasını bekliyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Eylülde olması beklenen bu faiz artırım kararının enflasyon beklentilerini istikrarlı tutmak için olacağını belirten Kerke, enerji fiyatlarındaki düşüşlere rağmen çekirdek enflasyonun yüksek kalmasının beklendiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kerke, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Ancak nihayetinde, ikincil etkilerinin kontrol altına alınacağını ve 2027 başlarında ECB'nin enflasyon görünümüne yeterince güvenerek faiz oranlarını kademeli olarak nötr politika ayarı tahminine geri getireceğini bekliyoruz. 2027'nin ikinci ve üçüncü çeyreklerinde birer faiz indirimi bekliyoruz ve bu indirimin de mevduat faiz oranının tekrar yüzde 2'ye düşürülmesi yoluyla yapılmasını öngörüyoruz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/ecb-risklerin-golgesinde-faiz-kararini-aciklayacak-1784715994.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enerji sistemlerinde esneklik ihtiyacı artıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/enerji-sistemlerinde-esneklik-ihtiyaci-artiyor-11289</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/enerji-sistemlerinde-esneklik-ihtiyaci-artiyor-11289</guid>
                <description><![CDATA[Güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı kapasite artışı, enerji dönüşümünün odağını yeni santral yatırımlarından, üretilen elektriğin güvenli, ekonomik ve kesintisiz şekilde yönetilmesine kaydırıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve sektör raporlarından derlediği bilgilere göre, küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü geçen yıl rekor artışla 5 bin 149 gigavata ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneş ve rüzgar yatırımlarının hız kazanmasıyla özellikle ABD, Avrupa ve Çin gibi büyük piyasalarda enerji sektörünün gündeminde artık yalnızca yeni kapasite yatırımları değil, elektrik sistemlerinin esnekliği ve şebeke altyapısı öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneşin özellikle öğle saatlerinde, rüzgarın ise uygun hava koşullarında yüksek üretim yapması, bazı dönemlerde arzın talebi aşmasına neden oluyor. Elektriğin büyük ölçüde üretildiği anda tüketilmesi gerektiğinden, fazla üretimin depolanamaması veya farklı bölgelere aktarılamaması elektrik piyasalarında fiyatların sıfırın altına inmesine yol açabiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu nedenle enerji dönüşümünün yeni aşamasında temel mesele, daha fazla güneş ve rüzgar santrali kurmanın yanı sıra değişken yenilenebilir üretimi günün farklı saatlerinde etkin biçimde yönetmek haline geliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme öne çıkıyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni yenilenebilir enerji santrallerinin sisteme bağlanabilmesi için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, dijitalleştirilmesi ve daha esnek hale getirilmesi gerekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası kuruluşlara göre enerji dönüşümünün bir sonraki aşamasında ülkelerin başarısı, yalnızca kurdukları güneş ve rüzgar kapasitesiyle değil, depolama, akıllı şebekeler, talep tarafı yönetimi ve değişken üretimi dengeleme kabiliyetleriyle ölçülecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yenilenebilir kaynaklar elektrik sistemlerini dinamikleştiriyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Genel Sekreteri Gökberk Bilgin, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, IEA projeksiyonlarına göre 2040'a kadar dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kilometre yeni veya modernize edilmiş elektrik şebekesine ihtiyaç duyulduğunu belirterek, enerji dönüşümünün önündeki en kritik mühendislik başlıklarından birinin şebeke işletmesi ve altyapısının geliştirilmesi olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bilgin, yüksek oranda güneş ve rüzgar üretiminin bulunduğu elektrik sistemlerinde güç akışının gün içerisinde sürekli yön değiştirdiğini, bunun da iletim hatlarının yüklenme karakteristiğini, gerilim profilini ve frekans davranışını geçmişe kıyasla çok daha dinamik hale getirdiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yenilenebilir enerji santrallerinin önemli bölümünün güç elektroniği tabanlı ekipmanlar üzerinden şebekeye bağlandığını vurgulayan Bilgin, bu dönüşümün elektrik sistemlerinin teknik karakteristiğini değiştirdiğini anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Frekans kararlılığı, gerilim kontrolü ve kısa devre dayanımı gibi parametrelerin daha hassas yönetilmesi gerektiğini ifade eden Bilgin, bu nedenle enerji depolama sistemleri, şebeke destekleyici inverter teknolojileri, hızlı frekans tepki mekanizmaları ve gelişmiş koruma-kontrol sistemlerinin birçok ülkede şebeke planlamasının temel bileşenleri haline geldiğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bilgin, yeni iletim hattı yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını, mevcut şebekenin işletme verimliliğini artıran teknolojilerin de aynı ölçüde önem kazandığının altını çizerek, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Dinamik hat kapasitesi uygulamaları, gelişmiş güç akışı kontrol sistemleri, gerçek zamanlı durum izleme altyapıları ve yapay zeka destekli tahmin modelleri sayesinde mevcut iletim altyapısından daha yüksek kapasite elde edilebiliyor. Bu teknolojiler, üretim kısıtlarının azaltılmasına, yan hizmet ihtiyacının daha etkin yönetilmesine ve sistem güvenilirliğinin artırılmasına katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde elektrik sistemlerinin performansının kurulu güç miktarından çok, değişken yenilenebilir üretimi hangi doğrulukta öngörülebildiğine bağlı olacak. Enerji dönüşümünün ilk aşaması üretim kapasitesini artırmaktı. Bundan sonraki aşama ise aynı altyapı üzerinde daha fazla yenilenebilir enerjiyi güvenli, esnek ve ekonomik şekilde işletebilmek olacak."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/enerji-sistemlerinde-esneklik-ihtiyaci-artiyor-1784715835.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Reel Kesim Güven Endeksi temmuzda geriledi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/reel-kesim-guven-endeksi-temmuzda-geriledi-11286</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/reel-kesim-guven-endeksi-temmuzda-geriledi-11286</guid>
                <description><![CDATA[Mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), temmuzda 0,8 puan azalarak 101,2 seviyesine indi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), temmuz ayına ilişkin İktisadi Yönelim İstatistikleri ve RKGE verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1985 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mevsimsellikten arındırılmış RKGE, temmuzda 0,8 puan azalarak 101,2 seviyesine geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki toplam istihdam, mevcut mamul mal stoku ve gelecek üç aydaki üretim hacmine ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde, sabit sermaye yatırım harcaması, mevcut toplam sipariş miktarı, son üç aydaki toplam sipariş miktarı ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mevsimsellikten arındırılmamış RKGE ise temmuzda bir önceki aya göre 1,3 puan azalarak 102,2 seviyesine indi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde ve ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin, iç piyasa sipariş miktarında ise azalış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği izlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üzerinde olduğunu bildirenler lehine olan seyir ise zayıfladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise zayıfladığı görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği, gelecek 12 aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise bir önceki aya göre zayıfladığı gözlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ÜFE beklentisi yüzde 31,3'e geriledi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ortalama birim maliyetlerde, son üç ayda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyir bir önceki aya göre zayıfladı. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de zayıfladığı gözlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek 12 aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 31,3 seviyesinde gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Temmuz ayında, ankete katılan işyerlerinin yüzde 56,9'u üretimlerini kısıtlayan faktör bulunmadığını belirtirken, yüzde 12,7'si talep yetersizliğinin üretimlerini kısıtlayan en önemli faktör olduğunu bildirdi. Bu faktörleri sırasıyla mali imkansızlıklar, ham madde-ekipman yetersizliği, iş gücü yetersizliği ve diğer faktörler izledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/reel-kesim-guven-endeksi-temmuzda-geriledi-1784715398.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel piyasalarda toparlanma eğilimi sürüyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-piyasalarda-toparlanma-egilimi-suruyor-11281</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-piyasalarda-toparlanma-egilimi-suruyor-11281</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizliklere karşın hızlanan bilanço sezonunda teknoloji şirketlerine yönelik iyimserlikler, küresel piyasalardaki toparlanmayı destekliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD ile İran arasındaki yüksek gerilim dünya genelinde enflasyon endişelerini beslemeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump dün, İran ile yakında yeni bir görüşme olup olmayacağına ilişkin "İran, çaresizce görüşmek istiyor ama anlamlı bir şekilde görüşmeye hazır olana kadar bizim görüşmeye hiç niyetimiz yok." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tarafların karşılıklı saldırılarını sürdürmesi ve müzakere sürecine ilişkin somut bir ilerleme kaydedilmemesi fiyatlamaları zorlamayı sürdürürken, yatırımcıların bilanço sezonunda açıklanacak önemli teknoloji şirketi sonuçları öncesinde yapay zeka bağlantılı şirket hisselerine yönelmesi risk iştahını destekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını yükseltmesi, enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü riskleri yeniden gündeme taşıdı. Enflasyonist baskıların güçlenebileceği endişesi, merkez bankalarının daha "şahin" bir para politikası izleyebileceği öngörülerinin artmasına neden oldu. Bu durum tahvil piyasalarında satış baskısını beraberinde getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'nin 2, 5, 10 ve 30 yıllık tahvil faizlerindeki yükselişler dikkati çekerken, ABD 2 yıllık tahvil faizi yüzde 4,26 ile yaklaşık 17 ayın en yüksek seviyelerine yakın seyrediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Para piyasalarındaki fiyatlamalarda da ABD Merkez Bankasına (Fed) ilişkin faiz artırımı tahminleri güçlenirken bankanın yıl sonuna kadar 2 faiz artışı yapabileceği öngörüleri öne çıkmaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan bir süredir geri planda kalan tarife gündemi yeniden ateşlendi. Trump, ülkesinin ithal ettiği jenerik ilaçlara iki yıl süreyle gümrük vergisi uygulanmayacağını, bu sürenin ardından vergi oranının yüzde 100'e çıkarılacağını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ayrıca Trump yönetiminin, Kanada'nın Amerikan ürünlerine yönelik "ayrımcı" uygulamalarda bulunduğunu öne sürerek, bu ülkeden ithal edilen bazı mallara yüzde 50 gümrük vergisi uygulanacağını açıklaması yatırımcıların gündemindeki gelişmeler arasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Financial Times'ın haberinde, Trump'ın şubatta yürürlüğe giren ve cuma günü süresi dolacak tüm ülkelere yönelik yüzde 10 oranındaki küresel gümrük vergisinin yerine bazı ülkelere yenilerini koymayı planladığı iddiasına yer verildi. Haberde, Trump'ın bu hafta içerisinde bazı ülkelere yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen yeni gümrük vergileri uygulamaya hazırlandığı öne sürüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">- Alphabet ve Tesla'nın bilançoları bekleniyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Jeopolitik risklerin para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırdığı ortamda, yatırımcıların gözü teknoloji ve yapay zeka bağlantılı şirketlerden gelecek finansal sonuçlara çevrildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bugün açıklanacak bilançolar arasında Alphabet ve Tesla'nın finansal sonuçları öne çıkıyor. Analistler yatırımcıların şirket performanslarına ilişkin beklentilerinde iyimserliğin ağır bastığını belirterek, şirketlerin gelecek döneme ilişkin yapay zeka yatırımları ve sermaye harcaması planlarına yönelik verecekleri mesajların piyasalarda fiyatlamaların yönü açısından belirleyici olabileceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,63 ile son 2 ayın zirvesine yakın seyrederken dolar endeksi yatay görünümle 101,1'de bulunuyor. Altının ons fiyatı ise yüzde 1,2 artışla 4 bin 128 dolarda alıcı bulurken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 yükselişle 89,8 dolarda seyrediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu gelişmelerle S&amp;P 500 endeksi yüzde 0,89, Nasdaq endeksi yüzde 1,29 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,74 yükseldi. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne negatif başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa borsaları pozitif seyretti</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa borsaları dün alıcılı bir seyir izlerken, teknoloji ve savunma hisselerindeki yükselişin genele yayılması pozitif görünümü destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İngiltere'de siyasi gelişmeler ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Keir Starmer döneminde askeri harcamaların yetersiz olduğu gerekçesiyle Savunma Bakanlığından istifa eden John Healey, yeni Başbakan Andy Burnham'ın kurduğu kabinede Maliye Bakanlığı görevine getirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Burnham'ın hükümetin borçlanma ve harcama kurallarına uyarken "her türlü esnekliği" arayacağını söylemesinin ardından İngiltere’de tahvil piyasasında satış baskısı arttı. İngiltere'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5'in üzerinde kalmayı sürdürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İngiltere'de dün açıklanan verilere göre, işsizlik mart-mayıs döneminde yüzde 4,9 oldu. İşsizlik, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,2 artarken, şubat-nisan dönemini kapsayan üç aya göre değişiklik göstermedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya merkezli Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW), kurumsal yatırımcı ve analistlerin gelecek 6 aya ilişkin beklentilerini ölçen ZEW Ekonomik Güven Endeksi'nin temmuz ayı sonuçlarını açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Avrupa Merkez Bankasının (ECB) yarın açıklayacağı para politikası kararları piyasaların odağında yer alıyor. ECB'nin yarın vereceği kararın yanı sıra ECB Başkanı Christine Lagarde'ın enflasyon görünümü, enerji fiyatları ve jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmelerinin Avrupa piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,58, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,28, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,81, Almanya'da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,66 değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne pozitif seyirle başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya borsaları Hong Kong hariç pozitif seyrediyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya tarafında Hong Kong hariç alış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Japonya'da dış ticaret üst üste iki aydır açık vermeye devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ülkede ihracat haziranda yüzde 19,3, ithalat yüzde 25,4 arttı. İthalattaki artışın etkisiyle ülkede dış ticaret dengesi 406,9 milyar yen (yaklaşık 2,5 milyar dolar) açık verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan yarı iletken sektöründeki toparlanma bölge piyasalarında da göze çarparken, Güney Kore'de yapay zeka bağlantılı şirket hisselerinde hızlı yükselişler görüldü. Ülkede SK Hynix hisseleri yüzde 4,7, Samsung Electronics hisseleri yüzde 4,3, LG Electronics hisseleri yüzde 8,2 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,3, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 2,9, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 yükselirken Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1 düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BIST 100 endeksi dün, satış ağırlıklı bir seyir izledi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,69 değer kaybederek 13.974,14 puandan tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,08 yükseldi. Dolar/TL dünü 47,1890'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 47,2140'tan işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, bugün yurt içinde reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranının, yurt dışında ise İngiltere'de enflasyon verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puan seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-piyasalarda-toparlanma-egilimi-suruyor-1784714538.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yılın ilk yarısında 57 ülkeyle ticari diplomasi atağı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/yilin-ilk-yarisinda-57-ulkeyle-ticari-diplomasi-atagi-11273</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/yilin-ilk-yarisinda-57-ulkeyle-ticari-diplomasi-atagi-11273</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yılın ilk yarısında ihracatın artırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında 57 ülkeyle 152 üst düzey temas gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ANKARA</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye, bu yılın ocak-haziran döneminde küresel ticaret ağındaki etkinliğini artırmak ve yeni pazarlara erişimi kolaylaştırmak amacıyla ticari diplomasi faaliyetlerini yoğunlaştırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında 57 ülkeyle gerçekleştirilen 152 üst düzey temas kapsamında, Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA), Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) ve Karma Ekonomik Komisyon (KEK) gibi işbirliği mekanizmaları aktif şekilde işletildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu süreçte Türkiye, OECD Bakanlar Toplantısı ile Türk Devletleri Teşkilatı Ticaret ve Ekonomi Bakanları Toplantısı gibi kritik zirvelerde temsil edildi. Suudi Arabistan, Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Sırbistan, Kosova, Kuzey Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İran, Katar, Kuveyt, Umman ve Suriye başta olmak üzere birçok ülkeyle ikili görüşme gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ayrıca, Kazakistan ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere Cumhurbaşkanlığı düzeyindeki ziyaretlere iştirak edilerek çeşitli ülkelerde düzenlenen yüksek düzeyli ekonomik zirvelerde hazır bulunuldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">STA ve TTA müzakerelerinde somut ilerleme</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk 6 ayında ticari diplomasi gündeminin merkezinde STA müzakereleri yer aldı. Birleşik Krallık ile mevcut STA'nın güncellenmesine yönelik müzakerelerin 5'inci turu Ankara'da gerçekleştirilirken, sürecin hızlandırılması ve anlaşma kapsamının genişletilmesi yönünde ortak irade teyit edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde Kanada ve Kosta Rika ile yürütülen istikşafi görüşmeler sonucunda STA müzakerelerinin başlatılması konusunda mutabakata varılırken, Azerbaycan ve Özbekistan ile TTA'nın kapsamının genişletilmesine yönelik teknik süreçler ilerletildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">JETCO ve KEK mekanizmalarından stratejik kararlar</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ekonomik ilişkilerin kurumsal altyapısını güçlendiren JETCO ve KEK toplantılarında uygulamaya dönük önemli kararlar alındı. Birleşik Krallık ile JETCO 8'inci Dönem Toplantısı'nda "Yetkilendirilmiş Yükümlülerin Karşılıklı Tanınmasına İlişkin Düzenleme" imzalandı. Macaristan ile geçiş belgesi kotalarının artırılması, vize ve çalışma izinlerinin kolaylaştırılması kararlaştırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Norveç ile ilk kez tesis edilen JETCO mekanizmasıyla yeşil dönüşüm ve dijital ekonomi alanında işbirliği çerçevesi oluşturuldu. Suriye ile gümrükten enerjiye, bankacılıktan müteahhitliğe kadar pek çok alanı kapsayan geniş ölçekli bir protokol imzalandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya ile iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yol haritası belirlenerek somut çalışma alanları kayıt altına alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgesel iş forumları ve yatırım toplantıları</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İş dünyasını bir araya getiren forumlarda da yoğun trafik yaşandı. Bu kapsamda, Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım Forumu, Türkiye-Suriye İş ve Yatırım Forumu ile Belçika Ekonomik Misyonu kapsamındaki temaslar öne çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel ticarete etkileri dikkate alınarak, bölge ülkeleriyle alternatif ticaret güzergahlarının, lojistik ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi üzerine yoğunlaşıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Balkanlar'da Sırbistan, Kosova ve Kuzey Makedonya ile yürütülen temaslarda da bölgesel ekonomik entegrasyon ve Türk müteahhitlik sektörünün desteklenmesi öncelikli gündem maddesi oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ticaret diplomasisi faaliyetlerinin yılın kalan döneminde kesintisiz sürmesi bekleniyor. Bakanlık, ihracatçıların yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak kalıcı işbirliği mekanizmalarını güçlendirme stratejisini aynı kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/yilin-ilk-yarisinda-57-ulkeyle-ticari-diplomasi-atagi-1784631516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin ayçiçeği yağı ihracatı arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-aycicegi-yagi-ihracati-artti-11272</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-aycicegi-yagi-ihracati-artti-11272</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen ayçiçeği yağı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre değerde yüzde 20,1 artarak 663 milyon 938 bin dolara ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, 2026'nın ocak-haziran döneminde Türkiye'den 402 bin 895 ton ayçiçeği yağı ihraç edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektör, söz konusu ihracattan 663 milyon 938 bin dolar gelir elde ederken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla dış satımını miktarda yüzde 8, değerde ise yüzde 20,1 artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin ayçiçeği yağı ihracatında önemli paya sahip Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden ise aynı dönemde 302 milyon 592 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgenin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,1 artış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cibuti zirvede</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde Türkiye'den en fazla ayçiçeği yağı ihracatı, yüzde 26,6 artışla 219 milyon 732 bin dolarla Cibuti'ye yapıldı. Bu ülkeyi, yüzde 35,6 artışla 75 milyon 879 bin dolarlık ihracatla Sudan ve yüzde 26 artışla 55 milyon 801 bin dolarla Libya izledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, ayçiçeği yağı üretimi için gerekli ham madde tedariki açısından büyük önem taşıyan Karadeniz Havzası'nda Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın oluşturduğu belirsizliklerin sürdüğünü belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/21/35d805a4bbf4e527080324c585499c60.jpg" style="height:793px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki gerilimler nedeniyle bazı tüketim gruplarında siparişlerin ertelendiği veya yavaşladığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Uysallı, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Gıdaya erişim ve stok güvenliği söz konusu olduğunda ayçiçeği yağı ve makarna gibi temel ihtiyaçlara yönelik küresel talebin hız kesmediğini görüyoruz. Yakın coğrafyamızdaki hassas dengelerin ortasında, gıda arz güvenliğini sağlama misyonumuzla bu talebe yanıt vermek için çalışıyoruz. Yılın ilk yarısında 400 bin tonu aşan ayçiçeği yağı ihracatımız, üstlendiğimiz kritik tedarikçi rolünün en somut göstergesi oldu. Orta Doğu ve Afrika başta olmak üzere geniş ve zorlu bir coğrafyada en büyük pazar paylarına sahip olmamız, Türk gıda sanayinin kriz anlarındaki lojistik ve üretim esnekliğini bir kez daha tescil etti.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/21/84a1b7a3be9efa009353d69755480979.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ayçiçeği yağı üreticisi ve Nizip Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt da özellikle Gaziantep ihracatına önemli katma değer sağlayan ayçiçeği yağı sektörünün büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu söyledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-aycicegi-yagi-ihracati-artti-1784631230.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin LPG ithalatı arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-lpg-ithalati-artti-11269</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-lpg-ithalati-artti-11269</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin LPG ithalatı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,77 artarak 283 bin 155 ton oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) mayıs ayına ilişkin "Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sektör Raporu"na göre, rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince en fazla LPG ithalatı yapılan ülkeler, sırasıyla Cezayir, Rusya, Suudi Arabistan, İtalya, ABD, Nijerya, Kazakistan, Hırvatistan ve Mısır olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">LPG ithalatı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,77 artarak 283 bin 155 ton olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rafinerici ve dağıtıcı lisansı sahiplerince bu dönemde gerçekleştirilen LPG ihracatı ise yüzde 15,82 azalarak 45 bin 910 ton oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye, söz konusu dönemde Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Bangladeş, Bulgaristan, KKTC, İngiltere, Romanya, Lübnan ve Türkiye Serbest Bölge olmak üzere 9 farklı ülke ve bölgeye LPG ihraç etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Satışlarda otogaz ilk sırada</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">LPG üretimi ise yüzde 19,69 artarak 101 bin 426 ton olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dağıtıcı lisansı sahiplerince mayısta geçen yılın aynı ayına göre yapılan toplam LPG satışı 336 bin 830 ton olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Satışlarda yüzde 85,69 pazar payıyla otogaz birinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 11,80 ile tüplü LPG ve yüzde 2,51 ile dökme LPG satışları izledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-lpg-ithalati-artti-1784630707.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin elektrik üretimi mayısta azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-elektrik-uretimi-mayista-azaldi-11268</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-elektrik-uretimi-mayista-azaldi-11268</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin lisanslı elektrik üretimi, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,91 azalarak 23 milyon 939 bin 965 megavatsaat oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) mayıs ayına ilişkin "Elektrik Piyasası Sektör Raporu"na göre, lisanslı elektrik üretiminin yüzde 48,89'u hidrolik, yüzde 12,48'i doğal gaz, yüzde 11,88'i linyit, yüzde 9,86'sı rüzgar, yüzde 4,54'ü ithal kömür ve yüzde 4,12'si jeotermal santrallerinden yapıldı. Bu kaynakları sırasıyla biyokütle, güneş, taş kömürü, asfaltit ve fuel-oil izledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin lisanslı elektrik üretimi mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,91 azalışla 23 milyon 939 bin 965 megavatsaat olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faturalanan elektrik tüketim miktarı ise aynı dönemde yüzde 7,77 azalarak 20 milyon 909 bin 586 megavatsaat olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tüketimin yüzde 42'si sanayi, yüzde 26,94'ü mesken ve yüzde 26,79'u kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler tarafından yapıldı. Tüketimde aydınlatmanın payı yüzde 1,87, tarımsal faaliyetlerin payı ise yüzde 2,41 olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tüketici sayısı ve kurulu güç arttı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elektrikte tüketici sayısı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,51 artarak 52 milyon 408 bin 49'a ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde, sanayi tüketicilerinin sayısında yüzde 0,30, mesken tüketicilerinin sayısında yüzde 2,53, aydınlatma tüketicilerinin sayısında yüzde 2,45, kamu ve özel hizmetler sektörü ve diğer tüketicilerin sayısında yüzde 2,56 ve tarımsal faaliyet tüketicileri sayısında yüzde 1,35 artış görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin lisanslı elektrik kurulu gücü de bu dönemde yüzde 3 artarak 100 bin 647 megavat oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kurulu gücün yaklaşık yüzde 24,44'ünü doğal gaz, yüzde 23,71'ini barajlı hidrolik, yüzde 14,79'unu rüzgar, yüzde 10,39'unu ithal kömür ve yüzde 10,16'sını linyit santralleri, kalan bölümünü ise diğer enerji kaynaklarından elektrik üreten tesisler oluşturdu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-elektrik-uretimi-mayista-azaldi-1784630554.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güvensiz ürünlere 8,6 milyon lira ceza</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/guvensiz-urunlere-86-milyon-lira-ceza-11267</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/guvensiz-urunlere-86-milyon-lira-ceza-11267</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, bu yılın ilk yarısında 4 bin 704 firmada mevzuata uyum konusunda bilgilendirme faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini, mevzuata aykırı olduğu tespit edilen ürünleri arz edenlere 8,6 milyon lira idari para cezası kesildiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bakanlıktan güvensiz ürünlere yönelik yapılan yazılı açıklamada, tüketicilerin sağlık ve güvenliğinin korunması amacıyla bakanlık tarafından yürütülen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin, yılın ilk yarısında etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğü belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, tekstil, ayakkabı, mobilya, kırtasiye, çocuk bakım ürünleri, oyuncak ve deterjan başta olmak üzere, tüketici ürünlerine yönelik denetimlerin gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, riskli ürünlerin tespit edildiği ve piyasaya arzının önlenmesine yönelik çalışmaların titizlikle yürütüldüğü vurgulandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Denetimlerde özellikle hassas tüketici grubu olarak değerlendirilen bebek ve çocuklara yönelik ürünlere öncelik verildiğine dikkati çekilen açıklamada, "Hazırlanan analizler doğrultusunda oluşturulan denetim planları kapsamında, risk ihtimali yüksek ürünler incelemeye alınmıştır. Ürünler, kimyasal, fiziksel ve mekanik risklerin yanı sıra, tüketicilerin doğru bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla etiketlerde bulunması zorunlu bilgilerin mevzuata uygunluğu açısından da denetlenmiştir." ifadesi kullanıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çocuk mobilyaları, giysileri ve oyuncakları öncelikli incelendi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yıllık denetim planı doğrultusunda, özellikle üretici ve ithalatçılar nezdinde gerçekleştirilen denetimlerde, yılın ilk yarısında çocuk güvenliği temalı denetim yaklaşımının benimsendiğine işaret edilen açıklamada, bu çerçevede çocuk mobilyaları, giysileri, ayakkabıları ve oyuncakları öncelikli incelendiğinin altı çizildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dönemsel tüketim alışkanlıklarının dikkate alındığına değinilen açıklamada, "Haziranda yazlık giysiler, terlik ve sandalet gibi mevsimsel ayakkabılar, plaj havluları, su ve kum oyuncakları ile yüzme yardımcılarına yönelik denetimler yoğunlaştırılmıştır." değerlendirmesinde bulunuldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu yılın ilk 6 ayında gerçekleştirilen denetimlere ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Çalışmalar kapsamında, bu yılın ilk yarısında ülke genelinde 4 bin 704 firmada denetim ve mevzuata uyum konusunda bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Mevzuata aykırı olduğu tespit edilen ürünler hakkında piyasaya arzın yasaklanması, piyasadan toplatılması ve risk duyurusunda bulunulması gibi idari tedbirler uygulandı. Söz konusu ürünleri piyasaya arz edenler hakkında, toplam 8,6 milyon lira idari para cezası kesildi. Bakanlığımız, piyasaya güvensiz ürün arz edilmesini önlemek amacıyla gerekli tüm tedbirleri almaya ve denetim faaliyetlerini 'Güvensiz Ürüne Karşı Sıfır Tolerans' ilkesi doğrultusunda, kararlılıkla sürdürmeye devam etmektedir. Bununla birlikte, tüketicilerimizin alışveriş yaparken ürün etiketlerinde yer alan bilgileri dikkatle incelemeleri ve güvensiz ürünlere ilişkin bildirimleri 'guvensizurun.ticaret.gov.tr' adresinden takip etmeleri önem arz etmektedir.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/guvensiz-urunlere-86-milyon-lira-ceza-1784630435.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alüminyum yatırımlarına yeni ithalat düzenlemesi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/aluminyum-yatirimlarina-yeni-ithalat-duzenlemesi-11266</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/aluminyum-yatirimlarina-yeni-ithalat-duzenlemesi-11266</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, ABD'ye alüminyum ithalatının ulusal güvenliğe oluşturduğu tehdidi gidermeyi ve ülkenin alüminyum sektörüne yeni yatırımları teşvik etmeyi amaçlayan bir başkanlık bildirisi imzaladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, söz konusu düzenleme kapsamında ABD Ticaret Bakanlığına, ülkede alüminyum izabe tesisleri kuracak, mevcut tesisleri genişletecek veya modernize edecek şirketlere yönelik bir teşvik programı oluşturma yetkisi ve talimatı verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Program kapsamında şirketlerden üretimi ABD'ye taşıma planlarını sunmaları istenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Planların onaylanması halinde şirketler, taahhüt edilen miktarda birincil alüminyumu, normalde uygulanan 232. Bölüm kapsamındaki gümrük vergisi oranının yarısına denk gelen indirimli tarife ile ithal edebilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Ticaret Bakanlığı, onaylanan üretimi ABD'ye taşıma planlarının uygulanmasını izleyecek ve denetleyecek.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şirketlerin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde ise sağlanan tarife avantajları durdurulabilecek veya geriye dönük olarak iptal edilebilecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/aluminyum-yatirimlarina-yeni-ithalat-duzenlemesi-1784630234.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin doğal gaz ithalatı mayısta arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-dogal-gaz-ithalati-mayista-artti-11265</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-dogal-gaz-ithalati-mayista-artti-11265</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin doğal gaz ithalatı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,95 artarak yaklaşık 3 milyar 644 milyon metreküp oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) mayıs ayına ilişkin "Doğal Gaz Piyasası Sektör Raporu"na göre, ithalatın 3 milyar 256 milyon metreküpü boru hatlarıyla, 387 milyon metreküpü de sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesisleri aracılığıyla yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Toplam doğal gaz ithalatı, söz konusu dönemde yıllık bazda yüzde 2,95 artışla yaklaşık 3 milyar 644 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu dönemde en fazla boru gazı ithalatı 1 milyar 271 milyon metreküple Rusya'dan yapıldı. Bunu 1 milyar 34 milyon metreküple Azerbaycan ve 951 milyon metreküple İran takip etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde LNG ithalatında ise Cezayir 282 milyon metreküple ilk sırada yer aldı. Cezayir'i 105 milyon metreküple ABD takip etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Konutlarda gaz tüketimi 1 milyar 778 milyon metreküpe ulaştı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ülkede toplam doğal gaz tüketimi, mayısta yıllık bazda yüzde 0,13 artarak yaklaşık 4 milyar 95 milyon metreküp oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sanayi sektörünün doğal gaz tüketimi 1 milyar 76 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti. Elektrik üretimini de kapsayan dönüşüm/çevrim sektöründe doğal gaz tüketimi ise 620 milyon metreküp oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Konutlarda doğal gaz tüketimi bu dönemde 1 milyar 778 milyon metreküpe ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'de doğal gaz stok miktarı mayıs sonunda 4 milyar 674 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Doğal gaz stokunun 4 milyar 354 milyon metreküpü yer altı depolama tesislerinde, 320 milyon metreküpü ise LNG terminallerinde depolandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-dogal-gaz-ithalati-mayista-artti-1784560515.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Toplam sanayi üretici fiyat endeksi arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/toplam-sanayi-uretici-fiyat-endeksi-artti-11264</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/toplam-sanayi-uretici-fiyat-endeksi-artti-11264</guid>
                <description><![CDATA[Toplam sanayi üretici fiyat endeksi, haziranda aylık bazda yüzde 1,37, yıllık bazda yüzde 28,78 artış kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin toplam sanayi üretici fiyat endeksi göstergelerini yayımladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, endeks geçen ay bir önceki aya kıyasla yüzde 1,37, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,78, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 16,63 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 28,74 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sanayinin alt sektörlerinin yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 52,36, imalatta yüzde 29,8, elektrik, gaz, buhar ile iklimlendirme üretimi ve dağıtımında yüzde 4,12, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 29,26 artış görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 28,72, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,86, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 32,11, enerjide yüzde 30,13 ve sermaye mallarında yüzde 21,87 yükseliş gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aylık değişimler</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sanayinin alt sektörlerinin aylık değişimleri incelendiğinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 7,03, imalatta yüzde 0,82, su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetlerinde yüzde 1,97, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı yüzde 7,1 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 2, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,48, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,51, sermaye mallarında yüzde 1,21 artarken, enerjide yüzde 0,3 azalış kaydedildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/toplam-sanayi-uretici-fiyat-endeksi-artti-1784560384.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AA Finans&#039;ın PPK Beklenti Anketi sonuçlandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/aa-finansin-ppk-beklenti-anketi-sonuclandi-11263</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/aa-finansin-ppk-beklenti-anketi-sonuclandi-11263</guid>
                <description><![CDATA[AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, temmuz ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AA Finans'ın, TCMB'nin 23 Temmuz Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına yönelik düzenlediği beklenti anketi, 16 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Beklenti anketine katılan ekonomistlerin hepsi politika faizinin sabit bırakılacağını öngörüyor. Ekonomistlerin temmuz ayı PPK kararı beklentilerinin medyanı yüzde 37 ile politika faizinin sabit bırakılacağı yönünde oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı. Haziran ayında yapılan PPK toplantısında politika faizi değiştirilmemiş ve yüzde 37’de sabit tutulmuştu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/aa-finansin-ppk-beklenti-anketi-sonuclandi-1784560283.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin petrol ithalatı mayısta yüzde 2,97 arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-petrol-ithalati-mayista-yuzde-297-artti-11262</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-petrol-ithalati-mayista-yuzde-297-artti-11262</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin toplam petrol ve petrol ürünleri ithalatı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,97 artarak 4 milyon 85 bin 229 ton oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) "Mayıs 2026 Petrol Piyasası Sektör Raporu"na göre, Türkiye'nin toplam petrol ithalatı içinde en büyük kalemi oluşturan ham petrol ithalatı yüzde 7,29 artarak 2 milyon 665 bin 665 ton olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde motorin türlerinin ithalatı ise yüzde 27 azalarak 845 bin 903 ton oldu. İthalatın kalan kısmını havacılık ve denizcilik yakıtları ile diğer ürünler oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece toplam ithalat, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,97 artarak 4 milyon 85 bin 229 ton olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">En fazla ham petrol ve petrol ürünleri ithalatı, 1 milyon 650 bin 193 tonla Rusya'dan yapılırken, bu ülkeyi 515 bin 691 tonla Kazakistan ve 348 bin 879 tonla ABD izledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yurt içi benzin satışları mayısta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 11,43 artarak 521 bin 965 ton oldu. Toplam petrol ürünü satışları yüzde 10,49 azalarak 2 milyon 625 bin 231 ton, motorin satışları ise yüzde 15,73 azalarak 1 milyon 960 bin 637 ton olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Petrol piyasasında ihracat yüzde 1,07 azaldı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde petrol piyasasında toplam ihracat yüzde 1,07 azalışla 1 milyon 267 bin 339 ton oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin denizcilik yakıtları ihracatı yüzde 45,20 artarak 130 bin 503 ton olarak belirlenirken, motorin türleri ihracatı yüzde 36,37 azalarak 226 bin 464 ton olarak kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Havacılık yakıtları ihracatı yüzde 33,73 artarak 691 bin 981 ton, benzin türleri ihracatı ise yüzde 63,11 artarak 12 bin 255 ton oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde toplam rafineri petrol ürünleri üretimi yüzde 1,94 azalışla 3 milyon 293 bin 733 ton olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Havacılık yakıtları üretimi mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,47 azalarak 571 bin 563 ton, benzin türleri üretimi yüzde 6,97 artarak 500 bin 111 ton oldu. Motorin türlerinin üretimi ise yüzde 3,53 artarak 1 milyon 468 bin 603 ton olarak kaydedildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-petrol-ithalati-mayista-yuzde-297-artti-1784560099.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Buğday alım fiyatlarına ilişkin değerlendirme</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/bugday-alim-fiyatlarina-iliskin-degerlendirme-11260</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/bugday-alim-fiyatlarina-iliskin-degerlendirme-11260</guid>
                <description><![CDATA[Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, yönetim kurulu adına yaptığı açıklamada, güçlü bir tarım sektörü, sürdürülebilir üretim ve gıda güvenliği için üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><strong>Birlik, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarını üretim maliyetleri, verim durumu, alım sürecinde yaşanan yoğunluklar ve serbest piyasa fiyatları çerçevesinde değerlendirdi.</strong></span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">HUBUBAT ALIM FİYATLARI ÜZERİNE DEĞERLENDİRME</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü tarafından 2025/2026 dönemi hububat alım fiyatları kapsamında ekmeklik buğday alım fiyatı kilogram başına&nbsp;16,50 TL&nbsp;olarak açıklanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği olarak, açıklanan alım fiyatlarını; üretim maliyetleri, verim durumu, TMO alım sürecinde yaşanan yoğunluklar ve serbest piyasadaki fiyat oluşumları çerçevesinde değerlendirmiş bulunuyoruz. </span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu kapsamda aşağıdaki hususların kamuoyuyla paylaşılmasında yarar görmekteyiz;</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'de uzun yıllar ortalama buğday verimi dekara yaklaşık&nbsp;290 kilogram düzeyindedir. Ancak 2025/2026 üretim sezonunda iklim koşulları ve yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle kuru ve sulu alanlar birlikte değerlendirildiğinde ortalama verimin&nbsp;330 kilogram/dekar&nbsp;seviyesine ulaşacağı öngörülmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kiraz, açıklamasında; Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği tarafından yapılan maliyet analizlerinde, 2025/2026 üretim sezonunda tüm üretim girdileri dikkate alındığında&nbsp;1 kilogram buğdayın üretim maliyeti 15,76 TL&nbsp;olarak hesaplanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu veriler ışığında, açıklanan&nbsp;16,50 TL/kg&nbsp;alım fiyatı üreticiye yeterli bir gelir sağlamamakta, çiftçinin emeğinin karşılığını almasına imkân vermemektedir. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üreticinin üretimde kalmasının teşvik edilmesi ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için üreticiye en az&nbsp;%25 refah payı&nbsp;verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede,&nbsp;Anadolu Kırmızı Sert Ekmeklik Buğdayı&nbsp;için destek ödemeleri hariç olmak üzere alım fiyatının&nbsp;20 TL/kg&nbsp;seviyesinde belirlenmesi daha uygun olacaktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nitekim TÜİK tarafından yayımlanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ne göre tarımsal girdiler son bir yılda yaklaşık&nbsp;yüzde 35 oranında artarken, buğday alım fiyatındaki artış geçen yıla göre yalnızca&nbsp;yüzde 22 seviyesinde&nbsp;kalmıştır. Bu durum üreticinin gelir kaybını artırmakta ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Birliğimiz, çiftçinin mevcut alım fiyatlarıyla yeterli kazanç sağlayamadığını değerlendirmektedir. Üretimin devamlılığının sağlanması ve üreticinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisinin aşağıdaki tedbirleri ivedilikle uygulamaya almasını önermektedir:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">•&nbsp;Alım merkezlerinde yaşanan yoğunlukların önlenmesi amacıyla hububat alımlarını&nbsp;24 saat esasına göre üç vardiya sistemiyle&nbsp;yürütmelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">•&nbsp;Ürün bedellerinin üreticiye daha hızlı ulaştırılması amacıyla ödemelerin&nbsp;en az yüzde 25'i peşin, kalan kısmı ise&nbsp;en geç bir hafta içerisinde&nbsp;yapılacağını açıklamalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">•&nbsp;Açıklanan&nbsp;16,50 TL/kg&nbsp;alım fiyatına ilave olarak Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan üretim desteklerinin artırıldığını kamuoyuna ve üreticilere gecikmeden duyurmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği olarak; güçlü bir tarım sektörü, sürdürülebilir üretim ve gıda güvenliği için&nbsp;ülkemizin ve&nbsp;üreticimizin yanında olmaya devam edeceğimizi,&nbsp;</span></span><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kamuoyuna saygıyla duyururuz.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/bugday-alim-fiyatlarina-iliskin-degerlendirme-1784554605.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ucuz Ürün Tuzağına Dikkat!</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/ucuz-urun-tuzagina-dikkat-11259</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/ucuz-urun-tuzagina-dikkat-11259</guid>
                <description><![CDATA[Taklit ürün ticaretinin dijital kanallarda da büyümesi, e-ticaret ekosisteminde güvenlik ve denetim mekanizmalarını yeniden gündeme taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal, taklit ürünlerle mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının değil; dijital platformların, marka sahiplerinin ve teknoloji şirketlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, yapay zeka destekli denetim sistemleri ve Güven Damgası uygulamalarının sektörün geleceğinde kritik rol oynayacağını söyledi.</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-07-20%2015_35_58.png" style="height:800px; width:644px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">E-ticaretin son yıllarda hızla büyümesiyle birlikte tüketiciler milyonlarca ürüne birkaç tıkla ulaşabilir hale gelirken, taklit ürünlerin dijital ortamdaki görünürlüğü de arttı. Bu durum, e-ticareti sorunun kaynağı haline getirmiyor; aksine dijital platformların sunduğu şeffaf veri yapısı sayesinde taklit ürünlerle mücadelede önemli avantajlar sağlıyor.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Taklit ürün ticareti dijitalleşmeyle farklı bir boyut kazandı</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>TOBB E-Ticaret Meclis Üyesi ve ideasoft CEO’su Sinan Akdal,</strong> dijital ticaretin doğru teknolojilerle yönetildiğinde kayıt dışılığı azaltan ve denetimi güçlendiren bir yapı sunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Taklit ürün ticareti bugün yalnızca fiziksel mağazaların değil, dijital dünyanın da önemli gündemlerinden biri. Bu hacmin ne kadarının e-ticarete kaydığına ilişkin net bir veri bulunmasa da dijitalleşmeyle birlikte çevrimiçi görünürlüğün arttığını söylemek mümkün. Ancak e-ticaret sorunun kaynağı değil; doğru denetim mekanizmalarıyla çözümün en güçlü parçalarından biri olabilir. Dijital platformlar, sahip oldukları şeffaf veri yapısıyla geleneksel satış kanallarına kıyasla çok daha etkin takip ve analiz imkanı sunuyor.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Yapay Zeka, Sahte Ürünleri Daha Satışa Çıkmadan Tespit Edebilir</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Teknolojinin gelişmesiyle birlikte taklit ürünlerle mücadelede yeni nesil çözümler de devreye giriyor. Yapay zeka destekli ürün ve satıcı analizleri, risk odaklı denetim mekanizmaları, marka doğrulama sistemleri ve kurumlar arası veri paylaşımının güçlendirilmesi, taklit ürünlerle mücadelede önemli katkılar sağlayacaktır. Kamu kurumları, dijital platformlar, marka sahipleri ve teknoloji şirketlerinin birlikte hareket ettiği çok paydaşlı bir model, hem tüketiciyi hem de sektörün geleceğini koruyacaktır.” dedi.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Ucuz Fiyat Algısı Tüketiciyi Yanıltabiliyor</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Ekonomik koşullar ve fiyat odaklı alışveriş alışkanlıklarının tüketicileri zaman zaman riskli satış kanallarına yönlendirebildiğine dikkat çeken <strong>Akdal,</strong> özellikle sosyal medya üzerinden yapılan yönlendirmeli satışlarda dikkatli olunması gerektiğini ifade ederek, “Dijitalleşme ürünlere erişimi kolaylaştırırken satıcılar için de yeni alanlar oluşturuyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yönlendirilen satışlar ve düşük fiyat arayışı tüketicileri zaman zaman riskli alışverişlere yöneltebiliyor. Bu noktada tüketicilerin güvenilir satıcılardan alışveriş yapması ve platformların doğrulama süreçlerini sürekli geliştirmesi büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Güven Damgası ve ETBİS Kaydı Güvenilir E-Ticaretin En Önemli Göstergeleri Arasında</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">E-ticarette güven ortamının güçlendirilmesi için yürürlüğe alınan düzenlemelerin sektöre önemli katkılar sunduğunu belirten <strong>Akdal,</strong> Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilen Güven Damgası uygulamasının tüketiciler açısından önemli bir referans olduğunu vurgulayarak, “Güven Damgası, belirli güvenlik ve hizmet kalitesi standartlarını karşılayan e-ticaret sitelerini ayırt etmek için önemli bir gösterge niteliğinde. Ayrıca tüketicilerin alışveriş yapacakları e-ticaret sitelerinin Ticaret Bakanlığı'nın ETBİS (Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi) kaydını kontrol etmeleri de güvenli alışveriş açısından önemli bir kriter. Güven Damgası ile birlikte ETBİS kaydı da işletmenin yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini gösteren önemli referanslar arasında yer alıyor. Biz de <strong>ideasoft</strong> olarak kullanıcılarımızı Güven Damgası almaya teşvik ediyoruz. Güveni merkeze alan bir e-ticaret ekosisteminin sektörün sürdürülebilir büyümesi için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>“Güven Büyürse E-Ticaret De Büyür”</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Taklit ürünlerle mücadelenin yalnızca hukuki yaptırımlarla değil; teknoloji, bilinçli tüketici ve güçlü iş birlikleriyle başarıya ulaşabileceğini belirten <strong>Sinan Akdal</strong>, güvenin sektörün en değerli sermayesi olduğunun altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı: “E-ticaret ekosisteminin sağlıklı büyümesi için güven ortamını güçlendirecek her adım sektörün tamamına değer katacaktır. Güvenin arttığı bir dijital ticaret ortamı, hem tüketiciyi hem de dürüst üretici ve satıcıları korurken Türkiye e-ticaretinin sürdürülebilir büyümesine de önemli katkı sağlayacaktır.”&nbsp;</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/ucuz-urun-tuzagina-dikkat-1784551259.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin yatırım pozisyonu verileri açıklandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-yatirim-pozisyonu-verileri-aciklandi-11256</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-yatirim-pozisyonu-verileri-aciklandi-11256</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP), mayıs ayı itibarıyla eksi 391,7 milyar dolar oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs 2026 dönemine ilişkin Uluslararası Yatırım Pozisyonu verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, mayıs ayı itibarıyla Türkiye'nin yurt dışı varlıkları, bir önceki aya göre yüzde 0,5 azalışla 403,7 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,4 azalışla 795,4 milyar dolar oldu. Rezerv varlıklar, 6,3 milyar dolar azalarak 159,2 milyar dolara geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece ülkenin UYP'si mayıs ayı itibarıyla eksi 391,7 milyar dolar oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Varlık kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 0,9 artarak 80,1 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 2,3 artarak 154,2 milyar dolar, bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları da yüzde 4,6 artarak 49,4 milyar dolara çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Portföy yatırımları alt kalemlerinden Hisse Senetleri ve Yatırım Fonu Payları bir önceki aya göre yüzde 8,6 azalarak 47,2 milyar dolara geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 6,8 azalışla 230,4 milyar dolar, Portföy yatırımları kalemi yüzde 2,9 azalarak 149,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 0,4 artarak 415,3 milyar dolar oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-yatirim-pozisyonu-verileri-aciklandi-1784546900.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Darphane 9,8 milyondan fazla altın bastı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/darphane-98-milyondan-fazla-altin-basti-11253</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/darphane-98-milyondan-fazla-altin-basti-11253</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de yılın ilk yarısında, çeşitli türlerde toplam 9 milyon 829 bin 183 altın basılırken, 6 milyon 222 bin 610 adetle çeyrek ziynet altın en çok basılan altın çeşidi oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sadece Darphane tarafından üretilen cumhuriyet altınları, 24 ayar standart külçe altının döküm, hadde, doğrama, tolerans, tav, baskı, kenar tırtıl, kalite kontrol gibi güvenlikli ve hassas işlemlerden geçirilerek sikke ve ziynet olmak üzere iki grupta, 10 farklı çap ve ağırlıkta, 22 ayar olarak üretiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Meskük altın, üzerinde Atatürk kabartması olduğu için "Ata lira" olarak anılırken, inceltilmiş şekilde basılan ziynet altın ise genelde takı olarak alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, bu yılın ilk altı ayında 9 milyon 829 bin 183 adet çeşitli türlerde altın basıldı. Basılan altınların 8 milyon 454 bin 870'i ziynet cumhuriyet altını olurken, 1 milyon 362 bin 11'i sikke cumhuriyet altını ve 12 bin 302'si Reşad sikke altınından oluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında "farklı çeşitlerde basılan" 9 milyon 829 bin 183 adet altın için 33 ton 412 kilogram 853,3 gram altın kullanıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">En fazla basılan çeşit ziynet çeyrek oldu</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ziynet cumhuriyet altınları kategorisinde bulunan çeyrek altından ilk altı ayda 6 milyon 222 bin 610 adet basılırken, söz konusu ürün tüm çeşitler arasında en fazla basılan altın çeşidi oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında 898 bin 835 yarım, 1 milyon 288 bin 413 birlik (tam), 44 bin 702 "ikibuçukluk" ve 310 "beşlik" ziynet altın piyasaya sürüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Basılan ziynet cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 23 ton 887 kilogram 240 gram oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sikke altınlar kategorisinde en fazla "Birlik" altın basıldı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sikke cumhuriyet altınları kategorisindeki çeyrek altından aynı dönemde 110 bin 670, yarım altından 17 bin 582, birlik (tam) altından 1 milyon 227 bin 909, ikibuçukluk altından 600 ve beşlik altından 5 bin 250 adet basıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu sayılara göre bu dönemde en çok basılan sikke altın çeşidi birlik cumhuriyet altını oldu. Basılan çeşitli ebatlardaki 1 milyon 362 bin 11 sikke cumhuriyet altınlarının toplam ağırlığı ise 9 ton 322 kilogram 489,9 gram oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Diğer basılan altınlar incelendiğinde, Reşad altın kategorisinde ise 1782 yarım, 5 bin 960 birlik (tam), 600 ikibuçukluk ve 3 bin 960 beşlik altın basıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında toplam 12 bin 302 Reşad altını basılırken, basılan Reşad altınlarının toplam ağırlığı 203 kilogram 123,4 gram oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında basılan altın adetleri ve dağılımı şu şekilde:</span></span></p>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th>Çeşit</th>
			<th>Cumhuriyet Ziynet Altın</th>
			<th>Cumhuriyet Sikke Altın</th>
			<th>Reşad Sikke Altın</th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Çeyreklik</td>
			<td>6.222.610</td>
			<td>110.670</td>
			<td>-</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Yarımlık</td>
			<td>898.835</td>
			<td>17.582</td>
			<td>1.782</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Birlik (tam)</td>
			<td>1.288.413</td>
			<td>1.227.909</td>
			<td>5.960</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>İkibuçukluk</td>
			<td>44.702</td>
			<td>600</td>
			<td>600</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Beşlik</td>
			<td>310</td>
			<td>5.250</td>
			<td>3.960</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Ara Toplam</td>
			<td>8.454.870</td>
			<td>1.362.011</td>
			<td>12.302</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Genel Toplam</td>
			<td>9.829.183</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/darphane-98-milyondan-fazla-altin-basti-1784544179.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Türkiye&#039;nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025&quot; araştırması sonuçlandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-2025-arastirmasi-sonuclandi-11252</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-2025-arastirmasi-sonuclandi-11252</guid>
                <description><![CDATA[İSO'nun araştırmasına göre, Türkiye'nin ikinci 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2024'e göre yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul Sanayi Odasının (İSO) "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasına göre, en büyük ikinci 500 sanayi kuruluşunun üretimden satışları 2025'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO tarafından 17 Haziran'da açıklanan "İSO Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasının ardından, daha çok KOBİ niteliğindeki kuruluşları kapsayan "İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasının sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, 2025, sanayi firmalarının artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı arasında zorlu bir denge kurmaya çalıştıkları bir yıl oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İkinci 500'ün üretimden satışları yüzde 25,7 artışla 1 trilyon 750 milyar liraya yükselirken, artış oranı 2020 yılından sonraki en düşük oran olarak dikkati çekti. Buna karşılık 2025'te yüzde 25,4 olan yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) ile arındırıldığında, üretimden satışların reel olarak binde 2 ile çok sınırlı bir artış kaydettiği görülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece 2022'de yüzde 10,4, 2023'te yüzde 5,2 ve 2024'te binde 1 olan üretimden satışlardaki reel düşüş eğilimi, İSO 500'de olduğu gibi İSO İkinci 500'de de 3 yılın ardından çok ılımlı düzeyde de olsa artışa döndü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'ün şampiyonları</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl İSO İkinci 500'de ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışla Teksan Jeneratör alırken, onu 5 milyar 308 milyon lirayla Norm Salihli Vida ve Cıvata, 5 milyar 306 milyon lirayla Biska Tekstil izledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İlk 10'da yer alan diğer şirketler sırasıyla Vatan Plastik, Şenocak Gıda Fındık Entegre, Frimpeks Kimya ve Etiket, Chryso-Kat Katkı Malzemeleri, Verde Yağ Besin Maddeleri, Traçim Çimento ile Johnson Electric Otomotiv Ürünleri oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İkinci 500 sıralamasına üretimden satışları 5 milyar 317 milyon lira ile 2 milyar 220 milyon lira arasında kalan şirketler girebildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl 69 yeni kuruluş listede yer alma başarısı gösterirken, 26 işletme İSO 500'den İSO İkinci 500'e geriledi. 405 kuruluş ise son iki yılda da İSO İkinci 500 sıralamasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı karlılığın ılımlı düzeyde korunmasında etkili oldu</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'ün ihracatı yıllık bazda yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolara gerilerken, listedeki şirketlerin Türkiye'nin sanayi ihracatı içindeki payı 0,3 puan azalarak yüzde 6’ya indi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde baskı yaratırken, yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Buna karşılık, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı göreli başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'deki sanayi şirketlerinin karı 2024 yılındaki sert düşüşlerin ardından 2025'te güçlü nominal artışlar kaydetti. Ancak bu iyileşmede, 2024 yılı karlılık büyüklüklerinin oldukça düşük seviyelerde gerçekleşmesinin yol açtığı baz etkisi belirleyici oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İkinci 500'ün faaliyet karı yüzde 35,4 artarak 160 milyar liraya yükselirken, faaliyet karlılığı oranı yüzde 7,3'ten yüzde 7,7'ye çıktı. Söz konusu oran, son 10 yılın ortalaması olan yüzde 10,9'un oldukça altında kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 34 artışla 46 milyar liraya çıktı. Vergi öncesi dönem karlılığı yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye yükselirken, bu oran da 2015-2024 ortalaması olan yüzde 6,6'ya göre çok daha düşük gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar toplamı ise yüzde 28,8'lik artışla 264 milyar liraya yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'de vergi öncesi dönemde kar eden kuruluş sayısı 341'den 345'e yükselirken, zarar eden işletme sayısı 159'dan 155'e geriledi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar/zarar büyüklüğünde zarar eden firma sayısı 3 adet azalarak 27’ye indi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elde edilen karların büyük kısmı finansman giderlerine ayrıldı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şirketlerin net kambiyo zararı 2025'te önceki yıla göre 4 kat artarak 26 milyar liraya yükselirken, kambiyo zararı dışındaki diğer faaliyetlerden elde edilen net kar 55 milyar lira düzeyine çıktı. Sonuçta 28 milyar liralık üretim faaliyeti dışı net gelir elde edilirken, bu rakamın net satışlara oranı da yüzde 0,9'dan yüzde 1,4'e yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'ün finansman giderleri yüzde 45,2 artarak 138 milyar liraya ulaşırken, faaliyet karı yüzde 35,4 yükselişle 160 milyar liraya çıktı. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı 5,8 puan artarak yüzde 86,7'ye yükseldi. Bu rakamlar, sanayicilerin ana faaliyetlerinden elde ettiği karın büyük bir bölümünü finansman giderlerine ayırdığı gerçeğini ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şirketlerde aktif tarafta dönen varlıklar yüzde 36,8, duran varlıklar yüzde 22,6 büyüdü. Böylece aktif toplamındaki artış yüzde 29,9 olarak gerçekleşti. Pasif tarafta ise özkaynaklar yüzde 13,3 ile sınırlı artarken, toplam borçlardaki yükseliş yüzde 50,2 ile daha yüksek seyretti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Borçların aktifler içindeki payı 7 puanlık artışla yüzde 51,8'e yükselirken, özkaynakların payı yüzde 48,2'ye geriledi. Zayıf seyreden karlılık performansı özkaynak artışını sınırlarken, hızlı borçlanma eğiliminin sürmesi nedeniyle kaynak yapısı yeniden hafif borç ağırlıklı hale geldiğini gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'de 2024 yılında yüzde 32,2 artan toplam borçlar, 2025'te yüzde 50,2 ile daha hızlı büyüdü. Mali borçlar yüzde 52,1, diğer borçlar yüzde 48,2 arttı. 2025'te tüm borçlanma türlerinde artışın hızlanması, kredi maliyetlerindeki yükselişe rağmen nispeten daha küçük ve orta ölçekli kuruluşların finansal ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığına işaret etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payı yüzde 54'e geriledi. Şirketlerin devreden KDV yükü ise yüzde 25,2 artarak 22 milyar liraya yaklaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı rekor seviyede</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500 yaratılan katma değer açısından değerlendirildiğinde en yüksek payın yüzde 40,8 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilere ait olduğu görüldü. Orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 27,1, orta-yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı ise yüzde 27,2 olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payı ise yüzde 3,3'ten yüzde 4,9'a çıktı ve 2015 sonrasındaki en yüksek düzeyine ulaştı. Orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin toplam payı 0,8 artarak yüzde 32,1 ile rekor seviyeye çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'de AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısı 238'den 229'a gerilerken, AR-GE harcamaları yüzde 16 artarak 10 milyar liraya yükseldi. Buna rağmen AR-GE harcamalarının üretimden satışlara oranı yüzde 0,62'den yüzde 0,57'ye geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu şirketlerin istihdamı yüzde 2,2 düşüşle 285 bin kişiye düştü. Tam istihkak olarak ödenen brüt maaş ve ücretler yüzde 37,3 artarken, bu artış yüzde 2,2'lik istihdam düşüşü ile birlikte değerlendirildiğinde, çalışan başına ödenen brüt maaş ve ücretlerdeki artış yüzde 40,4'e çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Halka açık işletme sayısı rekor seviyede</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500'de halka açık kuruluşların sayısı 4 artarak 43'e yükseldi ve en yüksek düzeyine ulaştı. Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı ise 5 azalarak 62'ye geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Son yıllardaki düşüş eğilimine rağmen İstanbul Sanayi Odası, 2025'te İSO İkinci 500 içindeki üye sayısını 9 adet artırarak 144 kuruluşla sıralamada en büyük paya sahip olmayı sürdürdü. İstanbul'u 36 şirketle Ege Bölgesi Sanayi Odası, 34 ile Kocaeli Sanayi Odası, 33 ile Gaziantep Sanayi Odası, 23 ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, 20 ile Ankara Sanayi Odası izledi. Bu odaların tümünde İSO İkinci 500'de yer alan üye sayısı düşerken, Konya, Kayseri ve Adana sanayi odalarının üye sayısı arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektör gruplandırmasına göre dağılımına bakıldığında firmaların yüzde 62'sinin 4 sektör grubunda toplandığı görüldü. 107 firmayla "gıda ürünleri sanayisi" ilk sırada yer alırken, onu 76 firmayla "kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri sanayisi", 70 işletmeyle "ana metaller ve makine imalat sanayisi", 56 şirketle "tekstil ürünleri sanayisi" takip etti. Ana metal ve makine sektörü firmalarının sayısı 9 artarken, tekstil firmalarının sayısı ise 12 azaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan "İSO İkinci 500" araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, yaptığı yazılı açıklamada, "İSO Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025" araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO İkinci 500 araştırmasının 2025 sonuçlarının yalnızca sanayi kuruluşlarının performansını değil, aynı zamanda Türk sanayisinin direncini, üretim azmini ve geleceğe dair potansiyelini de ortaya koyduğunu belirten Bahçıvan, "Bu araştırma, yarının İSO 500'üne girmeye aday şirketlerimizin bugün hangi şartlar altında yoluna devam ettiğini göstermesi bakımından son derece kıymetlidir." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bahçıvan, geride bırakılan yılın küresel talebin zayıfladığı, finansmana erişimin zorlaştığı, yüksek faiz ortamının üretim üzerinde ciddi baskılar oluşturduğu zorlu bir dönem olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Araştırmamızın sonuçları da bu gerçekliği bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. Üretimden satışlar, üç yıllık reel gerilemenin ardından 2025'te ancak yüzde 0,2 gibi son derece sınırlı bir reel artış gösterebilmiştir. İSO 500'de gözlenen güçlü ihracat performansının aksine, İSO İkinci 500'ün ihracatında yaşanan yüzde 0,3'lük gerileme toplam satışları sınırlandırırken, küresel talepteki zayıflığın ve sıkı finansman koşullarının sanayi üzerindeki etkilerinin devam ettiğini göstermektedir.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Olumsuzluklara rağmen sanayi kuruluşları üretim çarklarını durdurmadı”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Erdal Bahçıvan, araştırmanın, "sanayicinin üzerindeki en ağır yükün finansman maliyetleri olduğunu" gösterdiğini kaydederek, "Finansman giderlerinin faaliyet karına oranının yüzde 87'ye yükselmesi, sanayicimizin kazandığının önemli bir bölümünü finansman maliyetlerine ayırmak zorunda kaldığını göstermektedir. Bu tablo, tıpkı İSO 500 sonuçlarında olduğu gibi içinde bulunduğumuz dönemin ekonomik yükünü bir kez daha sanayi sektörümüzün omuzladığını açık biçimde ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşanan olumsuzluklara rağmen, sanayi kuruluşlarının üretim çarklarını durdurmadığını, yatırım arzusunu koruduğunu ve Türkiye ekonomisinin omurgası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Bahçıvan, bu kararlılığın, Türk sanayisinin en önemli gücü olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, finansman baskıları, daralan dış talep ve artan maliyetler karşısında mücadeleyi yılmadan sürdüren kuruluşların, yalnızca ekonomik bir başarıya değil, aynı zamanda ülke adına güçlü bir sorumluluğa da imza attığını belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Çünkü sanayici yalnızca mal üretmez, istihdam üretir, ihracat gerçekleştirir, teknoloji geliştirir ve ülkesinin geleceğine güven kazandırır. Elbette bugün üretim kapasitesini korumak tek başına yeterli değildir. Sanayimizin verimlilik, yüksek katma değer, teknoloji üretimi ve küresel rekabet gücü açısından daha güçlü bir yapıya kavuşabilmesi için dönüşüm yatırımlarının ve uygun finansman imkanlarının desteklenmesi stratejik önem taşımaktadır.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Sonuçlar güçlü bir sanayi yapısının önemini bir kez daha ortaya koydu”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Erdal Bahçıvan, açıklanan sonuçların Türkiye'nin sürdürülebilir büyümesi, enflasyonla kalıcı mücadelesi, rekabet gücünün artırılması ve toplumsal refahın yükseltilmesi açısından güçlü bir sanayi yapısının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Sanayinin yükünü artıran değil, üretimi, yatırımı, ihracatı, verimliliği ve teknolojik dönüşümü destekleyen politikalar, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur. Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomi yönetiminin sanayimizin finansman ihtiyacını öncelikli gündem başlıkları arasına almasını ve güçlü bir finansman teşvik paketini açıklamasını bu bağlamda son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşımın, Türkiye'nin üretim gücüne ve sanayinin stratejik rolüne verilen önemin güçlü bir göstergesi olduğuna inanıyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bahçıvan, rekabet gücünü ve üretim kapasitesini destekleyecek bu yöndeki adımların sürmesini temenni ederek, şu ifadeleri kullandı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ekonomi yönetimimize sanayimizin sesine verdikleri destek için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Çünkü her zaman ifade ettiğimiz gibi, sanayiye sahip çıkmak, Türkiye'ye sahip çıkmaktır. Çünkü sanayiye sahip çıkmak, üretime, istihdama, ihracata, teknolojiye ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaktır. İSO İkinci 500 sonuçları, bütün zorluklara rağmen üretmeye devam eden sanayicimizin ülkemize olan inancını ortaya koymaktadır. Bu inancı güçlendirmek, sanayicimizin nefes almasını sağlayacak koşulları oluşturmak ve üretim ekonomisini desteklemek ise artık hepimizin ortak sorumluluğudur."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-ikinci-500-buyuk-sanayi-kurulusu-2025-arastirmasi-sonuclandi-1784543956.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bankalar sektörlere 26,8 trilyon lira kaynak sağladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/bankalar-sektorlere-268-trilyon-lira-kaynak-sagladi-11251</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/bankalar-sektorlere-268-trilyon-lira-kaynak-sagladi-11251</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de bankacılık sektörünün bu yılın mayıs ayı itibarıyla sektörel bazda kullandırdığı toplam kredi tutarı 26 trilyon 775 milyar 328,8 milyon liraya ulaşırken, en yüksek payı 6 trilyon 53 milyar 21,9 milyon lirayla imalat sanayisi aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlediği bilgilere göre, Mayıs 2025'te 19 trilyon 345 milyar 925,4 milyon lira olan toplam nakdi kredi (nakdi+takipteki kredilerin toplamı) hacmi, bu yılın mayıs ayında 26 trilyon 775 milyar 328,8 milyon liraya yükseldi. Kredi bakiyesindeki yıllık değişim yüzde 38 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektör bazında bakıldığında, nakdi kredilerde en büyük payı yüzde 23 ile imalat sanayisi aldı. Bu yılın mayıs ayı itibarıyla imalat sanayisine 6 trilyon 53 milyar 21,9 milyon liralık nakdi kredi kullandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İmalat sanayisi başlığı altında 796 milyar 26 milyon 877 bin lira ile en fazla kredi kullandırılan sektör ise tekstil ve tekstil ürünleri oldu. Tekstil ve tekstil ürünlerini, 778 milyar 969 milyon 398 bin lira ile gıda, meşrubat ve tütün ile 695 milyar 672 milyon 246 bin lira ile ulaşım araçları takip etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İmalat sanayisinin ardından nakdi kredilerde en fazla pay alan sektör, yüzde 17'lik pay ve 3 trilyon 95 milyar 198 milyon 128 bin lira ile "toptan ve perakende ticaret, motorlu araçlar servis hizmetleri ile kişisel ve hane halkı ürünleri" oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu kredi tutarının 1 trilyon 786 milyar 97 milyon 43 bin lirası "toptan ticaret ve komisyonculuk", 896 milyar 264 milyon 173 bin lirası "perakende ticaret ve kişisel ürünler" ve 412 milyar 836 milyon 521 bin lirası da "motorlu araçlar ve yakıtlarının perakende satışı" alt sektörlerine kullandırıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nakdi kredilerde değer bazında en fazla artış imalat sanayisinde</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BDDK verilerine göre, bu yılın mayıs ayı itibarıyla sektörel bazda kullandırılan toplam nakdi kredilerde geçen yılın aynı ayına göre değer bazında en fazla artış, 1 trilyon 531 milyar 555 milyon 50 bin lira ile imalat sanayisinde gerçekleşti. Söz konusu sektörde kredi hacmi oransal anlamda yüzde 34 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İmalat sanayisini, yüzde 39 artışla 874 milyar 875 milyon 226 bin lira artan "toptan ve perakende ticaret, motorlu araçlar servis hizmetleri ile kişisel ve hane halkı ürünleri sektörü" izledi. İnşaat sektörü ise yüzde 47'lik artışla 554 milyar 660 milyon 316 bin lira ile üçüncü sırada yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl toplam nakdi kredi miktarında en fazla oransal değişimin yaşandığı sektör ise yüzde 64,9 artışla savunma ve kamu yönetimi ve zorunlu sosyal güvenlik oldu. Söz konusu dönemde düşüş yaşayan bir sektör olmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">KOBİ'lere 7 trilyon 26,6 milyar lira kredi desteği sağlandı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayıs ayı itibarıyla KOBİ'lere sağlanan kredi hacmi 7 trilyon 26 milyar 625 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kredilerin dağılımına bakıldığında, bankalar tarafından mikro işletmelere 1 trilyon 866 milyar 179 milyon lira, küçük işletmelere 1 trilyon 846 milyar 742 milyon lira ve orta büyüklükteki işletmelere 3 trilyon 313 milyar 703 milyon lira nakdi destek verildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/bankalar-sektorlere-268-trilyon-lira-kaynak-sagladi-1784543782.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yurt dışı ÜFE haziran ayında arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/yurt-disi-ufe-haziran-ayinda-artti-11250</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/yurt-disi-ufe-haziran-ayinda-artti-11250</guid>
                <description><![CDATA[Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE), haziranda aylık bazda yüzde 0,46, yıllık bazda yüzde 30,33 artış gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), haziran ayına ilişkin YD-ÜFE verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, YD-ÜFE, haziranda bir önceki aya göre yüzde 0,46, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 17,85, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,33 ve 12 aylık ortalamalara kıyasla yüzde 32,07 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimlerine bakıldığında, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 45,13, imalatta yüzde 30,08 artış görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri dikkate alındığında, ara mallarında yüzde 30,85, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 31,79, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 33,96, enerjide yüzde 61,56 ve sermaye mallarında yüzde 20,69 yükseliş gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,26, imalatta yüzde 0,47 artış olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarında yüzde 2,32, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,02, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,75, sermaye mallarında yüzde 0,84 artış, enerjide yüzde 13,08 azalış görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">YD-ÜFE'nin aylık ve yıllık değişim oranları şöyle:</span></span></p>

<table>
	<tbody>
		<tr>
			<td>YD-ÜFE'nin aylık değişim oranları</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Yıl/Ay</td>
			<td>Ocak</td>
			<td>Şubat</td>
			<td>Mart</td>
			<td>Nisan</td>
			<td>Mayıs</td>
			<td>Haziran</td>
			<td>Temmuz</td>
			<td>Ağustos</td>
			<td>Eylül</td>
			<td>Ekim</td>
			<td>Kasım</td>
			<td>Aralık</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2022</td>
			<td>3,25</td>
			<td>2,35</td>
			<td>7,29</td>
			<td>2,61</td>
			<td>6,51</td>
			<td>9,18</td>
			<td>0,66</td>
			<td>2,64</td>
			<td>0,67</td>
			<td>1,34</td>
			<td>2,28</td>
			<td>2,77</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2023</td>
			<td>4</td>
			<td>0,42</td>
			<td>1,65</td>
			<td>2,43</td>
			<td>0,45</td>
			<td>15,62</td>
			<td>15,34</td>
			<td>1,95</td>
			<td>-0,59</td>
			<td>1,35</td>
			<td>3,51</td>
			<td>2,28</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2024</td>
			<td>4,57</td>
			<td>2,38</td>
			<td>4,70</td>
			<td>1,37</td>
			<td>0,42</td>
			<td>0,97</td>
			<td>1,7</td>
			<td>2,95</td>
			<td>2,25</td>
			<td>0,09</td>
			<td>-0,86</td>
			<td>0,91</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2025</td>
			<td>2,01</td>
			<td>2,05</td>
			<td>4,06</td>
			<td>4,41</td>
			<td>2,4</td>
			<td>3,42</td>
			<td>3,03</td>
			<td>1,32</td>
			<td>2,01</td>
			<td>0,9</td>
			<td>1,02</td>
			<td>1,88</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2026</td>
			<td>4,06</td>
			<td>2,38</td>
			<td>3,94</td>
			<td>4,16</td>
			<td>1,71</td>
			<td>0,46</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>YD-ÜFE'nin yıllık değişim oranları</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>Yıl/Ay</td>
			<td>Ocak</td>
			<td>Şubat</td>
			<td>Mart</td>
			<td>Nisan</td>
			<td>Mayıs</td>
			<td>Haziran</td>
			<td>Temmuz</td>
			<td>Ağustos</td>
			<td>Eylül</td>
			<td>Ekim</td>
			<td>Kasım</td>
			<td>Aralık</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2022</td>
			<td>96,44</td>
			<td>106,13</td>
			<td>105,82</td>
			<td>97,11</td>
			<td>100,54</td>
			<td>110,66</td>
			<td>111,34</td>
			<td>118,94</td>
			<td>117,04</td>
			<td>103,79</td>
			<td>83,66</td>
			<td>49,90</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2023</td>
			<td>50,98</td>
			<td>48,13</td>
			<td>40,35</td>
			<td>40,1</td>
			<td>32,13</td>
			<td>39,92</td>
			<td>60,32</td>
			<td>59,24</td>
			<td>57,25</td>
			<td>57,25</td>
			<td>59,15</td>
			<td>58,40</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2024</td>
			<td>59,27</td>
			<td>62,38</td>
			<td>67,25</td>
			<td>65,53</td>
			<td>65,48</td>
			<td>44,51</td>
			<td>27,41</td>
			<td>28,67</td>
			<td>32,35</td>
			<td>30,7</td>
			<td>25,19</td>
			<td>23,5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2025</td>
			<td>20,47</td>
			<td>20,08</td>
			<td>19,34</td>
			<td>22,92</td>
			<td>25,34</td>
			<td>28,38</td>
			<td>30,06</td>
			<td>28,01</td>
			<td>27,71</td>
			<td>28,75</td>
			<td>31,19</td>
			<td>32,46</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2026</td>
			<td>35,12</td>
			<td>35,55</td>
			<td>35,40</td>
			<td>35,07</td>
			<td>34,16</td>
			<td>30,33</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/yurt-disi-ufe-haziran-ayinda-artti-1784543130.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarımsal girdi fiyat endeksi arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/tarimsal-girdi-fiyat-endeksi-artti-11249</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/tarimsal-girdi-fiyat-endeksi-artti-11249</guid>
                <description><![CDATA[Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE), mayısta yıllık bazda yüzde 36,65, aylık bazda yüzde 0,44 artış gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h1><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs ayına ilişkin Tarım-GFE verilerini açıkladı.</span></span></h1>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre endeks, mayısta bir önceki aya kıyasla yüzde 0,44, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 18,01, Mayıs 2025'e göre yüzde 36,65 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 34,20 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 0,35, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,04 artış kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 39,29, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 21,52 yükseliş görüldü.</span></span></p>

<h2><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Alt gruplar</span></span></h2>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yıllık Tarım-GFE'ye göre 9 alt grup daha düşük, 2 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayısta yıllık bazda artışın en az olduğu alt gruplar, yüzde 20,51 ile malzemeler, yüzde 22,72 ile tarımsal ilaçlar oldu. Yıllık artışın en yüksek olduğu alt gruplar ise yüzde 40,75 ile enerji ve yağlayıcılar, yüzde 63,56 ile gübre ve toprak geliştiriciler olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aylık Tarım-GFE'ye göre 2 alt grup daha düşük ve 9 alt grup daha yüksek değişim sergiledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayısta bir önceki aya göre enerji ve yağlayıcılarda yüzde 4,39 azalış görülürken, yüzde 0,18 ile veteriner harcamaları da en az artış gösteren alt grup oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna karşılık, aylık artışın en yüksek olduğu alt gruplar, yüzde 2,22 ile bina bakım masrafları, yüzde 3 ile makine bakım masrafları olarak hesaplandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/tarimsal-girdi-fiyat-endeksi-artti-1784542818.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Almanya&#039;da üretici fiyatları arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/almanyada-uretici-fiyatlari-artti-11248</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/almanyada-uretici-fiyatlari-artti-11248</guid>
                <description><![CDATA[Almanya'da üretici fiyatları haziranda yıllık bazda yüzde 1,8 artış göstererek piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">LONDRA</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), haziran ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, ülkede üretici fiyatları haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 artarken, aylık bazda yüzde 0,3 geriledi. Piyasa beklentisi, üretici fiyatlarının haziranda yıllık bazda yüzde 1,9 yükseleceği yönündeydi. Almanya'da üretici fiyatları, mayısta yüzde 2,2 artışla 2023 Mayıs'tan beri en hızlı artışı kaydetmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Üretici fiyatlarında haziranda görülen artışın temel nedeni ara malları fiyatlarının yüzde 5,1 yükselmesi oldu. Enerji fiyatları ise haziranda yıllık bazda yüzde 0,4 artarken, aylık bazda yüzde 1,8 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'daki savaşın yol açtığı enerji krizi sonrası fiyatlarda keskin artış yaşanmış ancak ABD-İran arasında haziranda varılan mutabakatın ardından düşüş görülmüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya'da enerji fiyatları hariç tutulduğunda üretici fiyatlarındaki artış yıllık bazda yüzde 2,4 ve aylık bazda yüzde 0,2 olarak hesaplandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/almanyada-uretici-fiyatlari-artti-1784542644.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel piyasalar haftaya gerilimlerle başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-piyasalar-haftaya-gerilimlerle-basladi-11247</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-piyasalar-haftaya-gerilimlerle-basladi-11247</guid>
                <description><![CDATA[Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasındaki gerilimin karşılıklı askeri müdahalelerle sürmesi risk iştahını törpülemeye devam ederken, Japonya'da piyasaların kapalı olması nedeniyle işlem hacmi düşük seyrediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSTANBUL</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orta Doğu'da tansiyonun yüksek seyrini koruması dünya genelinde enflasyonun yeniden ivme kazanabileceği kaygısını artırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a düzenledikleri son saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, saldırıların sekizinci gecesinde İran'ın askeri kıyı gözetleme ve hava savunma tesisleri, deniz kuvvetleri ile füze ve insansız hava aracı depolama alanlarının vurulduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İran tarafı ise ABD'nin yapımı süren Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını açıklayarak, söz konusu saldırıyı "tehlikeli bir girişim" olarak nitelendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bölgede petrol sevkiyatının önemli güzergahlarından olan Hürmüz Boğazı'nın savaşın gölgesinde kalması ve diğer ticaret yollarına ilişkin olası müdahale riskleri petrol fiyatlarının tırmanmasına yol açtı. Boğazda petrol taşıyan tankerlerin vurulduğu yönündeki haber akışı küresel enerji arzına yönelik endişeleri artırarak fiyatlardaki yükselişi destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çatışmaların daha da şiddetlenerek bir kara harekatına dönüşebileceğine yönelik endişeler, piyasalarda arka plandaki risk unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Diğer taraftan ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran ile bu hafta ateşkes sağlanamaması halinde gerilimin tırmanmasına hazırlıklı olunması yönünde arabulucu ülkelere mesaj ilettiği iddiaları, jeopolitik risklerin artabileceğine dair endişeleri körükledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yaşanan gelişmelerle Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerindeki azalış dikkati çekerken petrol fiyatlarındaki yükseliş göze çarpıyor. Brent petrolün varil fiyatı 88,9 dolara çıkarak 12 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Petrol fiyatlarındaki artışla enflasyon korkularının tetiklenmesi, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikalarına yönelik beklenti oluşumunu zorluyor. Para piyasalarında, Fed'in eylül ayında politika faizini 25 baz puan artıracağına ilişkin tahminler yüzde 70 ile fiyatlanırken bankanın gelecek 12 ayda iki faiz artışı yapabileceği öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra ABD Merkez Bankası Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack cuma günü, ısrarcı biçimde yüksek seyreden enflasyonun daha büyük endişe kaynağı olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hammack, "Para politikası hedeflerimiz arasında bir çatışma yok. Enflasyon çok yüksek. İş gücü piyasası, benim için maksimum istihdam seviyesine oldukça yakın bir noktada." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, bu hafta ABD'de açıklanacak sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin ülkede iş gücü piyasası ve tüketici talebine yönelik bilgi vereceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 seviyesinde bulunurken dolar endeksi yüzde 0,1 azalışla 100,7'de seyrediyor. Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle altının ons fiyatı haftaya düşüşle başladı. Altının ons fiyatı yüzde 0,2 değer kaybıyla 4 bin 10 dolarda işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de endeks vadeli kontratlar ise güne karışık başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İngiltere'de Başbakan Burnham ilk konuşmasını yapacak</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'da vadeli işlem piyasalarında, endeks vadeli kontratlar haftaya karışık seyirle başladı. Bölgede bugün Orta Doğu'daki gelişmelerin paralelinde siyasi gelişmeler ve makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde etkili olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İngiltere'de Andy Burnham'ın bugün başbakan olarak ilk konuşmasını yapması bekleniyor. Burnham'ın vereceği mesajlarda ülke ekonomisinin nasıl yol alacağına ilişkin sinyaller aranacak.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan bu hafta Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası kararları ve sonrasında ECB Başkanı Christine Lagarde'ın yapacağı sözle yönlendirmeler yakından takip edilecek. ECB'nin bu toplantıda faizleri sabit bırakması beklenirken, eylül toplantısında ise faiz artışı yapması öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya'da işlem hacmi düşük kaldı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Asya tarafında Çin ve Hong Kong borsalarında alıcılı seyir izlenirken, yapay zeka ve teknoloji ağırlıklı Güney Kore'de Kospi endeksi negatif bir görünüm veriyor. Bölgede Orta Doğu'daki gelişmeler de yakından takip ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güney Kore'de teknoloji öncülüğünde düşüşler dikkati çekerken, SK Hynix hisseleri yüzde 2,3, Samsung Electronics hisseleri yüzde 4, LG Electronics hisseleri yüzde 4,9 ve Hanmi Semicon hisseleri yüzde 8,7 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin'de geliştirilen yapay zeka dil modellerinin düşük maliyetlerle de yüksek performans sunulabileceğini ortaya koyması, sektörde halihazırdaki yüksek değerlemelere ilişkin endişelerin sürmesine neden oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, geçen hafta yapay zeka ve çip şirketi hisselerinde öne çıkan yüksek değerleme endişelerinin yeni haftada da etkisini sürdürebileceği konusunda uyarıda bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan Japonya'da piyasalar Denizcilik Günü dolayısıyla bugünü kapalı geçirecek. Ülke borsalarında işlem yapılmaması küresel piyasalarda işlem hacminin düşük seyretmesine neden oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu arada Çin'de kredi faiz oranları sabit bırakıldı. Ulusal Bankalar Arası Fon Merkezi, 1 yıllık kredi faiz oranını yüzde 3'te, 5 yıllık kredi faiz oranını ise yüzde 3,5'te sabit tuttu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 2,8 düşerken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 1,2 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 2,2 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yurt içinde gözler piyasa katılımcıları anketi sonuçlarında</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cuma günü satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,90 değer kaybederek 13.981,05 puandan tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,3 düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dolar/TL cuma gününü 47,1580'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 47,1750'den işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu arada uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü "durağan" olarak korudu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, bugün yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasa katılımcıları anketi, uluslararası yatırım pozisyonu ve yurt dışı ÜFE, yurt dışında Almanya'da ÜFE, ABD'de öncü endeksin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-piyasalar-haftaya-gerilimlerle-basladi-1784542319.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İş dünyasının yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini değerlendirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/is-dunyasinin-yilin-ikinci-yarisina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi-11243</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/is-dunyasinin-yilin-ikinci-yarisina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi-11243</guid>
                <description><![CDATA[Özdemir, iş dünyasının temel beklentisine dair, "Dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi, finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve reel sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesidir." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yunus Türk</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Burhan Özdemir, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılının ilk yarısının küresel ekonomide belirsizliklerin kalıcı hale geldiği, jeopolitik risklerin ekonomik karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazandığı ve ülkelerin yeni büyüme alanları aradığı bir dönem olarak geride kaldığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yeni dönemde ekonomik dayanıklılık, arz güvenliği, ulusal rekabet gücü ve stratejik sektörlerde kapasite geliştirmenin ülkelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydeden Özdemir, "Jeopolitik gelişmeler artık yalnızca siyasi risk unsuru olarak değil, enerji arz güvenliği, lojistik maliyetleri, kritik ham maddelere erişim ve üretim maliyetleri üzerinden doğrudan ekonomik dengeleri etkileyen temel faktörler olarak değerlendiriliyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdemir, Türkiye ekonomisi açısından yılın ilk yarısında öne çıkan başlığın, makroekonomik dengelenme sürecinin belirginleşmesi olduğunu aktararak, dezenflasyon süreci, rezervlerdeki toparlanma, cari dengedeki iyileşme ve finansal piyasalardaki daha dengeli görünümün yatırımcıların yakından takip ettiği temel göstergeler arasında yer aldığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel yatırım rekabetinin kızıştığı bu dönemde avantajların kalıcı bir rekabet gücüne dönüştürülmesinin önemine işaret eden Özdemir, "İleri imalat teknolojileri, dijital dönüşüm, enerji dönüşümü ve yüksek katma değerli sektörlerde kapasitenin artırılması, Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendirecek temel unsurlar arasında yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Reel sektör açısından en kritik gündem başlığı, finansmana erişim ve finansman maliyetleri"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Türkiye için yalnızca mevcut ihracat performansını koruma değil, aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim yapısına geçiş açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye ekonomisinin performansı açısından belirleyici unsurun makroekonomik kazanımların kalıcı hale getirilmesi ve reform gündeminin destekleyici bir çerçevede ilerlemesi olacağını belirten Özdemir, "Bugün reel sektör açısından en kritik gündem başlığı, finansmana erişim ve finansman maliyetleridir." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdemir, kalıcı büyüme, sürdürülebilir yatırım ortamı ve rekabet gücünün temel koşulunun düşük ve öngörülebilir bir enflasyon ortamının oluşturulması olduğuna işaret ederek, "Yüksek enflasyon, maliyet hesaplamalarını zorlaştırmakta, fiyatlama davranışlarını bozmakta ve işletmelerin uzun vadeli yatırım kararlarını sağlıklı bir zeminde almasını güçleştirmektedir." açıklamasını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dezenflasyon sürecinin başarısının yalnızca fiyat istikrarı açısından değil, ekonomik aktörlerin beklentilerinin iyileştirilmesi ve yatırım ortamının yeniden güçlendirilmesi açısından da önem taşıdığını belirten Özdemir, "Enflasyon beklentilerinde kalıcı bir iyileşme sağlanması, zaman içerisinde finansman koşullarının daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacaktır." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, Türkiye ekonomisinin rekabetçiliği açısından kritik"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Burhan Özdemir, yüksek faiz oranları ve düşük kredi limitleri gibi sıkı finansal koşulların yeni yatırımlar için finansman maliyetlerini artırdığını, işletme sermayesi ihtiyacını yükselttiğini ve özellikle yatırım yoğun sektörlerde finansal planlamayı zorlaştırdığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İç talepteki dengelenme süreciyle bazı sektörlerde üretim hacimleri, kapasite kullanım oranları ve karlılık marjları üzerinde baskılar oluşabildiğine işaret eden Özdemir, "Temel politika önceliği, fiyat istikrarı hedefi ile üretim kapasitesinin korunması arasında dengeli bir çerçevenin oluşturulması olmalıdır." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdemir, sıkı para politikasının etkinliğinin üretken yatırımları destekleyen, arz kapasitesini güçlendiren ve ekonominin uzun vadeli büyüme potansiyelini artıran tamamlayıcı politikalarla desteklenmesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları aktardı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Finansman imkanlarında önceliğin genel bir kredi genişlemesinden ziyade, ekonomik verimliliği ve rekabet gücünü artıran stratejik alanlara yönlendirilmesi önem taşımaktadır. İhracata yönelik üretim, teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, yüksek katma değerli üretim ve verimlilik artırıcı projeler için seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi, Türkiye ekonomisinin uzun vadeli rekabetçiliği açısından kritik olacaktır."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların bir bütünlük içinde ilerlemesi gerekiyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, Türkiye ekonomisi açısından uzun vadeli hedefin enflasyonu kalıcı biçimde düşürürken üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve yatırım dinamizmini koruyan dengeli bir ekonomik yapının oluşturulması olduğunun altını çizdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların birbirini tamamlayan bir bütünlük içinde ilerlemesinin önemine işaret eden Özdemir, "Önümüzdeki dönemde iş dünyasının temel beklentisi, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi, finansal koşulların daha öngörülebilir hale gelmesi ve reel sektörün yatırım kapasitesini destekleyecek seçici finansman mekanizmalarının güçlendirilmesidir." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdemir, Türkiye'nin küresel yatırım merkezi olma hedefinin yalnızca daha fazla uluslararası sermaye çekme perspektifiyle değil, küresel değer zincirlerinde daha yüksek katma değerli bir konuma ulaşmayı hedefleyen kapsamlı bir ekonomik dönüşüm programı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öngörülebilir, rekabetçi ve güven veren bir yatırım ekosisteminin güçlendirilmesinin önemine dikkati çeken Özdemir, "Makroekonomik istikrar bu ekosistemin temelini oluştururken, yapısal reformlarla desteklenen güçlü kurumlar ve etkin işleyen piyasa mekanizmaları, Türkiye'nin küresel sermaye açısından uzun vadeli cazibesini belirleyen başlıca unsurlar olacaktır." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Ülkemizin küresel ekonomideki ağırlığının daha da artacağına inanıyoruz"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Burhan Özdemir, Türkiye'nin küresel yatırım merkezi olma hedefindeki başarısının makroekonomik istikrarın, kurumsal kapasitenin ve yapısal reform gündeminin teknoloji, insan kaynağı ve sürdürülebilir üretim ekseninde bütüncül biçimde ilerletilmesine bağlı olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek dönemde küresel rekabette öne çıkacak ekonomilerin yalnızca güçlü üretim kapasitesine sahip ülkelerden olmayacağını ifade ederek, "Aynı zamanda teknolojiyi geliştirebilen, veriyi etkin kullanabilen, reel ekonomiye faydalı yenilikler üretebilen ve bu yetkinlikleri küresel ölçekte ekonomik değere dönüştürebilen ülkeler olacaktır." açıklamasını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdemir, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, Avrupa Birliğinin stratejik sektörlerde daha seçici sanayi politikaları uygulamaya başlaması, kritik ürünlerde arz güvenliğinin ön plana çıkması ve üretim merkezlerinin yeniden konumlanmasının küresel yatırım kararlarının temel dinamiklerini değiştirdiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel şirketlerin yatırım ve üretim kararlarını maliyet optimizasyonunun ötesinde uzun vadeli dayanıklılık, stratejik güven ve operasyonel süreklilik perspektifiyle aldığını belirten Özdemir, "Öngörülebilir politikaların, uzun vadeli yatırım perspektifi ve yapısal dönüşümü destekleyen reformlarla güçlendirilmesi halinde ülkemizin küresel ekonomideki ağırlığının daha da artacağına inanıyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Yılın ikinci yarısında daha dengeli bir ekonomik kompozisyon öngörüyoruz"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MÜSİAD Genel Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide belirsizliklerin devam ettiği ancak dezenflasyon süreci, finansal koşullardaki kademeli normalleşme ve makroekonomik dengelenmeyle öngörülebilirliğin arttığı daha dengeli bir döneme girileceğine işaret etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ekonomi yönetiminden beklentilerinin üretim kapasitesini koruyan, ihracatın rekabet gücünü artıran ve özel sektör yatırımlarını destekleyen politikaların güçlendirilmesi olduğunu aktaran Özdemir, "Özellikle uzun vadeli yatırım finansmanının geliştirilmesi, ihracat finansmanı mekanizmalarının güçlendirilmesi, KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve üretken yatırımlara yönelik finansman ve teşvik imkanlarının artırılması kritik öncelikler arasında yer almaktadır." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özdemir, yabancı yatırım açısından makroekonomik istikrar ve politika öngörülebilirliğinin belirleyici olmaya devam edeceğini kaydederek, şunları aktardı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Büyüme görünümünde yılın ikinci yarısında daha dengeli bir ekonomik kompozisyon öngörüyoruz. İş dünyası olarak beklentimiz, fiyat istikrarını kalıcı biçimde tesis ederken üretim, yatırım ve ihracat arasındaki dengeyi gözeten politika çerçevesinin kararlılıkla sürdürülmesidir. Makroekonomik istikrarın kalıcı olarak güçlenmesi ve reform gündeminin kararlılıkla sürdürülmesi halinde Türkiye'nin uluslararası yatırımcı nezdindeki cazibesini artırarak küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşacağına ve sürdürülebilir büyüme patikasını sağlamlaştıracağına inanıyoruz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/is-dunyasinin-yilin-ikinci-yarisina-iliskin-beklentilerini-degerlendirdi-1784460451.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Soğuk hava depoları arz güvenliğine katkı sağlıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/soguk-hava-depolari-arz-guvenligine-katki-sagliyor-11242</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/soguk-hava-depolari-arz-guvenligine-katki-sagliyor-11242</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı, soğuk hava depolarının ulusal ölçekte gıda israfını ve kayıplarını önlediğini, gıda arz güvenliğine de katkı sağladığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Akın Çeliktaş</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TKDK Başkanı Antalyalı, soğuk hava depolarının ulusal ölçekte gıda israfını ve kayıplarını önlediğini, gıda arz güvenliğine de katkı sağladığını belirterek, "Bunlar sayesinde ihracat potansiyelimiz artıyor, vatandaşlarımızın daha kaliteli ve gıda güvenliğine uygun ürünleri tüketmelerini sağlamış oluyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TKDK'nin IPARD programlarıyla desteklediği soğuk hava depoları, tarımsal ürünlerin hasat sonrası raf ömrünü uzatarak, üreticilerin ürünlerini daha uzun süre muhafaza etmelerine olanak veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu depolar, ürünlerin tazeliğini, besin değerini ve görünümünü korurken gıda güvenliğine, istihdama, israfın azalmasına ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, TKDK olarak 44 ilde yaklaşık 4,1 milyon metreküp kapasiteli 633 soğuk hava deposunu desteklediklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bunların içinde maliyetleri biraz daha yüksek olan atmosfer basınçlı depoları desteklediklerini vurgulayan Antalyalı, "Mersin'de 113 soğuk hava deposu desteklemiş durumdayız. Isparta'da 73, Manisa'da 53, Bursa'da 49, Malatya'da 43, Karaman'da 38, Konya'da 29, Ankara'da 28 ve Afyon'da 25 olmak üzere çok sayıda soğuk hava depomuz var." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/19/ba365bf4ea648a8a96e635ff830995bd.jpg" style="height:675px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fotoğraf : Akın Çeliktaş/AA</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Şu ana kadar 9,8 milyar liralık hibe ödedik"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Soğuk hava depolarının hasat sonrası kayıpların ortadan kalkmasını sağlayarak raf ömrünü uzattığını vurgulayan Antalyalı, söz konusu depolarda yaklaşık bir aylık raf ömrü bulunan ürünün 12 aya kadar ilk günkü tazeliğinde saklanabildiğini anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, soğuk hava depolarıyla sadece bir kişiyi desteklemediklerine, 200 kilometrelik çevrede tüm çiftçileri desteklemiş olduklarına işaret ederek, "Tüm çiftçi kardeşlerimiz ürünlerini eder değerde satabilecekleri bir pazarlama kanalı bulmuş oluyorlar. Gıda enflasyonuna oldukça ciddi katkısı var. Çünkü ürünlerin tüketiciye sağlıklı şekilde ulaşmasını sağlıyor. Burada işleme-paketleme tesisleri de var, ürünler işlenerek Avrupa ülkelerine satılabiliyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Soğuk hava depolarına sağlanan hibe ve yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Antalyalı, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Şu ana kadar 9,8 milyar liralık hibe ödedik. Yaklaşık 25 milyar liralık bir yatırım oldu ancak bu yatırımlarımız devam ediyor. Sürekli yeni yatırımlar yapıyoruz. Şu anda yaklaşık yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişen oranlarda hibe veriyoruz. Desteklerimiz, vergilerden muaf olarak 10 bin metreküpe kadar. Üretici örgütlerine birlikte üretimi daha fazla teşvik ediyoruz. Bunların çatılarına yenilenebilir enerji yatırımlarını, GES yatırımlarını destekliyoruz ki bunlar yüzde 40'a kadar enerji maliyetini karşılayabiliyorlar. Bu yatırımları da desteklemeye devam edeceğiz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Bölge ekonomisine katkısı çok fazla"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, atmosfer basınçlı soğuk hava depolarının tarım sektörünün en stratejik yatırımlarından biri olduğuna dikkati çekerek, artık kaliteli üretim yapmanın yanında üretilen ürünü doğru şartlarda muhafaza ederek değerini koruyabilmenin de önemli olduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Atmosfer basınçlı soğuk hava depolarında oksijen, karbondioksit ve nem oranlarının kontrol altına alınarak meyve ve sebzelerin doğal yaşam süreçlerinin yavaşlatıldığına işaret eden Antalyalı, bu teknolojiyle ürünlerin ilk günkü tazeliğinin yanında aromasını, rengini ve besin değerini büyük ölçüde koruyabildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, böylece üreticilerin ve ihracatçıların yüksek gelir elde etmesinin sağlandığını, özellikle bölge ekonomisine katkısının yüksek olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu yatırımlarla sadece depolama hizmeti sunmadıklarını, birçok alanda yeni iş imkanları oluşturduklarını ve tarımsal üretimin de planlı yürütülmesine katkı sağladıklarını vurgulayan Antalyalı, bu kapsamda kırsalda ekonomik hareketlilik yaşandığının altını çizdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, yatırımların ihracat açısından da çok anlamlı olduğunu söyleyerek, "Uluslararası pazarlarda belli kalite ve standartta ürünler talep ediliyor. Soğuk hava depolarımızda ürünler işleniyor, paketleniyor ve satılıyor, bu anlamda çok kıymetli." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elma, kiraz, şeftali, armut ve yapraklı sebzeler başta olmak üzere meyve ve sebzelerin depolanması için tesislerin kullanıldığı bilgisini veren Antalyalı, bu kapsamda üreticilerin ürünlerini hasat anında düşük fiyata satmak zorunda kalmadıklarını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Daha üst limitte kredi imkanı sağlayacağız"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, bunların çabuk bozulan ürünler olduğunu ama depolarda muhafaza edilebildiğini belirterek, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Ürünlerin tazeliği, besin değeri, görünümü korunmuş oluyor. Gıda arz güvenliğini ve sürekliliğini de sağlıyor. Hasat sonrası yüzde 30'lara varan kayıpları ortadan kaldırıyor. Dolayısıyla tüketici açısından bunlar çok önemli. Ulusal ölçekte gıda israfını ve kayıplarını ortadan kaldırıyor. Sel ve dolu gibi afetlerde birtakım ürünler zaman zaman üretilemiyor ama soğuk hava deposunda varsa tüketicinin talebi karşılanmış oluyor. Avrupa Birliği standartlarında üretim olduğu için uyum ve rekabet gücünün artışına katkı sağlıyor. Bunlar sayesinde ihracat potansiyelimiz artıyor, vatandaşlarımızın daha kaliteli ve gıda güvenliğine uygun ürünleri tüketmelerini sağlamış oluyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek dönemde tarımsal işleme ve pazarlama sektörüne yönelik hibe desteklerinin devam edeceğini dile getiren Antalyalı, yeni destekler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Antalyalı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı yeni proje kapsamında Dünya Bankası ile çalışacakları bilgisini vererek, "Vatandaşlarımıza daha üst limitte kredi imkanı sağlayacağız. Finansal çözümler üretmeye çalışıyoruz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi için devletimizin tüm imkanlarıyla vatandaşının yanında olduğunu ifade etmek isterim." dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/soguk-hava-depolari-arz-guvenligine-katki-sagliyor-1784460171.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Emtia piyasalarında jeopolitik gelişmeler ve enflasyon verileri öne çıktı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-gelismeler-ve-enflasyon-verileri-one-cikti-11241</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-gelismeler-ve-enflasyon-verileri-one-cikti-11241</guid>
                <description><![CDATA[Brent petrol, ABD ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının azalması ve tankerlere yönelik güvenlik riskleriyle 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD'de beklentilerin altında açıklanan enflasyon verileri, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz politikasına yönelik değişen beklentiler ve Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilim fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel gelişmelerin emtia piyasasına etkisine ilişkin derlediği bilgilere göre, ABD'de açıklanan verilere bakıldığında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,4 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,5 artarak beklentilerin altında gerçekleşti. TÜFE'deki aylık düşüş, Nisan 2020'den bu yana en sert gerileme oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) de haziranda aylık bazda yüzde 0,3 azalırken, yıllık bazda yüzde 5,5 artarak beklentilerin altında kaldı. ÜFE, aylık bazda Ağustos 2025'ten bu yana ilk kez düşüş kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Enflasyon verilerinin ardından para piyasalarında Fed'in temmuzda faiz artırımına gideceğine yönelik beklentiler gerilerken, eylül toplantısı olası faiz artırımı için ana tarih olarak fiyatlanmaya devam etti. Ancak yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyondaki yavaşlamayı tersine çevirebileceği endişesiyle verilere temkinli yaklaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fed Başkanı Kevin Warsh da ABD Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi'ndeki sunumunda, yüksek enflasyona tolerans göstermeyeceklerini ve fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avro Bölgesi'nde mayısta yüzde 3,2 olan yıllık enflasyonun haziranda yüzde 2,8'e yavaşlaması, Avrupa Merkez Bankasının gelecek haftaki toplantısında faizleri sabit bırakacağı beklentilerini güçlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin ekonomisi ise zayıf iç talep ve Orta Doğu kaynaklı risklerin etkisiyle ikinci çeyrekte yıllık yüzde 4,3 büyüyerek beklentilerin altında kaldı. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüyen ekonomide kaydedilen bu oran, son 3,5 yılın en düşük büyümesi oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yatay seyirle yüzde 4,55'ten, dolar endeksi ise yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesinden tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Değerli metallerde satış baskısı öne çıktı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Değerli metallerde, beklentilerin altında kalan ABD enflasyon verilerinin olumlu etkisine karşın petrol fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu enflasyon ve faiz endişeleri satış baskısını beraberinde getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Altının onsu geçen hafta ABD-İran geriliminin petrol fiyatlarını yüksek seviyelerde tutması, Fed'in kısıtlayıcı para politikasını daha uzun süre sürdürebileceği beklentisini güçlendirmesiyle değer kaybetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, petrol fiyatlarının yükselmesiyle artan küresel enflasyon endişelerinin faizleri yukarı yönlü baskıladığını, doların haftanın son bölümündeki toparlanmasının da faiz getirisi bulunmayan değerli metallere yönelik satışları artırdığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gümüş, petrol kaynaklı enflasyon ve faiz endişeleri ile doların haftanın son bölümünde toparlanmasının etkisiyle değerli metaller arasında en sert gerileyen ürün oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 6,6, platinde yüzde 2,3, altında yüzde 2,2 ve paladyumda yüzde 2,2 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Baz metallerde arz ve talep dinamikleri ayrıştı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Baz metallerde Çin ekonomisindeki yavaşlama talep görünümünü baskılarken, ürünlere özgü arz gelişmeleri karışık bir seyir izlenmesine neden oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Nikelde, Endonezya'nın maden kotası tahsis sürecine ilişkin belirsizliğin devam etmesi ve ABD'deki zayıf üretici enflasyonunun Fed beklentilerini yumuşatması fiyatları destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Alüminyumda ise Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık sorunlarının Körfez Bölgesi'ndeki üretim ve sevkiyatları aksatabileceği beklentisi fiyatları destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çinkoda Çin'in emlak ve inşaat sektörlerindeki zayıflığın galvanizli çelik talebini azaltabileceği endişesi öne çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle birlikte baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar nikelde yüzde 2,3 ve alüminyumda yüzde 0,7 artarken, çinkoda yüzde 2,4, kurşunda yüzde 0,7 ve bakırda yüzde 0,2 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Brent petrolde jeopolitik risk primi arttı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Brent petrol, ABD ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının azalması ve tankerlere yönelik güvenlik riskleriyle 19 haftanın en hızlı haftalık yükselişini gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'nin İran'daki askeri ve ulaşım altyapısına yönelik saldırılarını artırmasına İran'ın Orta Doğu'daki ABD üslerine saldırılarla karşılık vermesi, çatışmaların bölgedeki diğer ülkelere yayılabileceği endişesini güçlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gerilimin artmasıyla savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin taşındığı Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışı azalırken, gemilere yönelik saldırı riski deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerini artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Analistler, Hürmüz Boğazı'ndaki akışın azalmasının fiziki arz endişelerini güçlendirdiğini ve petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini yükselttiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İran'ın, ABD'nin enerji altyapısına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Husilerden Kızıldeniz'deki taşımacılığı engellemesini istediğine ilişkin haberler de arz endişelerini artırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı'na alternatif olarak kullanılan Kızıldeniz güzergahının da risk altına girmesi, petrol piyasasındaki jeopolitik risk primini yükseltti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan'ın normal dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatının yüzde 70'ten fazlasını doğu-batı boru hattı aracılığıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na yönlendirmesi, alternatif güzergahlar üzerindeki baskının arttığını gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de ticari ham petrol stoklarının 1,7 milyon varil, benzin stoklarının 1,5 milyon varil azalması ve rafineri kapasite kullanım oranının yüzde 96,2'ye çıkması da jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan yükselişi destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Doğal gaz ise ABD piyasasındaki güçlü arz görünümü nedeniyle petrolden negatif ayrıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de üretimin günlük 110,3 milyar fit küpe yükselmesi, stoklara 41 milyar fit küp gaz eklenmesi ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerine giden akışın azalması, Orta Doğu kaynaklı enerji risklerinin doğal gaz fiyatlarına etkisini sınırladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 14,2 artarken, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yüzde 1 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tahıllarda Karadeniz kaynaklı arz endişeleri öne çıktı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tarım emtialarında karışık bir seyir izlenirken, tahıllarda Karadeniz'deki sevkiyat riskleri, ABD'deki hava koşulları ve üretim tahminleri fiyatlamalarda etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buğdayda Rusya ile Ukrayna'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki gemilere yönelik saldırılarının artması, bölgeden yapılan tahıl ihracatının aksayabileceği endişesini güçlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ukrayna'nın Karadeniz limanları üzerinden tahıl ihraç etme kapasitesinin Rus saldırıları nedeniyle yaklaşık 3'te biri oranında azalması ve Azak Denizi'ndeki taşımacılığın sınırlandırılması da fiyatları destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mısır ve soya fasulyesinde ABD'nin kuzeyindeki üretim bölgeleri için açıklanan aşırı sıcaklık tahminleri öne çıktı. ABD Tarım Bakanlığının haftalık raporunda mısırın yüzde 68'i, soya fasulyesinin yüzde 65'i iyi veya mükemmel durumda değerlendirilirken, ABD'nin Çin'e 340 bin tonluk yeni soya fasulyesi satışı açıklaması alımları destekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 7, mısırda yüzde 1,6, pirinçte yüzde 1,3 ve soya fasulyesinde yüzde 1 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kahvede, Brezilya Kahve İhracatçıları Konseyinin ülkenin haziran ayı yeşil kahve ihracatının yıllık yüzde 14,4 artarak 2,64 milyon çuvala ulaştığını açıklaması fiyatları baskıladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kakaoda Avrupa'nın ikinci çeyrek öğütme miktarının yıllık yüzde 4,6 azalarak son 6 yılın en düşük ikinci çeyrek seviyesine gerilemesi ve Nijerya'nın haziran ayı kakao ihracatının yüzde 30 artması etkili oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 3,6, kahvede yüzde 3,9 ve şekerde yüzde 0,4 gerilerken, kakaonun ton başına fiyatı yüzde 7,5 düştü.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/emtia-piyasalarinda-jeopolitik-gelismeler-ve-enflasyon-verileri-one-cikti-1784459984.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Engelli araç işlemlerinde randevu sistemi başlıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/engelli-arac-islemlerinde-randevu-sistemi-basliyor-11239</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/engelli-arac-islemlerinde-randevu-sistemi-basliyor-11239</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, engelli vatandaşların özel tertibatlı araç ithaline ilişkin başvurulara yönelik geliştirilen randevu sisteminin eylül itibarıyla kullanılacağını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ANKARA</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bakanlıktan yapılan açıklamada, engelli vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı, planlı ve erişilebilir şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla dijitalleşme odaklı uygulamaların geliştirilmeye devam edildiği belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İlgili mevzuat kapsamında ortopedik engelli vatandaşların, gümrük vergilerinden muaf olarak özel tertibatlı araç ithal edebildiğine işaret edilen açıklamada, bu kapsamda engelli komisyonlarında gerçekleştirilen değerlendirmelere ilişkin başvuruların, e-Devlet üzerinden sunulan EAİS aracılığıyla alındığı ifade edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Açıklamada, başvuru süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, komisyon çalışmalarının planlı yürütülmesi ve vatandaşların bekleme sürelerinin en aza indirilmesi amacıyla EAİS kapsamında geliştirilen randevu sisteminin, eylül itibarıyla kullanılacağına dikkati çekilerek, şunlar kaydedildi:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Yeni uygulama ile birlikte komisyon değerlendirmeleri, e-Devlet üzerinden oluşturulan randevular esas alınarak gerçekleştirilecek. Her bir başvuru için 10 dakikalık değerlendirme süresi planlanmış olup, başvuru sahibi engelli vatandaşlarımız kendileri için uygun tarih ve saat aralığını seçerek komisyon işlemlerine katılım sağlayabilecek. Randevu sistemi sayesinde komisyon çalışmalarının daha düzenli yürütülmesi, başvuru süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi ve vatandaşlarımızın bekleme sürelerinin azaltılması hedeflenmektedir. Bakanlık olarak engelli vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve erişilebilir şekilde ulaşmasını sağlayacak dijital uygulamaları hayata geçirmeye ve hizmet kalitesini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/engelli-arac-islemlerinde-randevu-sistemi-basliyor-1784459214.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin dondurma ihracatı 23,5 milyon dolara ulaştı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-dondurma-ihracati-235-milyon-dolara-ulasti-11231</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiyenin-dondurma-ihracati-235-milyon-dolara-ulasti-11231</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, bu yılın ilk dört ayında 23,5 milyon dolarlık dondurma ihracatı gerçekleştirirken, dış satımda Irak, ABD, KKTC, Kosova ve Kazakistan gibi pazarlar öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden, "19 Temmuz Dünya Dondurma Günü" dolayısıyla yaptığı derlemeye göre, ülkede dondurma imalatı yapan 919 tesisteki üretim altyapısı ve gelişmiş işleme sanayisiyle, dondurma üretiminde önemli kapasiteye ulaşıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin, süt ve süt ürünleri ihracatı geçen yıl 523 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bunun 72,8 milyon dolarlık bölümünü, dondurma ihracatı oluşturdu. Dondurmanın, toplam süt ve süt ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 13,9'unu oluşturduğu belirlendi. Aynı dönemde dondurma ithalatı 12,7 milyon dolar seviyesinde kalarak, Türkiye dondurmada net ihracatçı oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl en fazla dondurma ihracatı yapılan ülkeler arasında Irak, ABD, KKTC, Kosova ve Kazakistan ilk sıralarda yer aldı. Bu yılın ilk dört ayında gerçekleştirilen 23,5 milyon dolarlık ihracat ise uluslararası pazarlardaki talebin devam ettiğini gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Dünya dondurma pazarı 122 milyar dolar büyüklüğe ulaştı"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Genel Sekreteri Burhan Sakkaoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dondurmanın yaz aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sakkaoğlu, dondurmanın süt ürünleri arasında da önemli bir yere sahip olduğuna işaret ederek, "Dondurma, birçok tatlının aksine, süt içeriği sayesinde protein, kalsiyum ve fosfor gibi besin öğelerini de içeren bir süt ürünü. Modern üretim tesislerinde hijyen ve gıda güvenliği standartlarına uygun şekilde üretilen ambalajlı dondurmalar, yılın dört mevsiminde güvenle tüketilebilecek ürünler arasında yer alıyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel dondurma pazarı verileri hakkında bilgi veren Sakkaoğlu, 2025'te dünya dondurma pazarının yaklaşık 122 milyar dolar büyüklüğe ulaştığının tahmin edildiğini aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türkiye dondurmada güçlü üretici ve ihracatçı konumda"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sakkaoğlu, Türkiye'nin köklü dondurma kültürünün, coğrafi işaret tescilleriyle de korunduğunun altını çizerek, "Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre, Maraş Dondurması, Görele Dondurması, Adana Bici Bici ve Nazilli Kar Helvası tescilli coğrafi işaretler arasında yer alırken, çeşitli yöresel dondurma türleri için başvuru süreci devam ediyor. Türkiye, dondurmada güçlü üretici ve ihracatçı ülkeler arasında bulunuyor, Avrupa Birliği'ne ihracat onayına sahip 43 süt ürünleri tesisinden 8'inde dondurma üretimi yapılıyor." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Vatandaşlara, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından denetlenen, kayıtlı işletmelerde üretilen, gıda güvenliği standartlarına uygun ambalajlı dondurmalar tercih etmelerini öneren Sakkaoğlu, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Sektör olarak hedefimiz, dondurmayı tüketicilerin gözünde sadece yaz tüketilen bir ürün olmaktan çıkarıp, yılın her döneminde güvenle tercih edilen bir süt ürünü haline getirmek. Bunun yolu da kayıtlı, denetlenen ve yüksek kaliteli üretim yapmak ve tüketici güvenini sürekli güçlendirmekten geçiyor."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiyenin-dondurma-ihracati-235-milyon-dolara-ulasti-1784375961.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Yeşil ve dijital dönüşümünde kurucu ortak olması hedefleniyor&quot;</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/yesil-ve-dijital-donusumunde-kurucu-ortak-olmasi-hedefleniyor-11230</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/yesil-ve-dijital-donusumunde-kurucu-ortak-olmasi-hedefleniyor-11230</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin AB'nin yeşil ve dijital dönüşümünde "tedarikçi" değil, "kurucu ortak" olması bekleniyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Yalçındağ "Türkiye’nin Avrupa pazarına uyum sağlayan tedarikçi olmanın ötesine geçmesi, Avrupa’nın yeşil ve dijital sanayi dönüşümünün kurucu ortaklarından biri olması gerekiyor" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, yılın ilk yarısında Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yönelik ihracatta kaydedilen artışı Avrupa ekonomisindeki sınırlı büyüme, yüksek finansman maliyetleri ve jeopolitik belirsizlikler dikkate alındığında oldukça kıymetli bir performans olarak değerlendirdiklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye’nin AB pazarıyla kurduğu ilişkinin yalnızca dönemsel talebe dayalı bir ihracat ilişkisi olmadığına işaret eden Yalçındağ, "Aksine üretim, tedarik, lojistik ve sanayi entegrasyonu bakımından daha derin ve yapısal bir niteliğe sahip olduğunu gösteriyor." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yalçındağ, özellikle Avrupa’da talebin zayıf seyrettiği, tüketici kredilerinin ve yatırım iştahının baskı altında kaldığı bir dönemde Türkiye'nin AB’ye ihracatını artırabilmesinin Türk sanayisinin esnek üretim kapasitesini ve Avrupa değer zincirleri içindeki güvenilir konumunu teyit ettiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında AB ülkelerine ihracatın önemli bir performansa işaret ettiğini kaydeden Yalçındağ, "Nitekim geçtiğimiz yılın tamamında yüzde 42,8 olan AB ihracatımızın toplam ihracatımız içerisindeki payı, bu yılın ocak-haziran döneminde yüzde 43,5’e yükseldi. Söz konusu bu artışta bölge ülkelerinden Almanya, İtalya, İspanya ve Fransa’ya ihracatımızdaki artışların etkili olduğunu görüyoruz, ki bu 4 ülke yılın ilk yarısındaki toplam AB ihracatımızın yüzde 50’sini kapsıyor." açıklamasını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türkiye, yüksek düzeyde bütünleşmiş üretim yapısı sayesinde Avrupa sanayi ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mehmet Ali Yalçındağ, yeşil dönüşümü tamamlamanın ve dijital ürün pasaportu gibi yeni AB standartlarına tam uyum sağlamanın önemli olduğunu belirterek, ucuz iş gücü rekabetinden ziyade hızlı, güvenilir ve yeşil tedarikçi kimliğin ön plana çıkarıldığı bir ticari düzleme kavuşmanın önemine dikkati çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Özellikle otomotiv sektörü bağlamında AB’de gündeme gelen "Made in Europe" yaklaşımını da dikkatle takip ettiklerini kaydeden Yalçındağ, "Türkiye, Gümrük Birliği ilişkisi, aday ülke statüsü ve Avrupa değer zincirleriyle yüksek düzeyde bütünleşmiş üretim yapısı sayesinde Avrupa sanayi ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yalçındağ, Türk firmaları açısından önceliğin AB’nin yeni sanayi ve ticaret mimarisine yalnızca mevzuat uyumu perspektifiyle değil, stratejik konumlanma perspektifiyle yaklaşmak olduğunu kaydederek, "Karbon ayak izinin ölçülmesi, emisyon verilerinin doğrulanabilir ve dijital sistemlerle raporlanması, menşe ve tedarik zinciri izlenebilirliğinin güçlendirilmesi, dijital ürün pasaportu ve sürdürülebilirlik standartlarına hazırlık, önümüzdeki dönemde AB pazarında rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar olacak." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Türkiye, tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olan stratejik ortak konumundadır”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki rolünü ortaya koyan sektörel etki analizlerinin güçlendirilmesi ve AB kurumları nezdinde teknik-diplomatik temasların artırılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Yalçındağ, "Türkiye’nin Avrupa pazarına uyum sağlayan bir tedarikçi olmanın ötesine geçerek, Avrupa’nın yeşil, dijital ve dirençli sanayi dönüşümünün kurucu ortaklarından biri olarak konumlanması gerekiyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türkiye, AB için sadece ürün sattığı bir pazar değil, tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olan stratejik ortak konumundadır." ifadesini kullanan Yalçındağ, Avrupa Birliği’nin son dönemde uygulamaya aldığı ticaret, sanayi ve rekabet politikalarını, Türk ihracatçısı açısından yalnızca yeni düzenleyici yükümlülükler olarak değil, küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği daha geniş bir dönüşümün parçası olarak değerlendirmek gerektiğine işaret etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Firmalarımız AB pazarında Çin’den boşalan alanları doldurabilecek bir pozisyon elde edebilecek"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa’ya yakınlığı, güçlü sanayi altyapısı, esnek üretim kapasitesi ve Gümrük Birliği tecrübesinin Türkiye için önemli bir stratejik fırsat alanı oluşturduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye ile AB arasındaki entegrasyon sürecinin yeniden canlandırılması ve Türkiye’nin Avrupa’nın stratejik geleceğinde daha güçlü konumlandırılmasının önemine işaret eden Yalçındağ, "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve AB’nin Çin’e olan bağımlılığı azaltmak için getirdiği tek ülkeden en fazla yüzde 30-40 tedarik gibi katı kurallar, AB’nin Latin Amerika, Hindistan ve Avustralya ile yapmış olduğu serbest ticaret anlaşmaları, bölgedeki ticaret denkleminin yeniden belirlenmesi anlamına gelmesi bakımından oldukça önemlidir." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Üretim süreçlerinde yeşil enerjiye geçişin hızlandırılması ve emisyon verilerinin doğrulanabilir bir şeffaflıkla dijital sistemlerle raporlanmasının ihracatçı firmalar için kaçınılmaz bir dönüşüm olduğunu aktaran Yalçındağ, "Bu dönüşümü ihracatçılarımız için bir kriz olarak nitelemek yerine mutlak anlamda uyum sağlanması gereken yeni fırsat penceresi olarak görmek daha faydalı bir yaklaşım olacak. Söz gelimi dönüşüme uyum sağlayabilecek firmalarımız kendilerine AB pazarında Çin’den boşalan alanları doldurabilecek bir pozisyon elde edebilecek." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Türkiye, Avrupa’nın üretim güvenliği, yeşil dönüşümü ve küresel rekabetçiliği açısından vazgeçilmez bir ortak haline gelebilir”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yalçındağ, AB’nin dünya genelindeki en büyük 5’inci ticaret ortağı konumuna yükselen Türkiye'nin bölgeye lojistik yakınlığı ve güçlü imalat altyapısıyla AB nezdinde bir üretim üssü olmaya aday olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin Avrupa’nın üretim güvenliği, yeşil dönüşümü ve küresel rekabetçiliği açısından vazgeçilmez bir ortak haline gelebileceğini vurgulayan Yalçındağ, "Bu nedenle önümüzdeki dönemin temel hedefi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yeşil ve dijital standartlara uyum, finansal entegrasyon ve sürdürülebilir tedarik zincirleri üzerinden bu entegrasyonu daha ileri bir aşamaya taşımak olmalıdır. Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinde daha güçlü konumlandırılması, sadece Türk ihracatçısının değil, Avrupa’nın da rekabetçilik, dayanıklılık ve stratejik özerklik hedeflerine katkı sağlayacak." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl AB ile ticaret hacminin 233 milyar dolarla rekor seviyeye ulaşmasının Türkiye’nin AB pazarı açısından yalnızca güçlü bir ihracatçı değil, aynı zamanda üretim, tedarik ve lojistik bakımından stratejik ortak olduğunu bir kez daha masaya koyduğunu ifade eden Yalçındağ, "2026’nın ikinci yarısında Avrupa’da talebin kademeli toparlanması ihracatımıza destek verebilir ancak kalıcı rekabet gücü için belirleyici olan, Türkiye’nin yeşil dönüşüm, dijitalleşme, finansal entegrasyon ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başlıklarında ne kadar hızlı ilerleyeceğidir." değerlendirmesini yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türkiye’nin durgun AB pazarından en çok pay alan ülke olmaya devam edeceğine inanıyoruz"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mehmet Ali Yalçındağ, 2025 yılında Türkiye'nin AB ile ikili ticaret hacminin 116,8 milyar doları ihracat olmak üzere 233 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırdığını ve AB ile ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 100 olarak gerçekleşerek önemli ölçüde bir dengenin sağlandığını belirterek, 2026 yılı için öncelikli hedefinin bu performansın artarak devam etmesi olduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, vize sorunları, tır kotaları gibi sorunların çözülmesinin ehemmiyet arz ettiğine işaret eden Yalçındağ, "Avrupa'nın yüksek faiz ve enflasyon kıskacında temkinli büyüme kaydedeceğini tahmin ettiğimiz 2026 yılının ikinci yarısında Türkiye’nin, lojistik ve dijital altyapısını güçlendirmesi ve mevcut avantajlarını yapısal yeşil dönüşüm reformlarıyla birleştirmesi durumunda, durgun AB pazarından en çok pay alan ülke olmaya devam edeceğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yalçındağ, Avrupa’da ekonomik aktivitenin sınırlı da olsa toparlanmasının Türk ihracatçısı açısından olumlu bir talep zemini yaratabileceğini kaydederek, şunları söyledi:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Önümüzdeki dönemde rekabet gücünü belirleyecek unsur yalnızca fiyat avantajı olmayacaktır. Kalite, teslimat hızı, lojistik esneklik, yeşil üretim kapasitesi, karbon ayak izinin ölçülebilirliği, dijital izlenebilirlik ve AB düzenlemelerine uyum, ihracat performansının temel belirleyicileri haline gelmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin AB pazarındaki konumunu güçlendirmesi, kısa vadeli talep artışından faydalanmanın ötesinde Avrupa’nın yeni sanayi politikalarına uyum sağlayan ve bu politikaların şekillenmesinde dikkate alınan bir üretim ortağı olarak konumlanmasına bağlıdır."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/yesil-ve-dijital-donusumunde-kurucu-ortak-olmasi-hedefleniyor-1784374140.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Makine sektörünün ihracatı yükseldi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/makine-sektorunun-ihracati-yukseldi-11229</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/makine-sektorunun-ihracati-yukseldi-11229</guid>
                <description><![CDATA[Makine sektörünün ihracatı, yılın ilk yarısında 2025'in aynı dönemine göre yüzde 1,7 artışla 13,8 milyar dolara yükseldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İSTANBUL</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler de dahil edildiğinde makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı, ocak-haziran döneminde 13,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde kilogram başına ortalama ihracat fiyatı yüzde 11 artışla 8,7 dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında en yüksek ihracat 1,7 milyar dolarla yüzde 8,7 artışın yaşandığı Almanya'ya yapıldı. Onu yüzde 33,9 artış ve 1,2 milyar dolarla ABD izledi. İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya ilk 5'teki diğer ülkeler oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İhracatın en çok arttığı ürün grubu yüzde 25,6 yükselişin yaşandığı "türbin, turbojet ve hidrolik silindirler" olurken, "deri işleme makinelerinin" ihracatı yüzde 35,3 düştü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Geçici şoklar küresel ticarette kalıcı bir gerçeğe dönüştü"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel sanayideki yatırım reflekslerini ve tedarik stratejilerini doğrudan etkileyen jeopolitik belirsizliklerdeki şokların kalıcı hale gelmeye başladığını belirterek, ABD-İran gerilimi başta olmak üzere artan jeopolitik risklerin, Avrupa sanayisi ve özellikle Almanya'daki üreticiler üzerinde mevcut yapısal sorunları daha da ağırlaştırdığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geleneksel sanayi kollarında yaşanan daralma ve istihdam kayıplarına karşın savunma harcamalarının etkisiyle bazı üretim alanlarında büyüme görüldüğünü dile getiren Yılmaz, bunun küresel sermaye ve devletlerin önceliklerinin hızla değiştiğine işaret ettiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türkiye, yeni sanayi paradigmasında stratejik üretim üssü olabilir"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sevda Kayhan Yılmaz, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde imzalanan on milyarlarca dolarlık yeni çok uluslu tedarik anlaşmalarının küresel ekonominin artık "güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat" dönemine girdiğini tescillediğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Savunma ve güvenlikle ilgili harcamaların 2035 yılına kadar milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılması hedefiyle şekillenen yeni küresel bütçe ve harcama paradigması, imalat sanayimiz için devasa bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyeli barındırıyor. Yeniden yapılanma bütçeleri, siber güvenlikten dijitalleşmeye, kritik altyapı yatırımlarından savunma sanayisinin geliştirilmesine kadar çok geniş bir alana kaynak aktarılmasını sağlarken, uzun süredir durgunluk ve sanayisizleşme baskısıyla boğuşan Avrupa endüstrisi için de yeni bir büyüme stratejisi işlevi görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu rüzgarı stratejik bir avantaja dönüştürmek isteyen Türkiye, zırhlı araçlardan füzelere, insansız hava araçlarından konvansiyonel silahlara kadar geniş bir yelpazede üretim için önemli bir üretim ve lojistik unsuru olabilir. Mevcut mühimmat açıkları ve buna bağlı olarak askeri üretim kapasitesini genişletme çabaları, Türk makine sektörünün küresel askeri-sanayi hiyerarşisinde çok daha üst düzey, yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi için tarihi bir fırsat penceresi sunuyor."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Savunma standartları sektörde dönüşümü hızlandırabilir"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">MAİB Başkanı Yılmaz, karlı ve uzun vadeli projelere dahil olabilmenin, savunma sanayisinin talep ettiği üstün teknolojik disipline ve sıkı düzenleme standartlarına eksiksiz uyum sağlamaktan geçtiğine dikkati çekerek, Avrupa savunma tedarik zincirlerine entegrasyonun Türk makine sektörünün kalite, izlenebilirlik, siber güvenlik ve üretim standartlarını önemli ölçüde yükselteceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">KOBİ'ler için başlangıçta zorlu görünen sertifikasyon ve akreditasyon süreçlerinin sektörün küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir dönüşüm sağlayacağını dile getiren Yılmaz, bu süreçte kamu desteklerinin kesintisiz sürmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılmaz, ülkelerin artan savunma sanayisi yatırımlarının geleneksel ekonomik dengeler üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelere dikkati çekerek, güçlü bir savunma altyapısının temel amacının çatışmaları körüklemek değil, caydırıcılık sağlayarak barış ve güvenliği korumak olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Makine sektörünün geliştirdiği ileri teknolojilerin savaş alanlarında kullanılmak zorunda kalmamasını temenni eden Yılmaz, bu yatırımların kalıcı barış ve küresel istikrarın güvencesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/makine-sektorunun-ihracati-yukseldi-1784373754.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;İndirim oyunları&quot;na yakın takip</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/indirim-oyunlarina-yakin-takip-11228</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/indirim-oyunlarina-yakin-takip-11228</guid>
                <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, indirimli satış reklamlarında artan ihlalleri ve tüketici şikayetleri üzerine saha denetimlerini sıklaştırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bakanlık, indirimli satışların tüketiciler üzerindeki yönlendirici etkisi nedeniyle "Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği"ne tam uyum koşulu arıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde, "yüzde 50 + yüzde 20 + yüzde 10" gibi üst üste binen yanıltıcı nihai indirim hesaplamalarının tüketicilerde kafa karışıklığı oluşturduğu belirlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Reklamın ana metninde tüm ürünlerde indirim olduğu belirtilmesine rağmen dipnotlarla birçok ürünün kapsam dışı bırakıldığı, kampanya koşullarının ise okunmayacak kadar küçük ve silik puntolarla sunulduğu tespit edildi. İndirimli satışın başlangıç ve bitiş tarihlerinin bulunmaması ile sadakat kartları üzerinden yapılan indirimlerde referans fiyatın gerçeğe aykırı şekilde yüksek gösterilmesi de üzerinde durulan ihlaller arasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cezalar mecra bazında katlanıyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında mevzuata aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları yaptırıma tabi tutuluyor. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre reklamları durdurma, aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası verme yetkisine sahip bulunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İdari para cezaları, reklamın yayınlandığı mecraya göre 99 bin 339 liradan başlayıp 39 milyon 916 bin 524 liraya kadar yükselebiliyor. Kurul, ceza miktarını belirlerken elde edilen haksız menfaatin büyüklüğü, tüketicinin uğradığı zarar ve ihlali gerçekleştirenin kusur durumunu dikkate alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Önce uyar, sonra cezalandır" stratejisi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ticaret Bakanlığı, hem tüketicilerin mağduriyet yaşamaması hem de işletmelerin ağır cezalarla karşılaşmaması için ilgili meslek kuruluşlarını ve üyelerini bilgilendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bakanlık uzmanları, reklamların mevzuata tam uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Spekülatif fiyat hareketlerine yol açan ve dürüstlük kuralına aykırı tüm ticari uygulamaların takibinin titizlikle yapılacağı kaydedildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/indirim-oyunlarina-yakin-takip-1784373593.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fitch, Türkiye&#039;nin kredi notunu teyit etti</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-teyit-etti-11223</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-teyit-etti-11223</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü "durağan" olarak korudu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kredi derecelendirme kuruluşundan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunun "BB-" olarak teyit edildiği, not görünümünün ise "durağan" olduğu bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Açıklamada, Türkiye'nin düşük kamu borcu, büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi, "BB" not grubundaki ülkelerin medyanına kıyasla yüksek kişi başına düşen geliri, stres dönemlerinde dış finansmana erişimini sürdürme geçmişi ve dayanıklı bankacılık sektörünün kredi notunu destekleyen unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin potansiyel büyüme oranının yüzde 4'e yakın olduğunun değerlendirildiği aktarılan açıklamada, büyüme oranının bu yıl yüzde 2,8 ve gelecek yıl yüzde 4,4 olmasının beklendiği kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Açıklamada, Türkiye'de enflasyonun haziran ayındaki yüzde 32 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 29,5'e gerilemesinin beklendiği aktarıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) fonlama maliyetini 300 baz puan artırması ve kredi limitlerini sıkılaştırıcı son adımlarının, ABD-İran çatışmasının ilk döneminde lirayı istikrara kavuşturmak amacıyla gerçekleştirilen döviz müdahalelerinin ardından uluslararası rezervlerde kısmi toparlanmayı desteklediği belirtilen açıklamada, brüt döviz rezervlerinin 2026 sonunda 167 milyar dolara ulaşmasının beklendiği kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Açıklamada, özellikle dış finansman ihtiyacındaki sürdürülebilir azalmayla birlikte ülkenin dış tamponlarının kayda değer şekilde güçlenmesi ve enflasyondaki düşüşü destekleyen sıkı politika duruşunun korunacağına yönelik güvenin artmasının, kredi notunda yükselişe yol açabileceğine işaret edildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 01:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/fitch-turkiyenin-kredi-notunu-teyit-etti-1784328401.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye ile AB arasındaki araç ticareti 37 milyar avro</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turkiye-ile-ab-arasindaki-arac-ticareti-37-milyar-avro-11221</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turkiye-ile-ab-arasindaki-arac-ticareti-37-milyar-avro-11221</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA), Türkiye'nin 2025'te Avrupa Birliği'nin (AB) yeni araç ihracatında üçüncü büyük pazar olduğunu ve karşılıklı yeni araç ticaret hacminin 37 milyar avroya ulaştığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ACEA tarafından AB ile Türkiye arasındaki araç ticaretine ilişkin paylaşılan bilgilere göre, 2025 yılında AB'den Türkiye'ye 811 bin 957 yeni araç ihraç edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu ihracatın değeri, 2024 yılına kıyasla yüzde 24,8 artarak 18,8 milyar avroya ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye, yeni araç ihracatında AB'nin üçüncü en büyük pazarı olurken, değer bazında 2025 yılında AB'nin ihracat pazarının yüzde 11,1'ini oluşturdu. Bu oran 2024'te yüzde 8,3 seviyesindeydi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'den AB'ye ise 2025 yılında 797 bin 721 yeni araç ihraç edildi. Bu ihracatın değeri de yıllık bazda yüzde 18,5 artarak 18,2 milyar avro oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'den Türkiye'ye otomobil ihracatında elektrikli araçların payı yüzde 17,4</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elektrikli modeller dahil yeni otomobil ticaretinde, 2025 yılında AB'de üretilen 713 bin 476 yeni otomobil Türkiye'ye ihraç edildi. Bu araçların toplam değeri 15,6 milyar avro olarak kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'den Türkiye'ye ihraç edilen otomobillerin 124 bin 55'i elektrikli araçlardan oluştu. Bu araçların toplam değeri 3,7 milyar avroya ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elektrikli otomobiller, AB üretimi otomobil ihracatının yüzde 17,4'ünü oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde Türkiye'de üretilen 566 bin 888 otomobil AB'ye ihraç edildi. Bu araçların toplam değeri 9,9 milyar avro oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye üretimi otomobillerin 7 bin 517'si elektrikli araçlardan oluşurken, bunların toplam değeri 176 milyon avro olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elektrikli otomobiller, Türkiye üretimi otomobillerin AB'ye ihracatının yüzde 1,3'ünü oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'den AB'ye ticari araç ihracatı 8,2 milyar avroya ulaştı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ayrıca, 2025'te AB'de üretilen 98 bin 481 ticari araç ve otobüs Türkiye'ye ihraç edildi. Bu ihracatın toplam değeri 3,2 milyar avro oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'de üretilen 230 bin 833 ticari araç ve otobüs ise aynı dönemde AB ülkelerine ihraç edildi. Bu araçların toplam ihracat değeri 8,2 milyar avro olarak kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, AB'de üretilen otomobiller 2025 yılında Türkiye otomobil satışlarının yüzde 49'unu oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'de üretilen otomobillerin satışlardaki payı yüzde 30 olurken, Çin üretimi otomobillerin Türkiye pazarındaki payı yüzde 8'e ulaştı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 01:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turkiye-ile-ab-arasindaki-arac-ticareti-37-milyar-avro-1784328158.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Depolama Yatırımlarında Zaman Yarışı Başladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-11218</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-11218</guid>
                <description><![CDATA[11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, enerji depolama sistemlerinde kullanılan belirli Lityum Demir Fosfat (LFP) batarya hücrelerine uygulanan yüzde 30 oranındaki ilave gümrük vergisi, 31 Aralık 2026 tarihine kadar yüzde 0’a indirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Enerji Depolama Sistemleri Derneği (EDSİS), düzenlemenin özellikle 2027 yılının ilk yarısında devreye alınması planlanan projeler için maliyet ve tedarik avantajı sunduğuna dikkat çekti.</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Enerji depolama sektörünün uzun süredir beklediği düzenleme, Resmî Gazete’de yayımlanan 11508 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçti. Karar kapsamında, belirlenen teknik özelliklere sahip LFP batarya hücrelerinin ithalatında uygulanan ilave gümrük vergisi yıl sonuna kadar kaldırıldı. Düzenlemenin, batarya hücrelerinin enerji depolama projelerindeki en önemli maliyet kalemlerinden biri olması nedeniyle, yıl sonuna kadar gerçekleştirilecek tedariklerde yatırım maliyetlerini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Özellikle geliştirme, finansman ve tedarik süreçleri devam eden projeler açısından oluşan geçici maliyet avantajının, projelerin finansman ve tedarik süreçlerine ivme kazandırması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784092210_1.jpeg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>VERGİ DÜZENLEMESİ FİZİBİLİTELERİ ETKİLEYECEK</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Enerji depolama yatırımlarının 2025 sonu itibarıyla uygulama ve devreye alma aşamasına geçtiğine dikkat çeken <strong>EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı: “</strong>Enerji depolama sektörü, kapasite tahsislerinin ve proje geliştirme süreçlerinin ardından yatırımların sahaya indiği önemli bir döneme girdi. LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin yıl sonuna kadar kaldırılması, özellikle tedarik ve yatırım planlaması devam eden projeler açısından maliyet avantajı sağlayacaktır. Batarya hücreleri, enerji depolama sistemlerinin maliyetli bileşenleri arasında yer aldığı için bu düzenlemenin yatırım kararlarını hızlandırmasını ve 2027 yılının ilk yarısında tamamlanması planlanan projeleri desteklemesini bekliyoruz. Özellikle de vurgulamak gerekir ki, enerji depolama yatırımları uzun hazırlık ve uygulama süreçleri gerektiren projeler. Dolayısıyla bugün alınacak tedarik kararları, yarın devreye girecek tesislerin maliyet yapısını belirliyor. Bu nedenle yıl sonuna kadar oluşan maliyet avantajı, özellikle yatırım hazırlıkları devam eden projeler açısından önemli bir fırsat sunuyor.” açıklamalarında bulundu. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>KISA VADELİ TEŞVİK, UZUN VADELİ YERLİLEŞME</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Düzenlemenin belirli bir süreyle sınırlı olduğuna da dikkat çeken<strong> Tutaşı: </strong>“Uygulamanın 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olması, yatırımcıların tedarik, finansman ve lojistik planlarını bu takvime göre hızlandırmasını gerektiriyor. Küresel batarya fiyatlarının gerilediği bir dönemde vergi yükünün de geçici olarak kaldırılması, yılın ikinci yarısında sektörde ciddi bir hareketlilik yaratabilir. Bununla birlikte Türkiye’nin uzun vadeli hedefi yalnızca daha uygun maliyetlerle batarya hücresi ithal etmek değildir. Hücre üretiminden batarya yönetim sistemlerine, enerji yönetim yazılımlarından konteyner ve sistem entegrasyonu çözümlerine kadar uzanan bütüncül bir yerli üretim ekosisteminin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu düzenleme, kısa vadede yatırımların önünü açarken sektöre ölçek, deneyim ve teknik yetkinlik kazandırarak ithalata dayalı yapıdan yüksek yerlilik oranına sahip, sürdürülebilir bir batarya sanayisine geçişte önemli bir basamak oluşturacaktır.”</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>ÇİN KARARI KÜRESEL TEDARİK DENGESİNİ DEĞİŞTİRİYOR</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Küresel batarya pazarında yılın ikinci yarısında önemli bir hareketlilik beklendiğini belirten<strong> Tutaşı: </strong>“Çin'in batarya ürünlerine yönelik ihracat KDV iadesini yıl sonunda tamamen sonlandıracak olması ve Türkiye'de LFP batarya hücrelerine uygulanan ilave gümrük vergisinin geçici olarak kaldırılması, küresel batarya ticaretinde yılın ikinci yarısını kritik bir tedarik dönemine dönüştürüyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç ay yalnızca fiyat avantajı açısından değil, yatırım kararları ve tedarik stratejilerinin şekillenmesi açısından da belirleyici olacak. Bu dönemin doğru değerlendirilmesi, 2027 yılında devreye alınması planlanan projelerin maliyet yapısını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir" dedi.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>VERGİ AVANTAJI STOK YÖNETİMİ VE ÜRÜN KALİTESİYLE DESTEKLENMELİ</strong></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Düzenlemeyi değerlendiren EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, vergi avantajının sektör açısından önemli bir fırsat olduğunu ancak sürecin yalnızca maliyet odağında ele alınmaması gerektiğini belirtti. Tutaşı, “Bu fırsatın ihtiyaçların üzerinde hücre ithalatı yaparak aşırı stok oluşturmak şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. İthalat miktarlarının gerçek üretim planları, kesinleşmiş siparişler ve proje takvimleriyle de uyumlu belirlenmesi büyük önem taşıyor.” dedi.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Batarya hücrelerinin hassas ürünler olduğuna dikkat çeken Tutaşı, “Bu hücreler raf ömrü olan bileşenler, dolayısıyla kullanılmasalar dahi zamana ve depolama koşullarına bağlı olarak yaşlanıyor. Üretim tarihi, stok ve taşıma koşulları; hücrenin kapasitesini, verimini, ömrünü ve güvenliğini doğrudan etkileyebiliyor. Dolayısıyla uygun koşullarda yönetilmeyen stoklar, kısa vadede sağlanan maliyet avantajını ilerleyen dönemde performans kaybı, garanti sorunu ve kalite riski olarak karşımıza çıkarabilir.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/depolama-yatirimlarinda-zaman-yarisi-basladi-1784315063.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu hafta yatırım araçlarının performansı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/bu-hafta-yatirim-araclarinin-performansi-11215</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/bu-hafta-yatirim-araclarinin-performansi-11215</guid>
                <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 2,38, altının gram fiyatı yüzde 2,45 değer kaybederken, dolar/TL ve avro/TL yatay seyretti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">BIST 100 endeksi, en düşük 13.941,98 puanı, en yüksek 14.265,51 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışının yüzde 2,38 üzerinde 13.981,05 puandan tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 2,45 azalışla 6 bin 53 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,90 düşüşle 39 bin 819 liraya geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen hafta sonu 10 bin 180 lira olan çeyrek altının satış fiyatı yüzde 1,84 azalışla 9 bin 993 liraya geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu hafta ABD doları yatay seyrederek 46,9870 lira, avro da 53,6950 lira oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yatırım fonları bu hafta yüzde 1,19, emeklilik fonları yüzde 1,25 değer kazandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kategorilerine göre bakıldığında, yatırım fonları arasında en çok kazandıran yüzde 2,73 ile "Hisse Senedi Fonları" oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/bu-hafta-yatirim-araclarinin-performansi-1784308161.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kağıt karton ambalaj sektöründe 528,8 milyon dolarlık ihracat</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kagit-karton-ambalaj-sektorunde-5288-milyon-dolarlik-ihracat-11214</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kagit-karton-ambalaj-sektorunde-5288-milyon-dolarlik-ihracat-11214</guid>
                <description><![CDATA[Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD) Türkiye'nin kağıt-karton ambalaj ihracatının 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,26 artarak 528,8 milyon dolara ulaştığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">KASAD, 2026 yılı ilk yarı ihracat verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, Türkiye’nin kağıt-karton ambalaj ihracatı, 2025 yılının aynı döneminde 512,1 milyon dolar seviyesindeyken 2026’nın ilk altı ayında yüzde 3,26 artışla 528,8 milyon dolara yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk çeyreğinde ihracat yüzde 0,51 ile sınırlı bir gerileme kaydederken, ikinci çeyrekte yüzde 6,93’lük artış gerçekleşti. Nisan ayındaki yüzde 20,70 ve haziran ayındaki yüzde 16,21’lik yükseliş, mayıs ayındaki yüzde 13,48’lik düşüşü dengeleyerek ilk yarı toplamını pozitif büyümeye taşıdı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ülke bazında değerlendirildiğinde Amerika'ya yapılan ihracat yüzde 26,74 artarak 56,6 milyon dolara ulaştı ve Birleşik Krallık’ı geride bırakarak ilk sıraya yükseldi. Birleşik Krallık yüzde 6,54 artışla 56,4 milyon dolar ile ikinci sırada yer alırken, onu 39,6 milyon dolar ile Fransa, 36,1 milyon dolar ile Almanya ve 25,6 milyon dolar ile Irak izledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya’da yüzde 16,48, Belçika’da yüzde 23,24, Bulgaristan’da yüzde 16,92 ve Hollanda’da yüzde 12,50'lik artış kaydedildi. Irak’a yapılan ihracat ise yüzde 24,82 gerileyerek ilk 10 pazar içinde düşüş yaşayan tek ülke oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Açıklamada görüşlerine yer verilen Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alican Duran, ilk yarıda kaydedilen yüzde 3,26’lık büyümenin, küresel belirsizliklerin ve bölgesel dalgalanmaların sürdüğü bir dönemde sektörlerinin dayanıklılığını gösterdiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Duran, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Özellikle ikinci çeyrekte yakalanan yüzde 6,93’lük artış, yılın ilk aylarındaki sınırlı gerilemenin ardından ihracatımızın yeniden ivme kazandığına işaret ediyor. Amerika’nın yüzde 26,74 artışla en büyük ihracat pazarımız haline gelmesi, Türk karton ambalaj sektörünün kalite, esneklik ve sürdürülebilir üretim kabiliyetiyle küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ilerlediğini ortaya koyuyor. Avrupa’da Almanya, Belçika, Bulgaristan ve Hollanda’da kaydedilen çift haneli artışlar da pazar çeşitliliğimiz açısından önemli bir kazanım."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Irak pazarındaki daralmaya ve ihracatta pazar çeşitliliğinin önemine dikkat çeken Duran, Irak’a yapılan ihracattaki yüzde 24,82’lik gerilemenin, bölgesel risklerin dış ticaret üzerindeki etkisini bir kez daha gösterdiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Duran, bu tablonun mevcut pazarlardaki konumlarını korurken alternatif pazarlarda daha güçlü ve kalıcı bir varlık oluşturmanın önemini artırdığını belirterek, KASAD olarak üyelerinin uluslararası rekabet gücünü destekleyen çalışmalarıyla, UR-GE projesi, hedef pazarlara yönelik tanıtım faaliyetleri ve iş geliştirme programlarımızla devam edeceklerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gelecek dönemde Amerika pazarında elde edilen ivmeyi kalıcı hale getirmeyi, Avrupa pazarlarındaki büyümeyi derinleştirmeyi ve sektörün katma değerli ihracatını artırmayı hedeflediklerini belirten Duran, "Yılın ikinci yarısına temkinli ancak olumlu bir görünümle yaklaşıyoruz, dış talep koşulları ve jeopolitik gelişmeler belirleyici olmaya devam edecek." açıklamasında bulundu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kagit-karton-ambalaj-sektorunde-5288-milyon-dolarlik-ihracat-1784305645.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ücretli çalışan sayısı arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/ucretli-calisan-sayisi-artti-11213</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/ucretli-calisan-sayisi-artti-11213</guid>
                <description><![CDATA[Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 artarak 15 milyon 970 bin 105 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, Mayıs 2025'te 15 milyon 892 bin 187 kişi olan sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, bu mayısta yüzde 0,5 artışla 15 milyon 970 bin 105 kişiye yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu ayda ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yıllık bazda yüzde 3,2 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 1,2 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,3 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aylık değişim</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı, mayısta nisana göre yüzde 0,1 azalış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu dönemde ücretli çalışan sayısı, sanayi sektöründe yüzde 0,1, inşaat sektöründe yüzde 1,2 azalırken, ticaret-hizmet sektöründe aynı kaldı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/ucretli-calisan-sayisi-artti-1784285124.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konut Fiyat Endeksi yüzde 2 arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/konut-fiyat-endeksi-yuzde-2-artti-11212</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/konut-fiyat-endeksi-yuzde-2-artti-11212</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haziran ayına ilişkin KFE ve Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) verilerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Konut Fiyat Endeksi (KFE), haziranda aylık bazda yüzde 2, yıllık bazda yüzde 24,5 yükseldi.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan KFE (2023=100), haziranda bir önceki aya göre yüzde 2 artarak 231,5 seviyesinde gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,5 artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 5,8 azaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">KFE haziranda aylık bazda İstanbul'da yüzde 2,1, Ankara'da yüzde 1 ve İzmir'de yüzde 3,1 arttı. Endeks değerleri, haziranda yıllık bazda İstanbul'da yüzde 25,3, Ankara'da yüzde 25,5 ve İzmir'de yüzde 22,6 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, haziranda en yüksek yıllık artış yüzde 33,1 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 16,5 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziranda bir önceki aya göre yüzde 2,3 artan YKKE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29,2 artış gösterirken, reel olarak ise yüzde 2,2 azaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">YKKE haziranda aylık bazda, İstanbul'da yüzde 2,5, Ankara'da yüzde 2 ve İzmir'de yüzde 2,6 arttı. Endeks değerleri haziranda yıllık bazda ise İstanbul'da yüzde 33,4, Ankara'da yüzde 30,7 ve İzmir'de yüzde 28,4 artış kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, haziranda en yüksek yıllık artış yüzde 33,7 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 22,6 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde görüldü.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/konut-fiyat-endeksi-yuzde-2-artti-1784285003.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konut satışlarında yılın en yüksek rakamına ulaşıldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/konut-satislarinda-yilin-en-yuksek-rakamina-ulasildi-11211</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/konut-satislarinda-yilin-en-yuksek-rakamina-ulasildi-11211</guid>
                <description><![CDATA[Haziranda toplam konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artarak 130 bine yaklaşırken yılın en yüksek aylık satışına ulaşıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) haziran ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerinden derlediği bilgiye göre, konut satışları haziranda yıllık bazda yüzde 16 artarak 129 bin 979 olarak gerçekleşti. İlk el konut satışları yüzde 23,1 artarak 43 bin 406 olurken, ikinci el konut satışları ise yüzde 12,5 yükselişle 86 bin 573'e ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziranda gerçekleşen toplam konut satış adedi yılın ilk yarısının en yüksek aylık verisi olarak kayıtlara geçti. Ayrıca son 4 yılın en yüksek haziran ayı satış adedi de görülmüş oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan yılın ilk yarısındaki konut satışı 2025'in aynı dönemine göre yüzde 3,1 azalışla 699 bin 516'ya geriledi.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><a href="https://aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyede-haziranda-129-bin-979-konut-satildi/4001056"><img alt="Türkiye'de haziranda 129 bin 979 konut satıldı" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/17/thumbs_s_c_286917bc92169b32a977f09d18bd543f.jpg" /></a></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><a href="https://aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiyede-haziranda-129-bin-979-konut-satildi/4001056">Türkiye'de haziranda 129 bin 979 konut satıldı</a></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektör temsilcileri, AA muhabirine yaptığı açıklamada yılın ilk yarısına ilişkin verileri değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Konuta yönelik talep canlılığını koruyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, satış rakamlarına ilişkin, "Haziranda konut satışlarının yılın en yüksek seviyesine ve son 4 yılın en güçlü haziran performansına ulaşması konuta yönelik talebin canlılığını koruduğunu gösteriyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayıstaki Kurban Bayramı tatili nedeniyle ertelenen bir kısım satış işlemlerinin hazirana kaymasının da bu güçlü performansta etkili olduğunu dile getiren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Buna rağmen, özellikle ilk el konut satışlarının yüzde 23,1 artarak 43 bin 406 adede ulaşması ve toplam satışlar içindeki payının yüzde 33,4'e yükselmesi, yeni konutlara yönelik talebin güçlenmeye başladığını gösteren önemli bir gelişme. Ancak şunu gözden kaçırmamak gerekiyor ki birinci elde 2020'den bu yana yüzde 33'lü seviyelerdeyiz. 2015-2020 yılları arasında bu oranın yüzde 48'lerde olduğunu hatırlamamız gerekir."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılmaz, kredili satışlardaki artışın faizlerde henüz belirgin bir gerileme yaşanmamasına rağmen konut ihtiyacının ve ertelenmiş talebin güçlü olduğunu ortaya koyduğunun altını çizdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-haziran döneminde konut satışlarının düşmesine değinen Yılmaz, "Önümüzdeki dönemde finansmana erişimin kolaylaşması, konut kredi faizlerinin daha makul seviyelere gerilemesi ve yeni konut arzını destekleyecek politikaların hayata geçirilmesiyle özellikle ilk el konut satışlarındaki canlanmanın daha da güçleneceğine inanıyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"İlk el satışlardaki artış sektör açısından son derece olumlu"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin de "Haziranda gerçekleşen 129 bin 979 adetlik konut satışı yalnızca 2026 yılının en yüksek aylık satış rakamı olmakla kalmamış, son 4 yılın en güçlü haziran performansını ortaya koymuştur. Bu tablo, konut talebinin canlılığını koruduğunu ve ertelenmiş talebin kademeli olarak piyasaya döndüğünü göstermektedir." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İlk el konut satışlarındaki artışa işaret eden Şahin, "Özellikle ilk el konut satışlarının yüzde 23,1 artması sektör açısından son derece olumlu gelişmedir. İlk el satışlardaki artış; yeni projelere olan güvenin yeniden tesis edildiğini, üreticilerin satış kabiliyetinin güçlendiğini ve finansman koşullarındaki kısmi iyileşmenin piyasaya olumlu yansıdığını göstermektedir. Bu gelişme, inşaat sektörünün üretim, istihdam ve yan sanayileri açısından da önemli bir destek anlamına gelmektedir." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Şahin, ikinci el konut satışlarında görülen yüzde 12,5'lik yükselişin ise piyasadaki hareketliliğin yalnızca yeni projelerle sınırlı olmadığını, mevcut konut stokunun da güçlü şekilde el değiştirdiğini ortaya koyduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Yüksek faiz ve finansmana erişimdeki zorluklar ilk yarı performansını aşağı çekti"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">GAPAS Başkanı Şahin, yılın ilk yarısındaki yüzde 3,1'lik düşüşün sektörün henüz tam anlamıyla kalıcı bir büyüme trendine giremediğini gösterdiğini kaydederek, "Yılın ilk aylarında yüksek faiz oranları ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, ilk yarı performansını aşağı çeken temel faktörler olmuştur." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hazirandaki güçlü performansı piyasadaki normalleşmenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması ve konut üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik adımların devam etmesi, özellikle ilk kez ev sahibi olacak vatandaşları destekleyen yeni kredi modellerinin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu adımlar atıldığı takdirde yılın ikinci yarısında konut piyasasında çok daha güçlü bir hareketlilik görebiliriz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Alternatif finansman modelleri piyasayı canlı tutuyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik ise geçen yıl haziranda yaşanan Kurban Bayramı döneminin bu sene mayısa denk geldiğini ve bu nedenle haziranda konut satışlarını çok daha güçlü bir noktaya taşıdığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziranda ipotekli konut satışlarının yıllık bazda yüzde 72,1 artarak 25 bin 993 adet olarak gerçekleşmesinin bankacılık kanadındaki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini aktaran Şişik, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Ancak ipotekli satışların toplam içindeki payının yüzde 20 olması asıl lokomotifin halen 'diğer satışlar' olarak adlandırılan alternatif modeller olduğunu hatırlatıyor. Krediye erişimin sınırlandırıldığı bu dönemde, inşaat firmalarımızın kendi bünyelerinde sunduğu vadeli ödeme planları, senetli satışlar ve esnek çözümler piyasayı canlı tutan en büyük güç oldu. Müteahhitlerimizin bu yapıcı ve kolaylaştırıcı duruşu, konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız için çok değerli bir köprü görevi görüyor. İlk yarıda yüzde 3,1'lik bir azalış söz konusu olsa da eylül itibarıyla özellikle satışların artacağını ve geçen yılla aradaki açığın rahatlıkla kapanacağını düşünüyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Toparlanma olarak görebilmek için önümüzdeki birkaç ayın verileri de izlenmeli"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de haziran verilerinin piyasada dipten dönüş sinyali verdiğini belirterek, "Ancak bunu kalıcı bir toparlanma olarak görebilmek için önümüzdeki birkaç ayın verilerini de izlemek gerekiyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kredi faizlerinin düşmesi gerektiğine işaret eden Ekiz, "Eğer finansman koşulları iyileşirse, 2026'nın ikinci yarısında çok daha güçlü bir konut piyasası görebiliriz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Şirketlerin faizsiz taksitlerle konut satışı talep görüyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Helmann Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selman Özgün de konut kredilerinin bir süre önce tekrar yönünü yukarı çevirdiğini belirterek buna rağmen ipotekli satışlarda artış yaşanmasının konuta olan güçlü talebi ortaya koyduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Konut alımında ideal faiz oranının en fazla yüzde 1 olması gerektiğini dile getiren Özgün, "Ancak mevcut rakamlar bu seviyenin çok üzerinde. Bu nedenle bazı üreticilerimiz vade farkı olmadan taksitle satış yapmaya başladı. Faizsiz taksitlerle yapılan konut satışları ciddi talep görüyor. Biz de şirket olarak vatandaşlarımızın ev sahibi olmasını kolaylaştırmak için sıfır faizle ve taksitle konut satışına başladık." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Uygun fiyatlı ve doğru lokasyondaki projelere ilgi sürüyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ege Yapı GYO Genel Müdürü Didem Güneş ise hazirandaki güçlü rakamların talebin tamamen ortadan kalkmadığını, uygun fiyatlı, doğru lokasyondaki ve güven veren projelere ilginin sürdüğünü gösterdiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Güneş, "Özellikle ilk el konut satışlarının yüzde 23,1 artması markalı projelerin yeniden ivme kazanmaya başladığına işaret ediyor. Bununla birlikte satışların ilk yarıda yüzde 3,1 gerilemesi sektörün hala finansmana erişim sorunundan etkilendiğini ortaya koyuyor. Konut ihtiyacı güçlü şekilde devam ediyor ancak bu talebin daha kalıcı bir canlanmaya dönüşebilmesi için krediye erişimin kolaylaşması, faizlerin daha öngörülebilir seviyelere gelmesi ve yeni konut üretimini destekleyecek politikaların sürdürülmesi büyük önem taşıyor." açıklamasında bulundu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/konut-satislarinda-yilin-en-yuksek-rakamina-ulasildi-1784284890.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rus gazına yaptırım uygulayan AB, Moskova&#039;dan LNG tedarikini sürdürüyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/rus-gazina-yaptirim-uygulayan-ab-moskovadan-lng-tedarikini-surduruyor-11210</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/rus-gazina-yaptirim-uygulayan-ab-moskovadan-lng-tedarikini-surduruyor-11210</guid>
                <description><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından Rus gazına yaptırım uygulayan Avrupa Birliği (AB), sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatına devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Eurostat verilerine göre, AB'nin toplam LNG ithalatı bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 5,2 artarak rekor seviyeye ulaşırken, savaş öncesindeki 2021'in ilk çeyreğine göre yüzde 121 yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'nin boru hattı yoluyla gaz ithalatı ise bu yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda sınırlı artış gösterirken, LNG'ye yönelişin etkisiyle savaş öncesi döneme kıyasla yaklaşık yarı yarıya geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Savaş öncesinde AB'nin LNG ithalatında ABD'nin payı yüzde 24,1, Rusya'nın payı ise yüzde 21,2 seviyesindeydi. Ancak ABD'nin payı bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 57,4'e yükseldi. Rusya'nın payı yüzde 17,3'e gerilemesine rağmen ülke AB'nin ikinci büyük LNG tedarikçisi olmayı sürdürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'ya ulaşan Rus LNG'sinin büyük bölümünü sağlayan Yamal LNG tesisi, Moskova'nın AB LNG pazarındaki ağırlığını korumasında önemli rol oynadı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kpler verilerine göre, Avrupa'ya ulaşan Rus LNG'sinin büyük bölümünü sağlayan Yamal LNG tesisinden AB'ye yapılan sevkiyatlar yılın ilk yarısında yaklaşık 9,9 milyon tona ulaşarak rekor kırdı. Bu miktar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16 artışa karşılık geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece, söz konusu tesisten Avrupa'ya sevkiyatlar 2021'in ilk yarısındaki 7,7 milyon tondan bu yılın ilk yarısında 9,9 milyon tona yükselerek savaş öncesi döneme göre yaklaşık yüzde 29 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rus LNG'sine yönelik aşamalı çıkış planı uygulanıyor</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısının ardından enerji yaptırımlarını genişletirken, LNG ithalatına yönelik kısıtlamalar diğer enerji ürünlerine kıyasla daha sınırlı kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Birlik, Haziran 2024'te Rus LNG'sinin AB limanları üzerinden üçüncü ülkelere yeniden yüklenmesini yasaklarken, üye ülkelerin kendi tüketimlerine yönelik ithalatı kapsam dışında bırakmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ancak AB bu yıl kabul ettiği düzenlemeyle Rus LNG ithalatının 2027'ye kadar tamamen sonlandırılmasını karara bağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Yamal LNG tesisinden Avrupa'ya yapılan güçlü sevkiyatlar bizi şaşırtmıyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Londra merkezli ICIS'in Küresel LNG Uzmanı Ed Cox, Rus LNG akışlarının güçlü seyrini koruduğunu ancak Avrupa'nın enerji tedarikinde Rusya'nın rolünün geçmişe kıyasla belirgin şekilde azaldığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cox, Yamal LNG tesisinden AB ülkelerine yönelik yüksek sevkiyatların uzun vadeli sözleşmeler nedeniyle beklenen bir gelişme olduğunu belirterek, "Bu yıl Yamal LNG'den Avrupa'ya yapılan güçlü sevkiyatlar bizi şaşırtmıyor. Verilerimiz tesisin yüksek kapasiteyle çalıştığını gösteriyor. AB'nin nisanda kısa vadeli sözleşmeler kapsamındaki sevkiyatları hedef alan önlemleri sınırlı etki yarattı çünkü Yamal ihracatının büyük bölümü uzun vadeli kontratlara dayanıyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">AB'nin Rus LNG'sini aşamalı olarak devreden çıkarma planında şu aşamada değişiklik görmediklerini ifade eden Cox, "Katar'ın Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı LNG ihracatı sınırlı kalırsa bu kararın ertelenmesine yönelik bazı baskılar oluşabilir. Ancak AB, olası arz sıkıntılarına rağmen Ukrayna'daki savaş nedeniyle Rus LNG'siyle ilişkisini sonlandırma hedefinden geri adım atmıyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cox, Avrupa'nın Rus LNG'sinden uzaklaşmasının en büyük kazananlarından birinin ABD olduğunu vurgulayarak, "Önümüzdeki dönemde Avrupa LNG ithalatında ABD'nin payının daha da artmasını bekliyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'nın LNG'ye bağımlılığının arttığına işaret eden Cox, bunun özellikle Asya ile rekabeti yoğunlaştırarak bazı riskler yarattığını, ancak piyasanın dengelenmesi ve fiyatların gerilemesi halinde yeni fırsatlar sunacağını ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Avrupa'nın LNG'ye yöneliminin en büyük ekonomik kazananı ABD oldu"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kpler Kıdemli LNG ve Doğal Gaz Uzmanı Charles Costerousse, Rus boru gazına bağımlılığını önemli ölçüde azaltan AB'nin ABD LNG'sine yöneldiğine dikkati çekerek, "Kaybedilen Rus boru gazının büyük bölümü ABD LNG'si ile ikame edildi. Rus LNG'sinin AB ithalat sepetindeki payı büyük ölçüde benzer seviyelerde kalırken, ABD LNG'sinin payı 2021'deki yüzde 27 seviyesinden 2025'te yaklaşık yüzde 60'a yükseldi." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Costerousse, Rus LNG'sinin uzun yıllar boyunca AB için güvenilir ve uygun maliyetli bir LNG arz kaynağı olduğunu belirterek, "Rusya'dan halen yasal olarak ithal edilmesine izin verilen yıllık yaklaşık 12-15 milyon tonluk uzun vadeli kontrat hacmi, 1 Ocak 2027 itibarıyla sona erecek. Aynı düzeyde düzenli ve uygun fiyatlı arz sağlayabilecek alternatif tedarikçiler bulmak kolay olmayacak. Altyapı kısıtları ise daha sınırlı bir sorun çünkü AB son yıllarda, kısmen savaşın etkisiyle, yeniden gazlaştırma kapasitesini önemli ölçüde artırdı." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Avrupa'nın LNG'ye yönelmesinden ekonomik açıdan en fazla ABD'nin fayda sağladığının altını çizen Costerousse, "Bu süreçten en fazla yararlanan ülkenin ABD olduğu söylenebilir. Bunun temel nedenleri, son 3-4 yılda devreye alınan yeni LNG sıvılaştırma kapasitesi ile ABD'nin sahip olduğu ihracat esnekliğidir." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Araştırma kuruluşu Energy Aspects Gaz ve LNG Uzmanı Matt Drinkwater da Yamal LNG'den yapılan yüksek hacimli sevkiyatların, AB'nin Rus LNG'sine yönelik uzun vadeli ithalat yasağı yürürlüğe girmeden önce mevcut sözleşmeler kapsamındaki alımlarını sürdürmesinden kaynaklandığını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Drinkwater, Avrupalı şirketlerin yürürlükteki kontratlardan doğan yükümlülükleri ile Orta Doğu'daki savaşın küresel LNG arzını daraltmasının yarattığı enerji güvenliği endişelerinin Rus LNG'sinin tamamen ikame edilmesini zorlaştıran başlıca faktörler arasında yer aldığına dikkati çekerek, "Rus gazının 2021-2022 döneminde siyasi bir araç olarak kullanılmasının Avrupa ekonomisine maliyeti oldukça yüksek oldu. Bu nedenle Rus gazına dönüş konusunda güçlü bir istek bulunmuyor. Bunun yanı sıra Gazprom ile eski müşterileri arasında tahkim kararlarından kaynaklanan önemli yükümlülükler bulunuyor. Bu sorunların kısa sürede ve kolayca çözülmesi pek olası görünmüyor." diye konuştu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/rus-gazina-yaptirim-uygulayan-ab-moskovadan-lng-tedarikini-surduruyor-1784284804.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğal afetlere yönelik sigorta çalışmaları DASK&#039;ın gündeminde</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/dogal-afetlere-yonelik-sigorta-calismalari-daskin-gundeminde-11207</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/dogal-afetlere-yonelik-sigorta-calismalari-daskin-gundeminde-11207</guid>
                <description><![CDATA[Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Genel Sekreteri Balkır Demirkan, DASK'ın kapsamını iklim değişikliğinden kaynaklanan doğal afetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması" için kente gelen Demirkan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜİK istatistiklerine göre konut bakımından Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası oranının yüzde 58, Zorunlu Trafik Sigortası oranının ise otomobil için yüzde 93 olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Son yıllarda yaşanan sel felaketlerinin ardından DASK'ın kapsamının genişletilmesi konusunun bir süredir hükümetin gündeminde yer aldığını belirten Demirkan, yeni düzenlemeyle depremin yanı sıra sel veya taşkın niteliğindeki su baskını, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangını risklerinin de teminat kapsamına alınmasının öngörüldüğünü aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Demirkan, Zorunlu Deprem Sigortası'nın Zorunlu Afet Sigortası'na dönüşmesi için yasa değişikliğini beklediklerini ifade ederek, "Özellikle küresel iklim değişikliği doğal afetlerin adedini artırdı ve etki alanını yükseltti. Mevcut sigorta sistemlerinin kapasiteleri buna yetmiyor. Devletlerin kurduğu DASK benzeri havuzlar, çok daha ön plana çıkıyor. Örneğin geçen yıl Kaliforniya'da çok ciddi bir yangın hadisesi oldu ve 45 milyar dolarlık bir zarar oluştu. Dolayısıyla insanlar sigorta yaptırmaya çalışıyorlar." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Amerika, Avrupa, Güneydoğu Asya başta olmak üzere dünyada sigortalamanın gerekliliğinin anlaşıldığını ve bu yüzden devletlerin de artık bu koruma havuzlarını giderek büyüttüğünü aktaran Demirkan, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Son 10 yılda ülkemiz deprem dışındaki afet riskleriyle önceki yıllara nazaran daha fazla karşı karşıya kalıyor. Bundan dolayı DASK'ın kapsamının, diğer doğal afetleri de kapsayacak şekilde geliştirilmesine çalışılıyor. Bu yöndeki kanun değişikliği ilgili makamlara sunuldu, TBMM gündemine alınmasını bekliyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"En yüksek sigortalılık oranı fay hattı üzerinde bulunan illerde"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Demirkan, sigorta oranının yükselmesinde deprem bilincinin ön planda olduğuna dikkati çekerek, "En yüksek sigortalılık oranı deprem fay hattı üzerinde bulunan illerde. Örneğin Malatya, Van, Muş, Bolu, İstanbul ve Bursa gibi sürekli depremle yaşayan illerimizdeki sigortalılık oranı diğer illerimize göre daha yüksek." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Geçen yıl merkez üssü Silivri olan 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından sigortalama oranında İstanbul başta olmak üzere Tekirdağ, Yalova ve Bursa gibi illerde de arttığını, bunu sürdürülebilir kılmanın önemli olduğunu belirten Demirkan, "DASK olarak elbette yüzde 100 sigortalama oranı hedefliyoruz. Bunun için gösterebildiğimiz en büyük çabayı ortaya koymaya çalışıyoruz. Bölge irtibat ofislerini açmamızdaki temel anlayış da bu." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Demirkan, DASK'ın finansal olarak olası Marmara depremine hazır olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"DASK, elindeki fon kapasitesiyle ve reasürans korumasıyla büyük depremleri karşılayacak güçte. 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremde bunu layıkıyla yerine getirdik. Yaklaşık 9 aylık bir sürede 540 bin dosya için toplam 1,6 milyar dolarlık ödeme gerçekleştirdik. Olası Marmara Depremi için de yapılan kümülatif çalışmalara göre hazırlıklarımızı yapmış vaziyetteyiz. Kahramanmaraş depremlerinden çıkardığımız en önemli ders olası büyük depremlere hazırlık oldu."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/dogal-afetlere-yonelik-sigorta-calismalari-daskin-gundeminde-1784284469.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD-İran gerilimi Hürmüz Boğazı&#039;nda normalleşmeyi tersine çevirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/abd-iran-gerilimi-hurmuz-bogazinda-normallesmeyi-tersine-cevirdi-11206</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/abd-iran-gerilimi-hurmuz-bogazinda-normallesmeyi-tersine-cevirdi-11206</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu'da ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden başlamasının ardından gözler Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilerin geçişine çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD-İran geriliminin tırmanışa geçmesinin ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıklaması ve buna karşın ABD'nin İran'a saldırılarını şiddetlendirmesi bölgedeki küresel deniz taşımacılığı faaliyetlerinde yeniden aksamalara sebebiyet veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi boğazdan günlük ortalama 130 gemi geçerken bu sayı savaş sürecinde yüzde 90'dan fazla azalmıştı. ABD ile İran arasında 14 Haziran'da varılan mutabakat sonrası gemi geçişleri günlük ortalama 70'in üzerine çıkmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ancak bölgede artan gerilim ve gemilere yönelik yeni saldırılar, toparlanma eğilimi gösteren Hürmüz Boğazı trafiğinin yeniden keskin şekilde yavaşlamasına yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Veri analitik şirketi Kpler'a göre, boğazdan 15 Temmuz'da yalnızca 9 ticari gemi geçiş yaparken, bir önceki gün ise bu sayı 13'tü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda ABD ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen tüm gemilerden yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıklamıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trump'ın açıklamasının hemen ardından İran silahlı kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, "ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine izin vermeyeceğiz." duyurusunu yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Trump'ın söz konusu açıklaması küresel deniz taşımacılığı yapan firmaları endişelendirirken Alman lojistik devi Hapag-Lloyd, "Uluslararası sulardan geçiş için ücret alınması temelden yanlış olur." yorumunda bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Daha sonrasında Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm gemilerden almayı planladığı yüzde 20'lik geçiş ücretinin yerine çeşitli Körfez ülkeleriyle ticaret ve yatırım anlaşması yapacaklarını duyurdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Sektör benzer krizlere geçmişe kıyasla daha hazırlıklı hareket ediyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, AA muhabirine, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeleri tek başına değerlendirmenin doğru olmayacağını belirterek, son birkaç yılda salgın, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunları ve Süveyş Kanalı çevresindeki aksaklıkların küresel lojistik sektörünü zaten yüksek jeopolitik risk ortamına uyum sağlamaya zorladığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Engin, sektörün benzer krizlere geçmişe kıyasla daha hazırlıklı hareket ettiğini ancak bu durumun risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı'nın dünya petrol ticaretinin yaklaşık 5'te 1'inin geçtiği kritik bir deniz yolu olduğuna işaret eden Engin, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Bölgedeki güvenlik risklerinin yeniden yükselmesi halinde armatörler ve taşıyıcılar risk analizlerini güncelleyecek, savaş riski primleri ve sigorta maliyetleri artabilecek, bazı hatlarda ilave güvenlik tedbirleri alınabilecek. Bu gelişmeler navlunlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken özellikle enerji, petrokimya ve ham madde tedarik zincirlerinde maliyet artışlarına neden olabilir. Bununla birlikte bugün sektörün en önemli refleksi alternatif rotaları, farklı tedarik kaynaklarını ve çok modlu taşımacılık çözümlerini daha etkin kullanmak olacak. Şirketler artık maliyet odaklı bir anlayıştan çok tedarik zincirinin sürekliliğini esas alan bir planlama anlayışıyla hareket ediyor."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Küresel ticaretin en temel ihtiyaçlarından biri öngörülebilirlik"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Engin, Trump'ın Hürmüz Boğazı geçişlerinde ücret alınacak açıklamasına ilişkin, küresel ticaretin en temel ihtiyaçlarından birinin öngörülebilirlik olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası deniz taşımacılığında geçiş maliyetlerini artıracak her yeni uygulamanın ilgili bölgeyi olduğu kadar küresel tedarik zincirlerinin tamamını da etkileyeceğini kaydeden Engin, "Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir geçiş noktasında gemilerden ilave ücret alınması halinde bu maliyetlerin navlunlara yansıması kaçınılmaz olacak. Özellikle enerji taşımalarının maliyetindeki artış, üretimden nihai tüketiciye kadar birçok sektörü etkileyebilir ve küresel ölçekte enflasyonist baskıları artırabilir." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Engin, uluslararası deniz taşımacılığının uzun yıllardır uluslararası hukuk çerçevesinde oluşturulan ortak kurallar sayesinde güven içinde yürütüldüğüne dikkati çekerek, küresel ticaretin sağlıklı işlemesi için uluslararası kurallara dayalı, öngörülebilir ve serbest geçişi esas alan yapının korunmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/abd-iran-gerilimi-hurmuz-bogazinda-normallesmeyi-tersine-cevirdi-1784284338.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>5 yılda 2,6 milyon kişi şehir değiştirdi</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/5-yilda-26-milyon-kisi-sehir-degistirdi-11205</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/5-yilda-26-milyon-kisi-sehir-degistirdi-11205</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de 2021-2025 döneminde eğitim sebebiyle yurt içinde göç eden kişi sayısı 2 milyon 610 bin 758 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan "İç Göç İstatistikleri"nden derlediği bilgiye göre eğitim, şehirler arasında en büyük göç etkenlerinden biri olmaya devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'de 2021'de 686 bin 973 kişi eğitim gerekçesiyle şehir değiştirdi. Söz konusu sebeple iç göç gerçekleştirenlerin sayısı bir sonraki yıl 526 bin 8, 2023'te ise 512 bin 11 olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sonraki yıllarda eğitim nedeniyle şehir değiştirenlerin sayısı gerilemeyi sürdürürken 2024'te 479 bin 622, geçen yıl ise 406 bin 144 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Böylece 5 yıllık dönemde, eğitim gerekçesiyle iç göç gerçekleştiren toplam kişi sayısı 2 milyon 610 bin 758'e ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul, eğitim için yaklaşık 272 bin göç aldı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul, son 5 yılın tamamında eğitim için en çok göç alan il oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Megakent, 2021'de 77 bin 296, 2022'de 48 bin 710, 2023'te 53 bin 956, 2024'te 48 bin 636, geçen yıl ise 43 bin 258 kişiye eğitim için ev sahipliği yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İstanbul'un 5 yıllık dönemde söz konusu gerekçeyle aldığı göç sayısı da 271 bin 856 olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aynı dönemde, başkent Ankara'yı eğitim için tercih edenlerin sayısı 181 bin 23, İzmir'i tercih edenlerin sayısı ise 105 bin 106 olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Üç büyükşehir ve Türkiye'nin son 5 yıla ilişkin eğitim gerekçesiyle oluşan iç göç tablosu şöyle:</span></span></p>

<table>
	<tbody>
		<tr>
			<td>Yıllar</td>
			<td>İstanbul</td>
			<td>Ankara</td>
			<td>İzmir</td>
			<td>Türkiye</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2025</td>
			<td>43.258</td>
			<td>28.383</td>
			<td>15.624</td>
			<td>406.144</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2024</td>
			<td>48.636</td>
			<td>32.839</td>
			<td>19.113</td>
			<td>479.622</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2023</td>
			<td>53.956</td>
			<td>35.302</td>
			<td>22.061</td>
			<td>512.011</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2022</td>
			<td>48.710</td>
			<td>36.427</td>
			<td>22.545</td>
			<td>526.008</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2021</td>
			<td>77.296</td>
			<td>48.072</td>
			<td>25.763</td>
			<td>686.973</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>TOPLAM</td>
			<td>271.856</td>
			<td>181.023</td>
			<td>105.106</td>
			<td>2.610.758</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/5-yilda-26-milyon-kisi-sehir-degistirdi-1784284216.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kahramanmaraş yüksek rakamlara ulaşma hedefiyle yeni bir döneme hazırlanıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kahramanmaras-yuksek-rakamlara-ulasma-hedefiyle-yeni-bir-doneme-hazirlaniyor-11203</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kahramanmaras-yuksek-rakamlara-ulasma-hedefiyle-yeni-bir-doneme-hazirlaniyor-11203</guid>
                <description><![CDATA[Sanayi altyapısı, girişimci yapısı ve üretim kültürüyle Türkiye ekonomisinin önemli şehirlerinden biri olan Kahramanmaraş'ta, kamu yatırımları kadar özel sektörün dinamizmi de geleceğin en önemli yapı taşlarından biri olarak görülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Üretim, Yatırım ve İhracat Vurgusu</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">AK Parti Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Ali Çam, Kahramanmaraş'ın ekonomik geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecini sürdüren Kahramanmaraş, üretim kapasitesini artırma, yatırım ortamını güçlendirme ve ihracatta daha yüksek rakamlara ulaşma hedefiyle yeni bir döneme hazırlanıyor. Sanayi altyapısı, girişimci yapısı ve üretim kültürüyle Türkiye ekonomisinin önemli şehirlerinden biri olan Kahramanmaraş'ta, kamu yatırımları kadar özel sektörün dinamizmi de geleceğin en önemli yapı taşlarından biri olarak görülüyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-07-11%2001_14_58.png" style="height:800px; width:642px" /></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">AK Parti Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Ali Çam, yaptığı değerlendirmede, deprem sonrası toparlanma sürecinin yalnızca fiziksel yeniden inşayla sınırlı olmadığını, üretimin sürdürülebilirliği, istihdamın korunması ve yatırım ortamının güçlendirilmesinin de aynı derecede önem taşıdığını ifade etti. Kahramanmaraş'ın sahip olduğu sanayi tecrübesi ve girişimcilik kültürü sayesinde bu süreci fırsata dönüştürebilecek potansiyele sahip olduğunu belirten Çam, özellikle katma değeri yüksek üretimin artırılması gerektiğine dikkat çekti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Şehrin tekstil, metal mutfak eşyaları, gıda ve enerji gibi stratejik sektörlerde önemli bir üretim merkezi olduğunu vurgulayan Çam, yeni yatırımların bu alanların yanı sıra teknoloji ve yüksek katma değerli üretim odaklı sektörlere yönelmesinin Kahramanmaraş'ın rekabet gücünü artıracağını söyledi. Üretimin çeşitlendirilmesi ve sanayi altyapısının güçlendirilmesiyle birlikte şehrin yatırım cazibesinin daha da yükseleceğini ifade etti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">İhracatın artırılması konusunda lojistik imkânların geliştirilmesi, firmaların yeni pazarlara açılması ve markalaşma süreçlerinin desteklenmesi gerektiğini belirten Çam, Kahramanmaraş'ın uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşabilecek üretim kapasitesine sahip olduğunu dile getirdi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Röportajda gastronomi turizmine de ayrı bir başlık açan Çam, Maraş dondurmasının şehrin en önemli marka değerlerinden biri olduğunu, ancak Kahramanmaraş mutfağının sahip olduğu zenginliğin daha etkin tanıtılması gerektiğini ifade etti. Gastronomi alanında yapılacak yatırımların hem turizm gelirlerine hem de şehir ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını söyledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">İş dünyasına da mesaj veren Çam, üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam eden sanayici ve girişimcilerin şehrin kalkınmasındaki en önemli aktörler olduğunu belirterek, kamu ve özel sektörün ortak hareket etmesiyle Kahramanmaraş'ın ekonomik hedeflerine daha hızlı ulaşabileceğini ifade etti.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">2030 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerinde ise sanayisi büyüyen, ihracatı artan, gençlerine daha fazla istihdam sağlayan ve yatırımcılar için cazibesini artıran bir Kahramanmaraş hedeflediklerini dile getiren Çam, şehrin sahip olduğu üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye'nin örnek şehirlerinden biri olabileceğini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Genç Girişimcilik Geleceğin Ekonomisini Şekillendiriyor</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Dijitalleşme, yapay zekâ ve teknolojik dönüşüm, iş dünyasının dinamiklerini hızla değiştirirken genç girişimciler de ekonominin en önemli aktörlerinden biri haline geliyor. Artık yalnızca büyük sermayeye sahip şirketler değil, yenilikçi fikirler geliştiren gençler de yeni iş modelleriyle ekonomiye yön veriyor. Ancak finansmana erişim, nitelikli insan kaynağı, yatırımcı desteği ve sürdürülebilir büyüme gibi konular, girişimcilik yolculuğunda önemli başlıklar olarak öne çıkıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Kahramanmaraş'ın üretim kültürü ve girişimcilik geleneği dikkate alındığında, gençlerin iş dünyasına daha güçlü katılım sağlaması şehrin ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıyor. Yeni neslin teknoloji odaklı üretime yönelmesi, katma değeri yüksek sektörlerde yer alması ve yenilikçi projeler geliştirmesi hem yerel ekonominin güçlenmesine hem de Türkiye'nin rekabet gücüne katkı sağlayacak önemli adımlar arasında gösteriliyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/ali%20%C3%A7am%20.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">En Fazla Yatırım Beklenen Sektörler</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm, yatırım tercihlerini de yeniden şekillendiriyor. Geleneksel üretim alanlarının yanı sıra yüksek katma değer sağlayan teknoloji, yenilenebilir enerji, savunma sanayi, lojistik ve dijital üretim gibi sektörler yatırımcıların odağına yerleşirken, şehirlerin rekabet gücü de bu alanlardaki yatırımlarla ölçülüyor. Bununla birlikte tekstil, gıda sanayi, metal mutfak eşyaları ve tarıma dayalı sanayi gibi Kahramanmaraş'ın güçlü olduğu sektörlerin modern üretim teknikleriyle desteklenmesi de ekonomik büyümenin temel unsurları arasında gösteriliyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><span style="color:black">Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yatırımın yönü, hem şehir ekonomisinin geleceği hem de istihdamın artırılması açısından büyük önem taşıyor. Yeni yatırımların hangi sektörlere yoğunlaşacağı, üretim kapasitesinin nasıl geliştirileceği ve katma değeri yüksek alanlarda nasıl bir yol izleneceği, iş dünyasının en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle Kahramanmaraş'ın mevcut üretim gücünü hangi sektörlerle daha ileri taşıyacağı, yeni yatırım alanlarının nasıl şekilleneceği ve geleceğin ekonomik dinamiklerine nasıl uyum sağlayacağı, şehrin kalkınma hedefleri açısından kritik önem taşıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kahramanmaras-yuksek-rakamlara-ulasma-hedefiyle-yeni-bir-doneme-hazirlaniyor-1784283454.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel lojistikte yeni dönem</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-lojistikte-yeni-donem-11202</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-lojistikte-yeni-donem-11202</guid>
                <description><![CDATA[Jeopolitik gerilimler, liman yangınları, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları ve tedarik zincirinde yaşanan kırılmalar, deniz taşımacılığı sektöründe risk yönetimini yeniden tanımlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/Ekran%20Resmi%202026-07-17%2001_53_02.png" style="height:800px; width:631px" /></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Deniz taşımacılığında artan riskler marine sigortalarında yeni başlıklar açıyor</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, değişen küresel risk ortamında şirketlerin yalnızca yüklerini değil, tüm operasyonlarını bütüncül bir risk yönetimi anlayışıyla değerlendirmesi gerektiğini belirterek, önümüzdeki önümüzdeki dönemde deniz taşımacılığı sigortası (marine sigortaları) kapsamında siber riskler, çevresel sorumluluklar ve dijital altyapılara yönelik yeni teminat ihtiyaçlarının öne çıkacağını söyledi.</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Dünya ticaretinin omurgasını oluşturan deniz taşımacılığı, son yıllarda yalnızca ekonomik gelişmelerden değil, jeopolitik ve çevresel risklerden de doğrudan etkileniyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre küresel ticaret hacminin yüzde 80'inden fazlası deniz yoluyla gerçekleştiriliyor. Bu nedenle deniz taşımacılığında yaşanan her aksama, üretimden enerjiye, perakendeden sanayiye kadar birçok sektörde maliyet artışlarına ve tedarik zincirinde önemli kesintilere neden olabiliyor. Bu nedenle deniz taşımacılığı sigortası, yalnızca yüklerin güvence altına alınmasını değil, ticaretin kesintisiz devamını destekleyen stratejik bir risk yönetimi aracı olarak öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Son dönemde Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunları, Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilimler, Panama Kanalı'nda kuraklık nedeniyle uygulanan geçiş kısıtlamaları ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen liman yangınları, küresel lojistik risklerini önemli ölçüde artırdı. Birçok uluslararası denizcilik şirketinin Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu rotasını tercih etmesi, taşıma sürelerini uzatırken navlun maliyetlerini de yükseltti. Deniz taşımacılığında yaşanan bu gelişmeler, marine sigortaları açısından da risk değerlendirme kriterlerinin yeniden şekillenmesine neden oluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>“Artık risk yalnızca geminin güvenli şekilde limana ulaşmasıyla sınırlı değil”</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi,</strong> konuya ilişkin değerlendirmesinde, deniz taşımacılığında yaşanan dönüşümün yalnızca sigorta primlerini değil, risk yönetimi anlayışını da değiştirdiğini belirterek, şirketlerin yeni döneme daha hazırlıklı olması gerektiğini söyleyerek şunları ekledi:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">"Daha önce ağırlıklı olarak gemi kazaları, yük hasarları veya olumsuz hava koşulları gibi operasyonel riskler konuşulurken, bugün jeopolitik gelişmeler, iklim değişikliğinin etkileri, liman operasyonlarında yaşanan kesintiler, siber tehditler ve tedarik zinciri kırılmaları aynı anda değerlendirilmesi gereken çok katmanlı riskler oluşturuyor. Artık risk yalnızca geminin güvenli şekilde limana ulaşmasıyla sınırlı değil. Tedarik zincirinin her halkası, sigorta açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir risk alanına dönüştü. Bu nedenle şirketlerin yalnızca yüklerini değil, tedarik zinciri sigortası yaklaşımını da kapsayan bütüncül çözümlere yönelmesi gerekiyor.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Risk yönetimi sigorta poliçesinden daha fazlasını ifade ediyor</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Deniz taşımacılığında artan belirsizliklerin sigorta sektörünü de dönüştürdüğünü ifade eden Murat Çiftçi, marine sigortalarının artık yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir güvence olmadığını söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">"Bugün şirketler için önemli olan yalnızca doğru poliçeye sahip olmak değil, faaliyet gösterdikleri rotaların, limanların, yük türlerinin ve operasyonel süreçlerin bütüncül şekilde analiz edilmesidir. Sigorta sektörü de bu dönüşüme uyum sağlayarak müşterilerine sadece teminat sunan değil, risklerini analiz eden ve yöneten bir iş ortağı haline geliyor."</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Çiftçi,</strong> özellikle uluslararası ticaret yapan şirketlerin faaliyet gösterdikleri coğrafyalardaki gelişmeleri yakından takip etmeleri gerektiğini belirterek, değişen risklere uygun sigorta programlarının düzenli olarak gözden geçirilmesinin önem kazandığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Jeopolitik gelişmeler marine sigortalarında yeni bir dönemi başlattı</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Kızıldeniz'de yaşanan güvenlik sorunlarının ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimlerin yalnızca lojistik sektörünü değil, küresel sigorta piyasalarını da doğrudan etkilediğini belirten <strong>Murat Çiftçi,</strong> savaş riski primlerinden teminat kapsamlarına kadar birçok başlıkta önemli değişiklikler yaşandığını ifade etti:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">"Sigorta şirketleri artık yalnızca gemiyi veya taşınan yükü değerlendirmiyor. Geminin izleyeceği rota, uğrayacağı limanlar, bölgedeki siyasi gelişmeler, iklim verileri, alternatif tedarik senaryoları ve şirketlerin kriz yönetimi planları da risk analizinin önemli parçaları haline geldi. Jeopolitik risklerin giderek arttığı günümüzde, şirketlerin bu değişkenleri dikkate alan sigorta çözümlerine olan ihtiyacı da her geçen gün büyüyor. Özellikle yüksek riskli bölgelerde faaliyet gösteren şirketler için standart poliçeler yerine operasyonun niteliğine uygun, esnek ve uluslararası kapasiteyle desteklenen çözümler büyük önem taşıyor."</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>Marine sigortalarında yeni riskler öne çıkıyor</strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Deniz taşımacılığının hızla dijitalleştiğine dikkat çeken <strong>Murat Çiftçi,</strong> önümüzdeki dönemde siber riskler, çevresel sorumluluklar ve dijital altyapılara yönelik tehditlerin marine sigortalarının en önemli gündem maddeleri arasında yer alacağını söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">"Otonom gemiler, yapay zekâ destekli rota planlamaları, dijital liman yönetim sistemleri ve akıllı lojistik uygulamaları sektörün verimliliğini artırırken yeni risk alanlarını da beraberinde getiriyor. Bunun yanında ESG uyumluluğu, karbon emisyonlarına ilişkin düzenlemeler ve çevresel sorumluluklar da şirketlerin sigorta ihtiyaçlarını yeniden şekillendiriyor."</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği</strong> olarak müşterilerine yalnızca poliçe sunmadıklarını belirten <strong>Çiftçi,</strong>faaliyet gösterilen sektör, ticaret rotası ve operasyonel yapıya özel risk analizleri gerçekleştirdiklerini ifade etti:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">"Hedefimiz, müşterilerimizin yalnızca bugünkü risklerine değil, önümüzdeki dönemde karşılaşabilecekleri risklere de bugünden hazırlıklı olmalarını sağlamak. Güçlü uluslararası iş birliklerimiz sayesinde farklı sektörlere ve faaliyet alanlarına özel çözümler geliştiriyor, şirketlerin değişen küresel risk ortamına güvenle uyum sağlamalarına destek oluyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Deniz taşımacılığında rekabet avantajının artık yalnızca ürünleri daha hızlı teslim etmekle sınırlı olmadığını belirten <strong>Murat Çiftçi,</strong> riskleri doğru yönetebilen şirketlerin küresel pazarda daha güçlü bir konuma ulaşacağını vurgulayarak, sigortanın bu sürecin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 01:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-lojistikte-yeni-donem-1784242611.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çelik Sektörünün Yatırım İhtiyacı 1 İla 2 Milyar Dolar</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/celik-sektorunun-yatirim-ihtiyaci-1-ila-2-milyar-dolar-11201</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/celik-sektorunun-yatirim-ihtiyaci-1-ila-2-milyar-dolar-11201</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de çelik sektörünün karbonsuzlaşması için yıllık 1 ila 2 milyar dolar arasında yatırım ihtiyacı bulunuyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:start"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784119320_Rakamlarla_C__elik_Sekto__ru__.png" style="height:372px; width:800px" /></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Türkiye, 40’ın üzerinde tesiste gerçekleştirdiği yaklaşık 40 milyon tonluk yıllık ham çelik üretimiyle dünyanın önde gelen çelik üreticileri arasında yer alıyor. Bu üretimin yaklaşık 10-12 milyon tonu kok kömürü kullanarak demir cevherinden üretim yapan entegre tesislerde, 25-30 milyon tonu ise hurdadan üretim yapan elektrik ark ocaklı tesislerde gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Ancak sektör fosil yakıtların ve girdilerin yoğun kullanımı nedeniyle büyük miktarlarda sera gazı emisyonuna da neden oluyor. Halihazırda, Türkiye’de çelik sektörü yılda yaklaşık 40 milyon ton sera gazı emisyonu üretiyor ve bunun yüzde 60-65’i cevherden üretim yapan entegre tesislerden kaynaklanıyor.</span></span></span></p>

<p style="margin-right:-38px; text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>İstanbul Politikalar Merkezi (İPM)</strong>’nin dört yıldır yürüttüğü <strong>‘Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması’</strong>projesi, Türkiye’de çelik sektörünün karbonsuzlaşmasının özellikle son üç yılda üretici girişimleri ve destekleyici kamu politikaları sayesinde önemli bir ivme kazandığını ortaya koyuyor. Devam eden çalışmanın bulguları, mevcut teknolojilerle önemli ölçüde emisyon azaltımının mümkün olduğunu gösteriyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>İstanbul Politikalar Merkezi Araştırmacısı Dursun Baş</strong>, 2025 itibarıyla Türkiye’nin önde gelen 10 çelik üreticisinin 2030 ve/veya 2053 yıllarına yönelik sera gazı emisyonu azaltım hedeflerini ve yol haritalarını açıkladığını, bu sürecin kamu politikalarıyla da desteklendiğini söyledi. Baş, “Ancak çelik tedarik zincirinin tamamını kapsayan bir dönüşüm henüz istenilen düzeye ulaşmadı. Kamu alımları, yeşil ürün standartları, gömülü karbon emisyon içeriği ve ‘öncü pazarlar’ gibi talep yönlü politika araçları sektörün gündemine giremedi. Bu konularda çözüm üretilmeden ilerleme sağlanması mümkün değil” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Baş ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2023 yılında yayınladığı ‘Türkiye Çelik Sektörü için Düşük Karbonlu Yol Haritası’ raporu ile sektörün karbonsuzlaşma maliyetinin ortaya konmaya çalışıldığını, ancak bu çalışmanın güncellenmesi gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.ekonomim.net/public/images/detay/1784119309_Dursun_Bas__.jpeg" style="height:800px; width:534px" /></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>SEKTÖRÜN EMİSYON AZALTIM POTANSİYELİ YÜKSEK</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Türkiye’nin yaklaşık 50 milyon ton ham çelik üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Baş, 2030’a kadar enerji, malzeme verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının, 2030 sonrasında ise yeşil hidrojen teknolojilerinin sektördeki dönüşümün temelini oluşturacağını söyledi. Baş, “Türkiye’nin 2030 yılına kadar mevcut teknolojilerle yüzde 30’lara varan mutlak azaltım yapması mümkün. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının çelik sektörü yol haritasına göre 2053 net sıfır hedefi için sektörün yıllık yatırım maliyeti 1 ila 2 milyar dolar arasında. Raporda, yeşil hidrojene ek olarak 2040 sonrasında karbon yakalama ve depolama teknolojilerinin kullanılacağı öngörülüyor” dedi.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Çelik sektörü için öngörülen dönüşüm maliyeti, Türkiye genelindeki yeşil dönüşüm ihtiyacının da bir parçasını oluşturuyor. Dünya Bankası’nın ‘Türkiye - Ülke İklim ve Kalkınma Raporu’na göre Türkiye’nin tüm sektörlerde net sıfır hedefine erişmesi için 20 yıl içinde 165 milyar dolar yatırım yapılması gerekiyor. Bu maliyetin yarısının da özel sektör tarafından üstlenilmesi bekleniyor. Yatırımlarda sanayi sektöründeki dönüşüm için proseslerin değişmesi, elektrik üretiminde ve şebekede yapılacak dönüşümler ilk sırada yer alıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>KARBONSUZLAŞMA ÜRETİCİLERLE SINIRLI DEĞİL </strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Baş, çelik sektörünün karbonsuzlaşmasının, yalnızca ham çelik üreticilerinin gerçekleştirebileceği bir süreç olmadığını, çok paydaşlı bir yaklaşımla ilerleme sağlanabileceğini ifade etti ve şunları söyledi: “Hammadde tedarikçileri, enerji üreticileri, elektrik sağlayıcıları, kamu kurumları ve çeliği kullanan otomotiv, beyaz eşya ve inşaat gibi sektörler de dönüşümün aktif paydaşı olmalı. Üretici odaklı dar bakış açısı, sektörün dönüşüm kapasitesini sınırlandırıyor. Örneğin elektrik üretimi hedefleri sanayi ve ticaret politikalarıyla eşgüdümlü planlanmalı. Çünkü ark ocaklı tesislerde elektrik tüketiminden kaynaklanan dolaylı emisyonlar, elektrik üretimindeki kömür ve doğal gaz santrallerinin payıyla doğrudan bağlantılı. Elektrik şebekesinin karbon yoğunluğu yüksek kaldıkça, ihraç edilen çeliğin gömülü emisyonu da yüksek kalıyor. Bu da AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uygulamalar karşısında üreticilerin rekabet gücünü zayıflatan, yeterince konuşulmayan bir risk oluşturuyor.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong>KİRLİ SANAYİ ALGISI DEĞİŞEBİLİR</strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000">Çalışma kapsamında yayınlanan<strong> “Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması Politika ve Aktör Analizi” </strong>raporunda ise<strong> </strong>çelik sektörünün uzun yıllardır ‘kirli’ sanayi ve zor çalışma koşullarıyla özdeşleşen imajının hem kamuoyundaki algıyı olumsuz etkilediği hem de sektöre işgücü çekilmesini zorlaştırdığı vurgulanıyor. Düşük karbonlu üretim uygulamaları, bu algının değişmesine katkı sağlayabilir. Baş, çalışanların dönüşüm sürecinin merkezinde yer alması gerektiğini belirterek, yetkinlikleri geliştirecek ve çalışma koşullarını iyileştirecek destek programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini söylüyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">İPM’nin ‘Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması’ projesi kapsamındaki <strong>10 politika önerisi</strong> ise şöyle:</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<ol>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çelik sektöründe ulusal yeniden yapılandırma ve modernizasyon planı hazırlanmalı.</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çelik sektöründe dönüşüm için çok aktörlü ve tedarik zinciri odaklı bir sorumluluk yapısı geliştirilmeli.</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kamu kesiminde iklim politikası mimarisi ve kurumsal görev tanımları gözden geçirilmeli.</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Sanayi Karbonsuzlaşma Politikası ve Yol Haritası oluşturulmalı, sanayi sektörünün karbon bütçesi tanımlanmalı.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Kirletici endüstriyel emisyonların yönetimi için entegre çevre izin ve bilgi sistemi kurulmalı.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Sanayide karbonsuzlaşmayı yönlendirecek çok paydaşlı bir platform kurulmalı.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Düşük karbonlu çeliğe yönelik ulusal tanım, ölçütler ve standardizasyon sistemi oluşturulmalı.</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Elektrik üretimi sera gazı emisyon faktörü değeri (kgCO2e/kWh) için azaltım hedefi tanımlanmalı ve enerji dönüşümü ile sanayi iklim hedefleri uyumlu hale getirilmeli.</span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Hurda yönetiminde çalışan sağlığı, çevre yönetimi, kalite, izlenebilirlik ve arz güvenliğini güçlendirmek üzere kapsamlı bir dönüşüm programı geliştirilmeli.</span></span></span></li>
	<li><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#683d4c">Ham çelik üreticileri için sera gazı emisyonu azaltım hedefi zorunluluğu getirilmeli, ortak hesaplama metodolojisi tanımlanmalı ve kamunun erişimine açık sera gazı emisyonu bilgi sistemi kurulmalı.</span></span></span></li>
</ol>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><strong><span style="color:black">Proje yayınlarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:</span></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><a href="https://ipc.sabanciuniv.edu/Content/Images/CKeditorImages/20240418-12045633.pdf" style="color:purple; text-decoration:underline" target="_blank">Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması: Mevcut Durum</a></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><a href="https://ipc.sabanciuniv.edu/Content/Images/CKeditorImages/20250128-10012757.pdf" style="color:purple; text-decoration:underline">Çelik Sektöründe Karbonsuzlaşma Seçenekleri</a></span></span></span></p>

<p style="text-align:start"><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><span style="color:#000000"><a href="https://ipc.sabanciuniv.edu/Content/Images/CKeditorImages/20250902-15092172.pdf" style="color:purple; text-decoration:underline">Türkiye Çelik Sektörünün Karbonsuzlaşması: Politika ve Aktör Analizi</a> &nbsp;</span></span></span></p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>

<p style="text-align:start">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 01:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/celik-sektorunun-yatirim-ihtiyaci-1-ila-2-milyar-dolar-1784241877.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aşırı sıcak havalar,  20 milyar avrodan fazla zarar verebilir</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/asiri-sicak-havalar-20-milyar-avrodan-fazla-zarar-verebilir-11196</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/asiri-sicak-havalar-20-milyar-avrodan-fazla-zarar-verebilir-11196</guid>
                <description><![CDATA[Almanya'da yayımlanan bir araştırmada, iklim değişikliğine bağlı olarak artan aşırı sıcak hava dalgalarının, ülke ekonomisine yılda 20 milyar avrodan fazla zarar verebileceği belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Araştırma şirketi Prognos'un Alman iş gazetesi Handelsblatt için hazırladığı araştırmaya göre, Almanya düzenli olarak şiddetli sıcak hava dalgalarına maruz kalması halinde yılda 20 milyar avronun üzerinde ekonomik kayıp yaşayabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Araştırmada, hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıktığı her günün Almanya ekonomisine yaklaşık 1 milyar avroya mal olabileceği hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sadece haziran ayının son iki haftasında etkili olan sıcak hava dalgasının, Alman ekonomisinde yaklaşık 6,32 milyar avroluk üretim ve verimlilik kaybına neden olduğu değerlendirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Prognos araştırmacıları, iklim değişikliğinin etkisiyle Almanya'nın gelecekte her yıl benzer şiddette üç ila dört sıcak hava dalgasıyla karşılaşabileceğini, bunun da yıllık ekonomik kayıpları 20 milyar avronun üzerine çıkarabileceğini tahmininde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen sektör imalat sanayisi olurken, sağlık ve sosyal hizmetler, perakende ticaret, inşaat ve gıda sektörü de yüksek düzeyde ekonomik kayıp riski taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Araştırmada ayrıca, hesaplamalara enerji fiyatlarındaki artış, makine arızaları, tedarik zincirindeki aksamalar ve altyapıda meydana gelebilecek uzun vadeli hasarların dahil edilmediği vurgulandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu unsurların da dikkate alınması halinde aşırı sıcakların, Almanya ekonomisine gerçek maliyetinin açıklanan tahminlerin önemli ölçüde üzerine çıkabileceği ifade edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Almanya'da son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle yaz aylarında daha sık ve daha uzun süreli sıcak hava dalgaları yaşanırken, uzmanlar bu durumun yalnızca halk sağlığını değil, üretim, ulaşım ve altyapı başta olmak üzere birçok sektörü olumsuz etkilediğine işaret ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/asiri-sicak-havalar-20-milyar-avrodan-fazla-zarar-verebilir-1784217529.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TCMB&#039;nin resmi rezerv varlıkları 163,3 milyar dolar oldu</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/tcmbnin-resmi-rezerv-varliklari-1633-milyar-dolar-oldu-11194</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/tcmbnin-resmi-rezerv-varliklari-1633-milyar-dolar-oldu-11194</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) resmi rezerv varlıkları, 10 Temmuz haftasında bir önceki haftaya göre yüzde 2,3 artarak 163,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">TCMB tarafından, 10 Temmuz haftasına ilişkin "Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri" verileri yayımlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, resmi rezerv varlıkları, önceki haftaya göre yüzde 2,3 artarak 163 milyar 302 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu hafta döviz varlıkları, yüzde 9,5 artarak 59,4 milyar dolar, altın cinsinden rezerv varlıkları yüzde 1,6 azalarak 96,2 milyar dolar, IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı ise 7,7 milyar dolar oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Kamu sektörünün (Merkez Bankası ve Merkezi Yönetim) kısa vadeli döviz yükümlülükleri, bir önceki haftaya göre yüzde 0,1 azalarak 120,9 milyar dolar olurken önceden belirlenmiş döviz yükümlülükleri, yüzde 0,6 artarak 57,9 milyar dolar, şarta bağlı döviz yükümlülükleri ise yüzde 0,7 azalarak 63 milyar dolar olarak kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu hafta itibarıyla, Merkez Bankasının toplam yabancı para swap işlemlerinden kaynaklanan net döviz yükümlülükleri 16,6 milyar dolar, altın swapları kaynaklı net alacaklar ise 2,8 milyar dolar oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/tcmbnin-resmi-rezerv-varliklari-1633-milyar-dolar-oldu-1784203702.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türklerin yurt dışı konut alımı gerilerken yabancıların Türkiye&#039;ye ilgisi arttı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/turklerin-yurt-disi-konut-alimi-gerilerken-yabancilarin-turkiyeye-ilgisi-artti-11193</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/turklerin-yurt-disi-konut-alimi-gerilerken-yabancilarin-turkiyeye-ilgisi-artti-11193</guid>
                <description><![CDATA[Körfez'deki savaşın başlamasının ardından Türklerin yurt dışından gayrimenkul alımı için yaptığı ödemeler yıllık bazda yüzde 26 gerilerken, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye'den gayrimenkul edinimi için ödediği tutar yüzde 28,3 artış gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, Türkiye'deki yerleşiklerin yurt dışından yaptığı gayrimenkul alımı için ödediği tutar 2025'te 2 milyar 675 milyon dolarla rekor kırmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu rakam ocakta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,4 artarak 208 milyon dolara, şubatta ise yüzde 18,4 yükselişle 225 milyon dolara ulaşmıştı. ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle Körfez ülkelerinin etkilenmesine yol açan savaşın ardından mart itibarıyla yurt dışından konut alımında düşüş yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türklerin yurt dışından gayrimenkul alımı için ödediği tutar martta yıllık bazda yüzde 18 düşüşle 187 milyon dolara, nisanda yüzde 19,4 azalışla 187 milyon dolara, mayısta ise yüzde 40 gerilemeyle 143 milyon dolara indi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mayısta görülen 143 milyon dolarlık rakam son 29 ayın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. Ondan önceki en düşük rakam 122 milyon dolarla Ocak 2024'te görülmüştü. Körfez'deki savaşın etkilerinin hissedildiği mart, nisan ve mayıs dönemi ele alındığında söz konusu rakamın yüzde 26 azalarak 517 milyon dolara gerilediği görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yabancılara gayrimenkul satışından elde edilen gelir yüzde 28,3 arttı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Mart, nisan ve mayıs aylarında yurt dışı yerleşiklerin Türkiye'den gayrimenkul edinimi için ödediği rakam yıllık bazda yüzde 28,3 artarak 590 milyon dolara yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu rakam martta yüzde 62,4 artışla 242 milyon dolara, nisanda yüzde 17,1 yükselişle 164 milyon dolara, mayısta ise 9 günlük Kurban Bayramı tatiline rağmen yüzde 7,6 artışla 184 milyon dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Dubai ve Yunanistan'dan alımlar azaldı"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği Başkanı Bayram Tekçe, verilere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda Türklerin yurt dışında en çok konut aldığı lokasyonların başında Dubai ve Yunanistan'ın geldiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Körfez'deki savaşa ve Yunanistan'ın son aylardaki Türkiye'ye karşı tutumuna dikkati çeken Tekçe, "Martta Dubai'ye başlayan saldırılar bu pazardan alımları neredeyse durdurdu. Bu durum da satışların azalmasına neden oldu. Ayrıca Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik olumsuz tavırları ile İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile işbirlikleri, adalara asker yerleştirme ve silahlandırma girişimleri de Türklerin bu ülkede konut alma iştahını olumsuz etkiledi." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tekçe, yabancıların Türkiye'den gayrimenkul alımının artmasına da değinerek, Rusya vatandaşlarının geçen yılın aynı dönemine göre daha fazla alım yaptığını, bunda bazı bürokratik engellerin kolaylaştırılmasının da etkili olduğunu sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Son dönemde uygulanan ekonomi politikaları yurt içi yatırıma teşvik etti"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası gayrimenkul uzmanı Burak Ustaoğlu da Körfez'deki savaşın ardından yatırımcıların genel olarak yurt dışı alımlara karşı daha temkinli hareket ettiğini ve yatırım kararlarını ertelediğini belirterek, "Bu durum en belirgin şekilde Türk yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği Dubai pazarında hissedildi. Ancak savaş ve risk algısı sadece Dubai özelinde değil, genel olarak yurt dışı gayrimenkul yatırımlarının tamamında geçici bir çekingenlik oluşturdu." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu düşüşün geçici olduğunu düşündüklerini aktaran Ustaoğlu, yatırımcıların yurt dışı yatırım planlarından vazgeçmediğini, yalnızca belirsizliklerin azalmasını beklediklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ustaoğlu, Türkiye'de son dönemde uygulanan ekonomi politikalarının ve finansal istikrarı güçlendirmeye yönelik adımların yatırımcıların bir bölümünün yurt dışı yerine iç piyasadaki fırsatlara yönelmesini desteklediğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Körfez ülkeleri ve Rusya'dan ilgi artmış durumda"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Burak Ustaoğlu, yabancıların alımlarındaki artışa ilişkin, Türkiye'nin onlar açısından hala önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, döviz bazında bakıldığında konut fiyatlarının birçok ülkeye göre hala cazip seviyelerde olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin son dönemde ekonomide attığı adımların ve uluslararası arenada sergilediği güçlü diplomatik performansın ülkeye yönelik güven algısını olumlu yönde etkilediğini dile getiren Ustaoğlu, "Bu durum, Türkiye'nin istikrarlı ve güven veren bir ülke olduğu algısını güçlendirirken, yabancı yatırımcıların da Türkiye'yi daha yakından takip etmesini sağladı." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ustaoğlu, şu anda Türkiye gayrimenkul piyasasında önemli bir fiyat avantajının oluştuğunu belirterek, talebin yavaşlaması nedeniyle birçok inşaat firmasının tamamlanmış ve hemen teslim edilebilen konutlarını oldukça rekabetçi fiyatlarla satışa sunduğunu, bu durumun özellikle uzun vadeli yatırım yapanlar için önemli bir fırsat oluşturduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Burak Ustaoğlu, "Son dönemde özellikle Körfez ülkeleri, Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan'dan gelen yatırımcıların ilgisinin arttığını görüyoruz." dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/turklerin-yurt-disi-konut-alimi-gerilerken-yabancilarin-turkiyeye-ilgisi-artti-1784203556.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bütçe gelirleri hesaplandı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/butce-gelirleri-hesaplandi-11192</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/butce-gelirleri-hesaplandi-11192</guid>
                <description><![CDATA[Bütçe gelirleri haziranda 1 trilyon 509,6 milyar lira, giderleri 1 trilyon 395,5 milyar lira olarak hesaplandı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin merkezi yönetim bütçe gelirleri haziranda 1 trilyon 509,6 milyar lira, giderleri 1 trilyon 395,5 milyar lira olarak belirlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hazine ve Maliye Bakanlığı, haziran ayına ilişkin bütçe uygulama sonuçlarını açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, haziranda bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 66 artarak 1 trilyon 509 milyar 630 milyon liraya yükseldi. Bütçe giderleri de yüzde 12,6 artışla 1 trilyon 395 milyar 467 milyon liraya ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-haziran döneminde ise bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,1 artışla 7 trilyon 787 milyar 344 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 32,7 yükselerek 8 trilyon 730 milyar 179 milyon lira oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkezi yönetim bütçesi, haziranda 114 milyar 164 milyon lira fazla verirken ocak-haziran döneminde 942 milyar 835 milyon lira açık oluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkezi yönetim bütçe giderleri, 1 trilyon 395 milyar 467 milyon liraya yükseldi</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkezi yönetim bütçe giderleri Haziran 2025'te 1 trilyon 239 milyar 603 milyon lira iken, bu yılın haziran ayında yüzde 12,6 artışla 1 trilyon 395 milyar 467 milyon liraya yükseldi. Böylece, 2026'da merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 18 trilyon 978 milyar 815 milyon lira ödeneğin yüzde 7,4'ü kullanılmış oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faiz dışı denge, geçen yıl haziranda 54 milyar 501 milyon lira açık verirken, bu yılın aynı ayında 315 milyar 770 milyon lira fazla oluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faiz hariç bütçe giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 23,9 artarak 1 trilyon 193 milyar 860 milyon liraya yükseldi. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı da 2025'in aynı ayında yüzde 7,5 iken, geçen ay da yüzde 7,4 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziranda personel giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 40,3 artarak 389 milyar 472 milyon lira olurken, personel giderleri için bütçede öngörülen 4 trilyon 907 milyar 309 milyon lira ödeneğin yüzde 7,9'u kullanıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri, haziranda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 48,7 artışla 49 milyar 466 milyon liraya yükseldi ve bütçede öngörülen 599 milyar 691 milyon lira ödeneğin yüzde 8,2'si kullanılmış oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu dönemde, mal ve hizmet alım giderleri için bütçede öngörülen 1 trilyon 249 milyar 568 milyon lira ödeneğin yüzde 10,1'i harcandı. Haziranda, yüzde 67,7 artışla 126 milyar 190 milyon lira mal ve hizmet alımı gideri gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cari transferler, haziranda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,7 artarak 465 milyar 591 milyon lira oldu. Bütçede öngörülen 6 trilyon 870 milyar 794 milyon lira ödeneğin yüzde 6,8'i kullanıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Haziranda, 110 milyar 880 milyon lira sermaye gideri yapılırken, sermaye transferi 23 milyar 446 milyon lira olarak gerçekleşti. Borç verme giderleri, 28 milyar 816 milyon lira oldu. Faiz giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,9 azalarak 201 milyar 607 milyon lira olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bütçe gelirleri</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkezi yönetim bütçe gelirleri, geçen yılın haziran ayında 909 milyar 427 milyon lira iken, bu yılın aynı ayında yüzde 66 artışla 1 trilyon 509 milyar 630 milyon liraya yükseldi. Bütçe tahminine göre, bütçe gelirlerinin haziran ayı gerçekleşme oranı 2025'te yüzde 7,1 iken, geçen ay yüzde 9,3 oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Vergi gelirleri tahsilatı, geçen ay 2025'in haziran ayına göre yüzde 72 artarak 1 trilyon 315 milyar 662 milyon liraya ulaştı. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı, 2025'te yüzde 6,9 iken, geçen ay yüzde 9,5 olarak tespit edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Genel bütçe vergi dışı diğer gelirleri, yüzde 32,6 artarak 156 milyar 188 milyon liraya çıktı. Özel bütçeli idarelerin öz gelirleri 30 milyar 16 milyon lira, düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 7 milyar 764 milyon lira olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Vergi türleri itibarıyla haziranda geçen yılın aynı ayına göre gelir vergisi yüzde 145,7, kurumlar vergisi yüzde 31,8, dahilde alınan katma değer vergisi yüzde 89,6, banka ve sigorta muameleleri vergisi yüzde 21,6, ithalde alınan katma değer vergisi yüzde 53,1, damga vergisi yüzde 110,2, harçlar yüzde 94, diğer vergiler tahsilatı yüzde 37,1 artarken, özel tüketim vergisi yüzde 0,1 azalış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-haziran dönemi gerçekleşmeleri</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkezi yönetim bütçe giderleri, ocak-haziran 2025 döneminde 6 trilyon 579 milyar 58 milyon lira iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 32,7 artışla 8 trilyon 730 milyar 179 milyon liraya yükseldi. Böylelikle, 2026'da merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 18 trilyon 978 milyar 815 milyon lira ödeneğin yüzde 46'sı kullanılmış oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faiz hariç bütçe giderleri, ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 32,9 artarak 7 trilyon 265 milyar 931 milyon liraya çıktı. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı, yüzde 44,7 olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Personel giderleri, söz konusu dönemde yüzde 42,7 artışla 2 trilyon 493 milyar 562 milyon lira olurken, personel giderleri için bütçede öngörülen 4 trilyon 907 milyar 309 milyon lira ödeneğin yüzde 50,8'i kullanıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri, bu dönemde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49,3 artarak 316 milyar 799 milyon liraya yükseldi ve bütçede öngörülen 599 milyar 691 milyon lira ödeneğin yüzde 52,8'i kullanılmış oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-haziran döneminde, mal ve hizmet alım giderleri için bütçede öngörülen 1 trilyon 249 milyar 568 milyon lira ödeneğin yüzde 47,9'u harcandı. Bu dönemde, yüzde 44,8 yükselişle 598 milyar 232 milyon lira mal ve hizmet alımı gideri gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Cari transferler, yüzde 24 artarak 3 trilyon 115 milyar 257 milyon lira oldu. Bütçede öngörülen 6 trilyon 870 milyar 794 milyon lira ödeneğin yüzde 45,3'ü kullanıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu dönemde, 464 milyar 82 milyon lira sermaye gideri, 116 milyar 434 milyon lira sermaye transferi yapıldı. Borç verme giderleri, 161 milyar 565 milyon lira olarak hesaplandı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Faiz giderleri, yüzde 31,7 artarak 1 trilyon 464 milyar 249 milyon lira oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Merkezi yönetim bütçe gelirleri ise geçen yılın ocak-haziran döneminde 5 trilyon 598 milyar 580 milyon lira iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 39,1 artışla 7 trilyon 787 milyar 344 milyon liraya çıktı. Bütçe tahminine göre, bütçe gelirlerinin ocak-haziran dönemi gerçekleşme oranı 2025'te yüzde 43,7 iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 47,9'a yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Vergi gelirleri tahsilatı, söz konusu dönemde geçen yılın ocak-haziran dönemine göre yüzde 38,7 artarak 6 trilyon 619 milyar 741 milyon liraya ulaştı. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı, yüzde 47,9 olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Genel bütçe vergi dışı diğer gelirleri de yüzde 45 artarak 955 milyar 533 milyon liraya çıktı. Özel bütçeli idarelerin öz gelirleri 159 milyar 879 milyon lira, düzenleyici ve denetleyici kurumların gelirleri 52 milyar 192 milyon lira olarak belirlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Vergi türleri itibarıyla ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre gelir vergisi yüzde 54,6, kurumlar vergisi yüzde 54,5, dahilde alınan katma değer vergisi yüzde 38,4, özel tüketim vergisi yüzde 8,5, banka ve sigorta muameleleri vergisi yüzde 37,8, ithalde alınan katma değer vergisi yüzde 32,7, damga vergisi yüzde 52,7, harçlar yüzde 76,2 ve diğer vergi gelirleri yüzde 27,6 arttı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/butce-gelirleri-hesaplandi-1784202609.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Toplu taşıma aracı ihracatı 1,7 milyar dolar</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/toplu-tasima-araci-ihracati-17-milyar-dolar-11191</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/toplu-tasima-araci-ihracati-17-milyar-dolar-11191</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin ocak-haziran döneminde 60 ülkeye gerçekleştirdiği otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 artarak 1 milyar 727 milyon dolara ulaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'nin otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı, yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,5 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektörün 2025'in ocak-haziran döneminde 1 milyar 482 milyon 440 bin dolar olan dış satımı, bu yılın aynı döneminde 1 milyar 727 milyon 23 bin dolara yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu süreçte sektör temsilcileri 60 ülkeye otobüs, minibüs ve midibüs gönderdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fransa'ya 302 milyon 253 bin dolarlık ihracat</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ocak-haziran döneminde en fazla otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yapılan ülke Fransa oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Fransa'ya otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yüzde 8,4 artışla 278 milyon 813 bin dolardan 302 milyon 253 bin dolara çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İkinci sıradaki Almanya'ya otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı ocak-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,9 yükselişle 233 milyon 602 bin dolardan 247 milyon 285 bin dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektör temsilcilerinin üçüncü sıradaki İtalya'ya gerçekleştirdikleri ihracat ise geçen ocak-haziran döneminde 118 milyon 19 bin dolarken, bu yılın aynı döneminde yüzde 54,6 artışla 182 milyon 493 bin dolar oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İspanya yüzde 25 artış ve 85 milyon 807 bin dolarla dördüncü ve Birleşik Krallık ise yüzde 27 düşüş ve 83 milyon 203 bin dolarla beşinci sırada yer aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Romanya'ya yüzde 36'lık ihracat artışı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Romanya'ya otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı, yüzde 36,3 yükselişle 59 milyon 306 bin dolardan 80 milyon 839 bin dolara ulaştı. Romanya yılın ilk yarısında en çok otobüs, minibüs ve midibüs ihracatı yapılan altıncı pazar oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yedinci sırada bulunan Polonya'ya otobüs ihracatı yüzde 11,6 düşüşle 84 milyon 739 bin dolardan 74 milyon 866 bin dolara geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yılın ilk yarısında, 2025'in aynı dönemine göre ABD yüzde 32,8'lik artış ve 66 milyon 170 bin dolarla sekizinci, Portekiz yüzde 50'lik yükseliş ve 48 milyon 193 bin dolarla dokuzuncu ve Çekya da yüzde 136,3'lük artış ve 46 milyon 516 bin dolarla onuncu ülke olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Öte yandan, geçen yılın aynı döneminde ihracat yapılmayan Nijerya'ya bu yılın ilk altı ayında 16 milyon 169 bin dolarlık otobüs, minibüs ve midibüs satışı gerçekleştirildi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/toplu-tasima-araci-ihracati-17-milyar-dolar-1784202442.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rusya federal bütçede artışa gitti </title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/rusya-federal-butcede-artisa-gitti-11189</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/rusya-federal-butcede-artisa-gitti-11189</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Maliye Bakanlığı, 2026 federal bütçesine ilişkin harcama planını yaklaşık 1 trilyon ruble (yaklaşık 12,8 milyar dolar) artırdı, bütçe açığı beklentisini de yükseltti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rus hükümetinin "Elektronik Bütçe" sisteminde güncellenen verilere göre, federal bütçe harcamalarının yıl sonunda 44,07 trilyon rubleden 45,11 trilyon rubleye çıkması öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bütçe gelir tahmini 40,28 trilyon rublede korundu. Böylece planlanan bütçe açığı 3,79 trilyon rubleden 4,83 trilyon rubleye yükseldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, haziran ayı başında yaptığı açıklamada, bütçedeki bazı detayların güncelleneceğini ve bütçe açığının mevcut plana kıyasla "bir miktar" artacağını söylemişti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Rusya'nın federal bütçe açığı, bu yılın ocak-haziran döneminde 5,73 trilyon rubleye (yaklaşık 75,5 milyar dolar) ulaşmıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ülkenin bütçe giderleri, özellikle savunma sanayisine yönelik harcamalar nedeniyle son yıllarda önemli ölçüde arttı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/rusya-federal-butcede-artisa-gitti-1784202216.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Küresel ekonomide toparlanma ihracat yeniden ivme kazandıracak</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-ekonomide-toparlanma-ihracat-yeniden-ivme-kazandiracak-11187</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kuresel-ekonomide-toparlanma-ihracat-yeniden-ivme-kazandiracak-11187</guid>
                <description><![CDATA[ASKON Genel Başkanı Aydın: Küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracat yeniden ivme kazanacak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracatın yeniden ivme kazanacağını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orhan Aydın, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yılın ilk yarısında uygulanan ekonomi programının enflasyonla mücadele, cari denge ve mali disiplin açısından önemli sonuçlar verdiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Makroekonomik göstergelerde belirli bir iyileşmenin söz konusu olduğuna işaret eden Aydın, reel sektör açısından aynı hızda bir rahatlamadan bahsetmenin henüz mümkün olmadığını ve toparlanma için biraz daha sabırlı olunması gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aydın, üretici, sanayici ve ihracatçının yüksek finansman maliyetleri ve faiz oranlarının yanı sıra artan işletme giderleriyle mücadele ettiğine dikkati çekerek, "Özellikle KOBİ'ler açısından nakit akışı yılın ilk yarısında karşımıza çıkan sorunlardan." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Makro ekonomik dengelerde sağlanan iyileşmenin üretim, istihdam ve yatırımlara daha belirgin şekilde yansımasını beklediklerini belirten Aydın, küresel ekonominin, Türkiye'nin yakın coğrafyasında yaşanan savaşların olumsuz etkileriyle karşı karşıya olduğunu, son dönemde yapılan ılımlı açıklamalarla piyasalarda kısmi bir sakinleşme gözlense de güven ortamının tesis edilmesi için somut adımların atılmasının kritik önem taşıdığını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Üretim yapmak isteyen ve yatırımı düşünen işletmelerin önü açılmalı"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orhan Aydın, yılın ilk yarısına ilişkin verilerin makro finansal istikrarın güçlendiğine işaret ettiğini belirterek, bu sürecin yüksek finansman maliyetleri altında faaliyet gösteren üreticiler üzerinde baskı oluşturmaması için destekleyici ve seçici kredi adımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Reel sektörün şu anda en temel probleminin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Aydın, "Finansmana erişimin zorlaşması ve maliyetinin yükselmesi yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Bunun yanında enerji maliyetleri, işçilik giderleri ve finansman yükü üretim maliyetlerini artırıyor." açıklamasını yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aydın, enflasyonla mücadelenin ülke açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizerek, "Ancak bu süreç yürütülürken üretim ekonomisinin zarar görmemesi gerekiyor. Üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik daha seçici ve destekleyici finansman modellerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Üretim yapmak isteyen ve bu bağlamda yatırımı düşünen işletmelerin önünün açılması gerektiğine işaret eden Aydın, "Bu işletmelerin yüksek faizle uğraşmadan uygun, geri ödenebilir oranlarda finansal koşullara kavuşmaları sağlanmalıdır." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç var"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ASKON Genel Başkanı Aydın, Türkiye'nin geçici makro istikrar kazanımlarını kalıcı kılabilmesi ve yeniden üretim ile yatırım odaklı bir büyüme patikasına girebilmesi için belirli yapısal adımların gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye'nin üretimdeki gücüne işaret eden Aydın, "Bunu daha ileriye taşımak için yatırım ortamını güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç var. Özellikle yatırım finansmanının kolaylaştırılması, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve mesleki eğitimin güçlendirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aydın, öngörülebilir ekonomi politikaları ve yatırımcının uzun vadeli plan yapabileceği istikrarlı bir ortam oluşturulmasının büyük önem taşıdığını kaydederek, "Tüm bunların yanı sıra ihracat artarken ithalatın da yükselmesini önlemek adına, imalat sanayisinde dışa bağımlı olunan ara mallarının yurt içinde üretilmesini sağlayacak mikro reformlar da hayata geçirilmelidir." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Kırılgan küresel konjonktür Türkiye için stratejik pazar kazanımları da vadediyor"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orhan Aydın, global anlamda artık dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeni bir rekabet dönemine girildiğini belirterek, Türk iş dünyasında bu dönüşümü yakından takip eden ve önemli yatırımlar yapan firmaların olduğunu ve özellikle KOBİ'lerin bu dönüşüm için daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Küresel ticaret ve yatırım zincirlerinde "ABD-Çin rekabetinin getirdiği korumacılık, Avrupa'nın yeni sanayi politikaları ve artan bölgesel jeopolitik risklerle" her şeyin adeta yeniden tasarlandığını anlatan Aydın, bu kırılgan küresel konjonktürün Türkiye için hem ciddi riskler hem de stratejik pazar kazanımları vadettiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Aydın, "Bu bağlamda Türkiye genç nüfusu, güçlü sanayi altyapısı, stratejik konumu ve lojistik avantajıyla bu süreçten olumlu ayrışabilecek ülkelerden biridir. Doğru politikalarla ülkemiz Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri arasında çok önemli bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebilir." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Türkiye üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahip"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Orhan Aydın, batılı dev şirketlerin üretimi "yakın ve dost" ülkelere kaydırma isteğine değinerek, Türkiye'nin güçlü sanayi altyapısı, G20 ekonomisi olması ve lojistik merkez olma potansiyeliyle Avrupa ve Orta Doğu için en güvenli bölgesel limanlardan biri olarak öne çıktığını vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim, finans ve lojistik merkezlerini Türkiye'ye taşıması için yasal öngörülebilirlik ve tahkim altyapısının güçlendirilmesine devam edilmesi gerektiğini kaydeden Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">“Yılın ikinci yarısında küresel ekonomide toparlanmanın hız kazanması halinde ihracat yeniden ivme kazanacak. Türkiye, üretim kapasitesiyle büyümesini sürdürebilecek güçlü bir ekonomiye sahiptir. Yıl sonu hedefleri bağlamında TCMB’nin politika faizinde kademeli indirim sürecini başlatması, kredi musluklarının biraz daha açılması, yüksek teknoloji, ihracat ve ara malı yerlileştirme yatırımlarına yönelik düşük maliyetli fonlama imkanlarının genişletilmesi, imalatçı ve KOBİ'lerin işletme sermayesi ihtiyaçlarına göre daha esnek faiz ve vade yapılarıyla Kredi Garanti Fonunun (KGF) revize edilmesi, Yeşil Dönüşüm ve AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasına uyum sağlayacak şirketlere yönelik hibe ve danışmanlık finansmanlarının sağlanması gibi adımları bekliyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz"</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">ASKON Genel Başkanı Aydın, AB'nin tedarik zincirlerini çeşitlendirme politikasının Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, mevcut sanayi entegrasyonu sayesinde Avrupalı üreticiler için en güçlü ve maliyetlere alternatif tedarik limanı konumunda olduklarını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu fırsatın iyi değerlendirilmesi halinde AB üretim hatlarının bir kısmının Türkiye'ye kaydırılabileceğini dile getiren Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Gümrük Birliğinin güncellenmesi ticari olduğu gibi artık stratejik de bir zorunluluktur. Hiç şüphesiz 1996 tarihli mevcut Gümrük Birliği, günümüzün dijital ve küresel ticaret ihtiyaçlarına cevap verememektedir. Türkiye, Avrupa'nın güvenilir üretim ortağıdır. Bu avantajın iyi değerlendirilmesi halinde karşılıklı ticaret hacminin çok daha yüksek seviyelere ulaşacağına inanıyoruz. Türkiye'nin en büyük gücü girişimci insan kaynağıdır. Bizler üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam edeceğiz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kuresel-ekonomide-toparlanma-ihracat-yeniden-ivme-kazandiracak-1784200493.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO Zirvesi, 900 milyon liralık ekonomik katkı sağladı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/nato-zirvesi-900-milyon-liralik-ekonomik-katki-sagladi-11182</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/nato-zirvesi-900-milyon-liralik-ekonomik-katki-sagladi-11182</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğini yaptığı 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında konaklama, yeme içme, ulaşım, alışveriş ve diğer harcamalarla başkent ekonomisine yaklaşık 900 milyon liralık katkı sağlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Başkent, 7-8 Temmuz tarihlerinde 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilk kez ev sahipliği yaptı. Zirve, başkentin turizm ekonomisine canlılık getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük organizasyonlarından birinin Ankara'da yapılmasının kent açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Başkentin konaklama altyapısının bu ölçekteki organizasyonları rahatlıkla karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirten Karakaya, otellerden küçük esnafa kadar tüm sektör temsilcilerinin organizasyonu başarıyla yönettiğini, yüksek misafir memnuniyetiyle zirvenin tamamlandığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Karakaya, zirve sürecinde devlet başkanları, uluslararası basın mensupları ve Savunma Sanayi Forumu katılımcıları için üç ayrı planlama yürüttüklerini aktararak, Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığının koordinasyonunda otellerde ayrı çalışma grupları oluşturulduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/16/7afee8cc0e54b28b9c5d3eabe9d903ba.jpg" style="height:803px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Organizasyon için 23 otelin planlandığını, bunların büyük bölümünün 5 yıldızlı tesislerden oluştuğunu belirten Karakaya, koordinasyon kapsamındaki otellerde yaklaşık 5 bin 500 misafirin ağırlandığını, diğer oteller de dahil edildiğinde kent genelinde zirve sürecinde ağırlanan yabancı misafir sayısının yaklaşık 7 bin olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Karakaya, şunları dile getirdi:</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">"Ankara, uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesine sahip. Türk misafirperverliğini de bu zirvede bir kez daha göstermiş olduk. 23 otel ölçeğinde yaklaşık 600 milyon liralık gelir elde edildi. Buna yeme içme sektörü, küçük esnaf, alışveriş merkezleri ve diğer ticari hareketlilik de eklendiğinde 1-8 Temmuz döneminde toplam ekonomik katkı 800-900 milyon liraya ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 6 katlık artış anlamına geliyor. Bu tarz zirvelerde böyle gelir artışı normaldir."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası organizasyonların yalnızca kısa vadeli ekonomik katkı sağlamadığını vurgulayan Karakaya, bu tür zirvelerin Ankara'nın uluslararası tanıtımına katkı sunduğunu ve yeni turizm yatırımlarını teşvik edeceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Karakaya, kentin daha fazla nitelikli konaklama tesisine kavuşmasının uluslararası organizasyonlar açısından önemine işaret etti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/16/dc504c11e2c2e2592d80716bef22075c.jpg" style="height:802px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Konuklar için Ankara broşürleri hazırlandı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Karakaya, zirve kapsamında Ankara'ya gelen yabancı basın mensupları ve delegasyonlar için Ankara Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak Ankara Kalkınma Ajansı destekleriyle İngilizce ve Türkçe tanıtım broşürleri hazırlayarak dağıttıklarını ve bu broşürlerin QR kodlu, teknolojiyle uyumlu olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yoğun programa rağmen bazı konukların Ankara Kalesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve diğer tarihi mekanları ziyaret ettiğini, kent esnafından alışveriş yaptığını da anımsatan Karakaya, ekimde düzenlenecek 13. Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi için hazırlıkların başladığını aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/16/3b096207f3d4dab6d88eb03f50824c75.jpg" style="height:802px; width:1200px" /></span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türk Dünyası Turizm Başkenti olan Ankara'nın bu ünvanının 13. Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi ile taçlanmış olacağını belirten Karakaya, başkentin uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek altyapı ve tecrübeye sahip olduğunu sözlerine ekledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/nato-zirvesi-900-milyon-liralik-ekonomik-katki-sagladi-1784199856.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarım aylık bazda yüzde 9,02 azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/tarim-aylik-bazda-yuzde-902-azaldi-11180</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/tarim-aylik-bazda-yuzde-902-azaldi-11180</guid>
                <description><![CDATA[Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE), haziranda bir önceki aya göre yüzde 9,02 azalırken geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,55 arttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu, haziran ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre endeks, haziranda bir önceki aya kıyasla yüzde 9,02 azalırken geçen yılın aralık ayına göre yüzde 7,73, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 9,55 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 37,44 artış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Sektörlerde bir önceki aya göre değişime bakıldığında, tarım, avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 9,57, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,14, balık ve diğer balıkçılık ürünleri, su ürünleri, balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,18 düşüş oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ana gruplarda bir önceki aya göre canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1,49 artış gerçekleşirken tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 15,55, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 10,3 azalış meydana geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 60,71 artışla sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 27,64 azalışla tropikal ve subtropikal meyveler olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/tarim-aylik-bazda-yuzde-902-azaldi-1784199602.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kritik mineral güvenliğinde risk atıyor</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/kritik-mineral-guvenliginde-risk-atiyor-11179</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/kritik-mineral-guvenliginde-risk-atiyor-11179</guid>
                <description><![CDATA[Arzın yoğunlaşması, ihracat kısıtları ve düşen yatırımlar kritik mineral güvenliğini riske atıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), kritik minerallerde arzın birkaç ülkede yoğunlaşması, ana üreticilerin olası ihracat kısıtlamaları ve düşen yatırımların bu alandaki arz güvenliğini riske attığı uyarısında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IEA bu yılki Küresel Kritik Mineraller Görünümü raporunu yayımladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre, artan jeopolitik gerilimlerle bakır, lityum, nikel, kobalt, nadir toprak elementleri ve grafit dahil kritik mineraller ülkelerin enerji, ekonomi ve ulusal güvenlik gündemlerinin üst sıralarına yerleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Ekonominin neredeyse tüm sektörlerinde yaygın şekilde kullanılan kritik minerallerde arz kısıtlarının oluşmasıyla fiyatlar 2025'te ve bu yılın ilk dönemlerinde önemli artış gösterdi. Özellikle ana üretici ülkelerin ihracat kısıtlarıyla yaşanan arz kısıtları ve jeopolitik gerilimler kritik mineral yatırımlarında geçen yıl yüzde 9 düşüşe yol açtı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bu gelişmeler ışığında, kritik minerallerde tedarik zinciri özellikle rafineri alanında belirli ülkelerde yoğunlaştı. Son iki yılda nikelde Endonezya ve enerji sektörü için temel olan bazı minerallerde Çin, rafine ürün arzının dörtte üçünden fazlasını oluşturdu.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tedarik zincirini çeşitlendirmeye yönelik yatırımlar artmaya başlasa da, Çin kritik minerallerde ana tedarikçi konumunu koruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IEA'ya göre, son dönemde dünya genelinde ihracat kontrollerinin yaygınlaşması, arzın birkaç ülkede yoğunlaşmasına ilişkin endişeleri teorik bir kırılganlık olmaktan çıkararak "acil bir ekonomik güvenlik sorununa" dönüştürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Çin'in geçen yıl nisanda nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik uygulamaya koyduğu kısıtlamalar, bazı otomobil üreticilerini üretimi azaltmaya veya faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya zorladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Söz konusu ihracat kontrolleri Ekim 2025'te daha da genişletildi. Uygulamanın bir yıl ertelenmesine rağmen, önlemlerin tam olarak yürürlüğe girmesi halinde Çin dışındaki yıllık yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretimin risk altına girebileceği tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, kritik minerallerde büyük bir ekonomik değerin birkaç ülkede yoğunlaştığını ve bu durumun küresel çapta kırılganlık yarattığını belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Tedarik kaynaklarını çeşitlendirmenin maliyetinin yüksek olduğunu kaydeden Birol, "Bu maliyet yüksek olsa da, jeopolitik belirsizliklerin yaşandığı bir dönemde bu maliyetler büyük tedarik risklerine karşı ekonomik bir sigorta niteliği taşıyan bir 'mineral güvenliği primi' olarak değerlendirilebilir." ifadesini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/kritik-mineral-guvenliginde-risk-atiyor-1784199479.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hizmet üretim endeksi azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/hizmet-uretim-endeksi-azaldi-11178</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/hizmet-uretim-endeksi-azaldi-11178</guid>
                <description><![CDATA[Alt sektörler incelendiğinde, yıllık bazda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 3,7, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,3, gayrimenkul hizmetleri yüzde 4,3 azalırken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,8, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 4,4, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 2,4 artış kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hizmet üretim endeksi, mayısta yıllık bazda yüzde 0,2, aylık bazda yüzde 0,4 azalış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin hizmet üretim endeksi verilerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre endeks, mayısta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 0,2 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Alt sektörler incelendiğinde, yıllık bazda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 3,7, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,3, gayrimenkul hizmetleri yüzde 4,3 azalırken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,8, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 4,4, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 2,4 artış kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hizmet üretim endeksi aylık yüzde 0,4 azaldı</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Hizmet üretim endeksi, mayısta bir önceki aya göre, yüzde 0,4 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Alt sektörler incelendiğinde, aylık bazda ulaştırma ve depolama hizmetleri aynı kaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 1,6, gayrimenkul hizmetleri yüzde 0,2, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 1, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,1 artarken, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 7,5 azalış kaydetti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/hizmet-uretim-endeksi-azaldi-1784199335.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnşaat üretim endeksi yüzde 3 azaldı</title>
                <category>EKONOMİ</category>
                <link>https://www.ekonomim.net/haber/insaat-uretim-endeksi-yuzde-3-azaldi-11177</link>
                <guid>https://www.ekonomim.net/haber/insaat-uretim-endeksi-yuzde-3-azaldi-11177</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İnşaat üretim endeksi, mayısta yıllık bazda yüzde 3 azalış gösterdi.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Buna göre endeks, mayısta yıllık bazda yüzde 3 geriledi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, söz konusu ayda geçen yılın aynı ayına kıyasla bina inşaatı sektörü endeksi yüzde 4,5, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 3,3 azalırken, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 6,2 arttı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">İnşaat üretim endeksi, mayısta aylık bazda da yüzde 0,4 azalış gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Tahoma,Geneva,sans-serif"><span style="font-size:18px">Bina inşaatı sektörü endeksi aylık yüzde 0,1, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 0,2, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 1,4 geriledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.ekonomim.net/images/haberler/2026/07/insaat-uretim-endeksi-yuzde-3-azaldi-1784199190.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
